İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/787 E. 2025/282 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/787
Karar No
2025/282
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/787 Esas - 2025/282 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/787 Esas KARAR NO : 2025/282

HAKİM : KATİP :

DAVACI : DAVALI :

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2023 KARAR TARİHİ : 06/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın Konya 4. İcra Dairesi' nin 2015/1548 ve Konya 9. İcra Müdürlüğünün 2014/11974 E. Sayılı dosyalarında aleyhine icra takibi başlattığını, takibe konu alacakların hukuki ve ticari bir dayanağının olmadığı, takiplerin sahte imza ile düzenlenen senetlere dayandırıldığını, senetlerde yer alan imzaların kendisine ait olmadığını beyan ederek, senetlerin iptalini, davanın kabulüne, yapılan takiplerin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının %40 tazminatla cezalandırılmasını, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiş iddia edilen vakıalara itiraz etmiş sayılmıştır. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, istirdat talebinden ibarettir. Mevcut dosyanın Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, 2023/95 Esas ve 2024/14 Karar numaralı ilamı ile görevsizliğine karar verildiği ve dosyanın mahkememize tevdi edildiği anlaşıldı. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Konya 9. İcra Dairesi'nin 2014/11974 Sayılı takip dosyası ve Konya 4. İcra Dairesi'nin 2015/1548 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, senetlerdeki imzanın davacıya ait olup olmadığı, davacının takip dosyasına yaptığı ödemenin istirdatının gerekip gerekmediği konularında olduğu anlaşıldı. Konya 9. İcra Dairesi'nin 2014/11974 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde takibe dayanak yapılan senetlerin; düzenleyeni davacı olan, lehtarı olan, ciro yoluyla son yetkili hamili davalı olan 2.000,00 TL bedelli, 15.04.2014 düzenlenme tarihli, 30.10.2014 ve 10.11.2014 tarihli iki senet olduğu görülmüştür. Konya 4. İcra Dairesi'nin 2015/1548 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde takibe dayanak yapılan senetlerin; düzenleyeni davacı olan, lehtarı olan, ciro yoluyla son yetkili hamili davalı olan 2.000,00 TL bedelli, 15.04.2014 düzenlenme tarihli, 30.11.2014, 30.12.2014 ve 10.12.2014 tarihli üç adet senet olduğu görülmüştür. Davacının Konya 9. İcra Dairesi'nin 2014/11974 Esas sayılı takip dosyası ile yürütülen takip nedeniyle ödeme yaptığı ve son ödemeyi 16.03.2023 tarihinde yaptığı tespit edilmiştir. Davacının Konya 4. İcra Dairesi'nin 2015/1548 Esas sayılı takip dosyası ile yürütülen takip nedeniyle ödeme yaptığı ve ödemeyi 13.12.2024 tarihinde yaptığı tespit edilmiştir.

Mevcut davanın ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce usule ilişkin incelemeler yapılmış taraflarca ileri sürülen deliller toplanmıştır. Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz İİK'nın 170. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiğine işaret edilmiştir. İİK'nın 68/a maddesinin dördüncü fıkrasında ise; “İmza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin 2. 3. ve 4. fıkraları ve 310. 311. ve 312. maddeleri hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2.maddesinde yer alan “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır” düzenlemesi nedeniyle uygulanması gereken aynı Kanunun 211.maddesinde ise imza incelemesinin yöntemi gösterilmiş olup, buna göre hakim bilirkişi incelemesine karar verir ise önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları, ilgili yerlerden getirtir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. Anılan belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu göz ardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir(Hukuk Genel Kurulu'nun 06/02/2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı). Öte yandan, her hangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafoloji ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Dairemizin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır (HGK.nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararı). Özetlemek gerekir ise, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medari tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celp edilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.(Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2023/218 Esas, 2024/676 Karar, 19.04.2024 tarihli ilamı) Görevsizlik kararı öncesi dosyanın ATK'ya sevk edildiği görülmüştür. 07.05.2024 tarihli ATK raporunda "inceleme konusu senetlerde atılı borçlu imzaları ile mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği..." şeklinde mütalaada bulunulmuştur. Yukarıda alıntılanan yüksek mahkeme kararlarından da anlaşılacağı üzere imza inkarı durumunda usule uygun olarak toplanan deliler kapsamında yapılan incelemede kesin tespit içeren bir rapor alınması durumunda rapordaki tespite itibar edileceği açıktır. Somut olayda da 07.05.2024 tarihli ATK tarafından hazırlanan raporda yapılan tespitte muhtemel bir görüş bulunmadığı, aksine kesin kanaat içerdiği görülmüştür. Yürütülen yargılama neticesinde; davacının istirdat talebine konu senetlerde yapılan incelemede imzanın davacıya ait olmadığı, davacının kötüniyetli olduğunu gösterir delil sunulmadığı tespit edildiğinden, senetlerden dolayı davacının sorumluluğunun bulunmadığı, ispat külfeti üzerinde olan davalının aksi yönde yazılı delil sunmadığı, davacının takip dosyaları nedeniyle borçlu olmadığı, takip dosyasına cebri icra tehdidi altında yapılan ödemenin iadesinin gerektiği sabit görülerek istirdat talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davalı taraf davaya konu senetleri ciro yoluyla teslim aldığından ve düzenleyeni olan davacının imzasının sıhhatini bilemeyeceğinden kötüniyetli olmadığı anlaşılmış ve davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce verilen hükümde kötüniyet tazmimatı talebinin reddine karar verilmişse de mahkemece bu yönde kendiliğinden hüküm yazılması gerekirken sehven yazılmadığı anlaşılmakla HMK'nın 305/A gereği "Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine," şeklinde hükmün tamamlanmasına karar verilmiş ve hüküm altında belirtme yapılmıştır. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, Davacının Konya 9. İcra Dairesi'nin 2014/11974 Sayılı takip dosyası ve Konya 4. İcra Dairesi'nin 2015/1548 Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, - Konya 9. İcra Dairesi'nin 2014/11974 Sayılı takip dosyasında cebi icra tehdidi altında ödemiş olduğu 10.802,49-TL'nin taleple bağlı kalınarak son ödeme tarihi olan 16/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, -Konya 4. İcra Dairesi'nin 2015/1548 Esas sayılı dosyasında cebi icra tehdidi altında ödemiş olduğu 6.122,89-TL'nin ödeme tarihi olan 13/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 289,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 325,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına 3-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 179,90-TL Peşin Harcı, 110,00-TL Tamamlama Harcı, 8.577,06-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.046,86TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine, Dair; davacı asil yüzünde davalı taraf yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/05/2025

Katip

Hakim HÜKMÜN TAMAMLANMASI Mahkememizce verilen hükümde kötüniyet tazmimatı talebinin reddine karar verilmişse de mahkemece bu yönde kendiliğinden hüküm yazılması gerekirken sehven yazılmadığı anlaşılmakla HMK'nın 305/A gereği "Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine," şeklinde hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir.

Katip

Hakim

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/787, K. 2025/282, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-787-e-2025-282-k-8a2232add4fd