İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/766 E. 2025/899 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/766
- Karar No
- 2025/899
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/766 KARAR NO : 2025/899
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yayıncılık sektöründe faaliyet göstermekte olup, birçok yayının satışını ve dağıtımını yapmakta ve ----- ve birçok markanın denemelerinin bayiliğini gerçekleştirmekte, bu kapsamda müvekkili şirket dava dilekçesi ekinde sundukları faturalarda belirtilen ürünleri satmış davalı bahse konu ürünlerin karşılığı borcunu ifa etmemiş olduğunu, Taraflarınca mevcut ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin alacağı için ---. İcra Md----- sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı tarafça anılan icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edilmiş, dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ancak davalı tarafla anlaşma sağlanamamış olduğunu, Davalı, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturalara karşı süresi içerisinde İtiraz etmemiş, Müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğu cari hesap ekstresi ile sabit olup, Müvekkili şirket tarafından işbu davaya konu icra takibine dayanak yapılan, 06.05.2024 T. 26.597,00 TL, 07.05.2024 T. 3.475,00 TL, 17.05.2024 T. 19.472,00'TL ve 21.05.2024 tarihli, 1.704,60 TL tutarlı toplam 4 adet e-fatura tanzim edilmiş, Ancak davalı tarafça anılan faturalara süresi içerisinde itiraz edilmemiş, iade edilmemiş ve borç ödenmemiş, Söz konusu faturalar açısından her iki tarafın ticari defterleri incelendiğinde davalıdan olan alacaklarının ortaya çıkacağını, İşbu davaya konu icra takibinde her iki taraf da tacir olduğundan, TTK'nın faiz hükümlerine ve ----- verilerine göre alacağa uygulanan yıllık avans faizi 651,75 oranında faiz uygulanmasının talep edilmesinin hukuka uygun ve takibe davalı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiği ve alacağın likit olduğunun sabit olduğunu belirterek, Davalı borçlunun---- İcra Md. ----- sayılı dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz İtirazının İptali İle Takibin Devamına, Davalı borçlu aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla İcra İnkâr Tazminatına hükmedilmesine, Davalı borçlu haksız ve kötü niyetli olarak dava açılmasına sebebiyet verdiğinden HMK m.329 uyarınca müvekkili şirketle aramızdaki vekâlet ücretinin davalı borçluya ödettirilmesine ve borçlunun disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından, karşı tarafça faturaya yansıtılan ve sunmuş oldukları cari ekstreye ait kayıtlar gerçekle örtüşmemekte olup, karşı tarafın 2023 yılı dönem sonu cari hesap ekstresinden 2024 yılı başına devreden 117.783,00 TL borcu ile başladığı görülmekte olduğunu, Karşı tarafça yeni yıla devreden borç miktarı farklı görülmekte, taraflar arasındaki C/H' larda uyuşmazlık esasen 2023 yılından devreden ile başlamakta, dolayısıyla 2023 yılına ait C/H ekstrelerinin içeriklerine ilişkin belgelerin, bu yıla da ait ticari defter ve belgelerin de celbi gerekmekte olduğunu, İş bu dilekçe ekinde sunmakta oldukları ve müvekkili şirkete ait olan cari ekstre kaydı incelendiğinde Müvekkili şirketin, takipte iddia edildiği şekilde herhangi bir borcunun mevcut olmadığı görülmekte olup, Bu hususun ispatı adına her iki tarafın kayıtlarının alınması adına ticari defterlerinin celbini ve dosyanın bilirkişiye tevdi ile yerine inceleme yetkisi verilerek ticari defterler ve taraflar arasındaki cari ilişkiyle ilgili olarak belgeler üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Davacı tarafın iddia ettiği şekilde faturaya karşı 8 günlük süre içerisinde itirazda bulunmamış olunması tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamamakta olduğunu, iddia edildiği bir şekilde herhangi bir borcun varlığı açıkça ticari defter ve belgelere ilişkin delillerin bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucu ortaya çıkacağını, zira taraflar arasındaki cari ekstrelerde farklılık mevcut olduğunu, Yargıtay kararları doğrultusunda, davacının öncelikle müvekkili şirket ile ticari ilişkisini, mevcut sözleşme şartlarını, mevcut sözleşme şartlarına uygun ifayı / faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yapıldığını, yapılan işi eksiksiz ve tam olarak müvekkili şirkete teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini” ispatlamalı, faturayı dayanaklandırması gerekmekte olup, Aksi halde tek başına faturaya yasal süresinde itiraz edilmemiş olması yazılı işin yapılarak müvekkile teslim edildiğini, faturanın kesinleştiğini göstermeyeceğini, İcra takibinde takibe dayanak belgelerin eksiksiz olarak sunulması gerekmekte, itirazın iptali davasında icra dosyasında var olan belgeler dışında başka belgelere dayanılamayacağı, Sonuç olarak, icra takip dosyasında takibe dayanak edilmeyen belgelerin dava sırasında sunulmasına muvafakat etmediklerini, Müvekkilinin ticari defterleri ile davacının