İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/919 E. 2025/1024 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/919
Karar No
2025/1024
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/919 KARAR NO : 2025/1024 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/11/2024 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası hasar dosyası açıldığını, 8.718,47-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, sonrasında STK Uyuşmazlık hakem kararı ile değer kaybın 500,00-TL olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle fazladan sebepsiz yere ödenmiş olan (8.218,47-TL - 500,00-TL) 8.218,47-TL'nin müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğini, haksız ödene bedelin iadesi için İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak borçlu davalının haksız yere borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız olduğunu, sigorta şirketinin kendi kararı ile ödediği ödemenin iadesinin talep edilemeyeceğini, sigorta tahkim komisyonu kararının geriye dönük etki yapamayacağını, STK tarafından yapılan yeni değerlendirmeye göre belirlenen 500-TL değer kaybı tazminatının kazanın gerçekleştiği tarihte değil sonrasında bir değerlendirmeye dayandığını, davaya konu edilen 8.218,47-TL tutarındaki tazminatın iadesinin hukuken mümkün olmadığını beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası, 3-Sigorta Tahkim Komisyonun... Karar sayılı dosyası, 4-Dava konusu 04/11/2022 kaza tarihi ve mevcut durum itibarıyla ...plaka sayılı araçlara ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, 5-Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi nezdinde ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, 6-Otomotiv alanında uzman bilirkişinin 30/06/2025 havale tarihli raporu, 7-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, 04/11/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davalı... ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedelinin tazmini amacıyla... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davacı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan 8.718,47-TL tutarındaki ödemenin, Sigorta Tahkim Komisyonunun... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde araçta oluşan değer kaybı bedelinin 500,00-TL olduğunun tespit edilmesi çerçevesinde fazla ödendiği iddia edilen 8.218,47-TL değer kaybı bedeli tazminatının sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde tahsili amacıyla davalı aleyhinde başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptaline karar verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının...Anonim Şirketi, borçlunun ...olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı aleyhine 8.218,47-TL asıl alacak, 581,60-TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 8.800,07-TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafından süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı BK)’nun konuya ilişkin 61 ve devamı maddelerindeki (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (Benzer hüküm 6098 sayılı TBK)’nun m. 77 vd.yer almıştır.) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Bu genel açıklamadan sonra sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmesi için aranan şartların açıklanmasında yarar görülmüştür. Birinci şart; taraflardan birisinin malvarlığında bir eksilmenin vukubulmasına karşı, diğerinin malvarlığında bir çoğalmanın gerçekleşmiş olmasıdır. Bir malvarlığındaki eksilme, aktifin azalması ya da pasifin çoğalması şeklinde olabileceği gibi, aktifin çoğalmasına ya da pasifin azalmasına engel olma yoluyla da gerçekleşebilir. İkinci şart; sözü edilen eksilme ile çoğalma arasında bir illiyet bağının bulunmasıdır. Üçüncü şart, yine sözü edilen azalma ile çoğalmanın haklı bir sebebe dayanmamasıdır. Taraflardan biri, diğerine hükümsüz bir sözleşme gereğince misli mahiyette bir şey vermişse muteber olmayan sebebe dayanan bir iktisap söz konusudur. Sözleşmedeki şekil noksanlığı, fiil ehliyetsizliği, imkansızlık, hukuka veya ahlaka aykırılık, muvazaa gibi sebepler, butlan nedeniyle kazandırmayı geçersiz kılan sebepler olduğundan bu durumlarda kazandırma geçerli hukuki sebebe dayanmamaktadır. Dördüncü şart; vukubulan iktisabın (çoğalmanın) sebepsiz iktisap kuralları dışında, özel bir hukuk kuralına dayanılarak iadesi mümkün olmamalıdır. Zira böyle bir imkan varsa artık sebepsiz iktisap kuralları değil, sözü edilen özel kurallar uygulanır. İadenin; istihkak davası, haksız inşaat sebebiyle tazminat davası, sözleşmenin ifası davası, sözleşmeden dönme sebebiyle iade davası, vekaletsiz iş görmeye dayanan iade davası gibi yollarla gerçekleştirilmesi mümkünse, artık sebepsiz iktisap kurallarına başvurulamaz (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7.Baskı, İstanbul 1993, s. 734-738). Bu tür işlemlerde amaç; davalının edindiği çoğalma sonucu, tüm malvarlığında meydana gelen artışın iadesinden ibarettir. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı sigorta şirketi nezdinde... plakalı araç açısından düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ödeme evrakları, davacıya ait araca ilişkin olarak düzenlenen tramer kayıtları, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil kayıtları, dava konusu araca ait tamirat evrakları, Sigorta Tahkim Komisyonunun ...Karar sayılı dosyası ve sair hususlar göz önünde bulundurularak; dava konusu olan ve 04/11/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucunda davalıya ait ...plakalı araçta meydana gelen hasar neticesinde oluşan değer kaybı bedelinin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek, davacı sigorta şirketi tarafından davalı tarafa yapılan ödemelerin makul olup olmadığı, fazla ödeme bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar fazla ödeme yapıldığı hususları ile sair hususların belirlenmesi suretiyle düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, otomotiv alanında uzman bilirkişi 30/06/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davaya konu...model, ... şasi numaralı...marka ticari kullanımlı davaya konu aracın, 04.11.2022 tarihli kazası sonrası oluşan değer kaybı bedeli ile ilgili olarak; 2016 model aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, Kasım 2022 kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 204.000,00-TL ile 208.000,00-TL olduğu, ortalama değerinin 206.000,00-TL olduğu Yargıtay 17 HD.nin Gerçek zarar ile ilgili "gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (215.000,00-TL) onarım sonrası rayici (206.000,00-TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın, piyasa koşullarında değer kaybının 9.000,00-TL olduğunu mütalaa etmiştir. Davacı vekilinin otomotiv alanında uzman bilirkişinin 30/06/2025 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, raporun dava konusu aracın geçmiş hasar kaydı gözetilerek, dava konusu aracın kazadan önceki hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri arasındaki fark esas alınmak suretiyle hesaplandığı anlaşılmakla reddi hususunda ara karar tesis edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Dosya, ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, Sigorta Tahkim Komisyonun... Karar sayılı dosyası, dava konusu 04/11/2022 kaza tarihi ve mevcut durum itibarıyla... plaka sayılı araçlara ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, otomotiv alanında uzman bilirkişinin 30/06/2025 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, 04/11/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davalı... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedelinin tazmini amacıyla... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davacı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan 8.718,47-TL tutarındaki ödemenin, Sigorta Tahkim Komisyonunun... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde araçta oluşan değer kaybı bedelinin 500,00-TL olduğunun tespit edilmesi çerçevesinde fazla ödendiği iddia edilen 8.218,47-TL değer kaybı bedeli tazminatının sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde tahsili amacıyla davalı aleyhinde başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptaline karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir.... İcra Dairesini... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı aleyhine 8.218,47-TL asıl alacak, 581,60-TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 8.800,07-TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafından süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, 04/11/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davalı ...plakalı araçta hasar meydana geldiği, hasarın onarım bedelinin 33.661,23-TL olduğu, hasar sebebiyle araçta değer kaybı oluştuğu, aracın kazadan önceki hasarsız halinin ikinci el rayiç değerinin kaza tarihi itibarıyla 215.000,00-TL, kazadan sonraki hasarlı halinin ikinci el rayiç değerinin ise kaza tarihi itibarıyla 206.000,00-TL olduğu, bu kapsamda oluşan değer kaybı bedelinin 9.000,00-TL olduğu,... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davacı... Anonim Şirketi tarafından yapılan 8.718,47-TL tutarındaki ödemenin makul olduğu, fazla yapılan ve davalının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet veren bir ödeme bulunmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlayamadığı anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı...Anonim Şirketinin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8.800,07-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Anonim Şirketine verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/919, K. 2025/1024, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-919-e-2025-1024-k-26a12a1975cf