İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/993 E. 2026/300 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/993
Karar No
2026/300
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/993 Esas - 2026/300 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/993 Esas KARAR NO : 2026/300

HAKİM : KATİP :

ASIL DAVADA; DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) BİRLEŞEN KAYSERİ 1. ATM'NİN 2025/871 E. 2025/826 K. SAYILI DOSYASINDA; DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/12/2024 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Asıl dosyada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacıya ait olan ... plakalı aracın 25.09.2023 tarihinde kazaya karışmış olup, söz konusu kazada; kazaya karışmış olan ve davalı sigorta şirketince sigortalı... plakalı diğer araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunmuş olduğunu, davalı sigorta şirketince de işbu kazaya ilişkin 3/5094109 sayılı hasar dosyası oluşturulmuş, ancak bu hasar dosyası kapsamında, davacının uğradığı tüm zararların davalı sigorta şirketince karşılanmadığını, bu sebeplerle, davacının, kendisine ait olan ... plakalı araç dolayısıyla uğradığı tüm zararları talep etme ihtiyacı hasıl olmuş olduğunu, taraflarınca, davacının, eldeki dava konusu trafik kazası dolayısıyla, kendisine ait olan ... plakalı araçtan kaynaklı olarak uğradığı tüm zararların taraflarına ödenmesi için davalı sigorta şirketine e-posta yoluyla başvurulmuş, davalı sigorta şirketi ise, cevabi e-posta ile; başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını, dosya numarasının ise 3/5094109 olduğunu bildirmiş olduğunu, davalı sigorta şirketince, işbu başvuru üzerine 7.500,00 TL ödeme yapılmış olduğunu ancak, davalı sigorta şirketince yapılan söz konusu ödemenin, yukarıda ifade edildiği gibi yetersiz olup, davacının eldeki dava konusu trafik kazasından kaynaklı tüm zararlarını karşılamaktan uzak olması sebebiyle taraflarınca dava öncesinde zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, zira; davalı sigorta şirketince, davacının mezkur trafik kazası dolayısıyla uğradığı tüm zararların hepsinin karşılanmaması nedeniyle, belirtilen zorunlu arabuluculuk başvuruları kapsamında, taraflarınca davalı sigorta şirketinden daha fazla ödeme talep edilmesine rağmen, davalı sigorta şirketince işbu taleplerinin karşılanmamış, bu sebeple taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olduğunu, açıklanan sebeplerle, dava yoluna başvurma zarureti hasıl olmuş olup; davacının, eldeki dava konusu trafik kazası dolayısıyla, kendisine ait ... plakalı araçtan kaynaklı olarak uğradığı tüm zararların, bilirkişi raporuyla tespit edilerek davalı şirketten tahsiliyle taraflarına ödenmesine ilişkin, taraflarınca ikame edilen eldeki işbu belirsiz alacak davasının kabulünü talep etmekte olduklarını ayrıca davacının, eldeki davanın harç ve masraflarını karşılayabilecek ekonomik güce sahip olmamakla, eldeki dava kapsamındaki adli yardım talepleri de bulunmakta olduğunu, açıklanan nedenlerle, eldeki dava ve tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, davanın KABULÜYLE, bu aşamada davacının uğradığı gerçek zararların tespit edilmesi mümkün olmadığından, fazlasına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak; 100,00 TL araç değer kaybı ve 100,00 TL araç hasar bedeli tazminatlarının, davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek tarafımıza ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/871 Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkiline ait ... plakalı aracın 25/09/2023 tarihinde kazaya karıştığını, söz konusu kazada davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı... plakalı aracın %100 kusurlu bulunduğunu, açılan hasar dosyası kapsamında müvekkilinin uğradığı tüm zararların sigorta şirketi tarafından karşılanmadığını, sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak sigorta şirketinin yalnızca 7.500,00-TL ödeme yaptığını, müvekkilinin ise ödenen bedelin üzerinde zararı bulunduğunu, eldeki davaya konu kazaya ilişkin araç değer kaybı ve araç hasar bedeli tazminatına yönelik dava açıldığını, yargılamanın Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/993 esas sayılı dosyası üzerinde yürütüldüğünü, dosya kapsamında araç mahrumiyet bedelinin talep edilmediğini, eldeki davanın Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/993 esas sayılı dosyası ile birleştirilerek davaların birlikte yürütülmesi taleplerinin bulunduğunu, neticeten adli yardım ve birleştirme taleplerinin kabulüne, akabinde davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP: Asıl dosyada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İş bu dava davalı şirketin dava öncesi ödeme yaparak sorumluğunu yerine getirmiş olduğundan taraflarına yöneltilen tüm taleplerin