İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/753 E. 2026/282 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/753
Karar No
2026/282
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/753 KARAR NO : 2026/282 DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 23/09/2024 KARAR TARİHİ : 31/03/2026

Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... . Dairesinin ... tarih ... karar nolu uyarınca mahkememizin Finans Mahkemesi olduğu gerekçesi ile dosyayı mahkememize göndermesi sonucu Mahkememizde görülmekte bulunan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2016 yılında davalı bankaya ... ... (... kimlik numaralı) borcundan dolayı teminat olarak ... İli, ... İlçesi, ... Mah. .... ada ... parselinde kayıtlı .... bağımsız bölüm numaralı daire nitelikli taşınmazını ... tarih, ... yevmiye no ile 1. dereceden ipotek verdiğini, ... ... ticaret işi ile uğraştığı için, işlerini devam ettirebilmek için davalı bankanın ... ... Müdürlüğünden ticari kredi çektiğini, Ticari kredi kullanan üçüncü şahıs ... ... , davalı bankadan ... tarihinde ... tutarında kredi kullandığını, daha sonra ... ani bir rahatsızlık geçirerek vefat ettiğini, bu nedenle söz konusu kredinin son taksiti ... tarihinde ...'nün murisleri tarafından ödenerek borç kapatıldığını, kredi borcunun son taksitinin ödendiğinin kanıtı olan dekontu dava dilekçe ekinde sunduğunu, davalı bankadan yapılan işlemlere ilişkin evrakları eksiksiz olarak istemelerine rağmen hiç bir bilgi ve belge davalı tarafından verilmediğini, ...'ye ait işbu ticari krediye ilişkin tüm evrakların davalı bankadan celbini talep ettiğini, müvekkili ile davalı banka arasında ipotek sözleşmesi kurulurken; müvekkiline sözleşmenin içeriği hakkında bilgi verilmemiş, tüm maddeler açıklanmamış ve anlayacağı şekilde anlatılmamıştır (bu hususlar ekte sunulu evrak ile de sabittir). Bununla birlikte ipotek sözleşmesinde açıkça üst sınır ipoteği ya da limit ipoteği ibaresi de yazmamaktadır. Bu sebeple müvekkil verdiği ipoteğin üst sınır ipoteği olduğunu anlayamamıştır. Davacı müvekkile anlatılan ise; sadece söz konusu ... borç için ipotek verdiğidir. Oysaki durum öyle olmamış davalı banka ipoteği, üst sınır ipoteği olarak tesis etmiştir. Bu nedenle mevcut durumda genel işlem şartlarına aykırılık teşkil etmektedir. Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. İpotek sözleşmesi davacı ile müzakere edilmeden davalı banka tarafından tek taraflı olarak hazırlanıp sadece imzaya sunulmuştur. Sözleşme incelendiğinde; davacının imzasının altında "okudum, anladım, kabul ediyorum" ibarelerinin olmadığı anlaşılacaktır. Bu durum da gösterir ki, sözleşme imzalanırken müvekkile hiçbir şekilde bilgi verilmemiş ve açıklama yapılmamıştır. Müvekkili sadece mevcut borç için ipotek verdiği konusunda yanılgıya düşürülmüştür. Bu durumda dikkat edilirse; sözleşmeyi kuran iradelerin gerçek anlamda özgür olmadıkları sonucu ortaya çıkacaktır. Somut olayda ise sözleşme kurulurken müvekkil gerçek anlamda özgür iradesi ile hareket edememiştir. Bilindiği üzere; üst sınır ipoteğinin söz konusu olduğu durumlarda ise henüz doğmamış alacakları da kapsayacak şekilde tesis edilmiş olduğundan, doğan borçların ödenmesi ile sona ermeyecektir. Alacaklı ile borçlu arasındaki borç ilişkisinden doğabilecek yeni alacaklar olduğu sürece, ipotek de varlığını devam ettireceğini, davalı banka da bu hususu bildiği için ipoteği kaldırmamak için müvekkili oyaladığını, taşınmaz üzerine davalı lehine konulan ipoteğin kaldırılmasına, ileride telafisi mümkün olmayan hak kaybı yaşanmaması için müvekkile ait taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir şerhinin konulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın taraf olduğu Genel Kredi ve Teminat sözleşmesi kredi borçlusu ... ... risklerinin teminatı olarak davacının taşınmazı teminat gösterildiğini ve bu çerçevede ilgili taşınmaza ipotek tesis edildiğini, dava dışı ...'nün vefatı sırasında risklerin bulunması sebebiyle taşınmaz üzerindeki ipoteğin devam