İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1021 E. 2025/1041 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1021
- Karar No
- 2025/1041
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1021 Esas KARAR NO : 2025/1041 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2025 KARAR TARİHİ : 03/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde özetle; davalı firma ile alınan hizmet ve mal bedeli 1.862.536,66 TL olduğunu, davalıya verilen hizmetin 225.000 TL olduğunu, davalıya 1.095.000-TL bedelli çekin ödendiğini, ilgili çeklerin ... no'lu 150.000-TL bedelli; ...o'lu 50.000-TL bedelli;... no'lu 50.000-TL bedelli; ... no'lu 100,000-TL bedelli;... no'lu 100.000-TL bedelli; ... no'lu 100.000-TL bedelli; ... no'lu 295.000-TL bedelli;... no'lu 250.000-TL bedelli çekler olduğunu, davalıya nakit olarak 153.000_TL yollandığını, toplam 1.095.000 + 225.000 + 153.000 = 1.473.000-TL ödeme ve hizmet verildiğini, ödeme yapılmayan bakiyenin alınan hizmet bedeli 1.862.536,66 - verilen hizmet ve ödeme bedeli 1.473.000 = 389.536,66 bakiye olduğunu, ...nolu çek (350.000 TL),...nolu çek (450.000 TL), ... nolu çek (150.000 TL),... nolu çek (220.000 TL) bağlantı için verilen bu 4 çekin karşılığında bakiyelerinin ve borçlarının olmadığını ve bu yüzden ödenmediğini, bu çeklerin iadesini talep ettiklerini,... nolu çek (200.000 TL / Vadesi: 15/11); ...olu çek (200.000 TI / Vadesi: 20/10) bakiyelerine istinaden bu 2 çekin borçları olduğunu, çeklerin vadesinin ise henüz gelmediğini belirterek İzmir...İcra Dairesi... Esas icra dosyasına konu olanı ... no'lu 450.000 TL değerindeki çek ve yukarıda 6.maddede belirtilen diğer üç adet çekin istirdatını talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde yer alan; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmündeki "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibarelerinin, 28/03/2023 tarihli 7445 sayılı İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesinde yer alan; ''6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.'' hükmü çerçevesinde "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında," şeklinde değiştirildiği, yine aynı Kanunun Geçici 1. maddesinde; ''Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 1/9/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır.'' hükmüne yer verilerek, zorunlu arabuluculuk müessesesinin menfi tespit davaları için 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda ticari mahiyetteki menfi tespit ve istirdat davalarının da zorunlu arabuluculuk müessesesine tabi tutulduğu ve arabuluculuk başvurusu yapılmasının dava şartı olduğu kararlaştırılmıştır. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1.maddesinde ise; ''Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. (Ek cümle:6/12/2018-7155/22 md.) Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş, bu madde kapsamında dava şartı olan arabuluculuğa ilişkin hükümleri düzenleyen aynı Kanun'un 18/A. maddesine atıf yapılmıştır. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesinde de; ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' şeklindeki hükümler ile arabulucuğa başvurma dava şartının içeriği düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı, davacı şirket yetkilisinin iddiası ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan davanın, bir kısım çeklerin istirdatı talebine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde yer alan; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmündeki "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibarelerinin, 28/03/2023 tarihli 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesinde yer alan; ''6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.'' hükmü çerçevesinde "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında," şeklinde değiştirildiği, yine aynı Kanunun Geçici 1. maddesinde; ''Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 1/9/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır.'' hükmüne yer verilerek, zorunlu arabuluculuk müessesesinin menfi tespit davaları için 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda ticari mahiyetteki menfi tespit ve istirdat davalarının da zorunlu arabuluculuk müessesesine tabi tutulduğu ve arabuluculuk başvurusu yapılmasının dava şartı olduğu kararlaştırıldığı, dava dosyası incelendiğinde arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslı mahkememize sunulmadığı gibi, dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğu hususunda herhangi bir beyan ve iddianın da bulunmadığı, Uyap sisteminden yapılan incelemede ayrıntılı dosya bilgilerinin içeriğinde de arabulucuk başvurusuna dair bir kaydın mevcut olmadığı, mahkememizin 02/09/2025 tarihli ara kararı ile arabuluculuk son tutanağı ıslak imzalı aslının yada arabulucu tarafından onaylanmış suretinin davacı tarafça bir haftalık süre içerisinde mahkememize sunulması için süre verildiği, davacı tarafın kendisine verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son anlaşamama tutanağının aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış suretini Mahkememize sunmadığı, lgili belgenin sunulmasına engel teşkil eder mahiyette bir duruma ilişkin olarak herhangi bir delilin de Mahkememize sunulmadığı, belirtilen gerekçeler dahilinde dava açılırken zorunlu dava şartının yerine getirilmediği, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasının ve arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslının ya da arabulucu tarafından onaylanmış suretinin Mahkemeye sunulmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafından kendisine verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış suretini Mahkememize sunmadığı göz önünde bulundurulduğunda açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'na eklenen 18/A-2. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak alınan 875,62-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 260,22-TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/11/2025
Katip... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza