İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/787 E. 2026/336 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/787
Karar No
2026/336
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/787 KARAR NO : 2026/336

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2024 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 30/01/2024 tarihinde müvekkili---- maliki olduğu --- plakalı -- model --- marka araç ---- kontrolünde seyir halindeyken --- sürücüsü ve araç maliki olduğu --- plakalı --- model ----- marka araç tarafından çarpıştığını, Araç sürücüsü ------- davalı sigortalı müşterisi olduğunu, İşbu çarpma neticesinde müvekkilinin aracında maddi hasarın meydana geldiğini, Davalı sigortalı sürücüsü ------; müvekkili aracına yan taraftan çarpmış müvekkili aracının yan tarafının içe çökmesine sebep olduğunu, Sigortalı araç sürücüsü, Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-a maddesinde düzenlenen, "Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar." kuralını ihlal ettiğini, Bu kaza sonucunda davalı sigortalı sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, Kaza tespit tutanağında davalı sigortalı araç sürücüsünün bu yöndeki ikrar niteliğindeki beyanı ile kazaya ilişkin olay yeri fotoğraflarından bu sonuca kolaylıkla varılabileceğini, İlgili araç ---- Şirketi nezdinde 04/10/2023 - 04/10/2024 vadeli ve ----- poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, Sigorta şirketine yapılan değer kaybı başvurusu 12/07/2024 tarihinde reddedildiğini, Müvekkiline ait araçtaki değer kaybının belirlenmesi mümkün olmadığını, Kusur oranına göre değer kaybı bedelinin hesaplanmasında hasar gören aracın bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde hesaplanan aracın hasar miktarı belirlenerek hesaplanmasının gerektiğini, Hasar sonucunda aracın değer kaybı hesaplanırken aracın markası, yaşı modeli, hasar gördüğü yerin tespitleri yapılarak bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, yaşanan kaza neticesinde müvekkilinin aracı hasar görmüş aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde bir kayıp meydana geldiğini, Müvekkili ----- aracında değer kaybının meydana geldiğini, Bu nedenle Sayın Mahkeme tarafından atanacak bilirkişi tarafından değer kaybı tespiti yapılmasını, müvekkiline ait araçta kaza sonrası meydana gelen zarar nedeniyle kaza günü itibariyle müvekkiline ait aracın piyasadaki rayiç bedeli, kaza görmüş olmasından bahisle düşeceğinden müvekkilinin değer kaybı ve sair hususlardan tazmini amacıyla huzurdaki davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, Fazlaya ilişkin dava ve hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik, kaza tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte 10.000 -TL belirsiz alacak olan değer kaybı bedelinin davalıdan tahsilini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 26/04/2024 tarihinde ----- Şirketi' nin hesabına 21.004,03 -TL rücu ödemesinin yapıldığını, yapılan ödemeler ile müvekkili şirket tarafından sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu yerine getirildiğini, bu nedenle işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının aracında değer kaybının oluşmadığını, davacıya ait araçta değer kaybına konu parça ve işçilik bulunmadığından araçta değer kaybının oluşmadığının tespit edildiğini, değer kaybının talep edilen aracın uyuşmazlık konusu kaza öncesi kazaya karıştığının tespiti halinde davanın reddinin gerekeceğini, aracın sonradan meydana gelmiş olan kaza neticesinde tekrar değer kaybına uğramasının mümkün olmadığını, Önceki hasarlar sebebiyle değer kaybına uğramış olan aracın değer düşüklüğünden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, Davacı vekilince başvuru dosyasına hiçbir onarım faturası sunulmaması gerçek zararın ispatlanamadığını gösterdiğini, Trafik poliçesi mevzuatımız gereği gerçek zarara yönelik teminat sağlamakta olduğunu, işbu varsayımsal (normatif) zararın poliçe teminatına girmediği izahtan vareste olduğunu, Başvuran tarafın ilgili hasardan doğan zararları 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu aynen tazmin ilkesi ışığında müvekkili şirketçe karşılandığından ve ortada artık gerçek bir zarar kalmadığından huzurdaki başvurunun reddinin gerekmekte olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar Karayolları Trafik Kanunu ve Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu, Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Poliçe limiti 200.000- TL' olduğunu, müvekkili şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemeyeceğini, müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında gerçek hasar bedelini ödeyerek borcunu ifa etmiş sayılacağını, Sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılması gerektiğini, Müvekkili şirketin üzerine düşen sorumluluğu ifa etmesine rağmen işbu haksız ve mesnetsiz dava ikamet edilmesinin sebebi haksız kazanç sağladığını, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden mahkemenizce aksi kanaat hasıl olması halinde esastan reddini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tramer kayıtları, trafik tescil kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 30/01/2024 tarihli trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı bedelinin tazmini istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davacı --- maliki olduğu --- plakalı ile davadışı ---- sürücüsü ve araç maliki olduğu ---- plakalı araç arasında 30/01/2024 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumları, davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve------ sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ----- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay ---- HD'nin 03.12.2020 tarih ---- Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının ----- Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay---- sayılı ilamı) Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay -----sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay ----sayılı ilamı) Tarafların delilleri toplanarak, dosya üzerinden makine mühendisi bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere, Sürücü ---- idaresindeki ----- plakalı otomobili ile kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymadığı; dönel kavşağa girerken dönel kavşak içinde seyreden ----- plakalı otomobile yol vermediği ve çarpıştığı için KTK 57/b/6 - 84/h ve KTY 109/b/6 - 157/a/8 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve 6100 kusurlu olduğu; Sürücü --- idaresindeki --- plakalı otomobili ile dönel kavşak içinde seyrederken kavşağa kontrolsüz giren ---- plakalı otomobil ile kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; Tazminata konu araç,---- marka tipi, ---- yakıtlı, ---- model, 104.923 km'de ve 30.01.2024 tarihinde kazaya karışmış, ----- adına tescilli hususi otomobilin kaza tarihindeki rayiç değerinin hasarsız 2.604.000 TL, onarıldıktan sonra 2.602.000 TL ve piyasa şartlarında değer kaybının 2.604.000 — 2.602.000 — 2.000 TL olduğu; Davalı --- numaralı KZMSS poliçesi ile ---- plakalı, ------ adına tescilli otomobilin 04.10.2023 — 04.10.2024 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 30.01.2024 tarihini de kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında, kaza tarihinde araç başına maddi teminat limitinin 200.000 TL ve teminat miktarının yeterli olduğu; İşbu dava öncesinde ----- başvurularak KTK 99 ve KZMSS Genel Şartlarının B.2.1 maddeleri gereğince temerrüde düşürüldüğünü ispatlayan belge olmadığı için dava tarihi 24.10.2024 itibariyle yasal faiz talep edilebileceği; Dava konusu ----- plakalı otomobilin 2.000 TL değer kaybının dava tarihi 24.10.2027'itibariyle yasal faizi ile talep edilebileceğini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ---- maliki olduğu, davadışı --- sevk ve idaresindeki ----- plakalı araçla davalı sigorta şirketinde sigortalı, davadışı ---- maliki olduğu ----- plakalı araç arasında 30/01/2024 tarihinde trafik kazası meydana geldiği, yaşanan kazada davacı araç sürücüsünün kusursuz olduğu ve dava konusu araçta değer kaybının meydana geldiği iddiası ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Deliller toplanmış, dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dosyadaki bilirkişi raporuyla; sürücü --- idaresindeki ---- plakalı otomobili ile kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymadığı, dönel kavşağa girerken dönel kavşak içinde seyreden ----plakalı otomobile yol vermediği ve çarpıştığı için KTK 57/b/6 - 84/h ve KTY 109/b/6-157/a/8 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, sürücü ---- idaresindeki--- plakalı otomobili ile dönel kavşak içinde seyrederken kavşağa kontrolsüz giren ----- plakalı otomobil ile kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı, dava konusu ---marka tipi, ---- yakıtlı, ----- model, 104.923 km'de ve 30.01.2024 tarihinde kazaya karışmış, ---- adına tescilli hususi otomobilin kaza tarihinde ratiç değerinin hasarsız 2.604.000 TL, onarıldıktan sonra 2.602.000 TL ve piyasa şartlarında değer kaybının 2.604.000-2.602.000 =2.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun olayın oluş şekline ve yerleşik içtihatlara uygun olduğu görüldüğünden rapor mahkememizce hükme esas alınmış, davalı .---- numaralı KZMSS poliçesi ile --- plakalı, ------ adına tescilli otomobilin 04.10.2023-04.10.2024 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 30.01.2024 tarihini de kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında, kaza tarihinde araç başına maddi teminat limitinin 200.000,00 TL ve teminat miktarının yeterli olduğu anlaşıldığından davalı zarardan sorumlu tutulmuş, davacının davadan önce davalıyı temerrüde düşürmemesi nedeni ile dava tarihinden itibaren faize hükmedilmek sureti ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, dava konusu ------ plakalı otomobilin değer kaybı tazminatı olarak 2.000,00 TL’nin dava tarihi olan 24/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ile 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL'nin davalıdan tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 6.000,00TL bilirkişi ücreti, 105,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.105,00 TL'nin kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.221,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin red/kabul oranına göre; 720,00 TL'sinin davalıdan, 2.880,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT 13/3 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/787, K. 2026/336, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-787-e-2026-336-k-a88f2acc2fb7