İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/94 E. 2025/929 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/94
- Karar No
- 2025/929
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/94 Esas KARAR NO:2025/929
DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/12/2016 KARAR TARİHİ:23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davalı ile 13.08.2012 tarihinde 5 yıl süre ile LPG bayilik sözleşmesi yaptıklarını, davalının 2014 yılı Ağustos ayından itibaren neden hiç alım yapmadığının tespiti amacıyla .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.îş dosyası ile 15.05.2015 tarihinde yapılan tespitte davalının işyerinde farklı firmalara ait tüplerin bulunduğunu, vergi levhasının ...'e ait olduğunu, davalının davacıya haber vermeden işyerini kapatması, 3.şahsa devretmesi ve 30 günden fazla süre LPG alımı yapmamasının bayilik sözleşmesine aykırı olduğunu, bu nedenle davalıya ... 17.Noterliğinden 12.06.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname keşide edilmesine rağmen davalının sözleşme koşullarım yerine getirmemesi üzerine ... 17.Noterliğinden 06.08.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmenin sonlandırıldığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davalı mal alımına devam etseydi davacının kar elde etmeye devam edeceğini, davalının sözleşmenin feshine sebep olması nedeniyle davacının kardan mahrum kaldığını, fesih tarihinde ana depo LPG fiyatının 255 TL/ton olduğunu, davalının sözleşmenin 23. maddesine göre davacının zararını karşılaması gerektiğini, ayrıca sözleşmenin 21/b maddesine göre kusurlu davranan bayinin son bir yıl içinde en yüksek LPG alımım yaptığı aya ait ton miktarının kaç adet 12 kğ lık tüpe tekabül ettiği bulunarak 12 kğ lık tüpün 62.00 TL perakende satış fiyatı üzerinden cezai şartın hesaplanmasını, davalının zilyetliğinde 807 adet LPG tüpünün bulunduğunu, bulunacak alacak miktarına avans miktarı üzerinden faiz işletilmesini ,ayrıca davalının cari hesap bakiyesi 291,14 TL olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere davalıdan toplam 5.291,14 TL nin fesih ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, tek taraflı olarak yapılan tespit dosyasını kabul etmediklerini, davalının ağır hastalık sorunları nedeniyle işyerini devredeceğini davacıya bildirdiğini, davacının devir işlemini sözlü olarak onaylaması üzerine işyerini ... bayiliğini devam ettirmesi şartıyla dava dışı ...'e devrettiğini, yine gaz alımına devam edildiğini, davalının vergi kaydını kapattırdığını, ...'in kendi vergi levhasını çıkararak tespit yapılana kadar ... bayiliğini yaptığını, davacının 8-9 ay kadar ...'e gaz satışı yaptığını, bayiliğin devir ve sözleşmenin sona ermesinin tarafların ortak iradesi ile yapıldığını, davacının ....Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş dosyası ile 15.05.2015 tarihinde yaptırdığı tespitte davalının işi bıraktığı yerine ...'in faaliyette olduğunu tespit tarihinde sözleşme ayakta olmadığından akde aykırılıktan söz edilip cezai şart talep edilemeyeceğini, davalının gaz alımını durdurduğu ancak devralman bayiliğe davacının gaz satışına devam ettiği, bu nedenle kar mahrumiyetinden bahsedilemeyeceğini, davacının devir işlemini bildiği ve onayladığını, ...'e makbuz kestiğini, hukukumuzda bayilikle ilgili özel hüküm bulunmadığını. TTK.nun 116.maddesinde belirtilen acentalık sözleşmesinin yazılı yapılmasının şart olmadığını, davacının 8-9 ay gibi süre ile dava dışı ...'e makbuz kesmesi, alış veriş yapmasının sözlü olarak bayilik anlaşmasının yapıldığının kabulü gerektiğini, bu hususun ...'in defter kayıtlarının incelenmesi ile tespit olunacağını, 2014 Ağustos- 2015 Mayıs döneminde gaz alımının devam ettiğini, tespitten sonra gaz alımının