İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/716 E. 2026/92 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/716
- Karar No
- 2026/92
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/716 Esas KARAR NO:2026/92 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 08/10/2024 KARAR TARİHİ: 27/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı/borçlu şirketten yemek hizmeti nedeniyle alacağı bulunmakta olup, Davalı/borçlu yemek hizmetini almasına rağmen -----faturayı reddetmiş ve müvekkiline olan borcunu ödememiş, İşbu alacağının tahsili nedeniyle;------ sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı firmanın borcun tamamına haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durmuş olduğunu, Davalı borçlu şirket, müvekkili şirkete borçlu olup, bu hususun müvekkili şirketin ticari defterleri ile sabit olduğunu, Müvekkili şirketin ve davalı şirketin ticari defter ve evrakları celp edildiğinde bu olgunun ortaya çıkacağını, Ayrıca ekte sunulan -------konuşma görsellerinde müvekkili şirketten istenen siparişler görülmekte olup, Davalının itirazı müvekkilin alacağını tahsil etmesine engel olmak çabasından ibaret ve Bu durumun davalı yanın kötü niyetinin açık bir göstergesi olduğunu, Davalı borçlunun borçtan haberdar ve basiretli bir tacir olup sözleşme hükümlerine aykırılık durumunda borcunu tespit edebilecek konumda olduğunu, Davalı borçlunun ödeyeceği meblağ likit ve belirli olduğundan, hükmedilen miktar üzerinden müvekkili şirket lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, Davanın kabulü ile; fazlaya dair talep, dava, harç tamamlama ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla; Davalı-borçlu şirketin -------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötüniyetle yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile haksız ve kötüniyetle yapılan itiraz nedeniyle davalı (borçlu) aleyhine %50’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir
CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebidir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. ----- sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre;Davacı Şirketin ------- İşlemiş Faiz olmak üzere TOPLAM 37.024,16 TL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında; tespit ve değerlendirmelerimiz muvacehesinde, Takip/Dava Konusu ---- tutarlı Faturanın tarafların Ticari Defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, dolayısıyla Tarafların Ticari Defter Kayıtları itibarıyla Borç/Alacak ilişkisinin oluşmamış olduğu, Davacı Şirketin Fatura içeriği Yemek Bedellerine hak kazandığının ispatı için dosyaya sunmuş bulunduğu ----- Yazışmalarının delil değerinin ve buna bağlı olarak, Davacı Şirketin Davalı Şirkete düzenlemiş olduğu işbu Fatura Bedeline hak kazanıp, kazanmadığı hususlarında takdirin Sayın Mahkemeye ait olabileceği,Sayın Mahkemenin vereceği hükümden bağımsız olarak yapılan Hesaplama sonucunda; Sayın Mahkemenin Davacı Şirketin Asıl Alacak talebinin yerinde olduğu ve fatura bedeline hak kazanıldığı yönünde hüküm kurması halinde,Davacının------- Fatura Bakiye Alacağına, TTK.1530 D.O. Ticari Temerrüt Faiz Oranı tatbik edilmek suretiyle hesaplanan Gecikmiş Gün Faizinin/İşlemiş Faizin, Nihai takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, takip tarihi itibarıyla 2.607,00 TL olabileceği" yönünde beyanda bulunulmuştur. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. --------- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1):---------- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. ----Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Taraflar arasındaki Ticari ilişkinin varlığı ve huzurdaki davaya konu ihtilafın taraf Ticari Defter ve Kayıtları üzerinden tespitinin yapılamayacağı, bir diğer ifadeyle Ticari Defterlerin işbu ihtilafın çözümünde hukuki yarar sağlamayacağı sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. Dosya kapsamında bir takım yazışmalar dosya içerisine sunulmuş ise de, mesajlarda ismi geçen kişinin davalı şirket ile arasındaki ilişki ispatlanamadığından dolayı mahkememizce mesaj içerikleri dikkate alınmamıştır. Taraflar arasında akdolunmuş yazılı bir sözleşmenin dosya kapsamında yer almamıytır. Yine dava konusu fatura içeriği-------davalı şirkete teslim edildiğini kanıtlamaya elverişli Sevk İrsaliyesi, Teslim/Tesellüm belgesi gibi herhangi bir yasal nitelikli belgenin dosya kapsamında yer almadığı görülmüştür.HMK m. 190 gereğince ispat yükü davacıda olup, ibraz edilmeyen defter kayıtları davacı lehine delil olarak değerlendirilemez. Zaten davacının ticari defterleri de alacağın varlığını ispatlayamamıştır. Dosyada davacının alacağını ispata yeterli başka bir delil de bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihinde alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin olarak alınan 427,60 TL'nin mahsubu 304,40 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince takdiren 37.024,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi..27/01/2026