İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/949 E. 2025/964 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/949
Karar No
2025/964
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/949 Esas KARAR NO : 2025/964

DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 04/12/2024 KARAR TARİHİ : 01/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin en yüksek pay sahipli ortağı olduğunu, ortaklık cetveli incelendiğinde müvekkilinin 400 pay üzerinden 252 payın sahibi olduğu görüldüğünü, diğer ortaklardan ...'in Türk vatandaşı olmadığını, ... ve ...'ın sonradan Türk vatandaşı olduğunu, şirketin kötü yönetimi, genel kurul toplantılarının yapılamamış olması, şirket harcamalarının bilinememesi, gerekli bilgilendirmelerin yapılmaması, izinsiz taşınmaz satışı gerçekleştirilmesi nedenlerinden kaynaklı olarak, olağanüstü genel kurul toplantısına çağırılarak Türk Ticaret Kanunu 630. maddesi uyarınca limited şirket müdürünün azledilmesi ve yeni bir limited şirket müdürü seçilmesi hususun gündem kapsamına eklenerek olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması konulu ihtarnameyi, müvekkilinin şirketin kendisine ve müdürüne ihtarname keşide ettiğini, ihtarnamelerin iade döndüğünü, ardından yeniden ihtarname keşide edildiğini ve ihtarnameye davalı müdür ... ve Şirket cevap verdiğini ancak ihtarnamenin gereğini yerine getirilmediğini, şirketin kötü yönetimi, genel kurul toplantılarının yapılamamış olmasının, şirket harcamalarının bilinememesinin, gerekli bilgilendirmelerin yapılmamasının, izinsiz taşınmaz satışı gerçekleştirilmesinin, ayrıca satın alınması gereken kalan hisselerin satın alınmamasının mezkur olayda gerçekleştiğinden taleplerinin haklı ve doğru olduğu sabit olduğunu, şirket müdürünün TTK m.245'te örnek olarak sayılan haklı sebep hallerine birebir uyan eylemlerde bulunduğunu, bu eylemleri neticesinde görevi kötüye kullanma suçlamasıyla hakkında taraflarınca suç duyurusunda bulunulacağını, davalının işbu davranışları nedeniyle ortaklar arasındaki güven ilişkisi sona erdiğini ve sürekli güvensizlik ortamının oluştuğunu, diğer ortağın kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik sorunlar meydana geldiğini, şirket yönetiminde yolsuzlukların yapıldığının kanaati güçlendiğini, şirket müdürü olan davalı ...'ın şirketi iyi bir şekilde idare edemediğini, davacı ortağa karşı bilgilendirme yükümlülüklerini de ihlal ettiğini, bu sebeplerle davanın kabulü ile davalı şirket müdürünün azlini, davalı şirketin taşınmaz malvarlıklarına ve davalı şirket tarafından satılmış taşınmaz varsa bu taşınmazlar hakkında ihtiyati tedbir konulmasını, esas hakkında karar verilene kadar şirketin temsili ve yönetimi için kayyum atanmasını, olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarının gerçekleştirilebilmesi için kayyum atanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket müdürünün çok önemli yetkilerinin bulunduğunu, şirket müdürünün bu hakları ve yetkileri kullanabildiği için buna uygun hareket etmek zorunda olduğunu, ancak şirket müdürünün şirketi gerektiği gibi yönetebilme kabiliyetine sahip olmadığını, davalı şirket müdürünün müdürlük sıfatının ve yetkilerinin kullanılmasının şirket ve müvekkili açısından çekilmez hale geldiğini, somut koşulların müdürün değiştirilmesi ihtiyacını adil gösterecek düzeye ulaştığı ve her halükarda şirketi zarara uğrattığının ortada olduğunu, şirketin davacı yanın bahsettiği gibi gerçekten kötü yönetildiğini, genel kurul toplantıları yapılamadığını, şirket harcamalarının kalem kalem nereye yapıldığı bilinmediğini, izinsiz taşınmaz satışları da yapıldığını, şirket yönetiminde yolsuzluklar da yapıldığını, harcamaların nereye ve hangi amaçla yapıldığı açıklanamadığını, şirket müdürü olan davalı ...'ın şirketi iyi bir şekilde idare edemediğini, şirket müdürünün azli için gereken şartlar somut olayda gerçekleştiğini, bu sebeplerle görevini yerine getiremeyen şirket müdürünün azline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle şirketin davalı gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirket müdürünün azil talebinde şirketin davalı gösterilmesi hukuka aykırı ve hukuki yarardan yoksun bir iddia olduğunu, davalı şirket açısında hukuki yarar ve husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, arabuluculuk yapılmadan dava açılmış olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini, hali hazırda şirket ortağı olan kişiler İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... mevkiinde bulunan 2 pafta, 72 parsel nolu taşınmazı satın