İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/803 E. 2025/645 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/803
Karar No
2025/645
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 1- ... - ... ... VEKİLLERİ : DAVALI : 2- ... - ... ... VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNANLAR : 1- ... -... 2- ... -... DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Beyşehir . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasının görevsizlik kararı ile Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasına gönderildiği, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinden ihtisas mahkemesi olan Mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. 1.BEYANLAR: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; Davalı borçlu ...'nin davalı ... . Tüzel kişiliğini temsilen ve işlem yapan ... ... Şubesine olan kredi borcunun ayni güvencesi olarak müvekkilinin maliki bulunduğu ve Beyşehir tapu kütüğünün ... Mahalle ... Mevkiinde ... . Ada, ... parsel olarak adına yazılı olan taşınmaz malındaki ipotekli borcun alacaklı banka şubesine ödenerek yerine getirilmesi nedeniyle sona erdiğini, davalılarca tapu kütüğünden ipoteğin kaldırılmasının istenmediğini, ipotekli borcun sona erdiğini, nedeni kalmayan bu taşınmaz mal üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının açtığı davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davada ... .'ye yöneltilen husumetin yerinde olmadığını, söz konusu kredinin kefiller tarafından ödendiğini ve alacak hakkının bu kişilere temlik edildiğini, dolayısıyla davacı tarafından bankaya husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının müvekkil şirkete %12,5 oranında ortak olduğunu, ancak daha sonra şirketi küçük bir ilçede karalayarak okulun itibarını zedelediğini ve bu yolla baskı kurarak zorla hisse devir protokolü imzalattığını, müvekkilin pandemi döneminde yaşanan ödeme güçlükleri nedeniyle bazı aksamalar yaşamasına rağmen davacının ihtiyati haciz yoluna başvurduğunu ve söz konusu bonoların icra yoluyla ödendiğini, buna rağmen davacının ... ’a giderek şirketin iflas ettiğini beyan ettiğini, bu ihbar neticesinde bankanın 07.05.2021 tarihli ihtarname gönderdiğini ve kefiller ... ile ...’ın kredi borcunu kendi hesaplarından ödediklerini, bu ödeme öncesinde bankaya temlik talebi içeren dilekçe verildiğini ve borcun temlik alındığını, kredi borcunun müvekkil şirket tarafından değil, kefiller tarafından kapatıldığını, bu nedenle ipoteğin fekkine ilişkin husumetin de bu kişilere yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca davacının ortaklık payına faiz işletmesinin de hukuka aykırı olduğunu ve bu nedenle savcılığa suç duyurusunda bulunma haklarının saklı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmişlerdir. Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının, maliki bulunduğu taşınmazlar üzerine davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin fekki talebiyle açtığı davanın zamanaşımı nedeniyle ve esasen hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle reddi gerektiğini ifade etmiştir. Müvekkili banka ile ... A.Ş. arasında 12.02.2021 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kredi ilişkisi kurulduğu, bu kredilerin teminatı olarak dava konusu taşınmazlar üzerine ipotek tesis edildiği, kredilerin ödenmemesi üzerine alacağın muaccel hale geldiği ve Beyşehir . Noterliği’nin 07.05.2021 tarihli ihtarnamesi ile borçlulara ihtarda bulunulduğu, ödeme yapılmaması nedeniyle ... ve ... tarafından 11.05.2021 tarihinde banka borçlarının ödendiği, ödemeyi yapan bu kefillerin TBK 590 ve devamı maddeleri uyarınca alacaklı bankaya halef oldukları ve alacakla birlikte teminatlara da hak kazandıkları, dolayısıyla ipotek fekkinin bu kişilerden muvafakat alınmaksızın mümkün olmadığı, bu nedenle bankanın ipoteği fek etmeme yönündeki tutumunun hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, dava konusu kararın söz konusu kefilleri doğrudan ilgilendirmesi nedeniyle ... ve ...’a davanın ihbarı talep edilmiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde davanın reddi istenmiştir. Dava davalı bankanın talebi üzerine kefiller ... ve ... ’a ihbar edilmiştir. 