İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/705 E. 2025/787 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/705
Karar No
2025/787
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/705 Esas KARAR NO:2025/787

DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/11/2024 KARAR TARİHİ:17/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı ... marka şirkete ait aracın şirket çalışanı şoför ... yönetimindeyken, 13.07.2023 tarihinde 00:12 saatlerinde, ... plakalı Tır'ın dorsesinin arka kısımlarına çarpmak suretiyle trafik kazasının meydana geldiği, tır sürücüsünün kaza anında park yasağı olan yerde park halinde bulunmakta olduğu için 2918 sayılı KTK'nun 61/1-b maddesini ihlal etmiş olduğu için kusurlu olduğu, araçta oluşan hasar ve değer kaybı için aracın Kasko Sigortacısı davalı şirkete müracaatta bulunulduğu, ancak sigorta şirketi tarafından 12.09.2024 tarihimde red cevabı verilip ödemenin yapılmadığı, sigorta şirketinin, kazanın oluşumunda müvekkil çalışanı olan şoför ...'un alkollü olması nedeniyle araçta hasar ödemesini yapmadığı, oysa ki kazanın oluşumu ve somut olay incelendiğinde görüleceği üzere şoför ... alkol almasaydı dahi kazanın yine gerçekleşeceğinin aşikar olduğu, zira gece seyir halindeyken yolun sağ tarafında hatalı park etmiş olan Tır olmasaydı kazanın gerçekleşmeyecek olduğu, kazadan önceki piyasa değeri 500.000-550.000 TL civarında olan aracın kaza sonrası almış olduğu aşırı hasar sebebiyle hurda olarak 30.000 TL bedel ile satıldığı, şimdilik 5.000 TL belirsiz alacağın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket nezdinde 24.09.2024 / 01.11.2024 vade tarihli Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile ilgili müvekkil şirkete başvuru yapıldığı ve başvuruya ilişkin ... numaralı hasar dosyasının oluşturulmuş olduğu, sigortalı, kazaya karışmış olan aracı kendi iradesiyle özel servise teslim etmiş olduğu, eksper tarafından bizzet araç üzerinde inceleme yapıldığı, poliçe gereği hasarın tespiti için sigorta tarafından görevlendirilmiş olan eksperin değerlendirmesinin esas olduğu, kesin raporda hasarın olumsuz olarak değerlendirilmiş olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun kaza esnasında 0,75 promil alkollü olduğunun tespit edilmiş olduğu, 2918 sayılı KTK 48/5 maddesi uyarınca alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, meydana gelen kazanın ispat yükünün davacı tarafa geçmiş olduğunu ifade edip davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... A.Şye müzekkere yazılarak, Şirketiniz nezdinde sigortalı olarak bulunan ... plaka sayılı aracın 13/07/2024 tarihinde karıştığı trafik kazasına istinaden ... poliçe numaralı, ... numaralı hasar dosyası ve eksper raporunun çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürüğüne müzekkere yazılarak, ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın 13/07/2024 tarihinde karıştığı trafik kazasına istinaden, aracın kaza, tazminat bilgileri ve TRAMER kaydının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... Denetleme Büro Amirliğine müzekkere yazılarak, Ekte de gönderilen kaza tespit tutanağına göre, ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın 13/07/2024 tarihinde karıştığı trafik kazasına ilişkin olarak, kaza ve alkol testine ilişkin tutanaklar ile tüm bilgi ve belgelerin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. İstanbul ... CBS'ne müzekkere yazılarak, 2024/... soruşturma sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 20/06/2025 tarihinde Makine Müh., Sigorta Uzmanı ve Nöroloji uzmanı vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekili 06/08/2025 tarihinde bedel artırım dilekçesini sunmuştur. GEREKÇE: Dava, trafik kazasında oluşan zarara ilişkin kasko poliçesine dayalı olarak sigorta tazminatı talebine ilişkindir. TTK md. 1401’de sigorta sözleşmeleri, “sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmaktadır. Sigorta priminin tamamının ya da ilk taksitinin ödenmesi ile birlikte sigorta sözleşmesi kapsamında sigortacının rizikoyu üstlendiği kabul edilmektedir. Tarafların hak ve yükümlülükleri ile sigorta sözleşmesinin genel ve özel şartları poliçe ile belirlenir. TTK md. 1427 uyarınca, taraflar arasında aynen ödemeye ilişkin bir anlaşma bulunmadığı takdirde sigorta tazminatı nakden ödenir. Sigorta tazminatı, rizikonun gerçekleşmesinden sonra, belgelerin sigortacıya verilmesinden ve sigortacının araştırmasının tamamlanmasından sonra muaccel olur. Bu süre herhalde TTK md. 1446 uyarınca yapılan ihbardan sonra kırkbeş gündür. Borcun muaccel olması ile birlikte ayrıca bir ihtara gerek kalmadan sigortacı temerrüde düşer. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 32. maddesine göre, sigortacı iyi niyet kurallarına aykırı olarak sigorta tazminatının ödenmesini geciktiremez. Sigortacının tazminat ödeme borcunun karşılığında sigortalının esas yükümlülüğü primleri ödemektir. Rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte sigortalı, durumu hemen ve en kısa sürede sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortalıya bu yükümlülüğün yüklenmesindeki amaç, sigortacının rizikodan doğan hasarı tespit etmesi ve zararın büyümesi için gereken önlemleri alması için olanak sigortacıya imkân tanınmasıdır. İhbarın şekli konusunda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, tarafların tacir olduğu durumlarda TTK md. 18/III’ün uygulanması gerekir. İhbarın geç yapılması halinde, bu gecikme zararın ve tazminatın artmasına sebep olduysa, kusur durumuna göre, tazminattan indirim yapılabilir. TTK md. 1446’ya göre, sigortacının rizikonun gerçekleştiğini fiilen öğrenmesi gerekir, ihbar yapılmasa beli fiilen durum biliniyorsa, tazminattan indirim yapılmaz. Rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte sigortalı, gereken bilgi ve belgeleri sigortacıya vermekle ve sigortacının inceleme yapmasına izin vermekle yükümlüdür. Yine sigortalı, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasının önlenmesi ve sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için gereken önlemleri almak zorundadır. Bu hususta sigortalının, sigortacının talimatlarına uygun davranması gerekir. Bu yükümlülüğe aykırı davranılması sebebiyle sigortacı olumsuz bir duruma düşerse, kusur durumuna göre tazminattan indirim yapılabilir. Somut olayda taraflar arasında kasko sigorta poliçesi bulunmaktadır. 13/07/2024 tarihinde sigortalı ... plakalı araç kazaya karışmış ve zarar görmüştür. Davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ise, sürücünün alkollü olması sebebiyle reddedilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf konusu, sürücünün alkollü olup olmadığı, kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği ve rizikonun teminat kapsamında olup olmadığıdır. Mahkememizce alınan 20/06/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre kazada sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu ve araçla ilgili pert işlemi yapılmasının uygun olacağı, pert bedelinin 470.000 TL olduğu değerlendirilmiştir. Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.5 maddesi “Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,” şeklindedir. Mevzuat hükmü uyarınca yasal sınırın üzerinde alkol seviyesi bulunan kişinin aracı kullanması halinde meydana gelen zararlar teminat kapsamı dışındadır. Somut olayda ... Hastanesi Laboratuvar Sonuçlarına göre sürücü ...’nun 0,754 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. Laboratuvar testine göre numune saat 01:02’de alınmıştır. Kaza ise tespit tutanağına göre saat 00:12’de gerçekleşmiştir. Dolayısıyla kaza ile test arasında bir saatlik fark bulunduğu ve bilimsel olarak yüksek mahkeme içtihatlarında kabul edildiği şekilde alkol seviyesinin saatte 0,15 promil düşeceği gözetilerek, sürücünün kaza anında 0,904 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu uyarınca her ne kadar kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleşmediği belirtilmişse de bu tespitin kabulü mümkün olmamıştır. Zira raporda 0,75 promile göre değerlendirme yapılmış, test zamanına kadar düşen promil seviyesi dikkate alınmamıştır. Mahkememizce kabul edilen 0,904 promil seviyesi ise, yine raporda belirtilen tıbbi tespitler gereği, sürücünün algı, koordinasyon ve muhakemesi ile tepki zamanına ve kendisini kontrolde belirgin zararlara yol açacak seviyededir. Sürücünün kaza anında promil seviyesinin hem yasal sınırın üzerinde olduğu hem de tıbben kendisini kontrol ve algılama yeteneğinde azalmaya neden olabilecek düzeyde olduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, sürücünün kaza anında 0,904 promil alkollü olduğu ve yasal sınırı geçen alkol seviyesi sebebiyle Genel Şartlar uyarınca rizikonun teminat kapsamı dışında bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 7.448,99-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 75.200,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/11/2025

Katip ... ¸

Hakim .... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/705, K. 2025/787, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-705-e-2025-787-k-6245b416a096