İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/705 E. 2026/138 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/705
- Karar No
- 2026/138
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/705 KARAR NO: 2026/138 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 04/10/2024 KARAR TARİHİ: 25/02/2026
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları: ''... Konu: İtirazın İptali Talebidir. Açıklamalar:Müvekkil şirket yenilenebilir ve sürdürülebilir güneş enerji sistemleri üzerine iştigal etmektedir. Davalı şirketin muhatabı olan -----bedelli faturadan görüleceği üzere müvekkil şirketten ------ marka güneş panelini müvekkil şirketin tedarikçisi olan dava dışı ---- teslim almak üzere satın almak istemiştir. Davalı taraf söz konusu mal bedelini çeklerle ödemek istediğini ve çek asıllarını müvekkil şirkete göndereceği yönünde taahhütte bulunmuştur. Müvekkil tarafından davalıdan önce çek asıllarının gönderilmesi, buna göre mal çıkış işleminin onaylanabileceği belirtilmiştir. Davalı şirket yetkilisi çek asıllarını kargoya verildiğine ilişkin müvekkile e-mail yoluyla ve------- üzerinden çek görüntülerini iletmiştir. Davalı taraf söz konusu fatura bedeline karşılık ödeme yapmak için kargo ile çek asılları göndereceğini belirtmiş ancak, müvekkile ulaşan kargodan sadece çek fotokopileri çıkmıştır. Davalı firma yetkilisine söz konusu durum iletildiğinde ise "yanlışlık oldu, asıllarını göndereceğiz" şeklinde geçiştirilmiştir. Üstelik kargo ücretini dahi müvekkil şirkete ödetmiştir. Buna ilişkin mail ve whatsapp yazışmaları mevcuttur. Davalının sırf bu eylemi dahi kötü niyet göstergesi olup borç ödeme ediminden kaçındığına ve emniyeti suiistimal ettiğine açıkça isaret etmektedir.Tüm bu olaylar cereyan ederken müvekkil şirket tarafından herhangi bir onay verilmediği halde, davalı tarafça müvekkil şirketin tedarikçisi olan dava dışı ------ müvekkil şirkete irsaliye kesilmeksizin faturaya konu mallar çekilmiştir. Davalı şirketçe faturaya konu mallar teslim alındığı halde halen daha bedeli ödenmemiş olup, müvekkil şirket sürekli oyalanmıştır. Ayrıca bu hususta davalı şirket in muhatabı ----- hakkında ve müvekkilin onayını almaksızın malların çıkışını yapan dava dışı tedarikçi firma-----yetkilisi hakkında da emniyeti suistimal ve dolandırıcılık nedeniyle Savcılık şikayeti hakkımızı saklı tutuyoruz.Davalı şirket ile tüm şifahi görüşmelere ve yazışmalara rağmen davaya konu fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle ---- Sayılı dosyasından icra takibine geçilmiştir. Davalı tarafça icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takip durdurulmuştur. İcra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı için zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış olup, -----nolu dosyasında anlaşamama olarak tutanak tanzim edilmiştir. Davalının icra takibine itirazı haksız ve kötü niyetli olup sırf alacağın sürüncemede bırakılmasına yönelik olduğundan itirazın iptali ile takibin devamı bakımından huzurdaki davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuştur.Ayrıca davaya konu olan alacak likit olup, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ediyoruz........................
NETİCE-İ TALEP: Açıkladığımız ve Sayın Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; 1--------Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ...'' şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesi ile taraflar arasındaki ticari ilişki ve cari hesap ilişkisine bağlı olarak satılıp teslim edilen malların bedelinin ödenmemesi üzerine takibe geçildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, bunun üzerine arabulucuya başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek ----- Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibe itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir. Davalı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları: "... USUL YÖNÜNDEN İTİRAZLARIMIZ Huzurdaki davanın öncelikle usul yönünden reddi gerekmektedir. Dava yetkisiz İstanbul mahkemelerinde açılmıştır. Müvekkil şirket yerleşim yeri Konya'dır. Bu nedenle huzurdaki davanın yetkili mahkemesi Konya mahkemeleridir. Davacı tarafça İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğuna dair herhangi bir sözleşme de sunulmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ederiz. Sayın mahkeme aksi kanatte olur ve esas incelemesine geçecek olursa;
ESAS YÖNÜNDEN İTİRAZLARIMIZ 1-) Huzurdaki dosyada müvekkil şirketinin yetkilisi olarak------gösterilmiştir. Adı geçen kişinin müvekkil şirket bünyesinde hiçbir yetkisi yoktur. Bununla beraber kesinlikle bir bağlantısı da bulunmamaktadır. Husumet yokluğundan davanın reddi gerekmektedir. Bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü kişilerin kimler olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir. Müvekkil şirket yetkilisi ------dır. Şirketle ilgili tüm temsil yetkisi münferiden kendisine aittir. Dava dışı üçüncü şahıs ---- tarafından yapılan iş ve işlemler, tüm faaliyetler ve atılan tüm adımlar ancak ---- şahsını bağlayıcı niteliktedir. Davacı tarafın müvekkil şirket üzerinde hiçbir hakka ve temsil yetkisine sahip olmayan ------ beyan ve yazışmalarını davaya dahil etme çabası abesle iştigaldir. Bu nedenle davacının bu yöndeki iddialarının tamamına açıkça itiraz ediyoruz. 2-) Davacı şirket ---- kendi tedarikçisi olduğunu beyan etmiştir. -----davacı tarafın onayı olmaksızın bahsi geçen işlemleri gerçekleştirdiyse dahi (işlemler tarafımızca kabul edilmemekle birlikte) tarafımızca sorumluluğun kabulü mümkün değildir. Davacı tarafın tedarikçisinin kusurlarından sorumlu tutulmamız hukuka aykırıdır.Yine davacı taraf dava dilekçesinde " Tüm bu olaylar cereyan ederken müvekkil şirket tarafından herhangi bir onay verilmediği halde, davalı tarafça müvekkil şirketin tedarikçisi olan dava dışı ------ müvekkil şirkete irsaliye kesilmeksizin faturaya konu mallar çekilmiştir. " ifadesini kullanmıştır. Bu ifadeden açıkça anlaşılacağı üzere müvekkil şirket tarafından çekilen bir mal mevcut değildir. Dava dosyasına sunulmuş buna ilişkin bir evrak ve delil de bulunmamaktadır. Davacı tarafın tüm iddiaları dava dışı üçüncü kişiler üzerine kuruludur. Huzurdaki davanın sonucunu ancak davacı ve davalı şirketler arasındaki resmi belge ve evraklar etkileyeceğinden bu husustaki tüm iddialara itiraz ediyoruz. 3-) Yukarıda açık bir şekilde izah edilen nedenlerle davacı şirkete müvekkilin böyle bir borcu yoktur. Müvekkilin tanzim ettiği iade faturası dahi dikkate alınmamıştır. (Mezkur iade faturası dilekçemiz ekinde sunulmuştur.) Hesabın tamamıyla hatalı olduğu açıktır. Bu hususta bilirkişilerce ticari defterler üzerinde yapılacak incelemeyle iddialarımızın doğruluğu sübut bulacaktır. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle işbu cevap dilekçesini verme zaruretimiz hasıl olmuştur. .......................
NETİCE-İ TALEP: Yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve mahkemenizce re'sen göz önüne alınacak nedenlerle, davanın öncelikle usul yönünden sayın mahkeme aksi kanaatteyse esas yönünden reddine, davacının dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, ..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan cevap dilekçesinde ileri sürülen şekilde husumet ve yetki itirazlarında bulunularak davacı tarafın tedarikçisinin kusurlarından davalıyı sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğu savunularak davanın reddine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesi istenmiştir. İbraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre ----ve arabuluculuk numarası ---- tarihinde yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından ---- tarihli son tutanak düzenlendiği, arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmiş olduğu belirlenmiştir.----- içeriği celp edilip incelenen söz konusu ----- Esas sayılı icra dosyasına göre taraflarla ilgili olduğu, toplam ---- asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, süresinde yapılan itirazla takibin durduğu anlaşılmıştır. Ön inceleme duruşmasında husumet itirazında ileri sürülen şahsın davada taraf olmaması, davanın niteliği, davanın tarafları ve dosya kapsamı gözetilerek yerinde görülmeyen husumet itirazının ve ayrıca TBK m. 89 düzenlemesi, davanın niteliği ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde yerinde görülmeyen yetki itirazının reddine karar verilip ihtilaf noktaları belirlenerek ön inceleme duruşması tamamlanarak tahkikat aşamasına geçilmiş olup, deliller toplandıktan sonra tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve davalı defterleri için yazılacak talimat giderleri yönünden davalı vekiline kesin süre verilerek---- tarihinde yapılan tebligat ile gerekli ihtarat yapılmış ise de davalı tarafça kısa süre içinde avans yatırılmadığı için ara karar gereğine bağlı olarak davalı tarafın defter ibrazından kaçınmış sayılması gereği de gözetilerek davacı vekilinin ---- tarihli dilekçesi ile ----- tarihli duruşma tutanağı altına düşülen derkenara bağlı olarak bilirkişi tarafından davacı defterleri bildirilen adreste incelendikten sonra bilirkişi tarafından düzenlenen raporun gerekli-yeterli kısımları: "...
