İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/886 E. 2025/1148 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/886
- Karar No
- 2025/1148
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/886 Esas KARAR NO : 2025/1148
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında konusu Güvenlik Sistemi Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında cari ilişki ortaya çıktığını, işbu sözleşme uyarınca müvekkil şirketin üstüne düşen montaj kurulum ve kiralama edimini yerine getirdiğini ancak davalının hizmet bedelini ödemekten imtina ettiğini, davalının ödenmemiş olan 104.880,78 TL'lik cari hesap alacağına ilişkin tutarın cari kayda yansıtıldığını ancak borçlu tarafından işbu miktarın ödenmediğini, işbu davanın ikame edilmeden önce dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını, davalı ile arabuluculuk sürecinin 04.03.2024 tarihinde anlaşamama ile son bulduğunu, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinden doğan 104.880,78 TL cari hesap alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, davacı tarafından sözleşme ile kararlaştırılan bedelden daha fazla bir bedel istenmesi ve fatura düzenlenmesi sebebiyle Silivri .... Noterliğinin ... yevmiye ve 06.06.2022 tarihli ihtarnamesi sözleşmenin feshedildiğini, fesih tarihinden itibaren sözleşmesel yükümlülüklerinin son bulduğunu ve herhangi bir borç yükümlülüğünü doğuracak bir işlem ya da yükümlülük altına girmediklerini beyan ettiklerini, açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemlidir. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-Silivri .... Noterliği, b-Silivri .... Noterliği, c-Silivri Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkereler yazılmıştır. 3-Mahkememizce SMM bilirkişiden alınan raporda özetle; ''Davacı tarafın 2021-2022-2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 2021-2022-2023 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Ticari defter ve kayıtlara göre dava tarihi itibariyle taraflar arasında 58.195,06 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın tarafların ticari defterlerinde yaptığı farklı 163,42 TL yuvarlama kayıt işlemleri ile davalı tarafın ticari defterlerine yaptığı tek taraflı 58.031,64 TL tutarlı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, Davalı tarafın ticari defterlerine yaptığı 58.031,64 TL tutarlı kayıt işleminin 2 adet işlemden kaynaklandığı, davalı tarafın kendi lehine yaptığı 1 adet ve 81.374,50 TL tutarlı, davacı taraf lehine 1 adet ve 23.342,86 TL tutarlı kayıt işlemi yaptığı, Davalı Tarafın Tek Taraflı Kayıt İşlemleri 23.342,86 TL tutarlı kayıt işlemi, davalı tarafın davacı taraf lehine yaptığı kayıt işlemi için dosya muhteviyatına sunulan herhangi bir belge olmadığı, 81.374,50 TL tutarlı kayıt işlemi, davalı tarafın kendi lehine yaptığı iş bu kayıt işleminin ilk olarak davacı tarafa düzenlediği 11.08.2022 tarihli, ... numaralı ve KDV dahil 81.374,49 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, faturanın açıklama kısmına “KAMERA SİSTEMİ KİRA GİDERLERİ*CAYMA BEDELİ*8.5 TEKNİK SERVİS HİZMET BEDELİ” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, iş bu faturaya istinaden daha sonra davacı tarafın 30.09.2022 tarihli, ... numaralı ve KDV dahil 81.374,49 TL tutarlı faturayı düzenlediği, faturanın açıklama kısmına “KAMERA SİSTEMİ KİRA GİDERLERİ*CAYMA BEDELİ*8.5 TEKNİK SERVİS HİZMET BEDELİ” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, en son davalı tarafın 13.02.2023 tarihli, ... numaralı ve KDV dahil 81.374,50 TL tutarlı faturayı düzenlediği, faturanın açıklama kısmına “KAMERA SİSTEMİ KİRA GİDERLERİ*CAYMA BEDELİ*8.5 TEKNİK SERVİS HİZMET BEDELİ” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, 2022 yılına ait tarafların birbirine karşılıklı olarak düzenlediği 2 adet ve 81.374,49 TL