İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/717 E. 2026/228 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/717
Karar No
2026/228
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/717 Esas KARAR NO : 2026/228

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 03/06/2024 KARAR TARİHİ : 14/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ...adresinde 17/08/2022 tarihinde davalı ... tarafından yürütülen iş kapsamında, ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesislerin hasara uğratılmış olduğunu, bu zarara ilişkin olarak taraflarınca ... 14. İcra Müdürlüğü’ nün ... E. sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderilmiş ve ödeme emrinin de borçluya tebliğ olduğunu, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmiş ve takibin durmuş olduğunu, 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi gereğince arabuluculuk başvurusu yapılmış olup, dosyanın son oturumunun gerçekleştirildiğini, davalı taraf ile arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamamış olduğundan görüşmelerin sonlandırılmış, dava şartını yerine getirmelerinin akabinde işbu davanın ikame edildiğini, davalı tarafın her ne kadar haksız fiilinden, zarardan, borçtan ve kusurundan haberdar olsa da borcunu ödemeye yanaşmamış, hem de icra takibine itiraz ederek kötü niyetini sürdürmüş olduğunu, davalı tarafça yapılan kazı çalışması esnasında müvekkiline ait yer altı şebekelerinin davalının ekiplerinin ve işçilerinin kusuru sonucu zarar görmüş olduğunu, müvekkilinin altyapı ağında meydana gelen zararın yapılan kazı çalışması dışında bir sebepten kaynaklanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının ekiplerinin ve işçilerinin yürüttüğü kazı çalışması yapılırken kullanılan kepçenin dışarıdan bir müdahale ile müvekkilinin kablo ve sair yapıya zarar verdiğinin açık olduğunu, müvekkili şirketçe hasarın bir an önce giderilmesi, müşterilerinin mağdur olmaması adına hasarı ivedi bir şekilde onararak zararı minimuma indirmeye çalışmış olduklarını ancak davalının, müvekkilinin iyi niyetini suistimal ederek ödeme yapmaktan kaçınmış olduğunu, müvekkilinin zararının gerek hasar tespit tutanakları gerekse faturalar ve diğer belgelerle sabit durumda olduğunu, borcun miktarı konusunda bir tereddüt bulunmadığını, işbu dilekçe ile açılan davada asliye ticaret mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalarının kabulünü, davalının ... 14. İcra Müdürlüğü’ nün ...E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptalini ve takibin devamını, % 20´den aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, davacı şirkete ait alt yapı tesisine hasar verildiğinden bahisle meydana gelen maddi zararın tazmini için açılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. 6102 sayılı TTK'nın 16/1 bendinde; "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." düzenlemesi yer almaktadır. 2560 sayılı kanuna tabi olan ...'nin gördüğü hizmetin kamu hizmeti olmasına rağmen, özel hukuk hükümlerine tabi olduğu TTK'nın 16/1 maddesi anlamında tacir sayılacağı , tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiği ve Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 24/06/2025 tarihli duruşmasında, Davacı tanığı Serhat Avcı; "... ben halen ... çalışmaktayım, bana göstermiş olduğunuz 17/08/2022 tarihli hasar tespit tutanağındaki, 17/08/2022 tarihindeki günlük şantiye defterindeki ve arıza tespit tutanağındaki imzalar bana aittir, ihbarı abonelerin şikayetleri üzerine aldık, hasarın olduğu yere gittiğimizde çalışma yoktu, telekomun kablosunu dışarıda bırakıldığını ve hasar yerinde kazı çalışması yapıldığını gördüm, geniş çaplı ve derin kazı yapıldığını gördüm, çevre esnafında kazının iski tarafından yapıldığını söyledi, kazı çalışması iskinin kazı çalışmalarına benzer nitelikteydi, ben gittiğimde çalışma bitmişti..." beyanında bulunduğu görüldü. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, elektrik elektronik mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 12/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...Dosya kapsamında yapılan ayrıntılı inceleme sonucu; -Davacı tarafından 17.08.2022 tarihinde düzenlenen Hasar Tespit Tutanağı'na göre hasarın 17.08.2022 tarihinde Avcılar Telekom Müdürlüğü hizmet sahasında "..." adresinde meydana geldiği -Tutanakta hasarın oluş şekli olarak "Belirtilen adreste ...'a ait kablolara .. kazı çalışması sırasında hasar vermiştir", tespitlerinin yapıldığı, -Davacı şirket tarafından dava dosyasına sunulan fotoğraflarda, kablonun içinden geçtiği düşünülen bir kablo kanalı ve kopmuş çok perli kabloların göründüğü, -Fotoğraflarda davalı ... Genel Müdürlüğü veya taşeronu ...TİC.A.Ş.'ye herhangi bir araç gerek, yazı bilgilendirme tabelası veya ... amblemli giysisi olan işçilerin görünmediği, -Davacı firma çalışanı - aynı zamanda davada tanık olarak dinlenmiştir- tarafından tutulan Hasar Tespit Tutanağı'nda da ... veya taşeron ... firmasının personellerinin imzası ya da imzadan imtina ettiklerine dair bir bilginin olmadığı, -Tanık ... tarafından çekildiği belirtilen fotoğraflarda davalı kurum veya taşeronuna ait bir çalışanın olmadığı, açıklanan sebeplerle DAVALI KURUMU VEYA DAVALI TAŞERONU SUÇLAYACAK HERHANGİ BİR DELİLE ULAŞILAMADIĞI, -Davacının iddiasını net delillerle ortaya koyamadığı, davalı kurum / taşeron şirketle oluşan hasar arasında illiyet bağı kurulamaması sebebiyle davacının açtığı davada haksız olduğu,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça 17.08.2022 tarihinde ... adresinde ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında davacıya ait tesislerin hasara uğratıldığı iddiasına dayalı olarak davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiği, davalı tarafın hasar tutanağına itiraz ettiği ve hasarın gerçekleştirilmediği savunmasında bulunduğu, haksız fiilin ve haksız fiilin davalı tarafça gerçekleştirildiği konusunda ispat yükünün davacı tarafta olduğu, dosya kapsamında hasar tutanağının bulunduğu ancak hasar tutanağında hasarın ne şekilde gerçekleştiğine yer verilmediği ve hasar tutanağının davacı şirket tarafından hazırlanmış olduğu, bu kapsamda olayın ve hasarın kanıtlanması için davacı tanığının dinlenilmesine karar verildiği, davacı tanığının hasarın İSKİ tarafından yapıldığına ilişkin görgüsü bulunmadığını, çevre esnafı tarafından duyduklarını beyan ettiği, dosyaya sunulan fotoğraflarda davalı çalışanlarının görülmediği, davalıya ait hiç bir levha, ibare bulunmadığı görülmekle haksız fiilin davalı tarafça gerçekleştirildiği ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 732-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 427,60-TL. harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.422,24-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen (taraflar arasında görülecek 10 adet itirazın iptali davası için tek bir arabuluculuk tutanağı gözetilerek) 360-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesin olduğundan davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar yönünden KESİN olarak karar verildi.14/04/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/717, K. 2026/228, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-717-e-2026-228-k-be10a9c6debe