İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/940 E. 2024/707 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/940
Karar No
2024/707
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/940 Esas KARAR NO : 2024/707 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2024 KARAR TARİHİ : 15/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Bayındır İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin alacaklıya iddia edildiği şekilde bir borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesinden ( Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla ) talep ve dava ettiği Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/10/2024 tarih ve... karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiş, mahkememizin 2024/387 esasına kaydedilmiştir. Davalı vekilinin 16/10/2024 tarihinde beyan dilekçesi sunduğu, sunulan dilekçede davanın haksız ve yersiz açıldığını, reddine karar verilmesini, %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, davacı tarafın iddialarının tümüyle gerçek dışı olup, tanık beyanına dayanmasına izinlerinin olmadığını, davacı tarafın iddialarını ancak yazılı delil ile ispatlayabileceğini, dava dilekçesinde davalının damadı ile davacının ortaklık kurduğu veya kuracağına değinildiğini, oysa davalının damadının olmadığını ve herhangi bir ortaklık projesi veya gerçekleşmişliğinin de söz konusu olmadığını, takibin durdurulmasına yönelik talebin de yerine olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, tedbir talebinin de reddine, %2'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlığın tespitine ve açılı davanın somut olay bakımından incelenmesine geçmeden evvel talebin dava şartları yönünden incelenmesi gerekmiştir. 7155 sayılı yasanın 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.maddesiyle eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde "(1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmüne yer verilmiştir. 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinde "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2)Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." düzenlemesi getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde yer alan; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmündeki "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibarelerinin, 28/03/2023 tarihli 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesinde yer alan; ''6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.'' hükmü çerçevesinde "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında," şeklinde değiştirildiği, yine aynı Kanunun Geçici 1. maddesinde; ''Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 1/9/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır.'' hükmüne yer verilerek, zorunlu arabuluculuk müessesesinin menfi tespit davaları için 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğinin kararlaştırıldığı, dava dosyası incelendiğinde arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslı mahkememize sunulmadığı gibi, dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğu hususunda herhangi bir beyan ve iddianın da bulunmadığı, belirtilen gerekçeler dahilinde dava açılırken zorunlu dava şartının yerine getirilmediği, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafından zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi talep açısından zorunlu arabuluculuk dava şartına başvurulmadığı anlaşılmakla, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'na eklenen 18/A-2. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yatırılan harçların DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, yatırılan gider avansı kullanılmadığından 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereği DAVACIYA İADESİNE, 4-Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.15/11/2024

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/940, K. 2024/707, T. 15.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-940-e-2024-707-k-f76b16cd0c1b