tutarlı faturanın tarafların ticari defterlerine karşılıklı olarak kayıt edildiği, davalı tarafından dosya muhteviyatına sunulan 2022 yılı BS-BA Formu ile beyan edildiği, 2023 yılına ait ve sadece davalı tarafından düzenlenen 1 adet ve 81.374,50 TL tutarlı faturanın sadece davalı tarafın ticari defterlerine kayıt edildiği, davalı tarafın dosya muhteviyatına sunulan 2023 yılı BS-BA Formu beyanlarında şubat ayı BS formunun olmadığından beyan edilip edilmediğinin tespit edilemediği, Dosya muhteviyatına sunulan 30.06.2021-25.01.2022 tarihli güvenlik sisteminin temin kurulum montaj ve kiralama sözleşmesinin konusunun, müşterinin belirleyeceği veya ileride müşterinin talebi üzerine değişecek mekânda, müşterinin istekleri doğrultusunda tasarlanmış ve mülkiyeti ...'e ait olan cihaz ve ekipmanlar ile elektronik güvenlik sistemlerinin temini, tesisi, sözleşme süresince müşteriye kiralanmasını düzenlemek olduğu, iş bu sözleşmede davacı tarafın hizmeti veren, davalı tarafın müşteri konumunda yer aldığı, 06.06.2022 tarihli, ... yevmiye madde numaralı ve Silivri .... Noterliğinin ihtarnamesi ile davalı tarafın, taraflar arasında güvenlik kamerası hizmeti hususunda sözleşme akdedildiğini, davacı tarafından sözleşmede kararlaştırılan bedelden daha fazla tutarda fatura kesildiğini, otomatik ödeme ile davacı tarafa fazladan ödenen 10.000,00 TL tutarın iadesini, sözleşmenin feshedildiğini ve fesih tarihinden itibaren herhangi bir işlem yapılması durumunda her türlü yasal haklarını kullanacaklarını ihtar ettiği, tebliğ mazbatasında ihtarnamenin 08.06.2022 tarihinde tebliği edildiği, 21.02.2023 tarihli, ... yevmiye madde numaralı ve Silivri .... Noterliğinin ihtarnamesi ile davalı tarafın, kendi düzenlediği 14.02.2023 tarihli, ... numaralı ve KDV dahil 81.374,50 TL tutarlı faturaya itiraz ettiği ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 06.06.2022 tarihli, ... yevmiye madde numaralı ve Silivri .... Noterliği ihtarnamesi fesih edildiğini, fesih tarihinden itibaren hiçbir faturayı kabul etmediklerini ihtar ettiği, tebliğ mazbatasında ihtarnamenin 21.02.2023 tarihinde tebliği edildiği, Netice itibariyle, davalı tarafın düzenlediği 81.374,50 TL tutarlı iade faturasının içeriğini ispat etmesi gerektiği, dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 104.880,78 TL asıl alacağı talep edebileceği, davacı tarafın dava tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı, dava tarihinden itibaren yıllık ticari reeskont avans faizini talep edebileceği,'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. -Mahkememizce res'en seçilen hesap uzmanı bilirkişi raporunda özetle; ''Öncelikle imzasız bir abonelik sözleşmesi dayanağında sözleşme ile akdedilmiş cezai şartların borçlusu rızası - kabulü dahilinde olmadığı ile yersiz olduğu değerlendirilmiş olup; Aksi kanaatte ise; Davalı kiracı yönünden 60 ay vadeli taahhüt süresi dolmadan süresinden önce sözleşmenin feshedildiği kabulde; Kurulum Ücret, 3.299,00 TL İndirimsiz Abonelik Farkı 2.267,06 TL Söküm Ücreti 2.542,35 TL İle toplamda 8.108,41 TL sözleşme cezai şart koşulunun var olduğu ile davalıdan otomatik ödeme ile tahsil edilmiş 10.000,00 TL üzerinden (10.000,00 - 8.108,41) ile 1.891,59 TL fazla tahsil edilmekle tahsil tarihinden itibaren avans faizi ile davacı tarafından davalıya iade edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Cayma bedeli, her ne kadar imzasız bir abonelik sözleşmesi dayanağında faturalandırılmışsa da işbu dayanak abonelik sözleşmesi incelenmiş ve cayma bedeline ilişkin akdedilmiş bir cezai koşul, nasıl belirleneceğinin ve hangi kiralama tutarının dikkate alınacağı görülememiş olup; Sayın Mahkeme aksi kanaate ise işbu 24 aylık taahhüt süresi yönünden taahhüt edilmekle terk edilen sözleşmenin kalan 17 aylık kiralama dönemi için indirimsiz aylık kiralama bedeli üzerinden talep edilebilecek cayma bedelinin 38.314,31 TL olması gerektiği hesaplanmıştır.'' 