davalı şirket yönünden reddi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin, rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, bu kapsamda T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2016/6107 K. 2018/7206 ilamının dikkate alınması gerektiğini, bu açıklamalar ışığında bakıldığında davalı şirketin 25.09.2023 kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limiti 120.000,00 TL olduğunu, Hasar- onarım bedeli olarak, 08.02.2024 tarihinde davacıya 30.050,00 TL onarım bedeli ödenmiş ve Değer kaybı bedeli olarak da 18.04.2024 tarihinde davacı vekili Emre Doğan'a 7.500 TL ödenmiş olduğunu, yapılan ödemeler ile davalı şirket sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan haksız ve mesnetsiz iddialarla açılan işbu davanın reddi gerekmekte olduğunu, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhe hüküm kurulması halinde z.m.m.s. maddi hasar poliçe limitinin 82.450 tl kaldığını beyan ettiklerini, davalı şirketin ancak sigortalısının "kusuru" oranında sorumlu olduğunu, dosyanın istanbul atk trafik ihtisas dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, yargıtay hukuk genel kurulu’nun 2004/11-115 e., 2004/108 k., 25.02.2004 sayılı ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, başvuru konusu araçta oluşan değer kaybı zararı reel hesaplama yöntemine göre ödenmiş olup davalı şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmamış olduğunu, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere; zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı’’ nın belirlenebilmesi için dilekçede belirtilen kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılması gerekmekte olduğunu, somut olaya bakıldığında; davacıya ait plakalı aracın daha önceki tramer kayıtlarına bakıldığında aracın davaya konu kazada hasarlandığı bölgeleri daha önce de hasara uğramış olma ihtimali yüksek olduğunu, kaza sonrası değişen/onarılan parçalar aracın değerinde etki edecek boyutta olmadığını, tüm bunlar ile kusur durumu birlikte değerlendirildiğinde davacıya ait araçta değer kaybı oluşmadığını, dilekçede sayılan teminat dışındaki haller somut olayda mevcut olup, bu kriterlerle de değerlendirildiğinden huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davaya konu olayda, bağımsız ekspertizlerce düzenlenen ekspertiz raporu doğrultusunda davacı tarafa 30.050 tl hasar tazminatı ödemesi yapılmış olduğunu, yapılan bu ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, davacının zararının karşılanmasına rağmen eldeki davayı açması haksız kazanç elde etme istemesinin göstergesi olduğunu, bu minvalde söz konusu hasar bedeli tazminatına açıkça itiraz ettiklerini ve kaza anında ki aracın durumunun, parça ve işçilik fiyatlarının denetime elverişli olarak tespitinin yapılmasını talep ettiklerini, kdv bedelinden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin olarak aracın onarımına dair dosyaya herhangi bir fatura ibraz edilmediğinden, ispat edilemeyen kdv zararının kabulü mümkün olmadığını, fiiliyatta ödenmemiş, ödenmiş olsa dahi ödendiği kanıtlanmamış kdv tutarının davalı şirketten talep edilmesi “gerçek zarar” kavramı karşısında mümkün olmayıp haksız kdv talebinin reddi gerekmekte olduğunu, iskonto uygulanması gerektiğini, davacı taraf her ne kadar aracının tamir edilirken orijinal parça kullanılmadığını, bu nedenle de takılan parçalar ile orijinal parçalar arasındaki fiyat farkının kendisine ödenmesini talep etmişse de, bu talep hukuka aykırı ve haksız olduğunu, davacı taraf haksız kazanç elde etmek istemekte olduğunu, yani; davalı şirketin sorumluluğunun, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, buna rağmen davacı tarafından, söz konusu araç tamir edilirken orijinal parça kullanılmadığından bahisle parça farkı bedeli talep edilmesi son derece haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının bu talebinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığı anlaşılmakta olduğunu, oysaki sigortanın, zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, bu nedenle davacının talebinin tümden reddi gerektiğini, temerrüt tarihine açıkça itiraz ettiklerini, zorunlu mali mesuliyet sigortasının genel şartlarında sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüş olduğunu, öncelikle davacı eksik belgeyle başvuruda bulunduğundan faize hükmedilmemesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi işbu dava öncesi ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan temerrüde düşmemiş olduğunu, avans faiz istemi haksız olup reddi gerekmekte olduğunu belirterek, Haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/871 Esas sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkil şirketinin 25.09.2023 kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limitinin 120.000,00 tl olduğunu, hasar onarım bedeli olarak, 08.02.2024 tarihinde davacıya 30.050,00 tl onarım bedeli ödendiğini, değer kaybı bedeli olarak 18.04.2024 tarihinde davacı vekili emre doğan'a 7.500 tl ödendiğini, yapılan ödemeler ile müvekkilinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde z.m.m.s. maddi hasar poliçe limitinin 82.450 tl kaldığını beyan ettiklerini, müvekkilinin ancak sigortalısının "kusuru" oranında sorumlu olduğunu, başvuru konusu araçta oluşan değer kaybı zararı reel hesaplama yöntemine göre ödendiğinin, müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığının, davacıya ait plakalı aracın daha önceki tramer kayıtlarına bakıldığında aracın davaya konu kazada hasarlandığı bölgeleri daha önce de hasara uğramış olma ihtimalinin yüksek olduğunu, kaza sonrası değişen/onarılan parçalar aracın değerinde etki edecek boyutta olmadığını, kusur durumu birlikte değerlendirildiğinde davacıya ait araçta değer kaybı oluşmadığını, kdv bedelinden müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, davacı tarafından, söz konusu araç tamir edilirken orijinal parça kullanılmadığından bahisle parça farkı bedeli talep edilmesinin son derece haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının talebinin tümden reddi gerektiğinin, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Asıl Davada Dava, Dava, 25/09/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı ve hasar bedeli zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalının bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Birleşen Davada, Dava, meydana gelen kaza sonrasında müvekkilinin aracını kullanamamasından kaynaklı araç mahrumiyet zararının tazmini talebine ilişkindir. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/871 Esas 2025/826 Karar sayılı birleştirme kararı ile dosyanın mahkememiz iş bu dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve dosyamız arasına girdiği görülmüştür. Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'ne, Quıck sigorta şirketine, yazılan müzekkerelere cevapların verildiği görülmüştür. Araçların trafik tescil kayıtlarının dosyamız arasına alındığı, görülmüştür. Mahkememiz 10/12/2024 Tarihli ara karar evrakı ile davacı vekilinin adli yardım talebinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından ara kararı ilişkin itiraz dilekçesi sunulduğu, adli yardım talebinin itirazın reddinin değerlendirilmesi için dosyanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/689 D.iş Esas 2024/694 D.iş Karar sayılı ilamı ile itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından 29/01/2026 Tarihli beyan dilekçesi ile davacı taraf vekiline 27/01/2026 Tarihinde ödeme gerçekleştirildiğini, müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını beyan ettiği, ekinde dekont örneklerinin bulunduğu görülmüştür. Dosyanın Makine Mühendisi Bilirkişisine tevdiine karar verildiği, bilirkişi tarafından 04/06/2025 Tarihinde raporun mahkememize sunulmuş olduğu, incelenmesinde özetle;"Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu, Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ... KAVALALI sevk ve idaresindeki... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, sürüş güzergahındaki araçların konumunu dikkate almamış, kavşak noktasına geldiğinde aracının hızını yeterince azaltmamış, sağdan ve soldan gelen araç trafiğini kontrol etmemiş, kavşak noktasından geçerken sağından gelen araca ilk geçiş hakkını vermemiş, geçiş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, yetenek ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle... plakalı araç sürücüsü ... KAVALALI' nın meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,

Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ... ERBEKTE' nin kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle... plakalı araç sahibi Berksim Elektrik Elektronik Turizm İnşaat İthalat İhracat Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.' nin kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç için 25.09.2023 olay tarihi itibarıyla işçilik olmak üzere %20KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 36.060TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. tarafından ... ERBEKTE adına 08.02.2024 tarihli 30.050TL hasar ödemesi yapıldığı, ödeme tutarının %20KDV hariç tutar ile örtüştüğü, buna istinaden Bakiye Hasar Farkının 6.010TL olduğu, Dava konusu araç için 25.09.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 10.500TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. tarafından Emre DOĞAN adına 18.04.2024 tarihli 7.500TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Değer Kaybı Tutarının 3.000TL olduğu, Kanaatime havi raporum, " şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından 21/01/2026 Tarihli dava değer artırım dilekçesi sunulduğu, dilekçenin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/10791 E, 2017/4617 K sayılı ve 26.04.2017 tarihli kararında “Somut olayda; kaza 20.11.2014 tarihinde meydana gelmiş olmakla yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları A-3-m maddesine göre dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri, teminat dışında kalmaktadır. Yine aynı şekilde 01.06.2015 tarihli ZMMS Genel Şartları A-6-k maddesi gereğince de gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan, yansıma veya dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri teminat kapsamı dışındadır. O halde bilirkişi tarafından belirlenen kazanç kaybı poliçe teminat kapsamı dışında olduğu halde davalı sigorta şirketinin bu tutardan sorumlu tutulması ve davalı Halk Sigorta A.Ş vekilinin bu yöndeki savunması dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denildiği görülmüş ve ilgili ilam gereğince ikame araç giderinin yansıma zarar olması nedeni ile davalı sigorta şirketi yönünden talebin teminat kapsamında olmamasından kaynaklı birleşen dosya yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 25/09/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile tarafların kusur durumları ile hasar bedeli ve değer kaybı bedellerinin tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 04/06/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, 35 ANP 695 plakalı araç sürücüsü ... KAVALALI' nın meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU, ... plakalı araç sürücüsü ... ERBEKTE' nin kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, dava konusu araç için 25.09.2023 olay tarihi itibarıyla işçilik olmak üzere %20KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 36.060TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. tarafından ... ERBEKTE adına 08.02.2024 tarihli 30.050TL hasar ödemesi yapıldığı, ödeme tutarının %20KDV hariç tutar ile örtüştüğü, buna istinaden Bakiye Hasar Farkının 6.010TL olduğu, dava konusu araç için 25.09.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 10.500TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. tarafından Emre DOĞAN adına 18.04.2024 tarihli 7.500TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Değer Kaybı Tutarının 3.000TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davalı sigorta şirketinin kazaya sebep olan kusurlu sürücünün kullandığı... plakalı aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle hasar bedeli ile değer kaybı tazminat talebinden davalı sürücünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu anlaşılmış, yargılama devam ederken davalı sigorta şirketi tarafından bilirkişi raporu ile tespit edilen zarar miktarlarının ferileri ile davacı vekiline 27/01/2026 tarihinde ödendiği ve bu hali ile davacının dava konusu bakiye hasar bedeli ile değer kaybı zararlarının giderildiği ve ödeme sonucu davanın konusuz kaldığı görülmüştür. Birleşen dosyada yönünden de talebin, yukarda açıklandığı üzere davalı sigortanın teminatı kapsamında olmadığı için davalının sorumluluğu olmadığı değerlendirilmiş ve böylece; Dava konusu hasar fark bedeli ile değer kaybı tazminat bedellerine ilişkin yargılama sırasında ödeme yapılmış olması nedeniyle dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, BİRLEŞEN 1.ATM'NİN 2025/871 ESAS 2025/826 KARAR SAYILI DOSYASINDA; Davanın REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; ESAS DOSYAMIZ YÖNÜNDEN; 1-Dava konusu hasar fark bedeli ile değer kaybı tazminat bedellerine ilişkin yargılama sırasında ödeme yapılmış olması nedeniyle dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 732,00-TL (615,47-TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından) harçtan, 615,40-TL peşin harç, 150,46-TL ıslah harcı toplamı olan 765,86-TL harçtan düşümü ile artan 33,86-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve harçların tarafların beyanları doğrultusunda davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konu hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 6-Tarafların beyanları doğrultusunda lehe vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, BİRLEŞEN 1.ATM'NİN 2025/871 ESAS 2025/826 KARAR SAYILI DOSYASINDA; 1-Davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; Dosyanın Adli Yardım Talepli açıldığı ve açılış sırasında başvurma ve peşin harcının yatırılmadığı anlaşılmakla alınması gereken 732,00-TL başvurma harcı ile 732,00-TL Peşin harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı ve Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konu hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 4-Tarafların beyanları doğrultusunda lehe vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 01/04/2026

Katip e- imzalıdır

Hakim e- imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/993, K. 2026/300, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-993-e-2026-300-k-1e4b02ddcd8c