İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/700 E. 2026/360 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/700
- Karar No
- 2026/360
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/700 Esas KARAR NO: 2026/360 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/10/2024 KARAR TARİHİ: 10/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- plakalı motorsikletin sahibi olduğunu, müvekkilinin ------- tarihinde ----- sokak üzerinde ilerlerken dört yol ağzında ----- sahibi davalının sigortalısı olan ------ isimli kişinin sevk ve idaresindeki binek araç ile çarpışarak trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigorta ----poliçe numarası ile ----- plakalı aracın -------- olduğunu, müvekkilinin bu kaza esnasında davalının hızlı bir biçimde seyrederek dört yol ağzına girmesinden kaynaklı olarak davalının sigortalısı ile çarpışarak motosikletten savrulmuş ve vücudunun belden aşağısı kısmında bir çok kırık meydana gelmiş, bir kaç kez ameliyata olduğunu, bu ameliyatlar neticesinde müvekkilinin bacak ve kalça kısımlarına platinler takıldığını, yaklaşık müvekkilinin bu kazadan kaynaklı yaralanmasında yüze yakın dikiş atılarak tedavi süreci halen devam ettiğini, müvekkilinin en son yapılan kontrollerinde vücudundaki bir kısım kemiklerin iyileşmediği tespit edilmiş ve tekrar ameliyata girme ihtimali doğduğunu, bu trafik kazasında akabinde olay yerine kolluk kuvvetleri gelerek müvekkilinin hastaneye götürülmesinin ardından araç sürücüsünden tek taraflı bilgi alınarak tutanak tutulmuş ve işbu tutanakta da davalının sigortalısı araç sürücünün kural ihlali olmadığı şeklinde olay yeri kamerası ile çelişir ve araç sürücüsünün hız tespiti yapılmadan hatalı olarak tutanak düzenlendiğini, akabinde müvekkilinin şikayeti üzerine savcılık dosyası açıldığını, ------ soruşturma dosyanın görevli savcıya tevzisinden hemen iki gün sonra takipsizlik kararı verilerek dosyayı kapatıldığını, kolluk kuvvetleri olay yerini gören kamera incelemerinde "dur levhasının" müvekkilinin geldiği yönün ters istikametine baktığını dikkat etmemiş olup adeta müvekkilinin seyretmediği ve görmediği istikametteki dur levhasını dikkat etmediğinden bahisle müvekkilimi kusurlu atfederek fahiş bir hataya neden olmuştur.Yine olay yeri kamera görüntüsünden davalının sigortalı aracın hız tespiti yapılmamıştır. Zira ifadesinde kavşağa geldiğinde hızını çok azalttığını ifade eden davalının sigortalısının olay yeri kamerasında görüntülerinde müvekkilime vurduğu gibi aracının dört yol ağzını geçtiğini, davalının sigortalısı özellikle vekille verdiği ifadesinde bu duruma üzerinde kendisi ve vekili dikkat çekerek kusurdan kurtulmaya yönelik ifadelerde bulunduklarını, ancak olay yeri kamera görüntüleri ile bu durum açık bir şekilde çeliştiğini, zira kavşakta hızını tamamen indirmiş bir araç, motosikletin geldiğini basit bir şekilde göreceğini, davalının sigortalısının da sorumluluktan kurtulmak maksadıyla ifade verdiği açıkça ortada olduğunu, bu dosyadaki kusuru durumunun savcılık evraklarının celbinden sonra yapılacak bir bilirkişi incelemesinde, davalının sigortalı aracının kusurlu olduğu mutlaka ortaya çıkacağını, zira bu hususlardan davalının kusurlu olduğu, bu kazanın bir şekilde çok araştırılmadığı ve titizlikle incelenmediği, görüntü kayıtları ters rapor verildiği, davalının sigortalı aracının hızının kamera görüntülerinden tespit edilmediği ve savcılık dosyasından bilirkişi raporu alınmasını gerek duyulmadığını, müvekkilinin bacak kısmında iki farklı bölgeden (Kalça ve bacak kısmı ) ameliyat olduğu ve 100'e yakın dikiş atıldığını, müvekkilinin bu ameliyatlarda vücuduna platinler takılmış ve maluliyet kaybı yaşamasına neden olunduğunu, müvekkilinin ------- Devlet Hastanesinden EPİKRİZ raporları ve hastane kayıtları celp edildiğinde açıkça ortaya çıkacağını, müvekkilinin bu ameliyat nedeniyle tedavi sürecinde bacağının iki farklı kısmından ameliyat olmasından dolayı tuvaletinden yemeğine her şeyine kadar aynı zamanda evli olmamasından dolayı eş dost akrabası kardeşleri ilgilenmiş ve müvekkilim çok zor günler geçirdiğini ve hala geçirmekte olduğunu, işbu davanın ikamesi sırasında da hala iyileşmemiş yapılan kontrollerde bir kısım kemiklerin kaynamadığı ve o kısımlara başkaca platinler takılabileceği belirtilmiş ve müvekkilime kısa bir zamandan