İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/954 E. 2025/171 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/954
- Karar No
- 2025/171
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/954 Esas KARAR NO: 2025/171 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 03/12/2024 KARAR TARİHİ: 19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nün, 06.12.2004-17.05.2010 tarihleri arasında aldığı prime esas gerçek ücretinin tespiti ile emekli aylığının bu kazançlara göre yeniden hesaplanmasını ve doğacak farkın emeklilik tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesini, 29.12.2014 tarihinde --------- E. sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, yapılan yargılama neticesinde bahsi geçen dosya taraflarınca istinaf edildiğini ve ---------- sayılı ilamı ile "..davalı ----------- Şti'nin 09.10.2015 tarihinde Ticaret Sicilden terkin edilmesi ve tüzel kişiliği sona ermesine rağmen ihyası sağlanmadan bu davalıya TK 35. maddesine göre tebligat yapılarak, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesinin yerinde olmadığı.." denilerek yerel mahkeme kararı kaldırıldığını ve dosya yerel mahkemeye gönderilerek ----------- E. sayılı numarasını aldığını, ---------- E. sayılı dosyasının 27.11.2024 tarihli celsesinin ara kararı gereğince davalı ------------- Şti için İHYA DAVASI açmak üzere tarafımıza süre verildiğini, ihya davasına konu, merkezi "---------- Mah. --------- Cad. No:--------- -----------" olan ve ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------------ sicil numarasına kayıtlı ------------ Şti.'ne re'sen terkin işlemi yapıldığını, müvekkilinin işbu davayı açmasında hukuki yararının bulunduğunu dava ve talep etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; İhyası istenen şirket hakkında kurumlarınca TTK 32.maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34.madde hükümlerine göre işlem yapıldığını, yapılan işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğüne ------------- ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ----------- Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketlerin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi” “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; “Adresinin tespit edilemediği” hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiği anlaşıldığını, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memurunun atanmasının gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle de müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmamasını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; ticaret sicilinden resen silinen şirketin yeniden ihyası istemine ilişkindir.Davacının iş mahkemesinde açtığı davada terkin olan şirketin davalı olduğunu belirterek devam eden dava için şirketin ihyasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Terkin olan şirketin 6102 sayılı TTK nun geçici 7. Maddesi ve ilgili tebliğin 5. Maddesi kapsamında sermayenin yetersiz olması, adresin tespit edilemediği gerekçesiyle yapılan ilanlara müteakip 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmıştır. Celp edilerek incelenen ----------- E sayılı dosyanın eski esasının ----------- E olduğu, prime esas ücretin tespiti istemli olarak açıldığı, derdest olduğu görülmüştür. Devam eden dava varken şirketin resen terkin edildiği anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK. Geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar kanunda sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı açıkca kabul edilmiştir. Sonuç olarak, TTK' nin Geçici 7. maddesine göre münfesih sayıldığından resen sicilden terk olunduğu, derdest olan takibin devam edilebilmesi için söz konusu şirketin ihyasının gerektiği, davacının haklı sebebinin ve hukuki yararının mevcut olduğu, davalı ... sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu görülmüştür. 29/5/2024 tarihli ve --------- sayılı ----------- 7511 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. TTK'nın geçici 7. maddesine (15) fıkradan sonra eklenen, (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 madde) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesi ilave edilerek, kanun hükmünün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme de nazara alınarak ticaret sicil memurluğu aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği, Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere belirtilen şekilde ihya kararımızın konusuna göre, terkin olan şirketin icra dosyasındaki taraf teşkili bakımından tasfiye memuru atanması gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; 2---------Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------------ sicil numarasına kayıtlı iken 09/10/2015 tarihinde TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen ---------- ŞİRKETİ ünvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının, ----------- Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak İHYASINA, ihya kararının tescil ve ilanına, 3-Terkinden önceki eski yetkili ----------- TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, 4-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ... Sicili Müdürlüğü tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 8-Davalı ... Sicili Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücretine hükmolunmamasına, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 19/02/2025