İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/876 E. 2026/199 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/876
- Karar No
- 2026/199
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/876 Esas KARAR NO : 2026/199
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 24/10/2024 KARAR TARİHİ : 27/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2026 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından .... no.lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan, davalı ... Turizm Otomotiv Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'nin maliki olduğu ... plakalı aracın, dava dışı ... sevk ve idaresinde, 07.11.2017 tarihinde .... (ters yönde) seyir halindeyken dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca plakalı araca %100 kusuru ile çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davaya konu olaya ilişkin olarak görevli polis memurlarınca düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında kazanın oluşumu: "(...) Sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... (ters yönde) seyir halinde iken .... otobüs durağı karşısına geldiğinde aracını durduramayarak aracının ön kısımları ile kendi yolunda seyir halinde bulunan sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın ön kısımlarına çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği kaza yeri incelemesi ve sürücü beyanlarından anlaşılmıştır.... plaka sayılı araç sürücüsü sürücü kusurlarından 17/1-c kusurunu ihlal ettiği kanaatine varılmıştır." şeklinde anlatıldığını, Trafik Kazası Tespit Tutanağından da anlaşıldığı üzere müvekkil şirkete sigortalı bulunan ... plakalı aracın sürücüsü ...., dava konusu kazaya %100 kusuru ile sebebiyet verdiğini, kaaza sonrasında yapılan alkol kontrolünde ise ... plakalı aracın sürücüsü ...'un 1,63 promil alkollü olduğu tespit edildiğini, davaya konu trafik kazası nedeniyle kazada malul kalan mağdur araç sürücüsü ... tarafından müvekkil ... Sigorta A.Ş. Aleyhine açılan dava sonucunda İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. sayılı ilamı gereği İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına, yine ...'e aynı kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği tazminatının rücuen tazmin için müvekkil şirket aleyhine açılan İstanbul Anadolu ... İş Mah. ... E. ... K. sayılı ilamı uyarınca İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün .... E.sayılı dosyasına olmak üzere toplam 608.476,47.-TL sigorta tazminatı ödendiğini, sigorta tazminatının 67.285,00.-TL'si borçlu/davalı tarafça müvekkil şirkete ödendiğinden bakiye 541.191,47.-TL'nin rücuen tazmini için davalı/borçlu aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına karşı yaptığı haksız itirazının iptalini, takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamını, %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu Ve Türk Medeni Kanunu hükümlerine aykırı olduğunu, davacı sigorta şirketinin rücu hakkı kapsamındaki taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü süreler bakımından resen inceleme talep edildiğini, davaya konu ... plakalı araç kaza tarihini kapsar şekilde kiralanmış olduğundan müvekkili şirketi araç işleteni sıfatını haiz olmadığını, müvekkili ile dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti arasında uzun dönem araç kiralama sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda ... plakalı araç, müvekkil adına kayıtlı olmak ile birlikte kazanın gerçekleştiği 07.11.2017 tarihini de kapsar şekilde 24 aylığına Kiracı Şirket'e kiralandığını, davacının, davasını dayandırdığı zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca sigortalının, KTK uyarınca "işleten" kabul edilen kişi olduğunu, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleştiğinin kanıtlanması gerektiğini, yerleşik yargı içtihatları uyarınca yalnızca trafik kaza tespit tutanağına dayalı hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, konusunda uzman bilirkişilerden rapor aldırılmalı, davaya konu kaza bakımından mahallinde keşif icra edilmesi gerektiğini, davanın kaza tarihinde aracın işleteni olan .... Ticaret Ltd. Şti ‘ne ihbar edilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmamasına rağmen aleyhinde icra takibinde bulunulmasının kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usulden reddini, davanın müvekkil şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, davanın tüm talepler yönünden esastan reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davalının maliki olduğu ... plakalı araç ile dava dışı ... plakalı araçlar arsında 07/11/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı araç sürücüsünün alkollü olduğu iddiası ile İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı Ve İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyaları ile dava dışı üçüncü kişilere ZMMS poliçesi kapsamında ödenen bedellerin rücuen tazminat talebine dayanılarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce hasar dosyası, icra dosyası, ödeme belgeleri, KABİS kayıtları, ödemeye dayanak dava ve icra dosyaları ve kazaya ilişkin tutanaklar celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davalı araç malikinin dava konusu trafik kazası nedeniyle dava dışı 3. Kişilere ZMMS poliçesi uyarınca ödenen tazminattan sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır. -Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. -Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır. -Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır. -2918 sayılı KTK'nın 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. -Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. -Öte yandan, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. -Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nın 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersizdir. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. -O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, TTK'nın 1409. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. -Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713; YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları). -Mahkememiz dosyası dava dışı araç sürücüsünün alkollü olmasının dava konusu kazaya münhasıran sebebiyet verip vermediğinin belirlenmesi ve dava konusu kaza nedeniyle davacı tarafça, dava dışı üçüncü kişilere ödenen bedellerin dava konusu kazanın oluş şekline, meydana gelen zarara uygun olup olmadığının belirlenmesi ve varsa fazladan yapılan ödeme miktarının hesaplanması amacıyla bir aktüerya, bir sigortacı ve bir nörolog bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen 16/04/2025 tarihli raporda özetle; sürücü ...’un yasal sınır olan 0,50 promilin oldukça üzerinde 1,73 promil derecesinde aşırı alkollü bulunduğu; 1,0 üzerindeki sürücülerde tersi tıbben ispatlanmadığı takdirde güvenli sürüş kabiliyetinin bozulduğunun kabul edildiği; yasal sınırın oldukça üzerinde 1,73 promil derecesinde aşırı alkollü saptanan, tek yönlü yolda ters yönde seyrederek kazanın oluşumunda asli kusurlu olan, sürücü ...’ un almış olduğu aşırı alkolün etkisiyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmesinin kazanın oluşumunda münhasıran etkili olduğu, ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...‘un kazanın oluşumunda %100 oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olması sebebiyle, araç işleteninin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikler gereği dava dışı ...’in sürekli sakatlığa maruz kalması sonucunda meydana gelen zarardan sürücünün kusuru nispetinde %100 oranındaki kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; gerçekleşen zararın, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile ... plaka sayılı aracın maliki, davalı ... Turizm Otomotiv San. Tic. A.Ş.’nin hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 02.08.2017 başlangıç 02.08.2018 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde tanzim edilen, .... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereğince, poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu; dava konusu kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin Sakatlanma ve Ölüm Tazminat Teminat limitinin kişi başına 330.000,00-TL, olduğu, davacı ... Sigorta A.Ş.‘nin, poliçe teminat limiti tutarına kadar gerçekleşen toplam tazminat tutarından sorumlu olduğu; artan bakiyenin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği; gerçekleşen kaza sebebi ile dava dışı ...‘in sürekli sakatlığa maruz kalması sonucunda meydana gelen zararın davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile düzenlenen ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereği, Sakatlanma ve Ölüm Tazminat Teminat limitinin kişi başına 330.000,00-TL, tutarındaki poliçe limitini aştığı; 07.11.2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği; davalı ... Turizm Otomotiv San. Tic. A.Ş.’nin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...‘un %100 oranındaki kusuru nispetinde, gerçekleşen zararın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı sıfatı ile davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından zarar gören dava dışı ...‘e ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; davalı ... Turizm Otomotiv San. Tic. A.Ş.'nin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...‘un olayın oluş şekli itibarıyla kazanın meydana gelmesinde T.C. Anadolu ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görevlendirilen trafik kazaları analiz uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 24.06.2019 tarihli raporda kusur yönünden yapılan değerlendirmeye göre %100 oranında kusurlu olduğu; Bilirkişi Heyet Raporu ... Esas Kaza anında 1,73(birvirgülyetmişüç) promil ALKOLLÜ olduğu, mevzuat hükümlerine göre belirlenen seviyenin üzerinde ALKOLLÜ olarak araç kullandığı, alkolün etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın gerçekleşmesinde alkol dışında faktörlerin rol oynamadığı(yol, iklim, araç, karşı araç, yaya vb.), sürücü dava dışı ...‘un güvenli sürüş yeteneğini kaybetmesi nedeniyle kazaya neden olduğu, heyetimizde görevli tıp doktoru nöroloji uzmanı bilirkişi tarafından gerçekleşen kazanın münhasıran alkolün etkisine bağlı olarak meydana geldiğinin değerlendirildiği; alkollü araç kullanımı sebebiyle oluşan zararların Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/c maddesi gereğince sigortalıya rücu sebepleri kapsamında değerlendirildiği; davacı ... Sigorta A.Ş.‘nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 95/1 kapsamında ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/c maddelerine dayanarak, mezkûr olayda zarar gören dava dışı ...’in sürekli sakatlığa maruz kalması sebebi ile ödediği tazminat bedelini .... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın işletenine karşı rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşeceği, davacı ... Sigorta A.Ş.’nin rücuen alacağının 541.191,47 TL asıl alacak ve ödeme tarihinden itibaren icra takip tarihine kadar işleyecek faizinden ibaret olduğu; icra dosyasına yapılan ödemenin tarihi bilinmediğinden asıl alacağı ödeme tarihinde icra takip tarihine kadar işlemiş faizinin hesaplanamadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek tarafların hukuki nitelikte olmayan beyan ve itirazlarının irdelenerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen 04/07/2025 tarihli raporda özetle; sürücü ...’un yasal sınır olan 0,50 promilin oldukça üzerinde 1,73 promil derecesinde aşırı alkollü bulunduğu; 1,0 üzerindeki sürücülerde tersi tıbben ispatlanmadığı takdirde güvenli sürüş kabiliyetinin bozulduğunun kabul edildiği; yasal sınırın oldukça üzerinde 1,73 promil derecesinde aşırı alkollü saptanan, tek yönlü yolda ters yönde seyrederek kazanın oluşumunda asli kusurlu olan, sürücü ...’ un almış olduğu aşırı alkolün etkisiyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmesinin kazanın oluşumunda münhasıran etkili olduğu; ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...‘un kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olması sebebiyle, araç işleteninin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikler gereği dava dışı ...’in sürekli sakatlığa maruz kalması sonucunda meydana gelen zarardan sürücünün kusuru nispetinde %100 oranındaki kısmından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; gerçekleşen zararın, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile ... plaka sayılı aracın maliki, davalı ... Turizm Otomotiv San. Tic. A.Ş.’nin hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 02.08.2017 başlangıç 02.08.2018 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde tanzim edilen, ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereğince, poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu; dava konusu kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin Sakatlanma ve Ölüm Tazminat Teminat limitinin kişi başına 330.000,00-TL olduğu, Sağlık Giderleri Teminat limitinin kişi başına 330.000,00-TL, olduğu davacı ... Sigorta A.Ş.‘nin, sürekli sakatlık hasarlarında poliçe teminat limiti 330.000,00-TL tutarına kadar, geçici iş göremezlik ve tedavi ile Bilirkişi Heyet Ek Raporu ... Esas ilgili hasarlarında poliçe teminat limiti 330.000,00-TL tutarına kadar ayrı ayrı tazminat tutarından sorumlu olduğu; artan bakiyenin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği; gGerçekleşen kaza sebebi ile dava dışı ...‘in sürekli sakatlığa maruz kalması sonucunda meydana gelen 262.714,64-TL tutarındaki zararın davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile düzenlenen ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereği, Sakatlanma ve Ölüm Tazminat Teminat limitinin kişi başına 330.000,00-TL, tutarındaki poliçe limitini aşmadığı; ayrıca SGK’nun dava dışı kazalıya yapmış olduğu geçici iş göremezlik ödemesi nedeniyle işbu davanın davacısı aleyhine açmış olduğu davada İstanbul Anadolu .... İş Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kararı ile 14.497,92-TL asıl alacak ödemesinin gerçekleştirildiği, gerçekleşen zararın 330.000,00-TL tutarındaki Sağlık Giderleri poliçe teminat limitini aşmadığı; 07.11.2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği; davalı ... Turizm Otomotiv San. Tic. A.Ş.’nin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...‘un %100 oranındaki kusuru nispetinde, gerçekleşen zararın, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı sıfatı ile davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından zarar gören dava dışı ...‘e ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; davalı ... Turizm Otomotiv San. Tic. A.Ş.'nin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...‘un olayın oluş şekli itibarıyla kazanın meydana gelmesinde T.C. Anadolu .... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görevlendirilen trafik kazaları analiz uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 24.06.2019 tarihli raporda kusur yönünden yapılan değerlendirmeye göre %100 oranında kusurlu olduğu; kaza anında 1,73(birvirgülyetmişüç) promil alkollü olduğu, mevzuat hükümlerine göre belirlenen seviyenin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı, alkolün etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın gerçekleşmesinde alkol dışında faktörlerin rol oynamadığı(yol, iklim, araç, karşı araç, yaya vb.), sürücü dava dışı ...‘un güvenli sürüş yeteneğini kaybetmesi nedeniyle kazaya neden olduğu, heyetimizde görevli tıp doktoru nöroloji uzmanı bilirkişi tarafından gerçekleşen kazanın münhasıran alkolün etkisine bağlı olarak meydana geldiğinin değerlendirildiği; alkollü araç kullanımı sebebiyle oluşan zararların Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/c maddesi gereğince sigortalıya rücu sebepleri kapsamında değerlendirildiği; davacı ... Sigorta A.Ş.