5-Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı açmış olduğu dava ile; davalı ile davacı arasında hizmet sözleşmesi olduğunu bu kapsamda davalıya yansıtılan abonelik bedelleri ve sair bedellerden kaynaklı olarak cari hesap alacağı olduğunu, davalı tarafından borcun ödenmediğini belirterek alacak davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ilişkinin davacının anlaşılan bedelden fazla abonelik bedeli yansıtması nedeniyle feshedildiğini ve noterden ihtarname gönderildiğini, fesih tarihinden sonraki faturaların kabul edilmediğini davacının alacak talebinde bulunamayacağını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Öncelikle taraflar arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, davacı tarafından 2 ayrı yazılı sözleşme delil olarak Mahkememiz dosyasına sunulmuş ise de söz konusu sözleşmelerde davalının imzasının olmadığı, davalı vekili tarafından sunulan aşamalardaki beyanlarda söz konusu yazılı sözleşmelerin kabul edilmediği anlaşılmaktadır. Buna karşılık tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi ilişkisinin olduğu anlaşılmakta olup, söz konusu sözleşmenin içeriğinin, fiyatların ve koşularını ispat yükü ise davacı üzerindedir. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Bu bağlamda davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiye yönelik olarak sözleşme şartlarını yazılı bir sözleşme ile imzalayamadığı, davacı tarafından sunulan yazılı sözleşmelerde davalının imzasının olmadığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda Mahkememizce 09.05.2024 tarihli ara karar ile davacının cari hesap alacağına yönelik talepte bulunduğu 81.374,49-TL tutarlı faturasının içeriğinin açıklanması istenmiş olup, davacı vekili beyan dilekçesinde fatura içeriğini açıklamış ve ilgili fatura bedellerinin "alarm ürün kiralama ve sözleşme bedeli, cayma bedeli ve teknik servis hizmet bedeli" alacak kalemlerinden oluştuğu davacının sunduğu fatura örneklerinden anlaşılmıştır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı anlaşılmakta olup, davacının delil olarak sunduğu yazılı sözleşmedeki "alarm ürün kiralama ve sözleşme bedeli, cayma bedeli ve teknik servis hizmet bedeli" şeklindeki alacak kalemlerini talep edemeyeceği anlaşılmaktadır. Zira davalı tarafından söz konusu bedellerin kabul edildiğine dair davacının yazılı bir delili bulunmamakta olup, davalı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde bu bedellerin ve cezai şartın fesih halinde davacıya ödeneceğine dair davalının bir kabulü bulunmamaktadır. Bu bağlamda davacının 81.374,49-TL tutarlı faturasına konu ettiği "alarm ürün kiralama ve sözleşme bedeli, cayma bedeli ve teknik servis hizmet bedeli" şeklindeki alacak kalemlerini ve cezai şart alacağını sözleşmenin feshi halinde davalıdan talep edebileceğine yönelik olarak yazılı belge ile ispatlayamadığı gibi davalının da söz konusu alacak kalemlerini kabul ettiğine dair bir delilin ve tarafların anlaştığına dair bir delilin davacı tarafından sunulamadığı, ilgili bedellerin 6100 sayılı HMK gereğince tanıkla ispat sınırını aştığı gibi yazılı delil ile ispatlanması gerektiği anlaşılmakla davacının söz konusu cari hesaba konu ettiği 81.374,49-TL tutarlı faturasına ilişkin alacağını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları SMM bilirkişiye inceletilmiş olup; tarafların ticari defter ve kayıtlarının usul ve yasaya uygun tutuldukları, yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı sahibi lehine delil vasfına haiz oldukları tespit edilmiştir. Davalı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin 06.06.2022 tarihli ihtarname ile feshedildiği anlaşılmakta olup, tarafların ticari defterleri incelendiğinde davacı tarafından davalıya en son 03.06.2022 tarihinde fatura kesildiği, 03.06.2022 tarihi itibariyle taraf defterlerinin uyumlu olduğu bu tarihe kadar davacı tarafından davalıya kesilen faturaların tarafların defter ve kayıtlarına işlendiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin fesih tarihi olan 06.06.2022 tarihinden önceki davacı ve davalının defter kayıtlarına bakıldığında; davalının davacıya 19.120,38-TL' borçlu olduğu anlaşılmakta olup, bu tarihten sonra davalı tarafından davacıya yapılmış herhangi bir ödeme bulunmamaktadır. 06.06.2022 tarihinde ise taraflar arasındaki ticari ilişki davalı tarafından feshedilmiş olup, davacının bu tarihten sonra davalıya ilişkinin feshi nedeniyle herhangi bir fatura kesemeyeceği, sözleşmenin davalı tarafından feshinden sonra davacının davalıdan taraflar arasındaki feshedilmiş ticari ilişkiye yönelik abonelik bedeli tahakkuk ettiremeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda davalı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin 06.06.2022 tarihinde noter ihtarnamesi ile feshedildiği, ihtarnamenin davacıya tebliğ edildiği, feshin tek taraflı yenilik doğuran hak olup karşı tarafa ulaştığı andan itibaren ileriye yönelik olarak etki göstereceği, feshe yönelik noter ihtarnamesinin davacıya tebliğ edildiği tarih olan 08.06.2022 tarihinden itibaren feshedilmiş ticari ilişki kapsamında davacının davalıya abonelik bedeli tahakkuk ettiremeyeceği, davacının ancak fesih tarihinden önce tahakkuk etmiş bedelleri talep edebileceği, fesih tarihinden önce tarafların en son 03.06.2022 tarihinde ticari defterlerine kayıt yaptıkları ve 03.06.2022 tarihi itibariyle davalının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya 19.120,38-TL borçlu olduğu ve bu tarih itibariyle tarafların defter ve kayıtlarının uyumlu olduğu, davacı tarafından davalıya kesilen bu tarihe kadarki tüm faturaların davalı tarafından defter kayıtlarına işlendiği anlaşılmakla davacının 19.120,38-TL alacağını talep edebileceği, fesih tarihinden sonra ise taraflar arasındaki ticari ilişkiye yönelik abonelik bedeli tahakkuk ettiremeyeceği, diğer cezai şart ve kurulum, teknik servis ücreti alacakları yönünden ise bu bedeller hususunda tarafların anlaştığına yönelik davacının davalı tarafından imzalanmış bir sözleşme sunamadığı ve yazılı belge ile ilgili bedelleri ispatlayamadığı, davalının da kabulünde olmadığı anlaşılmakla 81.374,49-TL tutarlı fatura içeriğini ve alacağını ispat edemediği anlaşılmakta olup, sonuç olarak davacı tarafından ispatlanabilen davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi feshettiği 06.06.2022 tarihi öncesine ilişkin olarak muaccel olmuş abonelik bedellerinin ancak davacı tarafından talep edilebileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 19.120,38-TL alacağın temerrüt tarihi olan 17.09.2024 dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre hesaplanacak faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin alacak talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, -Buna göre; 19.120,38-TL'nin 17.09.2024 dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre hesaplanacak faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.306,11-TL harçtan peşin alınan 1.791,11-TL harcın mahsubu ile artan 485,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 656,30-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise ( 2.943,70-TL) davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 1.306,11-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.733,71-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 15.407,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.808,88-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 19.120,38-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip ... E¸
Hakim ... E¸