BİLİRKİŞİYE VERİLEN GÖREV----------tarihli duruşmada resen seçilmesine karar verilen mali müşavir bilirkişiye tevdi edilen görev şu şekildedir:Mahkeme tarafından resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye verilen temel görev; taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağı olan ----- Esas sayılı takibine konu alacağın varlığını ve miktarını ticari defterler üzerinden aydınlatmaktır. Tarafların tacir olması sebebiyle yapılacak bu incelemede bilirkişi, davacının defterlerini bulunduğu yerde bizzat inceleyecek, davalının Konya'daki defterleri için ise talimat yoluyla oradan gelecek raporu değerlendirerek nihai bir sonuca varacaktır. İnceleme kapsamında bilirkişiden; defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerini kontrol etmesi, cari hesap dökümlerini çıkarması, tarafların kayıtları arasında uyumsuzluk varsa fatura ve ödeme belgeleri gibi dayanaklara bakarak hangi tarafın kaydına itibar edileceğini belirlemesi istenmiştir. Sonuç olarak bilirkişi, tüm iddia, savunma ve talimat raporlarını irdeleyerek ek rapora gerek bırakmayacak nitelikte, denetime ve hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli bir rapor hazırlamakla yükümlü kılınmıştır........................
İNCELEME:Davalı vekili ----- nolu telefon ile görüşülmüş, Mali Müşavir ----telefon numarası ile ---- tarihinde irtibata geçilmiştir. Ancak iş bu raporumun tanzim tarihi olan ----- tarihine kadar herhangi bir beyan da bulunulmamış ve iletişime geçilmemiştir. Davacı firma Yasal defter ve belgelerini ibraz etmiştir. Yasal Defter İncelemesi:----------yasal defterleri incelenmiştir.-------yıllarına ait defterlerin "e-defter" statüsünde olduğu ve "beratların" ---- yasal sürelerinde tevdi edildiği tespit edilmiştir.Ticari münasebete ilişkin Cari Hesap ekstre tablosu ise az aşağıda mevcuttur;.......................Dava dosya münderecatında duruşma tutanağında zikredilen davalının---defterleri için ise talimat yoluyla gelecek raporun dosyaya derç edilmediği ve mevcut olmadığı,Davacının Dayandığı Belge: Davacı ----- adına düzenlenen ----- bedelli satış faturası mevcuttur . Fatura içeriği ------ adet ----Panelidir.Taraflar arasında ---- tarihli, toplam bedeli ---- olan bir ---- imzalanmıştır. Sözleşmede ödeme tarihinin --- olduğu belirtilmiştir.Davalı taraf, malları teslim almadığını iddia etmiş ve dosyaya bir iade faturası görseli sunmuştur. Ancak sunulan iade faturası incelendiğinde, düzenleme tarihinin -- olduğu (dava tarihinden sonra), ancak açıklama kısmında ----- tarihli faturaya istinaden düzenlenen iade faturasıdır" ibaresinin yer aldığı görülmektedir. İade faturasının tutarı ----- davacının kestiği satış faturasının ---- tamamını kapsamamaktadır.