sonra tekrar yapılacak kontrollerde bu durumunda kararı hekimler tarafından verileceği söylendiğini, işbu duruma istinaden de haklarının saklı olduğunu, müvekkilinin bu durum nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanarak müvekkilime davalı tarafından ödenmesi gerekmektedir.Yine müvekkilinin iyileşme sürecinde ne kadar bakıcı yardımına ihtiyaç duyacağı hesaplanarak müvekkilime ödenmesi gerektiğini, müvekkiline bu ameliyatlar nedeniyle tedavi giderlerinin ve sonradan ihtiyaç duyacağı tedavilerin maliyeti hesaplanarak kendisine ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine zorunlu başvuru yapılmış herhangi bir olumlu yanıt alınamamış olması, yine davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmanın sağlanamamış olması nedeniyle müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi bakımından işbu davanın teknik ve özel bilgi ve inceleme ile hesapla gerektirmesinden dolayı belirsiz alacak davası olarak ve müvekkilinin gazi olmasından dolayı çok kısıtlı bir gelirinin olması hiçbir malı mülkü olmasından dolayı adli yardım talepli ikame edilmesi hasıl olmuştur. müvekkilinin iş göremezlik tazminatının tam ve kesin olarak hesaplanmasından sonra ibraz edecekleri talep arttırım dilekçesi ile davamızın değerinin arttırmak üzere şimdilik 100 TL'nin davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini, müvekkilinin bakıcı gideri tazminatının tam ve kesin olarak hesaplanmasından sonra ibraz edecekleri talep arttırım dilekçesi ile davanın değerinin arttırmak üzere şimdilik 100 TL'nin davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini, müvekkilinin tedavi gideri tazminatının tam ve kesin olarak hesaplanmasından sonra ibraz edeceğimiz talep arttırım dilekçesi ile davamızın değerinin arttırmak üzere şimdilik 100 TL'nin davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini,Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından birden fazla alacak kalemi/tazminatı (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri) talep edilmiş olmasına rağmen dava değeri belirtmediğini, bu durum usul hukukuna aykırı olduğunu, öncelikle davacı tarafa kesin süre verilerek bakıcı ve tedavi giderleri açısından hangi alacak kalemlerini istediğini, hangi kalem için ne kadar harç yatırdığının açıklatılmasını, aksi taktirde davanın HMK m.115/2 maddesi hükmünce usulden reddini, davacı taraf müvekkil şirkete dava yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan ktk madde 97 uyarınca işbu davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı taraf Müvekkil Şirkete yapılan başvuru uyarınca davacı ------- nolu hasar dosyası açılmıştır. Karayolları Trafik Kanunu Md. 97 uyarınca; zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, kazaya karışan ---- plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde 29/12/2023 - 29/12/2024 tarihlerini kapsayan ------ poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olup. bedeni zarar halinde maddi tazminat talepleri şahıs başına geçerli olan teminat limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu Genel Şartlarda üzerine aldığı sorumluluk olduğunu, kazazedenin kazaya sebep olan sigortalı veya sürücüden Borçlar Kanunu gereğince talep edebileceği tüm tazminatları değil, bu tazminatlardan bir kısmı olan ve Genel Şartlarda belirlenmiş tazminatları karşılama yükümlülüğünde olduğunu, müvekkili şirket kazaya karışan aracın ZMMS Poliçesini düzenleyen şirket olup, Müvekkil Şirketin sorumluluğu poliçe limitleri dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, müvekkil şirket nezdinde yapılan inceleme neticesinde, Müvekkil Şirket nezdinde sigortalı araç sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından bahisle hasar başvuru talepleri olumlu değerlendirilemediğini, dava konusu kazaya karışan ------- plaka sayılı araçların kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının tespit edilmesine karar verilmesin, esasa ilişkin incelmeye geçilerek kusur konusunda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesini, maluliyet oranının 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve daha önce yürürlükte olan yönetmelikleri yürürlükten kaldıran Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun olarak tespit edilmesini, davacının dava ile talep ettiği maddi tazminat talepleri açıkça belirtilmemiş olduğundan davanın reddinin talebi ile birlikte, bakıcı gideri talep etmiş olması halinde itirazlarını, davayı ve iddiayı kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere; Bakıcı gideri; malul kalan kişinin tedavisinin tamamlanmasının ardından hayatının sonuna kadar başkasının bakımına muhtaç olması durumunda hesaplanabilir. Davacının bakıma muhtaç olup olmadığı hususu uzman hekimlerce ile tespit edilmesini, davacının talep etmiş olduğu giderlerin müvekkil şirket tarafından karşılanmasının söz konusu olmadığını, şöyle ki; Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminat olduğunu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, sağlık giderleri teminatı ------- Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ------ sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, kişinin kaza nedeniyle tedaviye başlanmasından itibaren sürekli sakatlık raporu alana kadar geçen süredeki kısmi ya da tamamen çalışma gücünü kaybetmesine bağlı geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderleri zararının sağlık giderleri teminatı kapsamında olup ------sorumluluğunda olduğunu belirttiğini, tüm bu nedenlerle başvuranın geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri zararı ve sağlık hizmet bedeli, tedavi giderleri ve ilaç giderleri müvekkil şirket sorumluluğunda olmadığını, mağdurun kazadan dolayı herhangi bir sosyal kurumdan tazminat alıp almadığının araştırılmasını, tespiti halinde bu ödemelerin tazminat hesabından mahsup edilmesini, bu sebeple------- müzekkere yazılarak davacıya yapılan ödemelerin bildirilmesini, davacı yan kaza sırasında motosiklet olan araçta sürücü konumunda olup, dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında koruyucu ekipman ve kask durumu belirsiz olarak işaretlendiğini, Sayın Mahkeme nezdinde alınacak maluliyeti gösterir rapor ile davacı yanın yaralanması değerlendirilerek müterafik kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılmasını, davacı taraf dava dilekçesinde kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiz talebinde bulunmuş olup, bu talebin reddine karar verilmesini, Müvekkil Şirketin faizden sorumlu tutulabilmesi için öncelikle temerrüte düşürülmesi gerektiğini, Sigorta Şirketinin temerrüte düşürülmesine ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'nın B.2 maddesi aynen şu şekildedir:,"Sigortacı; hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde tazminatı hak sahibine öder. Sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden ya da başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen belgenin sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar. Sigortacı hak sahibinden münhasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebilir." Madde metninde de açıkça ifade edildiği üzere Sigorta Şirketi kendisine yapılan başvurudan itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüte düşmüş kabul edilir. Ancak olayda davacı tarafın usulüne uygun bir başvurusu söz konusu olmadığından (eksik evrak ile yapılan başvuru nedeniyle), temerrüte düşmesi söz konusu değildir. Bu nedenle davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz talebinin reddine karar verilmesini davanın reddine, Kusur raporu alınmak üzere dosyanın ----- gönderilmesine, Maluliyet raporu alınmak üzere davacının ----- sevkine, Geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri ile tedavi gideri tazminatı taleplerinin reddini,Davacı yanın birlikte kusur durumu gözetilerek bu hususta indirim yapılmasına, ----- nezdinde alınmış bir ödeme olup olmadığının sorgulanmasına, Davacı yanın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiz talebinin reddine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Huzurdaki dava, trafik kazasından kaynaklı sürekli ve geçici işgöremezlik, tedavi, bakıcı gideri tazminatı davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.