ettiğini, mirasçıların tarafından ilgili riskin kapatılması akabinde ipoteğin kaldırılması davacı tarafından talep edilmiş ise de, müvekkili bankanın herhangi bir şubesine gidilerek ipoteğin fekki için muvafakatname vermemiş imza ve usuli işlemleri gerçekleştirmediğini, davaya konu olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge ve delil sunmadığını, bankanın ipotek işlemleri dahil tüm işlemleri usulüne uygun şekilde tesis edildiğini ve imzalarında usulüne uygun şekilde atıldığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili banka tarafından davacıya ipotek fekkinin yapılamayacağı belirtilmediğini, aksini ispatlamakla mükellef olduğunu, davacı kendi kusuru ile bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Dosyada tüm deliller toplanmış, davalı bankaya müzekkere yazılarak, imzalanan kredi sözleşmesinin, hesap hareketlerinin, borç ve ödeme bilgilerinin, ihtarname ve tebliğ şerhlerinin, ödeme planı ile davaya delil teşkil edebilecek bütün bilgi ve belgelerin birer suretlerinin mahkememize gönderilmesi istenmiş, müzekkere cevabı dosyaya konulmuştur. Mahkememiz dosyası bankacı bir bilirkişiye tevdi edilerek, dava dışı ...'nün davalı bankaya olan borcunun devam edip etmediği, ipoteğin kaldırılıp kaldırılmayacağı hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi ... tarihli raporununda "davalı banka ile dava dışı ... arasında ... tarihinde ... TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel ... no.lu bağımsız bölümde bulunan mesken niteliğindeki ... .... adına kayıtlı taşınmaza ... tarihinde ... yevmiye numarasıyla ... ... bankası lehine 1.dereceden ... TL bedelle fekki bankaca bildirilinceye kadar ... adına açılmış açılacak, asaleten kefaleten, nakdi gayri nakdi, doğmuş doğacak tüm borçlarına teminat olmak üzere ipotek tesis edildiği; Sözleşmeye ve ipoteğe istinaden, ...'nün kredi kullandırım talimatlarıyla, ... tarihinde ... numaralı .... TL, ... numaralı ... TL ve ... numaralı ... TL tutarlı 3 adet toplam ... TL'lik borçlu cari hesap kredisi ... numaralı hesaba kullandırıldığı, ... tarihinde hesaptan ... TL tarla satış bedeli açıklaması ile ... ... hesabına havale yapıldığı, ... TL ... ödendiğini, dosyada ... tarihinde kullandırılan ... numaralı ... TL, ... numaralı ... TL ve ... numaralı ... TL tutarlı kredilere ait hesap ekstreleri bulunmadığını, ancak, bankanın ... tarihli yazısı ekinde; ... Tapu Müdürlüğü'ne hitaben düzenlenmiş ... tarihli aşağıda örneği bulunan “ipotek fek yazısı” bulunduğundan, bankanın dava dışı ... kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacağının kalmadığı, davacıya ait taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılabileceği" hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır. Taşınmaz rehninin bir çeşidi olan ipotek , 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 881 ilâ 897. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Söz konusu maddelerde ipoteğin tanımı yapılmaksızın, ipoteğin amacı ve niteliği (m. 881), kurulması ve sona ermesi (m. 882- 887), hükümleri (m. 888- 891) ve kanuni ipotek hakları (m. 892- 897) ile ilgili hususlar ele alınmıştır. Doktrinde ipotek kavramı, kişisel bir alacağı güvence altına alma amacını güden, kıymetli evraka bağlı olmayan ve bir taşınmazın değerinden alacaklının alacağını elde etmesi olanağını sağlayan sınırlı ayni hak olarak tanımlanmaktadır (Akipek, J.G/Akıntürk,T.: Eşya Hukuku, 2009, s. 786; Gürsoy, K./Eren, F./Cansel, E.: Türk Eşya Hukuku, 1984, s. 1032). Taşınmaz rehninin temel ilkelerinden biri olan belirlilik ilkesi gereğince, ipoteğin kurulmasında, taşınmazın ne miktar alacak için güvence teşkil edeceği tapu kütüğünde açıkça gösterilmelidir. Bu husus, TMK’nın 851. maddesinde "Taşınmaz rehni, miktarı Türk parası ile gösterilen belli bir alacak için kurulabilir. Alacağın miktarının belli olmaması hâlinde, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir." şeklinde ifade edilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 851. maddesindeki düzenlemeden de anlaşıldığı üzere ipotek, güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarının belirli olup olmamasına göre iki şekilde kurulabilir. Buna göre, ipotekle güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarı belirli ise anapara ipoteği, belirli değilse üst sınır ipoteği kurulur. Türk Medeni Kanunu’nun 881/1 maddesinde ise, "Halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacağın ipotekle güvence altına alınabileceği...", Kanun’un 883. maddesinde de "Alacak sona erince ipotekli taşınmazın malikinin, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebileceği" düzenlenmiştir. Yasa’nın 881/1. maddesinde ifade edilen hâlen mevcut olan bir borç için tesis edilen ipotek bir anapara (kapital, kesin borç) ipoteği olmakla birlikte, ileride doğacak ve doğması muhtemel olacaklar için kurulacak ipotek ise üst sınır (azami meblağ-maximal) ipoteğidir. Yargıtay ... . Hukuk Dairesi'nin ... /... Esas ... /... Karar sayılı kararıyla; "....Dava ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından ipotekle temin edilen kredi borcuna karşılık ... TL ödeme yapıldığı kabul edilmiş ancak borcun tamamının ... TL olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu ipotek üst sınır ipoteği (azami meblağ ipoteği) olduğundan, asıl alacak, faiz, icra takip gideri ve taraflarca kararlaştırılan diğer ferilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşması mümkün değildir. Dava konusu ipotek akit tablosunda, doğmuş ve doğacak tüm borçların teminatı olmak üzere gayrimenkulün, teferruatı ile birlikte ... TL’ye kadar davalıya ipotek edildiği, üst sınır ipotek sorumluluğunun miktarla sınırlı olduğu hususu dikkate alınmaksızın, davalının ipotekli taşınmazdan talep edebileceği toplam alacak miktarının ... TL olduğunun belirtilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca davacı tarafından, mahkemece belirlenen borç miktarının yatırılmasının talep edilmesi halinde, kalan borç bedelinin depo edilmesine karar verilmesi gerektiğinden, bakiye borcun yatırılması halinde ipoteğin fekkine karar verileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekir...." gerekçesiyle kararı bozmuştur. Yukarıdaki açıklamalar ve emsal Yargıtay kararı ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava dışı ... ... ile davalı banka arasında ... tarihinde ... TL limitli Genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ve ipoteğe istinaden, ... ... kredi kullandırım talimatlarıyla, ... tarihinde ... numaralı ... TL, ... numaralı ... TL ve ... numaralı ... TL tutarlı 3 adet toplam ... TL'lik borçlu cari hesap kredisi ... numaralı hesaba kullandığını, ... tarihinde hesaptan ... TL tarla satış bedeli açıklaması ile ... ... hesabına havale yapıldığı ve ... TL'nin ... ödendiği ve bankanın da ... tarihli yazısı ekinde ... Tapu Müdürlüğüne hitaben düzenlemiş olduğu ... tarihli yazısında ipotek fek yazısı bulunduğu ve dava dışı ...'nün kullandığı kredilerden kaynaklanan borcunun kalmadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, dava konusu ... ... ... Mah. ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölüm üzerine kredi bankası lehine ... tarihinde kurulan ipoteğin fekkine, 2-Alınması gereken ... -TL harçtan peşin alınan ... -TL harcın mahsubu ile, bakiye ... -TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Davacının yapmış olduğu posta ve müzekkere ücreti ile, bilirkişi ücretinden ibaret toplam .... yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacının yapmış olduğu ilk dava masrafı olan ... -TL başvuru harcı ve ... peşin harç toplamı olan ... davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere tarafların göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara İADESİNE Dair, E- duruşma talep eden davacı vekili Av. ... ... ile e- duruşma talep eden davalı vekili Av. ... ... 'nın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/03/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/753, K. 2026/282, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-753-e-2026-282-k-57e00bfe504b