ÇEKLER VE ÖDEME İDDİALARI YÖNÜNDEN MALİ DEĞERLENDİRME:Mahkemece bilirkişiden özellikle irdelenmesi istenen "alacağın varlığı ve miktarı" hususunda, dosyadaki çek fotokopileri ve kargo kayıtları incelenmiştir.. Çeklere ilişkin teknik ve mali değerlendirme aşağıdadır:Çeklerin Dökümü: Dosyaya fotokopileri sunulan 3 adet çek bulunmaktadır. Keşidecisi dava dışı ---- olan ve cirolarla davalı ----geçtiği anlaşılan çeklerin detayları şöyledir:....................... Toplam Tutar: ----Bu tutar, dava konusu faturanın genel toplamı olan -----büyük oranda örtüşmektedir. Bu durum, taraflar arasında faturaya konu ticari işlem için bir ödeme planı (vadelendirme) üzerinde mutabık kalındığına dair kuvvetli bir mali karine teşkil eder. Çeklerin "Fotokopi" Olması ve Hukuki/Mali Niteliği:Davacı taraf, davalının "çek asıllarını göndereceğim" diyerek sadece fotokopi gönderdiğini iddia etmektedir. Dosyadaki kargo etiketi incelendiğinde, gönderinin -----tarihinde "Dosya" olarak yapıldığı ve desisinin -----olduğu görülmektedir. E-posta yazışmalarında da davalı tarafın "Çek asılları kargoya verilmiş olup yarın sizde olacaktır" beyanı mevcuttur........................Mali açıdan değerlendirildiğinde;Ödeme Gerçekleşmemiştir: Çek bir ödeme aracıdır ancak hüküm ifade edebilmesi için aslının teslim edilmesi (zilyetliğin devri) şarttır. Fotokopi üzerinden bankadan tahsilat yapılması veya takas odasına sunulması mümkün değildir. Az yukarıdaki evrakların "fotokopi" şeklinde kargo ile davacı firmaya gönderildiği, çek asıllarının mevcut olmadığı, bu durum mucibince de tahsilat yapılamadığı ve muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmediği tespit edilmiştir.
DEĞERLENDİRME ve SONUÇ: Hukuki tavsif ve takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 1.Ticari İlişkinin Varlığı: Taraflar arasında imzalı bir sözleşme ve bu sözleşmeye uygun düzenlenmiş bir satış faturası ----- mevcuttur. 2.Toplamı ----olan üç adet çekin yalnızca fotokopilerinin davacıya ulaştığı, çek asıllarının teslim edilmediği, dolayısıyla faturaya istinaden herhangi bir tahsilat/ödeme gerçekleşmediği tespit edilmiştir. 3.Davalı "malı teslim almadım" demesine rağmen, mal bedeline neredeyse denk gelen ------çeklerin fotokopisini davacıya göndermiş ve bir iade faturası (tarihi uyumsuz da olsa) düzenleme yoluna gitmiştir. İade faturası düzenlemek, muhasebe tekniği açısından "önce malın/faturanın kayıtlara alındığı, sonra iade edildiği" anlamına gelir. Hiç teslim alınmayan mal için kural olarak iade faturası değil, faturaya itiraz ve iade işlemi (faturanın reddi) uygulanır. 4. Dosya kapsamında yapılan incelemede; davaya konu ---- bedelli satış faturasına karşılık, davalı tarafça toplam bedeli ------vadeli üç adet çekin görüntülerinin/fotokopilerinin davacıya iletildiği tespit edilmiştir. ---- çek asıllarının davacıya fiziken teslim edilmediğini, yalnızca "dosya" mahiyetinde fotokopilerin gönderildiğini doğrulamaktadır. Türk Ticaret Kanunu ve muhasebe standartları gereği, çekin bir ödeme aracı olarak vasıflandırılabilmesi için aslının ciro ve teslim yoluyla alacaklıya geçmesi zorunludur. Çek fotokopileri kambiyo senedi vasfı taşımaz ve tahsil kabiliyeti yoktur. Davalının çek fotokopilerini göndermiş olması, ticari ilişkinin ve borç tutarının zımnen kabulü (ikrarı) anlamına gelmekle birlikte; asıllarının teslim edilmemesi sebebiyle davacı tarafça herhangi bir tahsilat yapılamadığı ve borcun ödenmemiş olduğu mali açıdan sabittir.Dosya kapsamındaki fatura, sözleşme, kargo kayıtları ve çek fotokopileri üzerinde yapılan tespitlerin bütünüyle değerlendirilmesi neticesinde; davacı şirketin davalıdan, taraflar arasında akdedilen ---- tarihli sözleşme ve buna istinaden düzenlenen ---- tarihli satış faturası kapsamında ---- tutarında asıl alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.Davalı tarafın, malı teslim almadığını iddia etmesine rağmen, söz konusu borca karşılık toplam bedeli ---- olan üç adet çekin fotokopisini "ödeme maksadıyla" göndermiş olması, ticari ilişkinin ve borç miktarının zımnen kabulü niteliğindedir. Davalı tarafından dava tarihinden sonra --- düzenlenen ve yalnızca yaklaşık ---- tutarındaki kısmi iade faturası hem tarih uyumsuzluğu hem de miktarının düşüklüğü sebebiyle 3 milyon lirayı aşan asıl borcu ortadan kaldırmaya elverişli görülmemiştir. Bu çerçevede davacının, ---asıl alacağı olduğu,Değerlendirmesi hasıl olmuştur...."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Raporun tebliğine bağlı olarak davacı vekili tarafından ibraz edilen dilekçe ile yazılı beyanda bulunularak karar verilmesi talep edilmiş olup, davalıya tebligat yapıldığı halde davalı adına rapora karşı herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Davanın niteliği, temin edilen rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığı sonucuna varılarak tahkikat duruşma tutanaklarına yansıyan şekilde tamamlanmıştır.