İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/848 E. 2025/339 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/848
- Karar No
- 2025/339
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/848 KARAR NO : 2025/339 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında araç alım satımına dair anlaşma yapıldığını, davalı şirketin müvekkiline önce...Şase numaralı... camlı Servis aracını 18.03.2024 tarihinde ruhsatı ve projesi tamamlanmış bir şekilde 16+1 koltuklu, camlı 2024 0 km de Vebastolu klimalı, 0 km servis aracı olarak devir ve teslim etmeyi taahhüt ettiğini, bu aracın devri amacıyla toplamda 1.350.000,00-TL'ye anlaşma sağlandığını ve müvekkilinin bu bedeli 18.03.2024 tarihine kadar davalıya ödediğini ancak 18.03.2024 tarihi gelmesine rağmen davalı şirketin sözleşme ile belirlenen aracı devretmediğini, müvekkilini oyaladığını, davalı tarafın oyalamalarının devam etmesi üzerine vekil olarak Kocaeli İlinde araştırma yapıldığını ve davalı firmanın benzer oyalama taktikleri ve davranışlar ile yaklaşık 60 firma ve kişiyi bu şekilde mağdur ettiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine davalı firma ile faaliyet adreslerinde görüşme yapılarak 03.07.2024 tarihli protokol imzalandığını, bu protokole göre davalı şirketin 0 km olarak başka bir aracı 08.07.2024 tarihine kadar müvekkiline devir ve teslim edeceğini taahhüt ettiğini ancak davalının yine sözleşmeye aykırı davranarak bu aracı da devretmediğini, davalı şirketin, sözleşme ile her ne kadar devir işlemi yapılıncaya kadar müvekkilinin kullanması amacıyla başka bir aracı emaneten teslim ettiğini ancak bu aracın şirkatte amacına uygun kullunabilmesi için yasal koşulları sağlayamadığından kullanılamadığını, müvekkilinin bir dönem servis hizmeti almak zorunda kaldığını ve sonrasında banka kredisi ile 980.000,00-TL banka kredisi, 720.000,00-TL'de banka havalesi ile ödeme yaparak bir başka firmadan 0 km... servis aracı satın aldığını, akabinde davalı şirkete ihtarname gönderilerek davalının sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle aracın ifasından vazgeçildiğini, zararın talep edildiğini, davalının da ihtara kayıtsız kalması üzerine İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.350.000-TL'lik kısmı bakımından davalının İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibe ve işlemiş faize yaptığı itirazın haksız olduğundan iptali ile takibin bu miktar ve avans faizi yönünden devamına, davalının aleyhine %20 icra inkar tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen davalı ...Anonim Şirketi tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : 1-Kemalpaşa Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı takip dosyası, 3-Kemalpaşa... Noterliğinin 19/03/2024 tarihli ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi örneği, 4-İzmir .... Noterliğinin 18/07/2024 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi örneği, 5-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 6-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2024 yılına ilişkin BA/BS formları, 7-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 8-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2024 yılına ilişkin BA/BS formları, 9-...Anonim Şirketi Turgutlu Şubesi nezdindeki... plakalı araç için kullandırılan krediye ilişkin kayıtlar, kredi geri ödeme kayıtları, ödeme dekontlarına ilişkin evraklar, 10-Taraflar arasında imzalanan 03/07/2024 tarihli protokol sureti ile araç ruhsat sureti, 11-Davacı vekilinin 09/01/2025 havale tarihli dilekçesi, 12-Davacı vekilinin 19/03/2025 havale tarihli dilekçesi, 13-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasındaki anlaşma kapsamında, davacı şirket tarafından araç devri ve nakit ödemeler yapılmak suretiyle toplamda 1.350.000,00-TL satış bedeli davalı şirkete ödenmesine rağmen, ruhsatı ve projesi tamamlanmış bir şekilde 18/03/2024 tarihinde davacı şirkete teslim edileceği kararlaştırılan...marka, ...024 model, Maxi paket,... şase numaralı, 16+1 koltuklu, Camlı, 0 km servis aracının davacı şirkete teslim edilmediği, akabinde taraflar arasında tanzim edilen 03/07/2024 tarihli Protokol kapsamında ... marka, ... 2024 model, Maxi paket,...şase numaralı, 16+1 koltuklu, Camlı, 0 km servis aracının 08/07/2024 tarihinde davacı şirkete teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ancak belirlenen tarihte de teslim edilmediği iddiası çerçevesinde, anlaşma kapsamında davalı şirket tarafından yerine getirilmeyen yükümlülükler dolayısıyla davacı şirketin kredi kullanmak suretiyle aynı mahiyette bir araç satın almak zorunda kaldığı, davalı şirkete para ödemesine rağmen kredi borcu altına da girdiği, yeni servis aracına trafik sigortası ve kasko sigortası yaptırdığı, muamele ücretleri ödediği, ayrıca davalıya ihtarname gönderildiği, bu hususlarda masraflar yapıldığından bahisle, davacı şirketin müspet zararının tazmini amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın 1.350.000,00-TL tutarındaki kısmının iptali ile alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı bedelinin davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. İzmir ... İcra Dairesini...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı ... Anonim Şirketi, borçlunun davalı... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 2.250.000,00-TL asıl alacak, 70.181,51-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.320.181,51-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Davacı vekilinin 19/03/2025 havale tarihli dilekçesinde yer alan beyanları doğrultusunda, her ne kadar dava dilekçesinde davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği açık bir şekilde belirtilmiş ise de, davacı vekilinin bahsi geçen beyan dilekçesinde açık bir şekilde davanın kısmi dava olarak kabul edilmesini talep ettiği anlaşılmakla, davacı vekilinin AÇIK TALEBİ DOĞRULTUSUNDA davanın kısmi dava olduğu kabul olunarak yargılamaya devam olunmasına, bu aşamadan sonraki talepler ile yargılama usulüne ilişkin hükümlerin kısmi dava düzenlemelerine göre değerlendirilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı vekili, 03/07/2024 tarihli Protokolün ifası amacıyla davacı şirkete yapılan araç devrine ilişkin beyanları ile davaya ilişkin taleplerini içerir dilekçesi ile yapılan protokol belgesini mahkememize sunmuştur. Bu aşamada, davanın konusuz kalması hususunda genel açıklama yapılmasında yarar vardır. İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28/11/1956 tarih ve 15/15 sayılı İBK). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir. Borçlunun dava açıldıktan sonra yaptığı ödemeler veya borcu kabul beyanı ise mahkemenin davayı devam ettirip davayı sonuçlandırmasına, takibe yapılan itirazda haksızlık durumuna göre inkar tazminatına hükmetmesine engel teşkil etmez. Ancak verilecek kararda, sonradan yapılan ödemelerin tahsilde tekerrüre meydan verilmemesi kaydıyla infazda nazara alınması belirtilmelidir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.2015 tarih ve 2014/19- 525 E., 2015/2839 K. Sayılı ilamı ) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderlerini düzenleyen 331. maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceği düzenlenmiştir. Dava dilekçesine konu edilen talepler ile davacı vekili tarafından sunulan 03/07/2024 tarihli Protokol belgesi göz önünde bulundurulduğunda, davaya konu itirazın yöneltildiği ödeme emrinde yer alan alacak bedellerine konu uyuşmazlık konusunun ifası amacıyla davacı şirkete yapılan araç devri neticesinde davanın konusuz kaldığı, yapılan araç devri çerçevesinde takibin ve davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği kanaatine varılarak, harçlar, yargılama gideri ve vekalet ücreti bu doğrultuda değerlendirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Kemalpaşa Arabuluculuk Bürosunun... ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası, Kemalpaşa .... Noterliğinin 19/03/2024 tarihli... yevmiye numaralı devir sözleşmesi örneği, İzmir...oterliğinin 18/07/2024 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi örneği, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2024 yılına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2024 yılına ilişkin BA/BS formları, ...Anonim Şirketi Turgutlu Şubesi nezdindeki ...plakalı araç için kullandırılan krediye ilişkin kayıtlar, kredi geri ödeme kayıtları, ödeme dekontlarına ilişkin evraklar, taraflar arasında imzalanan 03/07/2024 tarihli protokol sureti ile araç ruhsat sureti, davacı vekilinin 09/01/2025 havale tarihli dilekçesi, davacı vekilinin 19/03/2025 havale tarihli dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki anlaşma kapsamında, davacı şirket tarafından araç devri ve nakit ödemeler yapılmak suretiyle toplamda 1.350.000,00-TL satış bedeli davalı şirkete ödenmesine rağmen, ruhsatı ve projesi tamamlanmış bir şekilde 18/03/2024 tarihinde davacı şirkete teslim edileceği kararlaştırılan ...marka, ... 2024 model, Maxi paket, ...şase numaralı, 16+1 koltuklu, Camlı, 0 km servis aracının davacı şirkete teslim edilmediği, akabinde taraflar arasında tanzim edilen 03/07/2024 tarihli Protokol kapsamında ... marka, Professional... 2024 model, Maxi paket, ... şase numaralı, 16+1 koltuklu, Camlı, 0 km servis aracının 08/07/2024 tarihinde davacı şirkete teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ancak belirlenen tarihte de teslim edilmediği iddiası çerçevesinde, anlaşma kapsamında davalı şirket tarafından yerine getirilmeyen yükümlülükler dolayısıyla davacı şirketin kredi kullanmak suretiyle aynı mahiyette bir araç satın almak zorunda kaldığı, davalı şirkete para ödemesine rağmen kredi borcu altına da girdiği, yeni servis aracına trafik sigortası ve kasko sigortası yaptırdığı, muamele ücretleri ödediği, ayrıca davalıya ihtarname gönderildiği, bu hususlarda masraflar yapıldığından bahisle, davacı şirketin müspet zararının tazmini amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın 1.350.000,00-TL tutarındaki kısmının iptali ile alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı bedelinin davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 2.250.000,00-TL asıl alacak, 70.181,51-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.320.181,51-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, dava dilekçesine konu edilen talepler ile davacı vekili tarafından sunulan 03/07/2024 tarihli Protokol belgesi göz önünde bulundurulduğunda, davaya konu itirazın yöneltildiği ödeme emrinde yer alan alacak bedellerine konu uyuşmazlık konusunun ifası amacıyla davacı şirkete yapılan araç devri neticesinde davanın konusuz kaldığı, yapılan araç devri çerçevesinde takibin ve davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği göz önünde bulundurularak, açılan davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 11.453,72-TL peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 10.838,32-TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 50,00-TL elektronik tebligat, 12,50-TL posta (KEP) masrafı, 1.021,96-TL noter harcı, 11.453,72-TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 12.965,78-TLyargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 201.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının dosya içerisinde bulunan belge aslının iade edilmesi işlemlerinde kullanılacak bedelin mahsubu neticesinde bakiye kalması durumunda talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/04/2025
Katip... e-imzalıdır
Hakim ...