durdurulduğunu bu nedenle kar mahrumiyetinden bahsedilemeyeceğini, usul ve yasaya aykırı tespiti yapan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, işyerinde bulunan başka firmalara ait boş tüplerin olmasının yeni müşteri yeni abone kaydı oluşturmak gayretinden kaynaklandığını, 16. maddede belirtilen rekabet yasağına aykırı davranılmadığını, bayide başka marka dolun tüp olmadığını, tespit edilen ... ve ... boş tüplerinin davacı firmanın yan markaları olduğunu, sözleşmede bu hususların yazılı olduğunu, boş tüplerin satışının ve dağıtımın olmadığı bu nedenle sözleşmeye aykırı bir husus olmadığını savunarak bayilik sözleşmesinin ve devrin tarafların ortak iradesi ile yapıldığının ve feshin karşılıklı yapıldığının kabulünü, sözleşmeye aykin davranılmadığından cezai şart oluşmadığı akde aykırı işlem yapılmadığını, davacmın gaz satışına devam ettiği için kar mahrumiyetinin olmadığını, davacının davalıdan cari hesap alacağının olmadığını savunarak , usul ve yasaya aykırı haksız davacının davasının reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin süresiden önce haklı nedenle feshi nedeniyle kar mahrumiyeti talebi, sözleşmenin ihlali nedeniyle cezai şart ve açık hesap bakiye alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra; "Davanın kısmen kabulü ile 291,14 Tl nin 31.12.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karar davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 43. Hukuk Dairesinin 2020/2212 Esas, 2023/1417 Karar sayılı 14/12/2023 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır. Kaldırma ilamında özetle; "Davacı taraf davalının 2014 yılı Ağustos ayından sonra hiç LPG tüpü almadığını belirterek sözleşmeyi feshetmesine rağmen, davalı adresinde tespit işlemini yaklaşık 9 ay sonra 15 Mayıs 2015 tarihinde yaptırmış, davacı tarafça sözleşme 6 Ağustos 2015 tarihinde feshedilmiştir. Bu dönem içinde 3. Kişi ... tarafından aynı iş yerinde davacıya ait tüplerin satışına devam edildiği anlaşılmaktadır. Davacı kendi kayıtlarında davalının 30 gün süre ile LPG tüpü almadığını bilecek durumdadır. Bu haliyle gerek davalının sözleşmeyi ihlal ettiği tarihten gerek fesih tarihinden itibaren süreçte aynı bölgede davacı şirket tarafından yeni bir bayiilik ilişkisinin tesisi için makul süre bulunduğu, bu dönemde zaten davacı tarafın tüplerinin de dava dışı ... tarafından satışının yapıldığı anlaşılmakla davacının kar mahrumiyeti talebinin reddine karar verilmesinde sonucu itibarıyla isabetsizlik yoktur. Ancak taraflar arasındaki sözleşme hükümlerince ceza şart talep edilmesi mümkündür. Davacının haklı sebeple sözleşmeyi feshetmesi durumunda cezai şart ödeneceğinin hüküm altına alındığı, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sözleşmenin davacı tarafça haklı olarak feshedildiği, davacı ihtar ve dilekçesinde bahsedilen tüplerin davacı tarafa 15 günlük sürede teslim edildiğine dair bir belge bulunmadığı, ancak ilk derece mahkemesince dosyadaki veriler ile hesaplama yapılamadığı gerekçesi ile cezai şart talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde depo bayisinden cezai şart hesaplaması için gerekli belgenin istenilmesini talep etmiş ise de mahkemece bu talep yerine getirilmemiştir. Mahkemece sözleşme hükümlerine göre cezai şartın hesaplanabilmesi için gerekli tüm evraklar davacının bildirdiği ... Ltd.