İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/909 E. 2026/337 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/909
- Karar No
- 2026/337
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/909 KARAR NO : 2026/337
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/12/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2026
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı --- poliçe numarasıyla ZMM poliçesi ile sigortalı ---- plakalı dava dışı --- sevk ve idaresindeki araç, 23/05/2024 tarihinde geri geri manevra yaptığı esnada müvekkiline ait ----- plakalı araca önden çarparak maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu, Kazanın meydana gelmesinde karşı aracı kullanan sürücü % 100 oranında kusurlu olduğunu, reel değer kaybı bedelinin tazmini talebi olarak meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkiline ait araçta değer kaybının oluştuğunu, Müvekkiline ait ---- plakalı araç ---- model ----- paket olup kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedeli yüksek olduğunu, İş bu dava öncesi bakiye reel değer kaybı tazmini için 27/11/2024 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, AİHM (28 Ocak 2020 tarihli ------Başvuru Numaralı 19/3/2024 tarihli) kararlarında da haklı olarak vurgulandığı üzere taraflar arasında dengenin sağlanması gerektiğini, Alacaklının uğradığı maddi kaybın telafisi için faiz talebi (yasal veya avans faizi fark etmemekte) genellikle enflasyonun altında kaldığını, HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davalarının kabulünü, Şimdilik, 100,00-TL reel değer kaybı bedeli tazminatının poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt tarihi olan 23/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faiz ile birlikte tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçe mevcut olmasının, olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulmasının gerektiğini, Öncelikle zamanaşımı itirazını sunduklarını, ZMMS belirtilen belgeler ile birlikte sigortacıya yazılı olarak başvuru yapılması ve 15 günlük bekleme süresi öngörülmüş olduğunu, söz konusu sürenin sigortacı tarafından faydasız geçirilmesi halinde yasal işlemlere başvurulabileceği düzenlendiğini, Usulüne uygun olarak (eksik evrak vb) başvuru yapılmadan ve/veya bekleme süresi geçirilmeden yasal yollara başvurulması halinde başvurunun usulden reddine karar verilmesini, Müvekkili sigorta şirketi 23.05.2024 tarihli kazaya ilişkin olarak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında sorumluluğunu yerine getirildiğini, Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket tarafından; ------ 90.544,16 TL rücu ödemesi yapıldığını, Davacının zararı kaza tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuata göre tamamen karşılanmış olduğunu, müvekkili şirketi sigorta poliçesi kaynaklı sorumluluğunu yerine getirdiğini, İşbu sebeple huzurdaki davanın reddi gerektiğini, Kazanın meydana geldiği 2023 yılı itibarıyla poliçe teminat limiti 200.000,00 TL olduğunu, Söz konusu limitin üzerinde kalan tutardan müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı tartışmasız olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, Zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlandığını, Sigortacı ise , KTK ve Genel Şartlar mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğini, Böyle bir halde zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işletenin sorumlu bulunması gerektiğini, Davacının belirsiz / kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, Esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddini, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesine talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tramer kayıtları, trafik tescil kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 23/05/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, Davalı ----- numaralı Motorlu Kara Taşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bulunan ----- plakalı araç ile davacıya adına kayıtlı ----- plakalı araç arasında 23/05/2024 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumları, davacının davalıdan değer kaybı talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Davalı vekilince 13/02/2026 tarihli dilekçesi ile; dosyada talep edilen tüm zararların giderildiğini, değer kaybı bedeli bakımından hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili yargılama devam ederken 15/04/2026 tarihli duruşmada; davanın konusuz kaldığını, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 331/1 hükmüne göre "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." 6100 sayılı HMK'nun 331/1 hükmüne göre "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın trafik kazası nedeni ile maddi tazminat davası olduğu, yargılama sırasında davalı tarafça davacıya ödeme yapıldığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Yapılan ödeme ve dosyadaki delillerden davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu kanaati mahkememizde hasıl olmuş, davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediği nazara alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin talep olmadığından davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.