İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/838 E. 2025/9 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/838
Karar No
2025/9
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/838 Esas - 2025/9 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/838 Esas KARAR NO : 2025/9

... DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 16/01/2017 KARAR TARİHİ : 08/01/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından ... sayılı Trafik Sigorta poliçesi ile sigorta edilen ... plakalı aracın 26.12.2012 günü ... sevk ve idaresinde iken tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası yapmış olduğunu, Meydana gelen trafik kazasında ...'ın yaralanmış olduğunu, müvekkili şirket aleyhine ... E, Sayılı davası ile görülen tazminat davasını ikame ettiğini, yapılan yargılamada, sürücünün kazayı 0,86 promil alkollü, %100 kusurlu olarak yaptığının tespit edildiğini, kazanın münhasıran alkol etkisi ile meydana geldiğinden...'a sulhen yapılan 178.564,00 TL'lik ödemenin sigortalıdan dava ile tahsilinin zaruri olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 178.564,00 TL tazminatın ödenme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı sigorta şirketi ile kazalı üçüncü kişi arasındaki işlemlerden bilgilerinin olmadığı gibi bu işlemlerin taraflarınca bağlayıcılığı da olmadığını, davacı ile trafik kazasında yaralanmış olan dava dışı ... ile sulh olunduğunu, Bu sulhun, taraflar arasında .... sayılı dosyasındaki aleyhe olan hususlarını, ayrıca 178.564,00 TL ödemenin, avans faizinin, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin rucüen tazminini kabul etmediklerini, kazanın oluş şekli, hava şartları, zamanı, dikkate alındığında kasıttan ve ağır kusurdan bahsedilemeyeceğinden sigorta şirketinin rücu hakkından söz edilemeyeceğini, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediğini, yolda buzlanma olduğunu, bu hususun trafik kazası tespit tutanağı ile sabit olduğunu, bu durumda oluşan hasar ve zararların poliçe teminatı kapsamında olacağından rücu edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacı sulh anlaşmasında tazminatın miktarını çok yüksek olarak kabul ettiğini, davacının rucü hakkı olmamakla birlikte ve davayı kısmen de olsa kabul anlamına gelmemek kaydıyla, eğer davacının rücu etme hakkı olsa bile ancak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu etmesi mümkün olabileceğini, davanın ... plakalı aracı kiralayana ihbarını talep ettiklerini, trafik kazasına sebep olan aracı kiralayan tarafından kullanırken kaza gerçekleştiğini, bu sebeple sorumluluğu bulunanan “...” ye ihbarını talep ettiklerini, davacının rucuen tazminat talep hakkı olmadığı için davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... 22/02/2018 Tarihli cevap dilekçesinde özetle; Gönderilen ihbar dilekçesinin HMK'nın 62. Maddesinde yer olan şekil şartlarını taşımadığını, davalı tarafından yapılan ihbarın gerekçeli olarak açıklanmadığını, davanın hangi aşamada olduğunun belirtilmediğini, Müvekkili Şirketin savunmasını yapabilmesi için gerekli olan dava ve cevap dilekçelerinden sadece dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini, bu nedenle ihbarın geçersiz sayılmasını, müvekkili şirketin derdest işbu davadan, davalı tarafından gönderilen dava dilekçesiyle haberdar olduğunu, ilgili kanun maddesi uyarınca taraf sıfatlarının bulunmadığını, bu nedenle HMK uyarınca müvekkili şirket hakkında hüküm kurulmamasını talep ettiklerini ihbar dilekçesinde kaza tarihi, poliçe numarası, dava değeri vs. ayırt edici bilgiler bulunmadığından husumetin neden şirketlerine yöneltildiğinin anlaşılamadığını belirterek müvekkili şirket hakkında hüküm oluşturulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -... Esas Sayılı dosyası, -Kaza tespit Tutanağı, Hasar ve Poliçe dosyası, -Uzun süreli araç kiralama sözleşmesi örneği,... cevabi yazıları, -Kaldırma öncesi alınan bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda özetle; dava konusu kazanın oluş şekline ve dosya kapsamında bulunan bütün bilgi ve belgelere bakılarak kazanın ortaya çıkmasında başkaca bir etken görülmediğinden kazanın münhasıran davalı ...'nin alkollü olmasına bağlı olduğu, ... için ödeme yapıldığı tarihteki gerçek iş gücü kaybı zararının 177.290,61 TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle yeniden rapor alınmamış, hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; Davacı sigorta şirketi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsili talebinde bulunmuştur. Mahkememizce...Karar sayılı karar ile; " 2918 sayılı KTK'nun 3. maddesi gereğince, aracın uzun süreli kiralanması halinde işleten sıfatının kiracıya ait olduğu, davalı ... adına kayıtlı olup, davaya konu kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın farklı tarihli birden fazla uzun süreli kiralama sözleşmesi ile dava dışı ...'ye kazadan önce kiralandığı, taraflar arasında uzun süreli ve 3.kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesinin bulunduğu, aracın fiilen teslim edildiği ve ekonomik yararlanmanın dava dışı şirkete ait olduğu, anlaşılmakla, aracı işletenin... olduğu sabit olduğundan, davalı... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine ... Karar sayılı ilamı ile" Bu durumda, davacının sözleşme ilişkisinden kaynaklanan rücu talebini ancak sözleşmenin akidi olan davalı sigortalıya yöneltebileceği kabul edilmelidir, zira, davalının aracın işleteni olmadığı savunması haksız eylemler bakımından zarar sorumlusunun belirlenmesinde önem taşımaktadır. O halde mahkemece, davanın esası ile ilgili araştırma yapılarak poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre davacı sigorta şirketinin sigortalısına rücu koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 2918 sayılı KTK'nun 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. Dava konusu kaza 26.12.2012 tarihinde meydana gelmiş, sigorta şirketi ile davalı arasındaki zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi 06.09.2012-06.09.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiş, poliçede sigortalınını ... plakalı aracın yapmış olduğu tek taraflı trafik kazası nedeniyle iş göremezlik tazminat talebi olduğu, mahkemece davanın kabulü ile 160.791,90 TL'nin 30/12/2013 tarihinden itibaren avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine ... Karar sayılı ilamı ile " Somut olayda; davacının,arkadaşı olan (dava dışı) sürücü Murat Erekinci'nin sevk ve idaresindeki araçta yolcu konumunda olduğu, sürücünün kazadan sonra yapılan ölçümde 0,82 promil alkollü olduğu, kazanın gece 03.30 civarında meydana geldiği, araçta bulunan diğer yolcu Özgür'ün de 1.64 promil alkollü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece, BK'nun 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca maddi tazminattan makul oranda ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırıldığı, bozma ilamı sonrasında dosyanın ... Esas numarasını aldığı, tarafların sulh ve ibraname sundukları ve mahkemece sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. Davacı vekilince; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsilini talep etmekte olup öncelikle rücu koşullarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Rücu şartının gerçekleşmesi için kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması, kazanın oluşumunda alkol dışında herhangi bir etkenin rol almaması gerekir. Kaldırma ilamı öncesi alınan ve mahkememizce hükme esas alınan 18/02/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda belirtildiği üzere kazanın münhasıran dava dışı araç sürücüsü...nin alkollü olmasından kaynaklandığı, kazanın ortaya çıkmasında başkaca bir etken görülmediği tespit edilmekle rücu şartlarının gerçekleştiği anlaşılmıştır. O halde davacı sigorta şirketi davalı araç malikinden 3. Kişiye ödemiş olduğu tazminatın rücunu isteyebilir. Ancak davalı tarafça dava dışının gerçek zararı kadar ödeme yapılarak sorumluluktan kurtulabilecektir. ... Esas sayılı dosyasında 3. Kişi ... zararı 160.791,90 TL olarak tespit edilmiş, ... tarafından karar müterafik kusurun değerlendirilmesi gerektiğinden mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda dava dışı kişinin alması gerektiği tazminat miktarı ödeme tarihi itibariyle 177.290,61 TL olarak tespit edilmiştir. 3. Kişi ...,arkadaşı olan (dava dışı) sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki araçta yolcu konumunda olduğu, sürücünün kazadan sonra yapılan ölçümde 0,82 promil alkollü olduğu, kazanın gece 03.30 civarında meydana geldiği, araçta bulunan diğer yolcu...'ün de 1.64 promil alkollü olduğu, bu haliyle 3. Kişi ...'ın sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği araca binerek müterafik kusurlu olduğu, yerleşik uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim yapılması gerektiği bu haliyle (177.290,61-35.458,12) 141.832,49 TL tazminata hak kazandığı, bu miktara 30/12/2013 tarihinden itibaren avans faiz işletildiğinde 04/02/2015 ödeme tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarının 18.056,44 TL olduğu, 04/05/2015 tarihli ibraname ve sulh anlaşması incelendiğinde maddi tazminat olarak 130.000,00 TL, işlemiş faiz olarak 14.650,00 TL olmak üzere, vekalet, yargılama gideri, icra vekalet ücreti ve giderler olmak üzere toplam 178.564,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme ile gerçek zararın örtüştüğü tespit edilmiştir. Bu haliyle rücu şartlarının gerçekleşmesi, davacı tarafça ödenen zararın gerçek zarar olması, her ne kadar davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, dava açılış tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmaması nedeniyle davacının davasının kabulü ile; 178.564,00 TL'nin 04/05/2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile; 178.564,00 TL'nin 04/05/2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 12.197,70 TL harçtan peşin alınan 3.049,43 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 9.148,27 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 3.049,43 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 1.000,00 TL bilirkişi masrafı, 31,40 TL başvurma harcı ve 608,90 TL posta masrafı toplamı olan 1.640,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan masrafların üzerine bırakılmasına, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2025

...

Atıf: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/838, K. 2025/9, T. 08.01.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-838-e-2025-9-k-8d00ba914296