Şti.nden istenilmesi, davacının sözleşmeye göre talep edebileceği cezai şart ve hesaplanan cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağı hususlarında ehil bilirkişi heyetinden rapor alınması ve TBK 179 vd. Hükümleri de nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılmasının isabetli görülmediği ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesi gerektiği" gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır. Mahkememizce kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 20/01/2025 tarihli 10 sayfadan ibaret raporunda özetle; Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıya yapılan tüplü lpg satışına ilişkin miktarların tespiti açısından, sözleşme kapsamında, davalının doğrudan alım yaptığı dava dışı ... Ltd. Şti’nin ticari defter ibrazında bulunmadığı, Sayın Mahkemece cezai şart hesabına esas alınmak üzere, davacının 25.07.2024 tarihli beyan dilekçesinde belirttiği Nisan 2014 dönemine ilişkin 26,857ton satış miktarının benimsenmesi durumunda sözleşmenin 21/b maddesi bağlamında 11.563,43TL cezai şart hesaplandığı, Davalının bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesinin 16.11.2018 tarihli müzekkere cevabı ekindeki davalının vergi dairesi kayıtlarına göre davalı 31.08.2014 tarihinde davalının mükellefiyeti terk etmek suretiyle ticari faaliyetine son verdiği, bunun dışında davalının ticarete devam ettiğine dair dosyaya sunulu bir bilgi ve belge olmadığı, bu itibarla cezai şartın davalının ticari hayatının mahvına sebep olup olmayacağı yönünden mevcut dosya kapsamında bir tespite gidilemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 07/08/2025 tarihli 5 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, Taraflar arasındaki sözleşmenin cezaişart hesaplamasına esas 21/b maddesinin lafzı kapsamında cezai şarta ilişkin kök rapordaki görüşün özü aynı perspektif ile aynen muhafaza edildiği, bunun dışındaki gerek davacının gerekse de davalının itirazlarına ilişkin hususlara Kök Rapor'da değinildiği ve ek rapor aşamasında da tarafların yeni bir bilgi ve belge sunmadığı gözetilerek, bu aşamada da, aynı perspektif ile Kök Rapor'daki görüşün özünün muhafaza edildiği, ancak Sayın Mahkemenin HMK 282 gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gözetilerek, Sayın Mahkemenin davacı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu mütalaa edilmiştir. Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 09/12/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporuna karşı sunmuş oldukları itirazlarında belirttikleri gibi bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın teknik olarak hatalı olduğunu, sözleşmenin cezai şarta ilişkin olan 21/b maddesi uyarınca doğru hesaplamanın yapılabilmesi için bayinin son bir yıl içinde en yüksek LPG alımını yaptığı aya ait ton miktarının kaç adet 12 kg'lık tüpe tekabül ettiğinin bulunması ve bu sayının sözleşmenin feshi tarihindeki 12 kg'lık tüpe tekabül ettiğinin bulunması ve bu sayının sözleşmenin feshi tarihindeki 12 kg'lık tüplü LPG perakende satış fiyatının çarpımıyla hesap edilmesi gerektiğini, sözleşmenin haklı feshi doğrultusunda cezai şart, kar mahrumiyeti ve cari hesap alacağı talepleri nedeniyle toplam 141.552,14-TL üzerinden ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte kabulüne, Bilirkişi Raporunun lehe hususlarının hükme esas alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; Taraflar arasında 13/08/2012 tarihli " ... A.Ş LPG Tüplü Bayiliği Anlaşması Ve Genel Şartnamesi" sözleşmesi imzalandığı, 2/c maddesinde Bayiin fiilen iş yerini kapatamayacağı, 3. Maddesi ile "bayi bu sözleşmede yazılı hak ve vecibelerini hakiki veya hükmi başka bir şahsa devredemez ve/veya ortak alamaz" düzenlemesini içerdiği, 19/a maddesi ile Bayinin 30 gün süre ile ...'dan LPG almaması durumu" ...'a fesih yetkisi tanıdığı, 21. maddesi ile bayinin ...'ın süresinden önce sözleşmeyi feshetmesine sebebiyet vermesi halinde a) sözleşme sonuna kadar mahrum kalınacak karı ...'