İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/696 E. 2025/926 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/696
Karar No
2025/926
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/696 Esas KARAR NO:2025/926

DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ :01/11/2024 KARAR TARİHİ:23/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; “Kamu İhale Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında ihale yoluyla hizmet alımları yapan ve ihale makamı sıfatını haiz bir kamu kurumu olan müvekkil şirket ... ile davalı şirket arasında muhtelif tarihli hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşme kapsamında çalışmış olan 24 adet dava dışı personellere ödenen toplam 548.189,02 TL işçilik alacaklarından bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak olan miktarda artırmak üzere ve fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalması kaydıyla şimdilik 1000,00 TL’nin davalıdan tahsilini” talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; “Davacının taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacı taraf, dava dışı işçilerin işvereni olmadığından işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmadığını, 6552 sayılı yasa ile 4857 sayılı yasada yapılan değişiklikler sonrası kıdem, ihbar tazminatı ile ücret, izin, fazla mesai ve genel tatil alacakları yönünden yüklenici şirketin hiçbir sorumluluğunun kalmadığını, tüm tazminat ve ücret alacaklarından ilgili kamu kurum ve kuruluşu tek başına sorumlu olduğunu, işçinin başka alt işverenlerde de çalışmış olmasına rağmen tüm dönemlerin müvekkil şirket üzerinden tasfiye edilmeye çalışılması haksız ve mesnetsiz olduğunu, eğer bir sorumluluk var ise o da ancak çalıştırdığı dönemle sınırlı olduğunu, dava dışı işçilerden ...’ın müvekkil şirkette hiçbir dönem çalışmadığını, haksız davanın reddedilmesi gerektiğini” belirtmiştir. Dava, dava dışı işçiler için ödenen bedelin alt işverenlik ilişkisi kapsamında davalıların sorumlulukları oranında rucuen tahsili istemine ilişkindir. Bilirkişinin düzenlediği 26/03/2025 tarihli 16 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı İdarenin, davalı şirket ile arasında muhtelif tarihli hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşme kapsamında çalışan 24 adet dava dışı personellere ödenen toplam 548.189,02 TL işçilik alacaklarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 1000,00 TL’nin davalıdan tahsili talebine ilişkin olarak; Dosya içeriği kayıt ve belgelere göre davalı işveren sorumluluğunun her bir dava dışı işçiden dolayı olmak üzere toplam tutarın aşağıdaki gibi olduğu;onuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 25/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; davasının haklılığını ispat eder mahiyetteki bilirkişi raporlu neticesinde, ıslah taleplerinin kabulüne ve ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmesine, ıslah dilekçesi doğrultusunda artırılan miktarın da nazara alınarak toplam 243,192,19-TL üzerinden davasının kabulü ile 243.192,19-TL'nin her bir ödeme bakımından ayrı ayrı ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili davacı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 23.12.2021 tarih 2021/1394 E., 2021/2540 K.) Yargıtay kararıyla istikrar kazanan uygulama ve taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca yüklenicinin çalıştırdığı işçinin kendi çalıştırdığı dönem itibariyle işçilik haklarından kaynaklı hakların ödenmesinin tamamından sorumlu olduğu belirlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlık kapsamında dava dışı 24 işçinin tazminatı davacı tarafından ödenmiştir. 1475 sayılı kanunun 14. Maddesine göre dava dışı işçilerin ayrı ayrı tazminat miktarları hesaplanarak, SGK işe giriş ve çıkış kayıtları esas alınmak suretiyle bu miktarın ne kadarından davalının sorumlu olduğunun mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile hesap edilmiş olup denetime elverişli rapor hükme esas alınmıştır. Davacının talebini bilirkişi raporu doğrultusunda arttırdığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, 243.192,19-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; 2-Karar ve ilam harcı 16.612,45-TL nin peşin alınan ve ıslah suretiyle ikmal olunan 4.582,60-TL den düşümü ile kalan 12.029,85-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 5.010,20-TL peşin, ıslah ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 35.135,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/696, K. 2025/926, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-696-e-2025-926-k-63049bcea91f