İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/906 E. 2025/103 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/906
Karar No
2025/103
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/906 Esas - 2025/103 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/906 Esas KARAR NO : 2025/103

...

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 29/12/2024 KARAR TARİHİ : 19/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; inşaat alanında faaliyet gösteren şirketin daha sonrasında TTK geçici 7. Madde kapsamında 23/01/2014 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ilanla resen silindiğini, şirket sicilden silindiği esnada şirket adına kayıtlı ... model kırmızı renkli...plakalı...marka araç tasfiye edilmediğini, şirketin bu araçtan başka herhangi bir aktif veya pasifi bulunmadığını, aracın yıllar önce kaybolmuş olduğunu, 10/03/2018 tarihinde de müvekkilinin bu durumu kolluk kuvvetlerine bildirdiğini, söz konusu araca ilişkin yıllardır ne bir trafik cezası ne de bir köprü geçiş ücreti vesaire olmadığını, aracın akıbeti halen bilinmemekle beraber hurda olarak kullanılmış olabileceğinden şüphelendiklerini, aracın yaşının artık kullanılamayacak kadar eski olması ve kayıp olması nedeniyle akıbetinin belirsiz olmasına rağmen müvekkillerinin ne yazık ki halen aracın motorlu taşıtlar vergisini ödemek zorunda kaldığını, esasen aracın trafik tescil kaydını sildirmek isteyen davacıların ... tescilden silinmiş olması nedeniyle herhangi bir işlem yapamadıklarını, müvekkili davacıların kullanamadığı ve hatta akıbetini bile bilmediği bir aracın vergisini ödemek zorunda kalmakta olduklarını, bu nedenle şirketin TTK madde 547 uyarınca şirketin yeniden tescilinin sağlanması gerektiğini, tasfiye memuru olarak şirketin paydaşları olan davacı müvekkillerinin atanmasının da süreci kolaylaştıracağını, müvekkili davacıların işbu davada .... plakalı aracın trafik sicilden kaydını sildirebilmesi için tek başvurabileceği hukuki yol ek tasfiye olup işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, davacıların paydaşı olduğu ve resen kapatılmış ...plakalı aracın trafik sicilden kaydının silinebilmesi için şirketin yeniden tescil edilmesine karar verilmesini, tasfiye memuru olarak davacı müvekkillerinin atanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile özetle; söz konusu fıkra uyarınca; sicil kayıtları silinen şirket borçlarının, şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olmayacağı açık bir şekilde belirlendiğini, geçici 7. maddenin 12. fıkrası dikkate alındığında davacının alacağı sebebiyle işbu ihya davasını açmakta hukuki yararı olmadığını, bu sebeple dava şartı yokluğundan HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca şirketin terkin tarihinde; şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından ..., işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirket geçici 7. maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331. maddesi uyarınca davanın açılmasından sonra davacının hukuki yararı veya dava konusu ortadan kalkarsa davanın konusuz kalacağı düzenlenmiş olduğunu, somut olayda TTK Geçici 7. maddenin 15. fıkrası uyarınca tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceğini ve Hazine'nin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağı düzenlendiğini, şirketin 23/01/2014 tarihinde terkin edildiği göz önünde bulundurulduğunda anılan 10 yıllık sürenin dolması sebebiyle şirketin malvarlığının Hazine'ye intikal ettirilmesi ve bu doğrultuda Hazine'nin de şirket borçlarından sorumlu tutulamayacağı düzenlemesine bağlı olarak davanın konusu ortadan kalkmış olduğunu, huzurdaki davada bu yönde karar verilmesinin hukuka uygun olacağını, söz konusu şirketin geçici 7.madde uyarınca münfesih sayılması gerektiğini, öngörülen usule uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin, sonrasında borçları veya sonuçlandırılması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde ihyası talep edilebileceğini, bu nedenle yapılan ihya taleplerinde, 6102 sayılı TTK’nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyeye ilişkin hükümlerin esas alınması gerektiğini, zira şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığı için, ihya kararının ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak verilmesi ve re’sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere 6102 sayılı TTK’nin 547.maddesinin 2.fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, davanın usulden ve terkin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğinden esastan reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatteyse şirketin 6102 sayılı TTK’nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesine ve 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Açılan bu dava resen Ticaret Sicilinden terkin edilen şirketin ihya edilmesine ilişkin davadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. Maddesinde "(1) 1/7/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. a) 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler. b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler. (1) c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler. d) Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler. e) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler. (2) Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. ...Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir..." hükmü mevcuttur. ...'nün yazı cevabına göre, münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca müdürlük tarafından kendilerine yapılan ihtar ve 07/10/2013 tarihli ve 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan şirketin ... sayısında yapılan ilan ile sicilden resen terkin edildiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerden, ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesi gereğince resen ticaret sicilinden terkin edildiği, şirket üzerinde ... plaka sayılı araçların bulunduğu, şirketin ihyasının gerektiği, bu nedenle davacının hukuki yararının bulunduğu kanaatine varılmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına, şirketin son yetkilisi olan davacının tasfiye memuru olarak atanmasına dair karar verilmiştir. Her ne kadar davacılar vekili tarafından dava dilekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesini talep edilmiş ise de, mahkememizce yapılan 19/02/2025 tarihli duruşmada yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını belirttiği, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, ... plaka sayılı aracın trafik sicilinden kaydının silinmesi işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 2-Ek tasfiyeyi sağlamak üzere şirketin ortaklarından davacı ... tasfiye memuru olarak ATANMASINA, 3-Tasfiye memuruna ücret verilmesine YER OLMADIĞINA, 4-Keyfiyetin 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde TESCİL ve İLANINA, 5-Davacı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususlarda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-Alınması gereken 615,40 TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/02/2025

...

Atıf: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/906, K. 2025/103, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-906-e-2025-103-k-856cf709d82c