ticari defterleri birbirini doğrulamadığından davacı ticari defterlerini lehine delil olarak kullanamayacağını, Davacının, alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu ileri sürerek, Müvekkili aleyhine açılmış davanın reddine, davacı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebidir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. ----İcra Dairesi'nin ------ Esas İcra dairesinin sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; Mahkemece Bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak yapılan değerlendirme ile dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, Tarafların Ticari Defterlerindeki Kayıtları ve Müstenidatları ile Talimat Bilirkişi Raporu üzerinde yapılan incelemeler çerçevesinde, yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, 6100 sayılı HMK” nın 266/c. 2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir, tavsif, İcra Tazminatı Talepleri ve Taleple Bağlılığın takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davacı Şirketin “43.692,60 TL ASIL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; Tarafların incelenen Ticari Defter Kayıtlarında, Mutabakatsızlık Konusu olduğu yukarıda detaylandırılan 40.000.-TL Tutarlı Ödeme İşlemi dışında, tüm kayıtlarının birbirlerini teyit etmekte olduğu, Dolayısıyla; Sayın Mahkemenin, Davacı Şirketçe Davalı Şirketin Tek Ortağı ve Münferit imzasıyla Temsil ve ilzama yetkilisi olan ----- hesabına, “Cari Hesaba Mahsuben” açıklamasıyla gönderdiği 40.000.-TL Banka Ödemesinin, Davalı Şirket aleyhine Borç Yükü getireceği yönünde Hüküm kurması halinde, Davacı Şirketin Davalı Şirketten, Takip Talebinde olduğu gibi 43.692,60 TL ASIL Alacak bakiyesini talep edebileceği, Sayın Mahkemenin, 40.000.-TL Tutarlı ödemenin Davalı Şirket adına Borç Yükü getiremeyeceği yönünde hüküm kurması halinde ise, Davacı Şirketin Davalı Şirketten Talep konusu yapabileceği ASIL Alacağının 3.692,60 TL olabileceği, " yönündeki görüş bildirilmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." (-2)"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." (3)"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4):Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5)"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
"
Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. " Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
" Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK)m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Somut olayda; Davacı tarafından, davalı aleyhine---- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine, davalının yaptığı itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Davacı; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıya muhtelif tarihlerde mal teslimi yapıldığını, bu teslimlere ilişkin fatura bedellerinin kısmen ödendiğini, bakiye borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürmüştür. Tarafların, Mutabakatsızlık Konusu 40.000.-TL Tutarlı işbu işlem kaydı dışında, tüm kayıtlarının birbirlerini teyit etmekte olduğu alınan bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Davacı Şirketçe 20/05/2025 Tarihli Beyan Dilekçesi ekinde dosyaya sunulan dekont Örneğinden görüldüğü üzere, Davacı Şirketçe Davalı Şirketin %100 Hisseyle Tek Ortağı ve Münferit İmzayla Temsil/İlzama Yetkilisi-----IBAN Nolu Hesabına, Davacı Şirketin -----IBAN Nolu Hesabı aracılığıyla gerçekleştirmiş olduğu 30/11/2023 Tarihli, 60.000.-TL Tutarlı, ----- tarafından aktarılan” açıklamalı aynı nitelikleri taşıyan ödemenin Davalı Şirket Ticari Defterlerine kaydedilmiş olması karşısında, mutabakatsızlık konusu 25/12/2023 Tarihli, 40.000.- TL tutarlı, “Cari Hesaba Mahsuben” açıklamalı işlemin de Davalı Şirket aleyhine Borç yükü getirebileceği, işbu Davacı Şirket ödemesini ticari defterine kayıt altına almayan davalı şirketin Ticari Defterlerine bu kaydın yapılmamış olması gerekçesiyle itibar edilemeyeceği, bu kayıt yönünden Davacı Şirket Ticari Defterlerine itibar edilebileceği anlaşılmış ve davacı şirketinin davalı şirketten 43.692,60 TL alacaklı olduğu anlaşılmış ve davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Alacak faturaya dayalı likid olduğundan icra inkar tazminat talebini kabul etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULU İLE ; 2-----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 43.692,60 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, 3-Asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 2.984,64 TL harçtan peşin alınan 746,17 TL harcın mahsubu ile 2.238,47 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan toplam 746,17 TL harcın davalıdan tahsili ile ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere ve bilirkişi gideri olarak yapılan 7.773,50 TL olmak üzere toplam 8.261,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 43.692,60 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile , Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.