İlgili yasal düzenlemeler: ''6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: ...TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI Madde 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi*1* yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. -----Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu: A İTİRAZIN İPTALİ : Madde 67 - ----- ------Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. -----Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ----- yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. -----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. -----Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A düzenlemesinde yargılama gideri yönünden yer alan ilgili fıkralar: Dava şartı olarak arabuluculuk Madde 18/A- ----- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.... (11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. (12) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. (13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre -------- bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. ---- bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere ---- bütçesinden karşılanır....''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Sonuç olarak yukarıya aynen aktarılan yasal düzenlemeler, icra dosyası, takibin dayanağı fatura, cari hesap ilişkisi, ticaret sicil kayıtları, temin edilen ve dosya kapsamına uygun ve davanın aydınlatılması yönünden mahkememizce de yeterli görülen rapor, isabetli görülerek iştirak edilen bilirkişinin mailler ve çeklere ilişkin değerlendirmeleri ile kanaati ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Davacı tarafın icra inkar tazminatı adı altında talep ettiği icra tazminatı yönünden yukarıya aynen alınan İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2. Fıkrası hükmü, bu konuda yerleşen yargısal uygulama, davanın niteliği, davalının takibe itirazının haksız çıkması, kabule konu asıl alacak yönünden alacağın davalı tarafça hesaplanabilir-bilinebilir olması nedeni ile likit ve belirli olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı aleyhine icra tazminat şartlarının somut olayda gerçekleştiği anlaşıldığından kabule konu asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra tazminatına da karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, söz konusu asıl alacak miktarının %20 oranına tekabül eden 609.050 TL icra tazminatına da hükmolunmuştur.Harç yönünden kabule konu toplam dava değeri ------- matrah üzerinden işlem yapılmış ve avukatlık ücreti hesabı yönünden de harca esas alınan bu bedel gözetilmiş olup; davanın niteliğine karşılık gelen 492 Sayılı Harçlar Kanununun; ''... İLAMSIZ TAKİPLERDE PEŞİN HARÇ:Madde 29 - İlama dayanmıyan takip isteklerinden alacak miktarının binde beşi peşin alınır. Peşin harçlar takip sonunda alınacak asıl harca mahsup olunur. İlama dayanmıyan takiplerde alacaklı mahkemeye müracaata mecbur kalırsa, peşin alınan harç kendisine iade olunur. Veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harçlarına mahsup edilir. ...''şeklindeki ilgili maddesinde yer alan söz konusu düzenleme, icra veznesine yatan peşin harç miktarı ve icra dosyası kapsamına göre davacı tarafın takibi başlatırken ---- peşin harç yatırmış olması ve eldeki davanın söz konusu peşin harcın sistem üzerinden otomatik mahsubuna bağlı olarak açılmış olması karşısında söz konusu takip için yatırılan peşin harç miktarı da işleme tabi tutulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davanın kabulü ile -----Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibe itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 icra tazminatı ------ davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçede açıklanan matrah üzerinden hesaplanan ----- nispi karar harcından, Mahkeme veznesine yatan ---- peşin harç ile İcra veznesine yatan söz konusu -------- toplamını oluşturan ----mahsubu ile EKSİK ---- davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A-(13) ve (14) düzenlemelerine ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine bağlı olarak ---- tarafından yapılan ve ------karşılanan 3.800,00 TL zaruri giderin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından İcra veznesine yatırılan söz konusu peşin harç ve Mahkeme veznesine yatırılan harçlar da dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 64.628 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına, Kabule konu değer üzerinden davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 437.883 TL nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere davacı vekilinin e-Duruşma sistemi üzerinden yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/02/2026