İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1062 E. 2026/14 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1062
- Karar No
- 2026/14
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1062 Esas KARAR NO : 2026/14 Karar
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 08/12/2025 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili şirketten mal satın almış ve bedelini ödememiş olduğunu, müvekkilinin aşağıdaki faturalara istinaden ticari ilişkiye dayalı alacağını tahsil edemediğini, fatura bilgilerinin 25.09.2023 tarihli ..... seri nolu 15.336,00 EURO Faturadan ve cari hesap alacağından bakiye 1.780,09-EURO cari hesap borcu bulunduğunu, faturalarda malların teslimi ile birlikte davalı ..... Gıda Pazarlama San. Ve Tic. A.Ş 'ye teslim edildiğini fakat davalının hiçbir surette malların karşılığı bedeli ödemediğini, davalı hakkında Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 1.780,09- Euro asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının 16/07/2025 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre, alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalardan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olduğunu, bu çerçevede, 15/10/2025 tarihinde İstanbul Anadolu Adliyesi Arabuluculuk Bürosu’na ..... arabuluculuk dosya numarası ile başvuruda bulunulmuş ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin düzenlediği, kendisine gönderdiği ve beyan ettiği irsaliyeli faturalara ilişkin itirazının olmadığını, TTK MADDE 21/2 “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” denildiğini, maddeden anlaşılacağı üzere düzenleyen lehine bir karine söz konusu olduğunu, dolayısıyla ispat yükü aksini iddia eden davalı tarafta olup, davalı yanın soyut ve dayanaktan yoksun beyanlarda bulunduğunu, iş bu sebeple davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, İcra İflas Kanunu uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını doğrudan mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardan olduğunu, ayrıca alacağın likit ve muayyen olması gerektiğini, "Borçlu ,yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu bilebilecek durumda ise / tespit edebiliyor ise – ki huzurdaki davada borçlunun SORUMLU OLDUĞU borcunu bilmemesi mümkün değildir – KÖTÜNİYETLİ OLMASA DAHİ icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ( Bkz. Yargıtay 13.Hukuk Dairesi ‘nin 26.12.2002 tarih ve E:2002/ 11836 , K:2002 / 14133 sayılı kararı ; Yargıtay 9.Hukuk Dairesi ‘nin 14.04.2004 tarih ve E:2003/ 19706 , K:2004 / 8480 sayılı kararı ), işbu dilekçe ile davalının haksız ve dayanaksız itirazının iptaline, takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine, fazlaya dair her türlü hakkı saklı kalması kaydıyla istediklerini beyan ederek, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı icra dosyasında asıl alacak yönünden borçlunun itirazının kaldırılmasını ve takip tarihinden itibaren faizi ile birlikte icra takibinin devam edilmesine, davalı borçlunun kötüniyetli olmasından ötürü %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatını müvekkiline ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine, karar verilmesini fazlaya dair her türlü hakları saklı kalması kaydıyla talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle davacı tarafın iddia etmiş olduğu gibi taraflar arasında cari hesap ilişkisi olmadığını, dava dilekçesine ve takip talebinde davacı tarafından tekraren cari hesap olduğu yönünde iddia olduğu yönünde iddia öne sürülmüşse de taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu madde 89 ve devamı hükümlerinde cari hesap ilişkisi düzenlendiğini, madde lafzında da açıkça belirtildiği gibi cari hesap ilişkisinin olabilmesi için taraflar arasından yapılmış yazılı bir sözleşme olması gerektiğini, taraflar arasında yazılı bir biçimde yapılmış cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, nitekim davacı tarafın dilekçesi ekinde de böyle bir belgeye yer verilmediğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığından, cari hesaba dayalı bir alacak talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, aynı zamanda taraflar arasında cari hesap ilişkisi olmadığı için bileşik faiz istenebilmesi de mümkün bulunmadığını, davacının fatura alacağına dayalı talebine itiraz ettiklerini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, davacının tüm iddialarına ve taleplerine itiraz ettiklerini, bir an için iddia edildiği gibi müvekkilinin davacıya borçlu olduğu varsayıldığında dahi borcun, davacının ifa için müvekkiline yazılı ihtar bildirimiyle muaccel hale geleceğini, davacı tarafça müvekkiline herhangi bir ihtarname veya ihtarname yerine geçecek yazılı bir evrak gönderilmediğini, dolayısıyla, müvekkilinin temerrüdünden ve buna bağlı faiz veya tazminat taleplerinden de hukuken bahsedilemeyeceğinden tüm yönlerden davanın reddini istediklerini, davacının iddialarının tümüyle soyut ve haksız olup iddia edilen alacak miktarına, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, böyle bir alacağın var olduğu kabul edilse dahi istenilen faiz oranının fahiş olup belirtilen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının mükerrer takip açmış olup takip ve davaların birleştirilmesi taleplerinin bulunduğunu, kötü niyet tazminatı taleplerinin olduğunu beyan ederek, davacının davasının usulden reddine, davacının davasının mükerrer takip bulunması sebebiyle reddine, eğer mahkeme aksi kanaatteyse de Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas sayılı dosyası ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas sayılı dosyalarının birleştirilmesine, nihayetinde davanın tümden reddine ve kötü niyetli davacı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle, faturadan kaynaklı alacak talebine dayalı olarak başlatılmış icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin .... Numaralı dosyasında 31/10/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Beykoz İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası ile davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.780,08EUR fiili ödeme tarihi asıl alacağı (İstenen; Yıllık kamu Bankalarınca 1 yıla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faz (EUR)), 93,71 EUR fili ödeme tarihi işlemiş faiz, 24/12/2023-24/12/2024 arası 366 Gün %5,25, 31,94EUR fiili ödeme tarihi işlemiş faiz 24/12/2024-12/09/2025 arası 262 gün %2,50 olmak üzere toplam 1.905,74EUR fiili ödeme tarihi alacak yönünden 12/09/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından 18/09/2025 tarihinde yetkiye, borcun tamamına, faize, faiz oranına, faiz türüne ve borcun tüm ferilerine, takibe, takip dayanağına, takip dayanağı belgenin içeriğine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı, dosyada verilen yetkisizlik kararı gereğince dosyanın Büyükçekmece İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gördüğü görülmüştür. Mahkememizce Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın 08/12/2025 tarihinde açıldığı, davacının ..... Kimya Sanayi Limited Şirketi olduğu, davalının ...... Gıda Pazarlama Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, dava konusunun 2020-2024 tarihli cari hesap alacağı olduğu, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı icra dosyasında davalının haksız itirazının asıl alacak yönünden iptaline ve takibin takip tarihinden itibaren faizi ile birlikte devamına karar verilmesi talebine ilişkin olduğu, mahkemece tensiben duruşma günü belirlenmediği anlaşıldı. Davaların Birleştirilmesi başlıklı HMK 166 maddesi "(1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." şeklindedir. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizin iş bu dosyası ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas Sayılı dosyası birlikte incelendiğinde, her ne kadar farklı icra takiplerine ilişkin açılmış itirazın iptali davaları olsa da, her iki dosyanın ve takibin taraflarının aynı olduğu, mahkememiz dosyasında alacağa konu faturanın 2023 tarihli, .... Esas Sayılı dosyasında alacak talebinin de 2020-2024 dönemini kapsadığı anlaşılmakla usul ekonomisi dikkate alındığında HMK madde 166 uyarınca her iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan dosyalar arasında bağlantı olduğunun kabulü gerekmiştir. Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında davanın 08/12/2025 tarihinde, saat 14:48'de, mahkememiz dosyasında davanın 08/12/2025 tarihinde, saat 15:08'de açıldığı anlaşılmıştır. Neticeten, HMK'nın 166/1. maddesi gereğince aralarında bağlantı bulunan dava dosyalarından mahkememiz dosyasının ilk açılan Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yine 166/3 gereğince birleştirme kararının mahkemesine bildirilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-1-Mahkememizdeki dava ile aynı ve birbirine benzer sebepten doğan, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte bulunması sebebiyle aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dava dosyasının HMK'nun 166.md gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememiz esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına, 3-Yargılamanın Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, 4-Birleştirme kararı verildiğinin HMK.nun 166/3 maddesi uyarınca derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilmesine, 5-Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 168. maddesi gereğince ancak esas hükümle birlikte tebliğden itibaren iki hafta içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda karar verildi. 12/01/2026
Katip .... ¸e-imzalı Hakim .... ¸e-imzalı