İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/709 E. 2026/131 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/709
- Karar No
- 2026/131
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/709 Esas KARAR NO : 2026/131 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/09/2024 KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı firma arasında birtakım ürünlerin, lojistik firması olan davacı şirket tarafından -------- taşınması hakkında anlaşma sağlandığını, bu kapsamda, davalı firmanın talebi üzerine davacı şirket tarafından gerçekleştirilecek taşımacılık işlemi için üç adet araç temin edilmiş olduğunu, öncelikli olarak iki araç aynı anda faaliyete geçecek şekilde, ------ numaralı ve -------- numaralı araçlar yüklenmek üzere programlama yapıldığını, anılan ----- ve ------ numaralı araçlar, taraflarca kararlaştırıldığı üzere, 11/05/2024 tarihinde yükleme sahasına giriş yapıldığını, davalı firmanın evrak eksiklikleri nedeni ile yükleme alanında yaşanan beklemeler kapsamında her iki araç 16/05/2024 tarihinde hareket ettiğini ve 23/05/2024 tarihinde gümrük varışını gerçekleştirdiğini, davacı şirket tarafından lojistiği sağlanan ürünlerin harekete geçişi ve gümrüğe varışı davalı firma tarafından talep edilen zamanda tam ve eksiksiz olarak gerçekleştirildiğini, gümrük işlemleri davacı şirket tarafından ivedilikle çözümlenmiş olduğunu, ürünlerin alacı firma tarafından teslim alınmasında gecikmelerin yaşandığını, hem davalı firmanın eksik evrakları nedeni ile taşımacılığı gerçekleştirecek araçların beklemede kalarak geç hareket etmesi, hem de yine davalı firma ile alacı firma arasında kaynaklanan birtakım husumetler nedeni ile ürünlerin varış noktasında teslimi tahliyesi sırasında yaşanan beklemeler nedeni ile davacı şirket nezdinde birtakım bekleme, yükleme, elleçleme ve sair maliyetlerin doğduğunu, taraflar arasındaki taşımacılıktan kaynaklanan hizmet anlaşması ve işbu davaya konu somut olay kapsamında 1 numaralı araç için 3.200,00 Euro navlun, 1.100,00 Euro yurt içi ve yurt dışı bekleme masrafından doğan navlun farkı faturası, 2 numaralı araç için 3.200,00 Euro navlun, 1.100,00 Euro yurt içi ve yurt dışı bekleme masrafından doğan navlun farkı faturası,2 numaralı araç için 3.200,00 Euro navlun, 1.100,00 Euro yurt içi ve yurt dışı bekleme masrafından doğan faturaların müvekkili şirket tarafından davalı firma adına düzenlendiğini, faturalardan kaynaklanan toplam 12.000,00 Euro bakiye borç bedelinin 31/05/2024 tarihinde mevcut ve muaccel olmasına rağmen davalı firma tarafından müvekkili şirkete yalnızca 7.400,00 Euro bedelin; 1.000,00 Euroluk kısmının 07/06/2024 tarihinde banka havalesi ile kalan 6.400,00 euroluk kısmın ise 28/06/2024 tarihli ------- Bankasına ait --------- çek numaralı ve 231.072,00 TL bedelli çek ile ödendiğini, 4.600,00 Euro navlun ve beklemeden kaynaklı navlın farkı bedeline ait borç bakiyesinin baki kaldığını, bakiye borç bedelinin ödenmesi hakkında müvekkili şirket tarafından davalı firmaya müteaddit kereler sözlü ve yazılı olarak iyi niyetle bildirilmiş ise de; davalı firma tarafından kendilerinin de müşterilerinden ödeme alamadığı, şeklinde müvekkili şirkete yapılacak ödemeyi ilgilendirmeyen, geçersiz, mesnetsiz ve soyut iddialarla ödeme yapılamadığını, müvekkili şirket sürekli olarak, taşımacılık işi yapan firmalara yansıtılan ve "teminat" adı verilen vergisel yükümlülük altında kaldığını, Tüm bu hususlara ilişkin bilgilendirme, ödeme talebi, temerrüt ihtarı ve ürünlerin beklemesinden doğan her türlü gümrük masrafı, ithalat navlunu, ardiye, bekleme, depolama, çeker masrafı ve sair masraf kalemlerinin mevcut olduğunu ve her geçen gün doğmaya devam ettiği ile doğan ve doğacak her türlü masraftan davalı firmanın sorumlu olacağını bildiren temerrüt ihtarnamesi, müvekkili şirket tarafından davalı firmaya ---------- Noterliği vasıtasıyla 19/07/2024 tarihinde ----------- yevmiye numarası ile keşide edildiğini, Anılan ihtarname suretinin sunulduğunu, davalı firma tarafından, ---------- Noterliği aracılığıyla 30/07/2024 tarihli ve --------- yevmiye numaralı cevap ihtarnamesi taraflarına 05/08/2024 tarihinde tebliğ edilmekle anılan ihtarnamede borcun ve somut olayın kabul edilmediği bildirilmiş olduğunu, tüm ihtarlara rağmen sözleşmeye aykırı davranan, müvekkili şirket nezdinde fazlaca masrafların doğmasına sebep olan ve hiçbir surette tam, eksiksiz ve zamanında ödeme yapmayan davalı firma hakkında tarafımızca --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. nolu dosyası kapsamında ilamsız icra takibinin başlatıldığını, ---------- dava açılış tarihindeki kuru "1 Euro=38.1348 TL" şeklinde olup harca esas değer hesaplanırken bu oran dikkate alınmakla, dava sonunda karar tarihindeki kurun esas alınması talep olunmadığını, Bu kapsamda fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, İşbu haklı davamızın kabulü ile davalının haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile --------- icra müdürlüğü'nün --------- e. nolu dosyasındaki icra takibinin devamını, Anılan icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz eden davalı şirket aleyhine, geçerli bir icra takibi ile bu icra takibine itirazın bulunması ve müvekkili şirketin alacaklı olduğu miktarın likit olması nedeniyle asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER: Dava dilekçesi, tanık beyanları,-------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağından kaynaklı icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davalının------- İcra Müdürlüğü nezdinde-------- Esas sayılı takibine konu fatura nedeni ile davacıya borcunun bulunup bulunmadığı davalının icra dosyasına yaptığı itirazının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Tarafların delilleri toplanarak, tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi için dosyanın mali müşavir bilirkişi ile gümrük lojistik alanında uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, dosya üzerinde bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda özetle; Tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İlK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme'ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a.1. bölümünde davacı ...Ş.” nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2024 yılında fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıla ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalı --------Ş.” nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2024 yılında fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıla ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e- defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Mali İncelemeler Yönünden: Davacı ...Ş' nin --------- İcra Dairesinin --------- E, sayılı takip dosyasındaki 20.650,00 EUR tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan ticari defter incelemesi neticesinde; davacı/alacaklının raporun 4.b.1. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı --------Ş” nin açık hesabından takip tarihi itibariyle 4.600,00 EUR karşılığı 174.882,80 TL tutarında alacaklı, davalı şirketinde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında da davacı ...Ş” nin açık hesabından davacı tarafa takip tarihi itibariyle 4.600,00 EUR karşılığı 169.017,34 TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtlarının 4.600,00 EUR para birimi cinsinden uyumlu olduğu, TL para birimi cinsinden ise (174.882,80 TL-169.017,34 TL) 5.865,46 TL “Kur değerleme” işlemlerinden kaynaklı fark bulunduğu, hesap hareketleri irdelendiğinde; davacının takip dayanağı yapmış olduğu raporun 4.c. bölümünde incelenen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde lehte ve aleyhte borç/alacak olarak kaydedildiği, akabinde davalının davacı şirkete 31.07.2024 ve 02.08.2024 tarihinde “İade Faturası” açıklaması ile toplamda 32.100 EUR karşılığı 1.149.196,05 TL tutarında iade faturası düzenlediği, iade faturalarının da her iki tarafın ticari defterlerinde karşılıklı borç/alacak olarak kaydedildiği görülmüştür. G ümrük ve Taşıma İşlemleri Açısından: Dava konusu taşıma işlemlerine ilişkin olarak, 3 adet araç ile --------- gerçekleştirilen ihracatlar kapsamında, gümrük idaresi tarafından ikmal edilen gümrük işlemlerinin gümrük mevzuatına uygun olduğu ve fiili ihracatların bu suretle tamamlandığı ve bu hususta herhangi bir ihtilafında bulunmadığı, 3 adet taşımadan kaynaklanan 12.000 EUR tutarında ki navlun borcunun 7.400 EUR” luk kısmının ödendiği kalan bakiyenin 4.600 EUR olduğu ve bu durumun davalı ve davacının mali kayıtlarına intikal ettiği, davacı tarafından, üçüncü kişiler tarafından kendisine yansıtılan ve 3. aracın yurtdışındaki beklemesinden kaynaklı olduğu ifade edilen “” Yurtdışı Bekleme ve Ardiye Ücreti” olarak belirtilen ve bilahare davalı tarafından kabul edilmeyerek iade faturasına konu edilen meblağın 16.050 EUR olduğu, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz edilen ve 3. kişiler tarafından davacı adına tanzim edildiği anlaşılan faturalar tutarının ise 15.541 EUR olduğu, dosya içeriğinde yer alan ve davalı ile davacı yetkileri arasında ki e-mail yazışmalarının tetkikinde, davalı şirketin, yurtdışındaki muhatapları ile bir takım ticari polemikler yaşadığının ve bu sebeple davalı ve davacının aksiyon almakta zorlandıklarının müşahede edildiği, gelinen nokta itibariyle, belirtilen hususa ilişkin değerlendirmenin Makamlarının takdirinde olduğu, Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaatlerini bildirmişlerdir. Dosyanın hesap bilirkişisi ile önceki bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Yapılan itirazlara ilişkin yapılan değerlendirmeler bir önceki bölümde izah edilmekle birlikte nihai değerlendirmelerimiz aşağıda sunulmaktadır. Tüm delillerin münakaşası ve taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafımıza verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle; Dış ticaret işlemlerinde bekleme ve ardiye vb hizmet bedelleri genellikle serbest piyasa koşullarına göre duruma bağlı belirlenmekte olup ayrıca yurtdışında oluşan bekleme ve ardiye vb hizmet bedelleri yurt içi işlemlerine göre daha yüksek tutarda gerçekleşmektedir. Bu çerçevede dosyada yer alan mail ve/veya bilgilere göre; 22/07/2024 tarihli “Yurtdışı Ardiye Geliri” açıklamalı 11.815,00-EUR tutarlı faturanın detaylarının önceden bilgisinin verildiğinin ve bedelin serbest piyasa koşullarına göre belirlendiğinin anlaşıldığı dikkate alındığında fatura bedelinin kabul edilebilir olduğu kanaatine ulaşılmıştır. 31/05/2024 tarihli “Yurt içi bekleme geliri” açıklamalı 200,00-Euro tutarlı faturanın detaylarının önceden bilgisinin verildiğinin ve bedelin serbest piyasa koşullarına göre belirlendiğinin anlaşıldığı dikkate alındığında fatura bedelinin kabul edilebilir olduğu kanaatine ulaşılmıştır. 31/05/2024 tarihli “navlun bedeli” açıklamalı 2.850,00-Euro tutarlı faturanın detaylarının önceden bilgisinin verilmediği, dosyada bir mail ve/veya bilgi ve/veya detay yer almadığı dikkate alındığında tarafımızca doğrudan bir değerlendirme yapılamamış olup takdir Sayın Mahkeme’nindir. 24/07/2024 tarihli “yurt dışı bekleme geliri” açıklamalı ve 676,00-Euro utarlı faturanın detaylarının önceden bilgisinin verilmediği, dosyada bir mail ve/veya bilgi ve/veya detay yer almadığı dikkate alındığında tarafımızca doğrudan bir değerlendirme yapılamamış olup takdir Sayın Mahkeme’nindir. İtirazın iptaline ilişkin takip dosyasındaki alacak kalemleri yönünden Yukarıda “Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (a) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konusu bağlamında teknik değerlendirmede davacının rücu edebileceği alacak tutarının (11.815,00 Euro + 200,00 Euro =) 12.015,00 Euro olarak tespit edildiği; Davacının takipteki birikmiş faiz talebinin yukarıda “Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (c) sayılı irdelendiği; işaret edilen duruma nazaran iştirak edilmediği; Takipten sonra yürütülecek faiz yönünden, davacı takip tarihinden itibaren --------- Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı yıllık % 48 faiz oranının yürütülmesini istemiş ise de, yabancı para alacağı yönünden anılan faizin yürütülmesinin olanaklı bulunmadığı; 3095 sayılı Yasa m.4/a hükmü uyarınca, Devlet Bankaları’nın Euro cinsinden 1 yıllık vadeli hesaba uyguladığı faiz oranının yürütülmesini isteyebileceği; kanaatini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket ile davalı firma arasında birtakım ürünlerin, lojistik firması olan davacı şirket tarafından ---------- taşınması hususunda anlaşma yapıldığı, davacının neden olduğu gecikmeler nedeni ile davacının ödemeler yapmak zorunda kaldığı ileri sürülerek ödenen ücretlerin davalıya fatura olarak gönderildiği, davalının ödeme yapmaması üzerine davacının davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının takibe, borca ve faize itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta, navlun tutarına ilişkin davacı firma tarafından davalı adına tanzimli, gerçekleştirilen taşımacılık işlemlerine ait olduğu belirtilen faturalar ile davalı firmanın iade faturalarının bulunduğu, ayrıca banka kayıtlarına ilişkin belgelerin (çek,dekont v.b.) mevcut olduğu, dosya içeriğinde yer alan e-mail yazışmaları ve davalı ile davacının dilekçelerinde belirtilen hususlar dikkate alındığında, her 3 araç muhteviyatı eşyanın fiili ihracatının gerçekleştirildiği, bu konuda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı ve gümrük idarelerince gerçekleştirilen işlemlerin de gümrük mevzuatına uygun olduğu anlaşılmaktadır.Tarafların ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişi marifeti ile incelenmiş, kayıtlardan; davacı/alacaklının raporun 4.b.1. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı ---------Ş” nin açık hesabından takip tarihi itibariyle 4.600,00 EUR karşılığı 174.882,80 TL tutarında alacaklı, davalı şirketinde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında da davacı ...