almak istediklerini, ancak taşınmazın alım tarihinde söz konusu arazinin tarı arazi vasfı olması sebebiyle yabancı şahıslara satılmadığından dolayı bu taşınmazı almak için şirket kurmak zorunda kaldığını, işbu taşınmazın alımı için de ortakların davalı şirketi kurduklarını, şirketin kuruluşunun tek ve nihai amacının iş bu taşınmazı satın almak olduğunu, ortakların şirketin başkaca bir iş yapmaması konusunda anlaştıklarını, yine şirketin kuruluş aşamasında sonrasında müvekkilinin yukarıda belirtilen koşullarla şirket ortak olduğunu ve akabinde müvekkilinin Türk vatandaşı olması ve Türkiye'de ikamet ediyor olması sebebiyle şirket müdürü olarak atandığını, şirketin kuruluşunda müvekkilinin şirket ve arsa için hiçbir masrafa karışmayacağı, davacının tek başına şirketin ve gayrimenkulün tüm masraflarını düzenli şekilde ödeyeceğine dair taraflarca anlaşma yapıldığını, müdür olan müvekkiline aylık 500,00-USD ödeneceği ortaklarca kabul edildiğini, yine bu ücrete ek olarak yasa gereği müdüre ikramiye, huzur hakkı, kazanç payı ve diğer mali haklarının de ödenmesi gerekirken bu mali haklar ve 2015 yılından bu yana iş bu alacak ve maaşlarının müvekkiline ödenmediğini, müvekkili şirketin merkez adresi için yer kiraladığını ve 2015 yılından bu yanadır bu yerin kirasını kendi cebinden ödediğini, müvekkilinin 2015 yılından bu yana şirketin ve şirkete ait taşınmaza ait muhasebe giderleri, vergi, stopaj vb tüm giderlerini kendi cebinden ve üçüncü kişilerden borç alarak yapmak zorunda kaldığını, borç aldığı kişilerin müvekkilini sıkıştırmaya ve alacaklarını istemeye başladığını, müvekkilinin bu durumu davacı ve diğer ortaklar Türkiye gelip gitmediği ve ayrıca geldiği zamanlarda bu masraflara dahil olmadığı için tüm masrafları müdür olma vasfıyla kendi yapmak zorunda kaldığını, bu masraflar konusunda davacıya defalarca bildirim yapılmasına rağmen davacının müvekkilini sürekli oyaladığını ve ödemeleri yapmadığını, davacının müvekkiline Bakırköy ... Noterliğinin 09.09.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ihtarda bulunduğunu ve müvekkili tarafından ihtarnameye Beyoğlu ...Noterliğinin 24.10.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile cevap verildiğini, cevabi ihtarnamede haksız ve gerçek dışı iddialara detaylı cevap verildiğini ve uzlaşmak istendiğinin belirtildiğini, ancak davacının tek amacının şirketi ele geçirip hissedarları hakkını gasp etmek olduğunu, zira yukarıda belirttiğimiz gibi normalde müvekkili ve diğer ortaklar taşınmazın 3500 m2 alanına tekabül eden ödemeyi yaptıklarını, davacının hakkının taşınmazın sadece 1500 m2 lik alanına denk geldiğini, ancak davacı şirket hissesinin yüksekliğine güvenerek şirketin yönetimine geçip taşınmazın tamamını alma niyetinde olduğunu, davacının dava öncesi müvekkilini defalarca aradığını ve taşınmazı satmak istediğini beyan ettiğini, bu sebeplerle usule ve esas dair itirazları dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davalı olarak gösterilmiş olsalar da davacının iddialarının haklı olduğunu, şirket müdürünün görevini layıkıyla yerine getirmediğini, şirketin kötü yönetildiği ve genel kurulun yapılmadığı iddialarının da gerçek olduğunu, şirket müdürünün ortaklara karşı bilgilendirme yükümlülüklerini ihlal ettiğini, bu durumun tüm ortakları etkilediğini, müvekkilinin amacının şirketin devamlılığının sağlanması olduğunu, şirket müdürünün yönetimin devamlılığını sağlayamadığını, özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu sebeplerle davalı şirketin taşınmaz malvarlıklarına ve davalı şirket tarafından satılmış taşınmaz varsa bu taşınmazlar hakkında ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirket müdürü ...'ın şirket genel kurul toplantısını yapmadığını, şirketi kötü idare ettiğini, ortaklara gerekli bilgilendirmeyi yapmadığını, izinsiz taşınmaz satışı gerçekleştirdiğini iddia ederek davalı şirket müdürünün azlini ve yeni yönetim için genel kurul toplantılarının yapılabilmesi için şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., davacı iddialarını kabul etmediğini, asıl sorunun davacının taşınmaz alımı için kendi hissesine düşen ödemeyi yapmamasından kaynaklandığını, şirketin devamlılığı için ödenmesi gereken ücretleri de ödemediğini, davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davada şirketin husumetinin bulunmadığını, öncelikle bu nedenle mahkeme aksi kanaate olursa esastan davanın reddini istediklerini beyan etmiştir. Diğer davalılar (... ve ....) ise, davacı iddialarını desteklediklerini, davalı şirket müdürünün üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, şirketin kötü yönetildiğini, genel kurul toplantılarının yapılmadığını beyan etmişlerdir. Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, resen seçilen mali müşavir ve şirketler hukuku uzmanı bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 18/07/2025 tarihli raporda özetle; davalı şirketin dava konusunun kapsamı gereği 2021,2022,2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin incelendiği, defterlerin zorlun yasal açılış tasdiklerinin yapıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlendiği, muhasebe standartları ve tekdüzen hesap planı ilkelerine uygun tutulduğu, ancak kapanış tasdiki zorunluluğu olan yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı, bu nedenle sahibi lehine delil niteliğine haiz olmadığı, şirketin gayri faal olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin aktif çalışan hesaplarının ... hesabı ile genel yönetim giderlerinden kaynaklı alınan faturalar nedeni ile giderleştirmeler ile ilgili muhasebe kayıtlarının olduğunun tespit edildiği, ortaklara borçlar hesabına yapılan kayıtların, davalı ortaklarından ... tarafından yapılmış olan kira ve vergi ödemelerinden kaynaklı gider kayıtlarından oluştuğunun tespit edildiği, davalı şirkete ait tarla vasfında paylı mülkiyet kadı bulunan gayrimenkulün şirketin ticari defterlerinde taşınmaz olarak kaydının bulunmadığı, bu nedenle bilanço kaydi değerinin bilinemediği, şirket kayıtlarında var olmayan ancak gerek davanın taraflarınca kabul edilen gerekse dava dosyasına sunulan belgelerde var olduğu anlaşılan gayrimenkul ile ilgili davalı şirket müdürünce de kabul edildiği üzere taşınmazla ilgili satış yapıldığı ve bu satışın diğer ortaklardan habersiz ve izinsiz yapıldığının anlaşıldığı, davalı şirkette genel kurulun yapılamadığının tespit edildiği, davalı şirkette kar dağıtması kararına konu olabilecek karşın olmadığı, incelenen dönemlerde şirketin gayri faal olduğu ve genel yönetim giderleri sebebi ile zarar ettiğinin tespit edildiği, bu sebeplerle azil şartlarının oluştuğu görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm bu açıklamalar ışığında; davacının davalı ...'nin hissedarı olduğu, diğer davalıların şirketin hissedarı, davalı ...'ın şirket müdürü olduğu, davacının davalı şirket müdürünün azli istemiyle işbu davayı açtığı görülmüştür. Her ne kadar davalı olarak şirketin hissedarları ... ve ... ile ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın müdürün azline ilişkin olduğu ve işbu davanın sadece azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup davada şirketin ve diğer hissedarların pasif husumetlerinin bulunmadığı anlaşılmakla bu davalılara yönelik davanın bu nedenle reddine karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı şirketin gayri faal olduğu, davalı şirkete ait tarla vasfındaki taşınmazın şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, gayri faal görünen şirketin borçlu olmadığı dikkate alındığında ne kadar bir borç için taşınmaz satışı yapılması gerektiğinin tespit edilemediği, şirket kayıtlarında var olmayan ancak gerek dava dosyasındaki belgelerden gerekse de davanın taraflarınca kabul edildiği üzere var olduğu anlaşılan taşınmazın davalı şirket müdürü tarafından satışının yapıldığı ve bu satışın diğer ortaklardan habersiz ve izinsiz olarak yapıldığı, davalı şirkette kuruluşundan bu yana genel kurul toplantısının yapılmadığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında azil şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davalı şirket müdürünün azline karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ..., ..., ...'a yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davalı ...'a açılan davanın KABULÜ ile; davalının davalı ... müdürlüğünden AZLİNE, -Davacının davalı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısını yaparak şirketin yöneticisinin seçilmesini sağlamak üzere davalı şirkete kayyım olarak ATANMASINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar harcından daha önce peşin yatırılan 427,60-TL peşin harcın dürüşülmesi ile eksik kalan 187,80-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar ..., ... ve ... kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 21.882,50-TL yargılama giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, davacı ve davalılar ..., ... vekili yüzlerine karşı, diğer davalılar yokluklarında kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/949, K. 2025/964, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-949-e-2025-964-k-8049e66632b6