İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/725 E. 2026/135 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/725
- Karar No
- 2026/135
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/725 Esas
KARAR NO : 2026/135 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 02/09/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. İle Davalı banka arasında imzalanmış olan kredi sözleşmesine istinaden 10.09.2019 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosyası ile müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte düzenlenen icra emri gönderildiğini, adı geçen icra dosyasında söz konusu borcun kredi borcu olduğunu, müvekkili tarafından kredi borcu Davalı bankaya ödendiğini, takip miktarı borç ödenmiş olmasına rağmen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna devam edildiğini ve ... tarafından ... adresindeki ipotek gösterilen taşınmazın ihale yoluyla satıldığını, İhalenin feshini talep ettiklerini, dava kabul edildiğini ve kesinleştiğini, ancak davalının yeniden davalı tarafa müvekkili tarafından yapılması gereken tüm ödemeler yapılmış olmasına rağmen takibe devam edilerek taşınmazın satışı istediğini ve satış işlemlerinin devam ettiğini, davalının aynı takip dosyası içerisinde mükerrer ödeme alarak bu hususta sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü, menfi tespit davalarında davanın açıldığı tarihteki alacak borç durumu esas alınarak karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davalı bankaya takibe dayanak kredi borcu ödenmiş olmasına rağmen bankaca yapılan tahsilatlar alacaktan mahsup edilmeyerek mükerrer tahsilata neden olacak şekilde icra takipleri açıldığını ve halen yürütüldüğünü, bu nedenlerle %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve ipoteğe konu taşınmazın satışını engellemek adına icra dosyası üzerine ihtiyati tedbir uygulanmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde talep etmiş olduğu ihtiyati tedbir talebi ile ilgili olarak mahkememizin 04/09/2024 tarihli ara kararı ile " ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada taraf olan davacılar ile dava dışı ... ŞTİ., kendileri hakkında yapılan icra takibine itiraz etmiş, itirazın iptali davası ile açılan davalar ile yapılan muhakemede davalarımız kabul edilmiş ve alacaklarının ispat edildiğini, bu davalar sonucunda verilen kararlar kesin hüküm halini aldığından açılan bu dava HMK.md.114/h-ı-i gereğince redde mahkûm olduğunu, bu davanın davacıları aleyhine açılan İzmir .... As. Tic. Mah.'nin ... E.-... K. davanın bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ve gerekçeli kararı ile sabit olduğunu, davanın bu nedenlerle reddinin gerektirdiğini, itirazın iptali davaları menfi tespit mahiyetinde olup, müvekkili bankanın alacağı tahkik edilmiş olup kararlar da kesinleştiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. ... K. sayılı dava yönünden esasa ilişkin itiraz ettiklerini, müvekkili banka yukarıda bahsedilen dava dosyasına fotokopisi sunulan ... Bankası A.Ş. Ticari Kredi Sözleşmesi ile davalı ... A.Ş.'ye ticari kredi kullandırıldığını, ... ŞTİ. ile ... ise kefil olarak bu sözleşmeyi imzaladığını, davalı kredi borçlusu kredi borcunu ödememiş ve kefilleri kendilerine düşen kefalet yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalıya borcunu ödemesi için müvekkili ... Bankası A.Ş. tarafından yukarıda bahsedilen dava dosyasına fotokopisi sunulan 30/01/2019 tarihli Beşiktaş .... Noterliğinin ... no’lu ihtarnamesi ile borcunu ödemesi aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, bu ihtarname yukarıda bahsedilen dava dosyasına fotokopisi sunulan “Tebliğ Mazbataları”ndan anlaşılacağı üzere davalılara tebliğ edildiğini, tüm iyi niyetli girişimlere ve telefon görüşmelerine rağmen davalılar borçlarını ödememiş ve müvekkili banka alacağını tahsil amacıyla davalılar hakkında zaruri olarak icra takibi başlattıklarını, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası ile müvekkil banka alacağı icra takibine konulduğunu, gönderilen ödeme emri üzerine borçlular “… takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize, açıkça borca, tüm fer'ilerine…” itiraz etmişler ve takibin durdurulmasını istemişler ve icra dairesince de takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili adına zorunlu arabuluculuk müessesesine başvurulduğunu, ancak arabuluculuk toplantıları olumsuz sonuç verdiğini, yapılan yargılama ile borçluların yapmış oldukları itirazın haksız olduğunu, yapılan yargılama ile de dava müvekkili banka lehine sonuçlanmış ve tespit davası mahiyetindeki davanın neticesinde davamız sübuta erdiğini, davacı tarafın bahsettiği tahsilatlar bu dava konusu olan ipoteğin ve açılan icra takiplerinin konusu olmadığını, bilirkişi raporları ve yine mahkemece de yaptırılacak bilirkişi incelemesi karşısında davacı tarafın uzman olmayan, bankacılık bilgilerinden yoksun, amatörce hazırlatılan ve yanlı olarak hukuki açıklamalarda bulunan raporun, bir kıymeti harbiyesi yoktur ve kabul etmediklerini, haksız ve dayanaksız davanın reddine; yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davacılara yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Davacı vekili 09/02/2026 tarihli dilekçesi ile özetle; müvekkillerinin 6100 sayılı HMK’nın 307 ve devamı maddeleri uyarınca, davadan feragat ettiklerini, davadan feragat, kesin hükümden önce her aşamada mümkün olup, feragat beyanı ile birlikte davanın usulden sona erdirilmesini, davadan feragat nedeniyle hukuki sonuç doğurması mümkün olmadığından, feragat iradesi doğrultusunda karar tesis edilmesi gerektiğini, açmış olduğu davadan feragat nedeniyle davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 10/02/2026 tarihli dilekçesi ile özetle; 04/02/2026 tarihli protokol gereği davada yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ve talep etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davadan feragat, 6100 Sayılı HMK nun 307. maddesinde düzenlenmiş olup davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat, davaya son veren hem usul, hem maddi hukuka ilişkin taraf (davacı) işlemlerinden biri olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Feragatin geçerliliği için davalının veya mahkemenin kabul beyanına ihtiyaç yoktur.
Açıklanan nedenlerle, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Feragat muhakemenin ilk celsesinden önce vuku bulduğundan Harçlar Kanunu madde 22 gereğince alınması gerekli harcın 1/3'ü olan 244,00 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 5.152,98 TL ve 18.682,39 TL tamamlama harcı toplamı 23.835,37 TL'den mahsubu ile 23.591,37 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen taraflara iadesine,
5-Davalının lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin;
Davanın menfi tespit olması, davadaki umumi haklılık duurmu ve davanın feragat ile nihayete ermesi nazara alınarak;
Davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda verilen karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir Bölge adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı