İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/82 E. 2026/46 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/82
Karar No
2026/46
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO:2024/82 Esas KARAR NO:2026/46 DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/04/2024 KARAR TARİHİ:26/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Fazlaya dair dava ve talep haklarının saklı kalmak koşulu ve davanın tazminat yönüyle belirsiz alacak davası olarak kabulü ile şimdilik; İhtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile davalının ünvanı ile işyerinde ------- müvekkilin marka hakkına tecavüz niteliğinde olan ibarelerinin------------benzeri biçimlerde kullanılmasının önlenmesine dair HMK 391. Madde ve Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159. maddesi gereğince dava sonuna kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tedbirin gereği için ilgili icra müdürlüğü ve kamu kurumuna yazı yazılmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile davalının ticari ünvanında ve işyerindeki tabela, broşür, yemek menüleri, ürün, personel kıyafetleri, yazılı ve basılı evrak v.s. ürün ve malzemeler ile internet ortamında ve sosyal medya hesaplarında kullandığı -------- ibaresinin davacının tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet kurallarına aykırılığının tespiti ile davalının, davacının tescilli marka haklarına vaki tecavüzünün önlenmesi ve men'ine karar verilmesini,d davalının, davacının tescilli markalarını aynen veya ayırt edilemeyecek benzerlerini kullandığı tabela, afiş, yemek menüleri, ürünler, personel kıyafetleri, internet reklamları, bilgisayar yazışmaları, wep sitesi adı, internet ortamındaki reklamlar, internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılmasının önlenmesine, bunların tüm internet ve elktronik ortamlardan kaldırılması yasaklanmasına ve bu nitelikteki ürün ve malzemelerin toplatılmasına karar verilmesini, elektronik ortamdaki reklam, yazı, tanıtım v.s. Tüm ibare ve içeriklerin kaldırılması için ilgili kamu kurumuna yazı yazılmasına karar verilmesini, davalının ticari ünvanındaki ----------- ibaresinin terkinine karar verilmesini, marka hakkına tecavüz edilen davacı için Sınai Mülkiyet Kanunu 151/2 (a) maddesinde belirtilen; Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir." yöntemi ile hesaplanacak yoksun kalınan kazancın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizleriyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, masrafı davalıdan alınarak mahkeme hükmünün ------ günlük tirajı en yüksek 5 gazeteden biri ile ilanına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- yılından itibaren müvekkil davalı şirketin kurucusu ------- işletmelerde hizmet markası olarak kesintisiz biçimde kullanıldığını, davalı şirketin ---- yılında kurulduğu ve halen -----adresinde faaliyetine devam ettiği, ayrıca ------ sahibi olduğunu, Bu nedenle ---- ibarelerinin öncelikli ve gerçek hak sahibinin davalı taraf olduğu, davacı tarafın------- markalarını tescil ettirdiğini, ancak bu tescillerin davalının ---- süregelen fiili kullanımından yaklaşık 10 yıl sonra yapıldığını, öncelikli kullanım hakkının müvekkiline ait olduğunu ve davanın tamamen reddi gerektiğini;Davacının, markaların 30 yıldır kullanıldığını iddia etmesine rağmen bu yönde herhangi bir resmi belge, ruhsat, ticari defter veya kayıt sunmadığı, delil listesinin yalnızca soyut iddialardan ibaret olduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/3. maddesi uyarınca, markayı önce kullananın tescilden bağımsız olarak hak sahibi olacağını, müvekkilin --------yılından bu yana markayı ticari hayatta aktif biçimde kullanarak yatırım yaptığını, şubeler açtığını ve markayı bilinir hale getirdiğini davacı markalarının kötü niyetli tesciller olduğu, zira tescil başvurularının davalının aynı bölgede yürüttüğü faaliyetlerden haberdar olunarak yapıldığını, davacı şirketin ------- yılında kurulduğunu, bu tarihten önce markayla veya işletmeyle ilgisinin bulunmadığını, dolayısıyla markaya ilişkin müktesep bir hakkının mevcut olmadığını davacı yetkili davalının kendisinden ----- yılında ruhsat ibareli işletme açtığını,Bu durumun ---- ispatlanabileceği ----- yılında ruhsat aldığı işletme adresinde, ve aynı adreste ---- celbedilecek ruhsat davacının, aynı------ mesafede yer alan davalı işletmesinin ------markasını kullandığını bilmesine rağmen 6 yıl boyunca hiçbir hukuki yola başvurmadığını, bu sürenin dürüstlük kuralı çerçevesinde hakkın kaybına neden olduğunu Bu görüş,--------- sayılı kararına dayandığını, -------- aynı adreste faaliyet gösteren işletmeler bakımından 3,5 yıllık sessiz kalma süresinin bile hak kaybına yol açtığı kabul edildiğinden, somut olayda 6 yıllık sessizlik süresinin çok daha uzun ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Dolayısıyla davacının, uzun yıllar boyunca bilerek sessiz kalmasının ardından açtığı bu davanın dürüstlük kuralına aykırı, kötü niyetli ve hukuken korunmaya değer olmadığını, ------ibareleri isiz ve fiilen kullanmakta olduğunu, davacının ise bu kullanımın farkında olmasına rağmen kötü niyetli şekilde --- yılında tescil başvurusu yapıp ---- yılında dava açtığını davacının ------ yılından davanın sessiz kalma yoluyla hak kaybı ve kötü niyetli tescil hükümleri uyarınca tamamen reddi talep ettiği anlaşıldı.