İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/878 E. 2025/940 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/878
- Karar No
- 2025/940
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/878 Esas KARAR NO : 2025/940
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 K.YAZIM TARİHİ : 08/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Şirketi adına kayıtlı aracın yaptığı manevra neticesinde hasarlanması sonucunda Müvekkili şirketin zarara uğradığını, müvekkili aracının uğradığı hasarı kendisini tamir ettirdiğini, müvekkilinin aracın hasar onarımını yaptırdıktan sonra 04.09.2024 tarihinde sattığını, ancak müvekkilinin aracının uğradığı zarar neticesinde yaşadığı değer kaybı mevcuttur. Her ne kadar araçtaki hasar giderilmişse de tayin olunacak bilirkişi marifetiyle Müvekkilin aracının uğradığı değer kaybı miktarının tespiti mümkün olacaktır. Nitekim Müvekkilin aracı satış tarihi itibariyle aracın piyasa emsali belirlenebilir bir değerdir. Bununla beraber Müvekkilin aracının hasar görüntüleri ve satış bedeli de dosyaya sunuludur. Buna göre Müvekkilin uğradığı değer kaybı miktarı bilirkişi marifetiyle tespit edileceğinden şu aşamada bu talebimizi belirsiz alacak davası olarak talep etmekteyiz. Bu sebeple haklı davamızın kabul edilerek Davalı şirketin hukuka aykırı davranışı neticesinde Müvekkilin uğramış olduğu zararın tazminini talep etmekteyiz. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosyada bahsi geçen kamera görüntülerinin davacı şirketin aracının arka kısmını gösterdiğini, aracın hasar aldığını söyledikleri ön kısmını göstermediğini, Davacı şirkete ait söz konusu aracın kim tarafından kullanıldığının belirsiz olduğunu, Söz konusu hasarlı aracın daha öncesinde hasarlı olup olmadığı belirsiz olduğunu, Araçtaki hasarın müvekkili şirketten kaynaklı olduğunu düşünmesi halinde davacının bu iddialarını daha geniş kapsamlı bir kamera kaydı ile desteklemesi gerektiğini, düşüncelerinin davacı taraf, zaten daha öncesinde hasarlı aracını müvekkil şirket aracı arkasına park etmiş ve bu şekilde haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını, Davacı şirket aracının iddia olunan kazadan önceki muayenesi ve herhangi bir onarım yaptırıp yaptırmadığına dair detaylı araştırma yapılması, kamera görüntülerinin hasarlı alanı net bir şekilde gösterir olması gerektiğini bu nedenlerle haksız ve dayanaksız davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; dava konusu hasarın meydana gelmesine neden olan trafik kazasında tarafların kusur durumu; davacıya ait araçta meydana gelen hasar tutarı; davacının aracında değer kaybı olup olmadığı; oldu ise tutarı ile nihayetinde davacının davalıdan talep edebileceği toplam maddi tazminat tutarının ne olduğu husularında toplandığı tespit edildi. Mahkememizin 25/03/2025 tarihli celsesinde dinlenilen tanık ....: "ben davacı şirkette yaklaşık 2-3 yıldır çalışmaktayım, davacı şirketin araç alım satım ve bakım işlerine ben bakmaktayım, dava konusu araçta herhangi bir hasar yoktu, kamera kayıtlarından da görüleceği üzere davalıya ait aracın dava konusu araca çarpması üzerine araçta hasar meydana gelmiştir, kaza sonrası davalı şirket ile görüşme sağlandı hatta kaza tespit tutanağı tutulması yönünde anlaşıldı ancak davalı şirket daha sonra bundan vazgeçti, kaza öncesi ve sonrası aracı kaza gününde gördüm, kaza sonrası davalı ile yapılan görüşmeleri ben bizzat yapmadım ancak ben yapıldığını biliyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosyaya sunulan 14/04/2025 tarihli bilirkişiler ... ve .... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; 1. Kusur yönünden; a. Davalı firmaya ... plakalı aracın sürücüsü %100 (yüzde Yüz) oranında kusurludur. b. ... plakalı araç sürücüsünün veya işleteninin kusuru bulunmamaktadır. 2. Maddi hasar yönünden; a. ... plakalı aracın onarım bedeli olarak belirtilen KDV dahil 30.000 TL'nin uygun olduğu değerlendirilmektedir. b. Onarım bedelinin ... plakalı araç sürücüsünün kusuruna denk gelen kısmı (30.000 TL x %100) yine 30.000 TL olarak hesaplanmaktadır. 3. Değer kaybı yönünden; a. ... plakalı aracın değer kaybı zararının 100.000 TL olacağı değerlendirilmektedir. b. Değer kaybı zararının ... plakalı araç sürücüsünün kusuruna denk gelen kısmı (100.000 TL x %100) yine 100.000 TL olarak hesaplanmaktadır. 4. Davacı vekilince gerek maddi hasar gerekse değer kaybı yönünden olay (22.07.2024) tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi talep edilmiştir. Yargıtay uygulaması özetle "trafik kazalarında işleten ve sürücü yönünden faiz başlangıcının olay tarihi olduğu" hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; söz konusu kanunun 88/1. maddesi; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. " söz konusu kanunun 90. maddesi ise; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" denilerek haksız fiil sorumluluğu belirlendikten sonra anılan Kanun'un 61. maddesi "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü içermekte olup buna göre zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve zorunlu sigortacı zarar görene karşı haksız fiil hükümleri çerçevesinde müteselsilen sorumludurlar. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ve sigortalısının kusuru oranında olacağı açıktır. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararına göre; "...Makine Mühendisi bilirkişi tarafından sunulan raporda, araçta meydana gelen değer kaybının neye göre hesaplandığı belli değildir. Dairemizin formülüne göre "aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının hesaplanması” gerekmektedir. Buna göre aynı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz gerekçe ile araç değer kaybına ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..." Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından, maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile davalının maliki olduğu ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazası sonucunda maliki olduğu aracın zarar gördüğü iddiası ile kaza neticesinde aracında meydana gelen değer kaybı ve onarım bedeli istemli olarak huzurda görülen tazminat davası açılmıştır. Mahkememizce davacı tanığı dinlenilerek uyuşmazlık konusu hakkında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; davalıya ait ... plakalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta onarım bedeli olarak belirtilen KDV dahil 30.000,00 TL'nin uygun olduğu ve söz konusu araçtaki değer kaybı zararının 100.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından bilirkişi raporu doğrultusunda 27/06/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile dava değeri toplam 130.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu ve tanık beyanı doğrultusunda davalının maliki olduğu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğu, davacının 30.000,00 TL onarım bedeli ve 100.000,00 TL değer kaybı tazminatını davalıdan işleten sıfatıyla talep edebileceği mahkememizce kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle açılan davanın kabulü ile 30.000,00 TL onarım bedeli ve 100.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 130.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 22/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile 30.000,00 TL onarım bedeli ve 100.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 130.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 22/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 8.880,30-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.223,99-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.656,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 513,99-TL Peşin/Nisbi Harç, 1.710,00-TL Tamamlama Harcı, 14.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 888,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 17.540,09TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı