İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/796 E. 2025/915 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/796
Karar No
2025/915
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/796 Esas KARAR NO : 2025/915 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 14/04/2023 KARAR TARİHİ : 11/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili --------Ş. tarafından --------- numaralı Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ve ---------- numaralı Alt Sigorta Poliçesi Spesifik Poliçe (Delil No 1) ile sigortalanan sigortalı --------- Şti.,------- bulunan ---------- firmasından Mal Faturası muhteviyatı 6.985 adet ve 1.165 çift, brüt 6.345,00 kg muhtelif spor giyim eşyası satın aldığını, Emtiaların 700 koli halinde 06.11.2020 tarihinde -------- plakalı tıra --------- yüklenerek --------- davalılar sorumluluğunda nakliyesi esnasında hasara uğradığını, Taşıma aracının 10.11.2020 tarihinde --------- vardığını --------- geçici depolama alanında tahliye esnasında yapılan kontrollerde emtialarda eksiklik tespit edilerek araç sürücüsü ve depo yetkilisi tarafından Tespit Tutanağı ile kayıt altına alındığını, Sigortalıya ait emtiaların nakliye esnasında hasara uğraması sonucu oluşan sigortalı zararı, müvekkil şirket tarafından tanzim edildiğini, fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak toplam 12.441,34 TL sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından ödenmek suretiyle tazmin edilmiş olup TTK ve poliçe hükümleri, banka ödeme dekontu, halefiyet kuralları ve sigortalının temlik talebi gereğince TBK ilgili hükümleri temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralan müvekkilin TTK madde 1472 ve ilgili konvansiyon hükümleri ile davalılara rücu hakkı doğduğunu belirterek, müvekkili davalılardan olan 12.441,34 TL alacağına ilişkin -------- İcra Müdürlüğü ---------- E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, alacağımız likit ve belirlenebilir olduğundan 9620 den az olmayan oranda icra inkar tazminatı, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ---------Ş. davacı tarafından taşıyıcı sorumluluk sigortacısı olarak nitelendirilmiş ve husumet yöneltildiğini, müvekkili ---------Ş. sigortacı değil, müşteri ile sigorta şirketini buluşturan yalnızca aracı bir kurum olduğunu, müvekkili şirketin işbu ihtilafta broker sıfatıyla hareket etmekte olup sorumluluğu bu faaliyeti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kendisine karşı husumet yöneltilmesinin kanunen mümkün olmadığını, CMR md. 32/1. Maddesi "Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir.” hükmünü içerdiğini, malların 10.11.2020 tarihinde teslim edildiğini, davacı tarafından 02.03.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığını, taşınan emtia eksiksiz olarak teslim edildiğini, davacının sigortalısı tarafından usulüne uygun olarak ihbar bildiriminde bulunmadığını, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporda da “Tarafımıza iletine boşaltma CMR'si üzerinde, emtianın “700 kap alındığı” belirtilmiş ancak eksiklikle ilgili herhangi bir not bulunmadığı görüleceği” denilmek suretiyle ihbarın usulüne uygun şekilde yapılmadığının ortaya konulduğunu, ekspertiz raporu da ürünlerin tesliminden bir ay sonra yapılmış olup söz konusu süre içerisinde ürünler bir antrepoda müvekkillerinin tasarruf alanı dışında tutulduğunu, bir aylık süre içerisinde ürünlerin akıbetinin ne olduğunun bilinemediğini, ürünlerin kırmızı hata alınıp gümrük memurları tarafından incelendiğini, bu inceleme sırasında koliler yırtılmış ve ürünler kaybolmuş ise de bu inceleme sırasında kaybolmuş olacağını, gümrük incelemesi sırasında ürünlerin kaybolmasının CMR madde 17/2 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafından esas alınan ekspertiz raporlarındaki hesaplamaların C.M.R. Konvansiyonu uyarınca yapılmadığını, faturadaki bedel kar konularak hesaplanmış bedel olup C.M.R. Uyarınca müvekkili şirketinin sorumluluğuna işbu bedel üzerinden gidilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkememizce iddia ve savunmaları karşılar nitelikte rapor tanzimi ile hasar ve kusur durumlarının değerlendirilmesi, davacının alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarının hesaplanması için bilirkişiden rapor aldırılmış olup, alınan son raporda özetle; fiili taşıyıcı davalı firmanın taşımacılık faaliyetinin tüm aşamalarında meydana gelecek kayıp emtiadan sorumlu olmasına rağmen CMR Konvansiyonunun 29. maddesinin uygulanmasına yer olmadığını, araç tarafından imzalanan durum tespit tutanağı TTK 4. Kitap Madde 889/5 hükmü gereği hasar ihbarının fiili taşıyıcı davalı firmaya zamanında ve usulüne uygun yapılmış olunduğunu, davaya konu hasarla ilgili olarak 30.05.2025 tarihinde hazırlanan kök raporda; "CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan taşımacılıkta; yükü teslim alan --------- Geçici Deposunda düzenlenen durum tespit tutanağında eksik ürünle adedinin net olarak tespit edilememiş olmasına rağmen davaya konu kısmi eksik için düzenlenen eksperi raporunda dava dışı sigortalı alıcı firmanın talebi ile 23 adet emtianın eksik olduğu bilgi yer almaktadır” açıklaması yapılarak toplam 23 adet emtianın kaybı için taşıyıcının sınırlı sorumluluk hesabı yapılarak fiili taşıyıcı davalı taşıma firmasının 1.591,54 TL tazminat ödemesi gerektiği hesaplandığını ve davalı firmanın, tutanakta emtia kayıp olarak belirtilmiş itirazını taktir etmesi durumunda; fiili taşıyıcı davalı taşıma firmasının ödeyeceği tazminat tutarının 69,20 TL olarak hesaplandığını, davaya konu hasar için mahkemenin davalı taşıyıcının davacı sigorta firmasına tazminat ödemesini taktir etmesi durumunda; CMR Konvansiyonu madde 27/1 hükmüne göre davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz talep edebileceğini kanaatine varıldığını, davalı taşıma firması, faizin ancak takip tarihinden itibaren işletilebileceği yönünde itirazda bulunduğu, davacı tarafın itirazı mahkeme taktirinde olduğunu belirtir raporunu sunduğu anlaşılmıştır. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava; uluslararası karayolu taşıması esnasında kısmi hasara uğradığı iddia olunan emtia için, sigortalısına ödeme yapan davacının, ödediği tutarın davalı taşıyıcı ve sigorta şirketinden tahsili amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava konusu taşıma uluslararası karayolu taşıması mahiyetinde bulunduğundan CMR hükümlerine tabi olup, Konvansiyonun 17/2 fıkrası uyarınca taşıyıcının sorumluluğu yükün kendisine teslimiyle başlayıp teslim edene kadar olan dönemi kapsayacaktır. Uyuşmazlık konusu taşıma bakımından, Konvansiyonda hüküm bulunmaması halinde, MÖHUK'un 29/2 fıkrası uyarınca TTK'nun taşımaya ilişkin hükümleri uygulama alanı bulacaktır.CMR Konvansiyonu'nun 32/1-a bendi uyarınca, taşıma sözleşmesine konu emtianın kısmi veya tam hasara uğraması halinde açılacak davalar teslim tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Hükmün 32/2 fıkrasında zamanaşımını durduran sebepler düzenlenmiş, hükmün 32/3 fıkrasında ise zamanaşımına ilişkin diğer hallerin davaya bakan yer mahkemesinin kararlarına göre belirleneceği, diğer ifade ile uyuşmazlığı gören tahkim heyeti veya mahkemenin hukukuna göre belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla Konvansiyonun 32/2 fıkrasında yer alan zamanaşımını durduran hal haricindeki zamanaşımını durduran veya kesen sebepler bakımından somut uyuşmazlıkta Türk Hukuku uygulanacaktır Somut olayda; davalı vekili tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'i ileri sürülmüştür. Buna göre eldeki davada, emtianın teslim tarihinin 10/11/2020 tarihi olduğu, bu tarihten sonra 1 yıllık süre dolmadan 02/03/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalının takibe 11/03/2022 tarihinde itiraz ettiği, zamanaşımı süresinin borçlunun itirazı üzerine 11/03/2022 tarihinde kesilerek yeniden 1 yıllık sürenin işlemeye başladığı, yeni sürenin 11/03/2023 tarihinde sona ereceği ancak arabuluculuk başvuru tarihinin 27/02/2023 tarihi, arabuluculuk sürecinin bitiş tarihinin 28/03/2023 tarihi olduğu, bu tarihler arasındaki arabuluculukta geçen sürenin başlangıç ve bitiş tarihleri dahil olmak üzere 30 gün olduğu, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı dururacağından, zamanaşımı süresinin sonu olan 11/03/2023 tarihine, arabuluculuk süreci olan 30 günlük süre eklendiğinde, zamanaşımı süresi 12/04/2023 tarihinde dolacağı, hal böyle olunca da 14/04/2023 tarihinde açılan davanın zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmakla davanın davalılardan---------Şti. yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.Davalılardan ----------Ş. Yönünden yapılan değerlendirmede; hukukumuzda Brokerlik kurumunu düzenleyen başlı başına bir yasa olmamakla birlikte, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Tanımlar" madde başlıklı 2/1-d bendinde ---------; "Sigorta veya reasürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri temsil ederek, bu sözleşmelerin yaptırılacağı şirketlerin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak ve teminat almak isteyen kişilerin hak ve menfaatlerini gözeterek sözleşmelerin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürütmeyi ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi" olarak tanımlandığı, ayrıca --------- sayılı 27.05.2015 tarihli -------- yayınlanarak yürürlüğe giren, "Sigorta ve Reasürans Brokerleri Yönetmeliği"nin, "Tanımlar ve kısaltmalar" madde başlıklı 3. Maddesinde de; Broker'in; "5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde tanımlanan gerçek veya tüzel kişi sigorta ve/veya reasürans brokerini" şeklinde tanımlandığı, adı geçen, Sigorta ve Reasürans Brokerleri Yönetmeliği'nin "Faaliyete İlişkin Hükümler" ana madde başlıklı 3. Bölümünün 15 vd. maddelerinde brokerlerin, yetki ve sorumluluk ile faaliyet alanlarının düzenlediği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede de; davalı ----------Ş.'nin broker olarak, yönetmelikte de bahsedildiği gibi sigortalıya en iyi sigorta poliçesini düzenlemesi için aracılık ettiği, sigorta tazminatı veya avans ödeyemeceğinin açık olduğu, bu bakımdan da iş bu davalının davada, taraf sıfatının ve sorumluluğunun da bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ---------Ş. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davalılardan -----------Ş. yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE , Diğer davalı ----------- Şti. yönünden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, Karar harcı olan 615,40 TL'nin dava açılırken peşin olarak alınan 179,90 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 435,5 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan harç masrafı ile yargılama gideri masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 12.441,34 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ---------- ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/796, K. 2025/915, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-796-e-2025-915-k-f25d4890710c