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E:Dava, Davalı tarafından kullanılan ------- ibaresinin davacı markasına tecavüz teşkil edip etmediği maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda anlaşamadıkları tespit edildi, tahkikatın bu uyuşmazlığına ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda; Davalı yanın ---- yılından bu yana ----- asli unsuru ile tescilli olan ticaret unvanını ------ asli unsurlu olacak şekilde adına tescil ettirdiği ve ticari faaliyetlerini sürdürdüğü, davacı yanın davaya mesnet markalarının davalı yanın ---- yılına uzanan ticaret unvanı tescillerinden sonrasına yönelik olduğu, davalı yanın ticaret unvanı değişikliğinden önce --- yılında tescil ettirdiği ------- şeklindeki unvanından doğan önceki kullanımı da göz önünde bulundurularak; davacının bildirimleri ile tarafların ticari işletmelerinin birbirlerine hayli yakın olması nedeni ile davacının davalı yanın ticari faaliyetlerinden haberdar olmasının olağan bir şekilde beklenebilecek olmasına karşın davalı yanın ------- yılında şahıs şirketi olarak kullanıma giriştiği unvanı ( süreç içerisindeki değişiklikler ile birlikte ) kullanımının üzerinden 9 yıl geçmesinin ardından başlatılmış olan dava ile davalı yanın ticaret unvanının terkininin şartlarının oluşmadığı, markaya tecavüz iddiaları bakımından; Dosya münderecatında davalı yanın markasal kullanımlarına ilişkin herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığından ilgili hususta değerlendirme yapılamadığı, tescilli olmak ile birlikte terkini koşullarının oluşmadığı değerlendirilen ticaret unvanı bakımından yapılan kullanımların ise bu gerekçe ile davacı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğundan bahsedilemeyeceği yönünde rapor sunulduğu görüldü. Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda özetle; a- Davalı tarafa ait; -------- hesabında yapıldığı,------tarihinde yapıldığı, paylaşımın ----- isimli --- oluşturulma tarihinin ------- olduğu ve hesapta herhangi bir paylaşım yapılmadığı, ---- hesabının oluşturulma tarihinin ----- olduğu, ilk paylaşımın ----- tarihinde yapıldığı ve hesabın aktif kullanıldığı, ---- oluşturulma tarihinin ----- olduğu, hesapta herhangi bir paylaşımın yapılmadığı, ---- olduğu,------olduğu, Davacı tarafa ait;---- adı kayıt tarihinin --- olduğu,--- bölümünde----- yılında açıldığı bilgisinin bulunduğu, ----- hesabının oluşturulma tarihinin--- olduğu, ilk paylaşımın ---- tarihinde yapıldığı ve hesabın aktif kullanıldığı, -----------anahtar kelimesi girilerek yapılan aramada; yer ve site sıralamasında ilk sırada davalı, ------sırada davacı tarafın listelendiği, ---- arama motoruna ------ girilerek yapılan aramalarda; yer sıralamasında sadece davacı tarafin listelendiği, site sıralamasında ise ilk sırada davalı, 2. sırada ise davacı tarafın listelendiği, davacı tarafın marka tescillerini ----- tarihlerinde gerçekleştirdiği anlaşıldığı, bununla birlikte davalının ---- restoranlarında ------ yılından bu yana etkin ve yoğun biçimde kullanması kaşrısınıda davacının aradan geçen zaman içinde bu eylemleri bilmesine rağmen sessiz kalması sebebiyle sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının ----- ibareli markanın ----- Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından kullanılan ---ibaresinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti meni ve refini talep ettiği, davalı tarafından ------yılından itibaren davalı şirket yetkilisi tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini talep ettiği, aldırılan ------- tarihli bilirkişi raporunda ticari unvan terkini koşullarının oluşmadığı, tecavüz koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği, aldırılan ----- tarihli raporda davalının------ yılından beri markayı kullandığı sessiz kalma nedeniyle hak kaybı oluştuğu yönünde görüş bildirildiği buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı şirketin ---- numaralı markaların -----Sınıfta tescilli sahibi olduğu, hem davacı şirketin hem davalı şirketin ticari unvanın esaslarının ------ ibaresi olduğu, celp edilen ticaret sicil kayıtlarından davalı şirketin daha önce şahıs işletmesi olarak ------- ismi ile faaliyette bulunuyorken daha sonra tür değiştirerek daha sonra ---------- tarihinden itibaren faaliyetine devam ettiği, davacı şirketin ise ticaret sicil kayıtlarına göre ------- tarihinde faaliyete başladığı, yine ---- celp edilen ruhsat bilgilerine göre davalı şirketin ------ibaresi ile işyeri açtığı ve faaliyetine başladığı, davalı tarafa ait sosyal medya hesapları incelendiğinde ---- ibareli ilk paylaşımın ---- tarihinde olduğu,----------- ibaresinin kullanıldığı, bütün bu deliller birarada değerlendirildiğinde davalı şirketin ---- ibaresinin davacı şirketten hem fiilen hemde tescil tarihinden önce kullanılmaya başlandığı, ------ ibaresi üzerinde davalı tarafın önceye dayalı tescilsiz kullanımı mevcut olduğundan davacının davalıya karşı tecavüz iddiasında bulunamayacağı gibi davalı şirket ticaret unvanın da esas unsuru olan ------- ibaresinin ilk olarak davalı tarafça ------- tarihinde tescil edilip kullanılmaya başlandığı, davalı şirket ticari unvanın da davacı şirket tescilinden önce olduğu gibi marka tescilinden de önce olduğu, ticari unvan terki koşullarının da oluşmadığı bu şekilde davalının uyuşmazlığa konu ------ bakımından tescilsiz kullanım sebebiyle davacıya nazaran önceye dayalı üstün hakkı mevcut olduğundan SMK 7 ve 29. Maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz koşulları oluşmadığından davanın reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HÜKÜM:Davanın reddine, 1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile kalan 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/82, K. 2026/46, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-82-e-2026-46-k-b732f2f46f26