2.GÖNDERME KARARI VE GEREKÇESİ: Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/11/2024 tarihli ... esas ... karar sayılı kararı ile " Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 gün ve 1232 sayılı kararı ile 15/12/2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere;1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere bakmak üzere, Konya'da . Asliye Ticaret Mahkemesi ihtisas mahkemesi olarak belirlendiğinden ve davacı tarafça, davalı bankaya yapılan ödeme nedeniyle borcun sonlandırıldığı iddia edildiğinden, yapılacak yargılama ile davacının yada ortağı olduğunu belirttiği diğer davalı şirketin bankaya karşı borcunun mevcudiyeti ile ilgili değerlendirme yapılması sonucunda karar verilmesi gerekeceğinden, bu yönde değerlendirme yapma yetkisi ihtisas mahkemesi olan Konya .Asliye Ticaret Mahkemesinde bulunduğundan, dosyanın ilgili ihtisas mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " şeklinde gönderme kararı verilmiştir. 3.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER ile DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Bilirkişi (... ) 09.05.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; davacı ...’in ... Tic. Taah. A.Ş. şirketinde ortak olduğu ve şirketin ... ile 18.12.2019 tarihinde imzaladığı 7.000.000,00 TL limitli kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu, ...’in Beyşehir ilçesindeki taşınmazlarını teminat olarak verdiği, taraflar arasında hisse devri protokolü imzalandığı, 07.05.2021 tarihinde Akbank tarafından kredilerin kat edildiği ve 11.05.2021 tarihinde kefiller ... ile ... tarafından borcun ödenerek ipoteklerin kendi adlarına kaldırılması ve alacağın temliki talepli başvuruda bulunulduğu, ... tarafından ödeme planı sunulmasa da ödeme dekontları ve dava dilekçesi içeriğinden kredinin kapandığının anlaşıldığı belirtilmiş, taraflar arasındaki halefiyet ilişkisinin takdirinin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir. TBK. 596. Madde hükmü aşağıdaki şekildedir: "Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir. Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur. Alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkı, kefilin rehin hakkından ön sırada gelir. Kefil ile asıl borçlu arasındaki hukuki ilişkiden doğan istem ve def’iler saklıdır. Bir alacağın güvencesini oluşturan rehin paraya çevrildiği veya borç rehin veren malik tarafından ödendiği takdirde malik, kefile karşı rücu hakkını, ancak kefil ile kendisi arasında böyle bir anlaşma varsa ya da rehin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmişse kullanabilir. Kefilin rücu hakkına ilişkin zamanaşımı, kefilin alacaklıya ifada bulunduğu anda işlemeye başlar. Kefil, dava hakkı vermeyen veya yanılma ya da ehliyetsizlik sebebiyle asıl borçluyu bağlamayan bir borç için ödemede bulunduğu takdirde, asıl borçluya karşı rücu hakkına sahip değildir. Ancak, kefil zamanaşımına uğramış bir asıl borçtan sorumlu olmayı borçlunun vekili sıfatıyla üstlenmişse asıl borçlu, ona karşı vekâlet sözleşmesi hükümleri uyarınca sorumlu olur." Bu hüküm nazara alınarak dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde dava konusu taşınmazlara ipotek tesis edilen tarih 21/02/2019 tarihidir. Bankanın borçlarını ödeyerek riskin tasfiye edilmesini sağlayan kefillerin kefalet tarihleri 12/02/2021 tarihi olup bu tarih itibariyle yani kefalet anında ipotek güvencesi var olduğundan dava dışı ... ve ... davalı bankanın haklarına halef olacaktır. Sonuç olarak ipoteğin fekki koşulları oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: 1-Davanın reddine, 2-Dava reddedildiğinden 615,40 TL maktu harcın 23.908,50 TL peşin ve ıslah harcı toplamından düşülerek bakiye 23.293,10 TL'nin talep halinde davacıya iade edilmesine, 3-Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... Şirketinin yaptığı toplam 420,00 TL masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 7-Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine 8-Davalı taraflar kendilerinin vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 208.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2025

Katip ... Hakim ...

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/803, K. 2025/645, T. 11.07.2025, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-803-e-2025-645-k-edadc1a1c64f