Ş” nin açık hesabından davacı tarafa takip tarihi itibariyle 4.600,00 EUR karşılığı 169.017,34 TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtlarının 4.600,00 EUR para birimi cinsinden uyumlu olduğu, TL para birimi cinsinden ise (174.882,80 TL-169.017,34 TL) 5.865,46 TL “Kur değerleme” işlemlerinden kaynaklı fark bulunduğu, hesap hareketleri irdelendiğinde; davacının takip dayanağı yapmış olduğu raporun 4.c. bölümünde incelenen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde lehte ve aleyhte borç/alacak olarak kaydedildiği, akabinde davalının davacı şirkete 31.07.2024 ve 02.08.2024 tarihinde “İade Faturası” açıklaması ile toplamda 32.100 EUR karşılığı 1.149.196,05 TL tutarında iade faturası düzenlediği, iade faturalarının da her iki tarafın ticari defterlerinde karşılıklı borç/alacak olarak kaydedildiği görülmüştür.Eldeki davada, incelenen taraf ticari defterlerinin birbirini teyit etmesi nedeniyle, davalının 4.600,00 Euro borçlu olduğunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın 31.07.2024 gün 898 sayılı 16.050,00 Euro tutarlı yansıtma faturasından kaynaklı olduğu, hal böyle olunca, anılan faturaya konu yansıtma bede line davalının sebebiyet verip vermediği, vermiş ise miktarının uyuşmazlık konularını teşkil ettiği anlaşılmıştır. Bu hususun tespiti için alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda; 22/07/2024 tarihli “Yurtdışı Ardiye Geliri” açıklamalı 11.815,00-EUR tutarlı faturanın detaylarının önceden bilgisinin verildiğinin ve bedelin serbest piyasa koşullarına göre belirlendiğinin anlaşıldığı dikkate alındığında fatura bedelinin kabul edilebilir olduğu, 31/05/2024 tarihli “Yurt içi bekleme geliri” açıklamalı 200,00-Euro tutarlı faturanın detaylarının önceden bilgisinin verildiğinin ve bedelin serbest piyasa koşullarına göre belirlendiğinin anlaşıldığı dikkate alındığında fatura bedelinin kabul edilebilir olduğu, ancak 31/05/2024 tarihli “navlun bedeli” açıklamalı 2.850,00-Euro tutarlı faturanın detaylarının önceden bilgisinin verilmediği, dosyada bir mail ve/veya bilgi ve/veya detay yer almadığı, 24/07/2024 tarihli “yurt dışı bekleme geliri” açıklamalı ve 676,00-Euro utarlı faturanın detaylarının önceden bilgisinin verilmediği, dosyada bir mail ve/veya bilgi ve/veya detay yer almadığı dikkate alındığında davacının bu fatura bedellerini talep edemeyeceği, davacının 4.600,00 Euro ile birlikte,11.815,00 Euro ve 200,00 Euro olmak üzere toplam 16.615,00 Euro yu davalıdan talep edebileceği, davacının takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair dosyada delil bulunmaması nedeni ile davacının takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile avalının ------- İcra Müdürlüğü nezdinde --------- Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin 16.615,00 Euro asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsinden 1 yıllık vadeli hesaba uyguladığı faiz oranı üzerinden yürütülmesine, fazlaya ilişkin asıl alacak ve takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden inkar tazminatına hükmedilmiş, harç ve vekalet ücreti Euronun dava tarihinde --------- Bankası Efektif Satış Kuru (38.1348) üzerinden hesaplanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının -------- İcra Müdürlüğü nezdinde --------- Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin 16.615,00 Euro asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsinden 1 yıllık vadeli hesaba uyguladığı faiz oranı üzerinden yürütülmesine, fazlaya ilişkin asıl alacak ve takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, 2-Asıl alacak olan 16.615,00 Euronun takip tarihindeki TL karşılığı olan 594.172,34 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 43.281,88 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 13.692,69 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 29.589,19 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ile 13.692,69 TL peşin harç olmak üzere toplam 14.120,29 TL'nin davalıdan tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 28.000,00 TL, bilirkişi gideri ile 960,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 28.960,00 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 23.301,23 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafınca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 101.041,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin red/kabul oranına göre; 2.896,56 TL'sinin davalıdan alınarak; 703,44 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 11/02/2026