İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/716 E. 2025/449 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/716
- Karar No
- 2025/449
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/716 Esas KARAR NO : 2025/449 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2024 KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin lojistik sektöründe faaliyet gösterdiğini, 03/08/2023 tarihli faturaya dayalı olarak müvekkilinin verdiği hizmetin karşılığında 800,00 Euro müvekkilinin davalıdan alacağı bulunduğunu, bu alacak için davalı aleyhine ---------- İcra müdürlüğü ----------- esas sayılı dosya ile başlatılan ilamsız takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; haksız olarak yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının fatura alacağının hangi ilişki sebebiyle ne şekilde, ne zaman olduğuna ilişkin hiçbir bilgiye yer vermediğini, davacının davasını hangi delille ispat edeceğinin net olarak bildirilmediğini, dava dilekçesinde sadece fatura ve arabuluculuk tutanağının sunulduğunu, davacının iki haftalık süre içinde davasında herhangi bir somutlaştırma yapılmadığını ve delil sunulmadığını, davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taşımacılık işi yaptığını, müvekkilinin davacıdan stand işlemleri için ----------- malzemelerin gönderilmesi ve işlemler bittikten sonra geri getirilmesi için davacıyla anlaşıldığını, ancak bu işlemlerin davacı tarafından ifa edilmemesine rağmen haksız olarak fatura düzenlendiğini, ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmet olduğunu, davacı tarafından sözleşmeye uygun ifa olmadığından açılan davanın reddi gerektiğini savunarak; davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü, ----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı görüldü. Dava konusu fatura incelendiğinde faturanın ----------- Karayolu Navlun ücretine ilişkin olduğu görülmüştür. Dava konusu taşımaya konu eşyanın gümrüklemesinin ------------- Gümrük Müdürlüğü tarafından yapıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki mail yazışmaları incelenmiştir. Taşımaya konu CMR belgesi incelenmiştir. SMMM Bilirkişi ------------ 20/04/2025 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki taşımacılık sözleşmesi nedeniyle ------------ numaralı 03.08.2023 tarihli ve 800,00 Avro bedelli faturada gösterilen taşıma ücreti alacağının tahsili için başlatılan ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır. Davalı tarafça hizmetin ifa edilmediği savunulmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 sayılı TTK 21/1). Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 sayılı TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacak miktarı kadar iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Aradan uzun zaman geçtikten sonra iade faturası düzenlenmiş olması alacağın varlığını ortan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacaktır . Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi taşıma sözleşmesinden kaynaklanan taşıma ücreti alacağına ilişkin kesilen fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı (ve davalı) defterlerinde 800,00 Euro alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, esasında davalı tarafça sözleşmenin inkar edilmediği, hizmetin ifa edilmediğinin savunulduğu, davalının faturaya süresi içerisinde itiraz etmediği, bu sebeple fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığı, bunun karine olduğu, aksini davalının ispat külfeti altında olduğu, davalının bu yönde herhangi bir delil ileri sürmediği, aksine ncak taraflar arasındaki mail yazışmaları, CMR belgesi ve Gümrük belgesi dikkate alındığında davacı tarafça hizmetin ifa edildiğinin sabit olduğu, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Takip konusu alacağın (800,00 Euro) yüzde 20'sine karşılık gelen 160,00 Euro'nun itiraz tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 5.590,94 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (800,00 Euro x dava tarihindeki kur 37,6426 = 30.114,14 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 2.057,09 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.629,49 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 916,00 TL dava açma masrafı ve 6.765,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 7.681,00 TL yargılama giderinin davaldaın alınarak davacıya verilmesine, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (800,00 Euro x dava tarihindeki kur 37,6426 = 30.114,14 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilmesi gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 27/05/2025