‘nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 95/1 kapsamında ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/c maddelerine dayanarak, mezkûr olayda zarar gören dava dışı ...’in sürekli sakatlığa maruz kalması sebebi ile ödediği tazminat bedelini .... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın işletenine karşı, rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşeceği davacı ... Sigorta A.Ş.’nin rücuen alacağının ana para ve feriler dahil olmak üzere toplam 541.191,47 TL olduğu; bu alacağın (262.714,64 TL + 14.497,92 TL) = 277.212,56 TL’sinin anapara ödemelerine ilişkin olduğu; bakiye 263.978,91 TL’sinin faiz ve fer’ilere ilişkin olduğu; davacının rücuen alacağına ödeme tarihinden itibaren icra takip tarihine kadar işleyecek faizinden ibaret olduğu; icra dosyasına yapılan ödemenin tarihi bilinmediğinden asıl alacağı ödeme tarihinde icra takip tarihine kadar işlemiş faizinin hesaplanamadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacının sunduğu belgeler doğrultusunda faiz hesabının yapılarak ek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen 12/12/2025 tarihli raporda özetle; ibraz olunan ödeme makbuzlarından yukarıda tespit edilen 541.191,47 TL alacağın 509.069,29 TL’nın 20.11.2023 tarihinde; 31.582,77 TL’nın 16.03.2023 tarihinde; 539,05 TL’nın 08.05.2023 tarihinde ödendiği, buna göre; dava dışı zarar görenlere davacı tarafından yapılan ödemelerin 14.03.2024 icra takip tarihine kadar avans faizi nev’inden işlemiş faizleri toplamının 76.328,21 TL hesaplamış ise de; davacının talep edebileceği faiz toplamının icra takibindeki talep ile bağlı kalınarak 61.243,39 TL olacağı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Alınan raporlar ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu üzere davalının maliki olduğu ... plakalı aracın dava dışı araç sürücüsü ...'un kaza anında alkollü olduğu görülmektedir. Yine alınan raporda da yer verildiği üzere kazanın aldığı alkol nedeniyle güvenli sürüş yeteneği kaybetmesi nedeniyle münhasıran alkol etkisi altında gerçekleştiği ve yine bu sürücünün kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğu görülmektedir. -Bu haliyle ... plakalı araç sürücüsünün münhasıran alkol etkisinde kazaya sebebiyet verdiği sabit olduğundan davacı tarafın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. Rücu talebinin yerinde olduğu, dava dışı 3. Kişiye ödenen bedeli poliçe limitleri ve kusur oranında rücuen tazminata konu edilebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. -Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı tarafın talepleri nazara alındığında; dava konusu kaza nedeniyle dava dışı 3. Kişiye ait ve kazanın gerçekleşmesinde kusuru bulunmayan ... plakalı araçta sürücü olarak bulunan ...'e kesinleşen mahkeme ilamına dayalı olarak davacı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı, yine aynı kaza kapsamında sürücüye SGK tarafından ödenen bedellerin davacı sigorta şirketine rücu edildiği, işbu ödenen bedelin de Mahkeme ilamına dayandığı, Mahkememizce alınan raporlarla da sabit olduğu üzere davacı sigorta şirketi tarafından ödenen bedellerin ZMMS poliçe limitlerini aşmadığı, rücu talebinin gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğu, davacının ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu görülmektedir. -Bu haliyle davacı tarafından ödenen bedelin kazanın oluş şekline, poliçeye ve meydana gelen zarara uygun olduğu, davacı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. Kapsamında alkollü araç kullanımı ve iş bu kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleşmesi nedeniyle rücu şartlarının oluştuğu, davacı tarafın gerçek zarar isteminin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. -Davalı tarafın cevap dilekçesinde aracın maliki olsa da aracın dava dışı 3. Kişiye kiralandığını ve işleten sıfatının bulunmadığını iddia ettiği görülmektedir. -Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Yasa gereği sigorta şirketi tarafından rücu talebi yalnızca kendi sigortalısına karşı ileri sürülebilir. -Somut olayda davacı ile davalı arasında ... plakalı araç için 02/08/2017-02/08/2018 tarihlerini kapsar şekilde ZMMS poliçesi düzenlenmiştir. Bu nedenle davacı tarafın kendisi ile sözleşme yapan akidine karşı rücuen işbu davayı açmasına engel bir husus bulunmadığı görülmekle davalı tarafın bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir. -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. -İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. -"Likid alacak" kavramına gelince ;eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. -Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. -Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." -Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı) -Somut olayda alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 41.164,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 7.278,08-TL harcın mahsubu ile bakiye 33.886,52- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.278,08-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 427,60-TL başvurma harcı, 25.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 797,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 26.724,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 96.392,18- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/02/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır