İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/106 E. 2026/29 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/106
- Karar No
- 2026/29
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/106 KARAR NO : 2026/29
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 04/05/2025 KARAR TARİHİ : 12/02/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilen, ------ Hizmet Marka Numaralı Marka Tescil Belgesine istinaden, ---- isimli markanın 29/05/2007 tarihinden itibaren kesintisiz 18 yıl süre ile sahibi olduğunu, müvekkili şirkete ait bir çok kuru temizleme işletmesi mevcut olduğu gibi yaklaşık 100 adet Türkiye'nin farklı illerinde Franchisee verdiği işletme mevcut olup Türkiye dışında ----- gibi ülkelerde de markasını yaymaya devam ettiğini, davalı, dava konusu ------ adresinde bulunan işletme içerisinde ve dışında müvekkilin hak sahibi olduğu markayı hiçbir geçerli hakkı olmaksızın kullanarak müvekkilin marka hakkına tecavüz ettiğini, ----. Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin------- Karar sayılı kararı ile tespit edilmiş ve davacı başkasına ait marka hakkında iktibas ve ya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek veya hizmet sunmak suçundan 10 AY Hapis ve 200 TL Adli Para Cezasına mahkum edildiğini, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile de sabit olduğu üzere marka hakkı münhasıran sahibinde ait olduğunu, .bu hak başkaları tarafından yalnızca marka hakkı sahibinin izni ile ve verdiği izin sınırları içerisinde kullanılabileceğini, dava konusu işletmenin yetkilisi davalı, müvekkiline ait “------” markası hakkında müvekkilden herhangi bir izin almadan faaliyete geçirmiş ve bu şekilde müvekkilin marka hakkına tecavüz ettiğini, davalının müvekkile ait marka hakkına fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 6769 sayılı Kanunu’nun 151/2.b fıkrası uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanacak şekilde fazlaya dair hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı vekili tarafından Mahkemenizde açılan Esas sayılı dosyanızda tarafıma atılan suçlamalarda yanlış yönlendirmeler ve art niyetli olduğunu, dava dilekçesinde belirtildiği gibi bahsi geçen markanın taklidini yaparak marka adı altında işletme oluşturduğum olgusu yanlış olduğunu, markanın tabela veya markasının taklit veya kopyalama yapmadığını, kendi bayisi olan şahısdan devir yöntemi ile işletmeyi devraldığını, tabela ve etiketler devralınan kişi ve işletmeden kalan materyaller olup, kendi işletmeme ait ambalaj poşetlerimin siparişini verdiğini, işletilen kuru temizleme işletmesi marka ve patentinin olduğunu ceza davası esnasında öğrendiği --- markasının Franchise bayii olan ---- kişiden 01/11/2022 tarihinde devralmış, ancak tüm birikimimi dükkanın devrinde kullandığı ve başkaca bir birikimi kalmadığından bahsi geçen markanın tabelasını indirememiş yeni bir tabela yaptıracak birikimin oluşmasını beklemek zorunda kaldığını, ilgili tabela ve dükkanda devraldığında bulunan ambalaj malzemelerinin bir markaya ait olduğunu bilmediğinden bu konuda da herhangi bir sakınca olacağını bilmediğinden kaldırılması konusunda da acele etmediğini, daha öncede bu konuda ihtar ve uyarı almadığını, herhangi bir ihtar edilmeden dükkanıma baskın şeklinde tespit yaptırılmasının kötü niyetli olarak kazanç sağlanması amacını taşıdığını, ayrıca bahsi geçen marka üzerinden hiçbir kazanç yada gelir elde etmemiş hatta devir aldığı işletmenin daha önceden kendi müşterileri olan portföyüm dışında başkaca bir müşteriyi marka adına devralmadı yada müşteri olarak kazanmadığını, bu marka veya tabela adına hiçbir iş yapmadım maddi bir kazancım olmadığını beyan etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafın işyerinde ---- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ------ şekil markası yönünden marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı, tecavüzün varlığı halinde maddi manevi tazminatın gerekip gerekmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE: Davacı vekilininin 10.02.2026 tarihli dilekçesi ile: davadan feragat ettiklerini beyan ettiği görülmüştür. Dosyanın incelenmesinde; taraf vekillerine davadan feragate ve feragati kabulü ilişkin özel yetkinin verilmiş olduğu görülmüştür. Davadan feragat HMK'nın 307. ve 311. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK 307. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 1-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan hazine yararına tahsiline, 2-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve istek halinde taraflara iadesine,Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.