---- sunuluna kusur raporunda özetle;OLAY : 22.04.2024 günü saat 14:30 sıralarında sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı otomobil ile ---- istikametinden ---- istikametine doğru ------Sokak üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde idaresindeki otomobilin sağ ön yan kısımlarına seyir istikametine göre sağ tarafındaki kavşak kolundan, ---- Sokak üzerinden seyirle gelen davacı sürücü ----sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı motosikletin ön kısımları ile çarpması sonucu dava konusu olay meydana gelmiştir. İRDELEME: Dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağı ve kaza anını gösterir kamera görüntüsünden kazanın; yerleşim yeri içerisinde, azami hız limitinin 50 km/s olduğu, 7,40 m genişliğinde, 2 şeritli yolun, asfalt kaplama, iki yönlü sokak sınıfı yol olduğu, olay anında vaktin gündüz, havanın açık, yol yüzeyinin kuru, yol güzergahının düz ve eğimsiz olduğu, krokiden mahallin kontrollü dört yönlü kavşak olduğu görülmüş, davacı sürücü idaresindeki motosiklete hitaplı kavşak girişinde "Dur" trafik levhasının bulunduğu, çarpma noktasının kavşak müşterek alanı içerisinde olduğu, fren izi tespitinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosya tümüyle incelendi. Dava ve cevap dilekçeleri, trafik kazası tespit tutanağı, kaza anı kamera görüntülerinin bulunduğu CD içeriği, mevcut veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak kazanın yukarıda "OLAY" bölümünde anlatılan şekilde meydana geldiği anlaşılmış olup kusur durumu aşağıdaki şekilde belirtilmiştir. Mevcut verilerle; A) Davacı sürücü ------- idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken olay yeri kavşağa geldiğinde kavşak mahallinden geçiş yapmadan önce seyir yönüne hitaplı olan 'Dur' trafik levhasını dikkate alarak idaresindeki motosikleti durdurması, seyir halinde olan araçların seyir durumlarını, hız ve mesafelerini kontrol etmesi ve ilk geçiş hakkını sol tarafından düz devam etmek suretiyle kavşağa yaklaşmakta olan otomobile vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, yeterli kontrolleri sağlamaksızın kavşaktan geçiş yapmaya çalışarak otomobilin sağ yan ön kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen olayda kusurludur. B) Sürücü ------ idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde idaresindeki otomobilin sağ yan ön kısımlarına sağ tarafındaki kavşak kolundan seyirle gelen davacı sürücü idaresindeki motosikletin çarpması sonucu meydana gelen kazada, olayın oluş şekli dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davacı sürücü ----- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B) Sürücü ----- kusursuz olduğu bildirilmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler, alınan rapor incelenmiş olup;Davanın, trafik kazasından kaynaklı sürekli ve geçici işgöremezlik, tedavi, bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkin olduğu, 22.04.2024 günü saat 14:30 sıralarında sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı otomobil ile ---- Sokak istikametinden --- Sokak istikametine doğru ----- Sokak üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde idaresindeki otomobilin sağ ön yan kısımlarına seyir istikametine göre sağ tarafındaki kavşak kolundan,---- Sokak üzerinden seyirle gelen davacı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı motosikletin ön kısımları ile çarpması sonucu dava konusu olay meydana gelmiş olduğu, meydana gelen trafik kazasında Davacı sürücü ----- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ----- kusursuz olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması sebebiyle sorumluluğunun olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Adli yardım sebebiyle başlangıçta alınmayan, 732,00-TL alınması gerekli karar ve ilam harcı ile 732,00 TL başvurma harcının toplamı 1.464,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı taraflarca yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca başvurulan iki taraf olması sebebiyle davalı yönünden ------bütçesinden ödenecek 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Adli yardım sebebiyle suç üstü ödeneğinden yapılan 190,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına, 7-Dosyada bulunan ----- 3 fatura bedeli 6.950,00 TL ücretin ödenmesine ilişkin davacı vekiline gider avansı yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu hususta davacı vekiline muhtıra gönderilmesine, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırıldığında ---- ödeme yapılmasına, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırılmadığında ---- tarafından bedelin davacıdan tahsiline ve bu hususta ----- müzekkere yazılmasına, Dair, davacı vekili (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ------------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.10/04/2026