ın talep edebileceği ve b) bayinin son bir yıl içinde ipragazdan aldığı LPG nin en yüksek aya ait ton miktarının sözleşmenin feshi tarihindeki 12 kg'lık tüplü LPG nin perakende satış fiyatı baz alınarak bulunacak LPG perakende satış fiyatı ile çarpımı sonucu bulunacak bedeli cezai şart olarak ödemeyi kabul ettiği, 22. Maddesi ile 13/08/2017 tarihine kadar 5 yıllık süre belirlendiği görülmektedir. Davacı taraf sözleşmenin feshine ve eldeki cezai şart ve kar mahrumiyetine davalının iş yerini kendilerinden habersiz 3. Kişiye devretmesi ve 30 gün süre ile LPG tüpü almamasına dayandırmaktadır. Davacı sözleşmenin feshine dair 06 Ağustos 2015 tarihinde ... 17. Noterliğinden gönderilen sözleşmenin feshine ilişkin bildirimin 6. Maddesi ile mülkiyeti kendilerine ait olan 807 adet tüpün 15 gün içinde ... Adana tüp deposuna iade edilmesini, aksi halde sözleşmenin 22. Maddesine beher tüp için imalat bedeli üzerinden cezai şart talep edileceği ihtar edilmiş, dava dilekçesinde cezai şart talebinin sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı sözleşmenin feshine neden olunmasına bağlamış, cevaba cevap dilekçesinde sözleşmenin 20. maddesi gereği teslim edilmeyen 807 adet tüp bulunduğunu, 15 günde teslim edilmediğinden her bir tüp için imalat bedeli kadar ceza şart talep edildiğini açıklamış, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde de öncelikle tensiple dava dışı ... Ltd.Şti'den fesih tarihindeki tüp imalat bedellerinin sorulmasını talep ettiği görülmüştür. Davacının talebi üzerine .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş dosyası ile 15/05/2015 tarihinde davalıya ait olduğu bildirilen iş yeri, şube ve depo olmak üzere 3 ayrı adreste yapılan tespitte; davacı şirketin ve sözleşmede belirtilen yan markalarının dışında başka markalara ait DOLU TÜP bulunmadığı tespit edilmiştir. Değişik markalara ait boş tüpler bulunsa da boş tüplerin tüketiciye satışının konu olmadığı ortadadır. Bu durumda davalı veya onun iş yerinde ticari faaliyette bulunan 3. Kişinin başka firmalara ait satışa konu olmayan boş tüp bulundurmasının sözleşmeye aykırı bir durum oluşturmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Davalı tarafın vergi dairesi kaydını 31/08 /2014 tarihide sonlandırdığı, davalıya ait işyerinde dava dışı 3. Kişi ... adında kişinin 29/8/2014 tarihinde vergi mükellefi olarak işe başladığı, dava dışı ...'in davalının tüplerinin satışını gerçekleştiren ... Ltd.şti.'nden davacıya ait tüpleri temin ettiği, bu kapsamda 23/09/2014 ve 29/09/2014 tarihli faturaların dosyaya ibraz edildiği, davalının ise davacıya ait satışa konu tüpleri davacının bir başka depo bayisi olan ... Ltd. Şti.'nden temin ederek satışa sunduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça sözleşme hükümlerinin ihlal edilerek, iş yerinin vergi dairesi kayıtlarına göre kapatıldığı, fiili durumda aynı iş yerinde dava dışı ...'in davalı iş yerini kapatmadan önce vergi dairesi kayıtlarında işe başladığı, davalının iş yerini devrettiğini beyan ederek sözleşmenin 3. Maddesindeki yükümlülüğünü ihlal ettiği bu durumda davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği sonucuna ulaşılmaktadır. TBK'nın 126/1. Maddesine göre, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrütü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. Kar mahrumiyeti müspet zararlardan olup sözleşmede aksine hüküm bulunmaması halinde akdin feshinden sonra talep edilemez. Yani ancak sözleşmede kararlaştırılmış olması halinde, sözleşmenin haksız feshinde kar kaybı zararı da istenebilir. Taraflar arasındaki sözleşmedeki düzenlemeler ve TBK'nın 126/1 maddesi uyarınca, bayilik sözleşmesini haklı olarak fesheden davacı, davalının sözleşmenin süresinden önce feshine sebep olan, sözleşmeye aykırılıkları nedeniyle oluşan kar mahrumiyeti zararından sorumludur. Ancak Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre sözleşmenin fesih tarihi ile