İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/686 E. 2026/164 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/686
Karar No
2026/164
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/686 Esas KARAR NO : 2026/164

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/08/2024 KARAR TARİHİ : 12/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirket ile davalı arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki kurulduğunu, davalı şirket başta ödemeleri normal şekilde olmasına rağmen bakiye yaklaşık 5.645.000.000TL meblağı ödemekten imtina ettiğini, birçok kez davalı şirketten talep edilmesine rağmen davalı şirket halen borcunu ödemediğini, davalı şirketin borcunu ödememesi nedeniyle Büyükçekmece .... İcra müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket takibe ve ödeme emrine itiraz etmiş, takibin durduğunu, ticari alacağın tahsili için arabuluculuk başvurusu yapılmış, anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, Büyükçekmece .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasıyla takipte ve tahsilde mükerrerlik olmamak kaydı ile 3.000.000 TL ticari alacağın, davadan itibaren işleyecek Türk Ticaret Kanunun 1530. Maddesinin 7. Fıkrası uyarınca mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde uygulanacak temerrüt faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası kapsamında müvekkil hakkında haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlatıldığı, ilgili icra dosyasına karşı itirazlarının sunulduğunu, karşı tarafın iddia ettiği alacağın tahsili maksadı ile huzurdaki dosyayı ikame etmiş olduğunu, davacının davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, bu durumun davalının ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinde açığa çıkacağını, davacı tarafın dava dilekçesinde iddiasını dayandırdığı vakıaları ispata yarar herhangi bir delil veya emare sunmadığını, dava dilekçesinde taraflar arasında sözleşmeye dayalı ilişkisi bulunduğunu iddia etmişse de hangi sözleşme ve hangi mallardan bahsettiğinin anlaşılmadığını, davacının iddialarını somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, davalı şirketin, davacı ile şimdiye kadar yapmış olduğu tüm işlemlerin karşılığını ödediğini, davacı tarafın haksız kazanç elde etme çabasında olduğunu, Öncelikle usulsüz tebligat sebebiyle huzurunuzdaki davayı öğrenme tarihimizin 25.05.2024 olarak kabulüne, usule ilişkin itirazlarımızın kabulü ile davanın usulden reddine, dosyanın yetkili mahkeme olan Bitlis Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, her halükarda mesnetsiz ve haksız ikame edilen işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bitlis .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimatı, Büyükçekmece ... İcra müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İş bu dava, faturadan kaynaklı ödenmeyen bakiye alacağın tahsili talebine ilişkin alacak davasıdır. Davacı tarafından davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden, dava konusu faturalardan ve cari hesap ilişkisine istinaden davacının davalıdan 5.465.752,00 TL toplam alacak olmak üzere, %48 Avans Faizi, alacaklı olduğunu iddia ettiği, alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, davalının takip konusu borca ve tüm ferilerine itirazı neticesinde davacı tarafından huzurdaki alacak davasının açıldığı görülmektedir. İş bu dava, 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır. Eldeki davada uyuşmazlık; faturalara konu satım akdi ilişkinin varlığı ve akdi ilişkinin konusunu teşkil eden hurda metallerin davalı tarafa satılarak teslim edilip edilmediği ve bu kapsamda dava konusu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Somut olayda TMK 6. Maddesi uyarınca ispat külfeti davacı tarafta olup, davacı taraf ispat vasıtası olarak dava konusu faturalara, vergi kayıtlarına ve ticari defterlerine dayanmıştır. Davacı tarafın dayanak olarak sunmuş olduğu 3 adet fatura, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21. Maddesi uyarınca başlı başına davacının alacaklı olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir. Bu yüzden mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına bilirkişi marifeti ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalı defterleri üzerinde talimat yoluyla inceleme yapılmış, davacı kayıtları üzerinde ise mahkememizce atanan mali müşavir bilirkişi eliyle inceleme yapılmıştır. Buna göre taraflarca ibraz ibraz edilen 2023-2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları, davacı tarafın 3 adet toplam 8.682.102,60 TL tutarında e-fatura düzenlediği, bu faturaların davalı tarafından kayıtlarına alındığı, taraf kayıtlarının bu hususta birbiri ile uyumlu olduğu, dolayısıyla HMK 222/2 uyarınca davacının faturadan kaynaklı alacağının varlığını ispatladığı kabul edilmiştir. Yapılan mali incelemede taraf kayıtları arasındaki uyuşmazlığın ödemelerden kaynaklandığı, davacı kayıtları uyarınca davalı tarafından EFT ile toplam 3.126.350,00 TL ödeme yapıldığı, davalının kayıtlarında ise dava konusu bakiye borcun bankalar hesabı yoluyla kapatıldığı tespit edilmiştir. Halkbank'dan gelen cevabi yazı uyarınca davalı tarafça iki adet toplamda 5.000.000 TL'lik çek keşide ederek davalı tarafa verdiği, çeklerin arkasında davacı cirosunun bulunduğu ve banka kayıtları uyarınca bu çeklerin ödendiği görülmüş ve buna göre çeklerle yapılan bu ödeme de davalının bakiye borcuna karşılık ödeme kabul edilmiş ve davalının toplamda 8.126.350,00 TL ödeme yaptığı kabul edilmiştir. Davalı taraf kalan 465.752,60TL'lik bakiye borcuna ilişkin olarak ise ödeme yaptığına dair bilgi ve belge sunamadığından, bu miktar üzerinden borçlu olduğu kabul edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında davacı tarafın davasının kısmen kabulü ile, talep gereği dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 465.752,60TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin 2.534.247,4‬0 TL'lik talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE, Büyükçekmece İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin tahsilde tekerrür olmamak üzere, 465.752,60TL'nin 02/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 31.815,56-TL karar harcının mahkememiz veznesine yatırılan 93.349,00-TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatan 61.533,44TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ile 31.815,56TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.650-TL posta gideri ve 15.000,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.650,00-TL yargılama giderinin kabul(%15) oranına göre hesaplanan 2.497,50-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 6.150,00TL yargılama giderinin red(%85) oranına göre hesaplanan 5.227,50TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 74.520,42 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 371.452,16 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin red/kabul oranına göre hesaplanan 3060TL'sinin davacıdan ve 540TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/02/2026

Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/686, K. 2026/164, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-686-e-2026-164-k-0e94ef4907b6