İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/993 E. 2026/171 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/993
Karar No
2026/171
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA" . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : ... - (...) ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 20/12/2024 tarihli dilekçesiyle; Müvekkili şirketin Konya ilinde inşaat malzemeleri ticari faaliyeti işlemleri yaptığını, müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında gerçekleşen ticaret neticesinde davalıya sattığı malların teslim edildiğini ve satılan malların bedeli olarak çeşitli faturalardan kaynaklı 926.957,28 TL. Borçlu olduğunu, bu borcun ödenmesi için davalıya talepte bulunulduğunu ancak davalı tarafından borcun ödenmediğini, ödeme yapılmaması nedeniyle alacağın tahsili amacıyla Konya . İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası üzerinde ilamsız takip başlatıldığını, davalı şirketin haksız şekilde borca itiraz ettiğini, işbu davanın tarafları arasında ticari satım bulunması sebebi ile ticari bir uyuşmazlık olduğunu, izah edilen nedenlerle borçlunun itirazının iptal edilerek Konya . İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiği ve icra inkar tazminatı şartları oluşması sebebiyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasıdır. Davalı tarafa usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davalı taraf cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır. Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... Tic. Ltd. Şti vekili tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine çeşitli faturalara dayalı 1.088.901,53 TL. Toplam alacağın asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda yasal faizi, icra giderleri ve icra vekalet ücreti ile birlikte tahsiline ilişkin icra takibi başlattığı, davalı tarafın itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişiye verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 17/11/2025 tarihli raporda özetle; Her iki tarafın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, süresi içerisinde taktiklerinin yapıldığı, davacının defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı ancak davalının defterlerinin sahibi lehine delil netliği taşımadığı, her iki tarafın ticari defterler kayıtlarının birbirini doğrulmadığı ve birbiriyle uyumlu olmadığı, 26.03.2024 tarihli ... seri nolu 364.953,60 TL tutarlı e-Fatura, 30.04.2024 tarihli ... seri nolu 189.319,68 TL tutarlı —Fatura, 05.06.2024 tarihli ... seri nolu 372.684,00 TL tutarlı e-Fatura, Yukarıda belirtilen faturalar her iki tarafın 2024 vılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, düzenlenen faturalar açık fatura olarak düzenlendiği, davaya konu faturaların açık fatura olarak düzenlendiği, davacı tarafın defterlerine göre 926.967.28 TL. Alacaklı olduğu davalı tarafın defterlerine göre ise 5.567.383,44 TL. Alacaklı olduğu tespit edilmiştir. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları) Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir. Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... . sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems:Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı) Somut olayda; davacı ve davalı taraf arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura kesildiği, kesilen fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle, Konya .icra müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasında takip yapıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflar arasındaki borç ve alacak durumunun tespiti amacıyla, tarafların ticari defterleri üzerinde incelme yapılmasına kara verilmiş, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olması nedeniyle, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 926.957,28 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış, takip tarihinden önce davalı tarafın temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle, davacı tarafın takip tarihine kadar olan faiz talebi reddedilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın kısmen kabulü ile; davalının Konya .icra müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 926.957,28 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, 2-Takip tarihine kadar işletilen faiz talebine bağlı fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 185.331,45 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Diğer hususların gerekçeli kararda yazılmasına, 5-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 926.957,28 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 63.320,45 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 13.151,21 TL. harcın mahsubu ile kalan 50.169,24 TL. harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 13.151,21 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL. Başvuru harcı gideri, 7.000 TL. Bilirkişi ücreti gideri ve 805 TL. Posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.232,60 TL. Yargılama giderinin kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 7.008,22 TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 926.957,28 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekilleri için 145.043,59 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 3.064,59 TL.'nin davalıdan, bakiye kalan 535,40 TL.'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/03/2026

Katip ... Hakim ...

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/993, K. 2026/171, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-993-e-2026-171-k-b39ebbbf17aa