sözleşme süresi sonuna kadar geçen dönem için değil, davacı şirket tarafından aynı bölgede yeni bir bayiilik ilişkisinin tesisi için geçirebileceği makul süre baz alınarak kar mahrumiyetinin belirlenmesi gerekir. (emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/6242 E. 2022/3579 K. ve 2012/10019 E. 2012/14239 K. Sayılı ilamları) Somut olayda davacı taraf davalının 2014 yılı Ağustos ayından sonra hiç LPG tüpü almadığını belirterek sözleşmeyi feshetmesine rağmen, davalı adresinde tespit işlemini yaklaşık 9 ay sonra 15 Mayıs 2015 tarihinde yaptırmış, davacı tarafça sözleşme 6 Ağustos 2015 tarihinde feshedilmiştir. Bu dönem içinde 3. Kişi ... tarafından aynı iş yerinde davacıya ait tüplerin satışına devam edildiği anlaşılmaktadır. Davacı kendi kayıtlarında davalının 30 gün süre ile LPG tüpü almadığını bilecek durumdadır. Bu haliyle gerek davalının sözleşmeyi ihlal ettiği tarihten gerek fesih tarihinden itibaren süreçte aynı bölgede davacı şirket tarafından yeni bir bayiilik ilişkisinin tesisi için makul süre bulunduğu, bu dönemde zaten davacı tarafın tüplerinin de dava dışı ... tarafından satışının yapıldığı anlaşılmakla davacının kar mahrumiyeti talebinin reddine karar verilmiştir. Cezai şart alacağı yönünden; taraflar arasındaki sözleşme hükümlerince ceza şart talep edilmesi mümkündür. Davacının haklı sebeple sözleşmeyi feshetmesi durumunda cezai şart ödeneceğinin hüküm altına alındığı, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sözleşmenin davacı tarafça haklı olarak feshedildiğinden davacının cezai şart talebinde bulunabileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin 21/b maddesi gereğince cezai şartın hesaplanması amacıyla istinaf ilamı doğrultusunda dava dışı ... Ltd.Şti müzekkere yazılmış ancak ilgili evrakın imha edildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda mevcut delil durumuna göre tarafların ticari defter ve kayıtları esas alınmak suretiyle cezai şart hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi raporunda cezai şart hesaplamasının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak yapılmadığı anlaşılmakla hesaplamanın mahkememizce resen yapıldığı buna göre taraflar arasındaki sözleşmenin 21/b maddesi gereğince davalının son 1 yılda en yüksek LPG alımı 26,857 ton olduğu, 26,857/12 = 2.238,08333 (sözleşmeye göre 12 KG tüp esas alınarak hesaplama yapılması öngörüldüğünden), Nisan 2014'e ait ton miktarının 12 kg'lık 2.238,08333 adet tüpe tekabül ettiği, fesih tarihinde 12 kg'lık tüplü LPG'Nin perakende satış fiyatı 62,00-TL olduğundan 2.238,08333 x 62,00-TL = 138.761,167 TL cezai şart alacağı bulunduğu tespit edilmiş aksi yöndeki bilirkişi hesaplamasına itibar edilmemiş, davalının ticareti terk ettiği anlaşılmakla ticari mahvına sebep olup olmadığı yönünde araştırma yapılamadığından 138.761,167 TL cezai şart bedelinin ve mahkememizce bozma öncesi tespit edilen 291,14 TL cari hesap alacağının dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen KABULÜ ile, 291,14 TL cari hesap alacağı ve 138.761,16 TL cezai şart alacağı olmak üzere toplam 139.052,30 TL’nin 28/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; 2-Karar ve ilam harcı 9.198,66-TL nin peşin alınan ve ıslah suretiyle ikmal olunan toplam 2.417,36-TL den düşümü ile kalan 7.081,30-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, (Bozma öncesi harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise bu harçtan mahsubuna) 3-Davacı tarafından yatırılan 2.446,56-TL peşin, başvuru ve ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 16.354,68-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 16.065,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 2.499,84-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır