İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/675 E. 2024/927 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/675
- Karar No
- 2024/927
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/675 Esas KARAR NO : 2024/927 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/08/2024 KARAR TARİHİ: 16/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "06.03.2024 Tarihinde İzmir İli Karabağlar İlçesinde saat 16.20 sularında meydana gelen kazada; ... Sigorta tarafından ... poliçe numarasıyla İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (KASKO) kapsamında korunan, müvekkilimiz olan ... sigortalısına ait ve ... idaresindeki... plakalı araç,...plakalı araca çarparak kazaya neden olmuştur. Söz konusu kazada kusurlu araç, müvekkile ait ... plakalı araç olup, müvekkilin zararının poliçe şartları dahilinde İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (KASKO) olan... Sigorta'dan tahsil edilmesi gerekmektedir. Bu kaza neticesinde müvekkilin aracında hasar meydana gelmiştir. Müvekkilin aracında meydana gelen zararın tazmini amacıyla 18.03.2024 tarihinde davalı Sigorta Şirketine... üzerinden tarafımızca yazı yazılmış ve müvekkile ait ... plakalı araçta meydana gelen hasarın tarafımıza ödenmesi talep edilmiştir. Ancak davalı sigorta şirketi bahse konu talebimizi yanıtsız bırakmıştır. Başvuru yazımız ektedir. Ayrıca ... sayılı Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Dosyası kapsamında davalı sigorta şirketi ile arabuluculuk görüşmesi yapılmış ancak görüşme sonunda anlaşılamamıştır. Son tutanak ektedir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A1 Sigortanın Konusu başlığı altında; ‘‘Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır..’’ hükmüne amir olup araçta meydana gelen hasarlar TEMİNAT kapsamında olduğuna değinilmiştir. Bu kapsamda davalı ...SİGORTA A.Ş.;... poliçe numarasıyla İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (KASKO) kapsamında koruduğu... plakalı müvekkilimize ait olan araçta oluşan zarardan poliçe teminat limiti kapsamında sorumludur. Ayrıca sigorta sözleşmesi 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401. maddesinde de tanımlanmış ve sigortacının sorumluluğu da açık bir şekilde tekrar belirtilmiştir. Özetle müvekkilimize ait araçta söz konusu kaza sonrasında hasar meydana gelmiştir. Bahse konu hasar ile ilgili hasar eksper raporu alınmış ve 1800 TL de ekspertiz ücreti ödenmiştir. Müvekkilin aracında meydana gelen hasardan ve ekspertiz ücreti bedelinden davalı ... SİGORTA A.Ş. Poliçe limiti kapsamında sorumludur. Yukarıda yazılı açıklamalarımız doğrultusunda mahkemenize başvurarak müvekkilin aracında meydana gelen hasarın tespitini ve akabinde 100 TL (kısmi alacak) hasar tazminatı ve 1800 TL ekspertiz ücretinin poliçe teminatı sorumluluğu kapsamında davalı ... SİGORTA A.Ş.'den alınarak tarafımıza verilmesini talep etme zorunluluğumuz doğmuştur. Müvekkilimiz... plakalı araçta meydana gelen hasarın mahkemenizce görevlendirilecek bilirkişi marifetiyle tespitine, Şimdilik 100 TL hasar tazminatının (kısmi alacak) ve 1800 TL ekspertiz ücretinin davalı ... SİGORTA A.Ş.'den alınarak kaza tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle birlikte tarafımıza verilmesine, Her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine, Karar verilmesini mahkemenizden talep ederiz. " şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA : Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; 1-. Dava, Kasko Sigorta Poliçesindeki İMMS klozuna dayalı tazminat davasıdır. 2- Görev hususu kamu düzeninden olup mahkeme tarafından her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1 maddesinde; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici" olarak tanımlanmış ve 3/1-(l) maddesinde ise tüketici işlemleri sayılmıştır. Anılan hükümde sigorta işlemleri, tüketici işlemleri arasında sayılmıştır: Anılan Kanunun Kanunun 3/1-(k) bendinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde ise; “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Davanın tüketici mahkemesinde görülmesi ile ticaret mahkemesinde görülmesi arasında davacı açısından önemli farklılıklar oluşmaktadır. Davanın tüketici mahkemesinde görülmesi halinde hükmedilecek vekalet ücreti, dava sonunda harçtan sorumlu olmamak gibi önemli bir kısım avantajlardan faydalanma imkanı varken, davanın ticaret mahkemelerinde görülmesi halinde davacının tacirler hakkındaki hükümlere tabi olarak durumu dezavantajlı hale gelmektedir. Bu durumda davacının ticari amaçla mı yoksa tüketici ilişkisine dayanarak mı hareket ettiğinin titizlikle irdelenmesi gerekmektedir. 3- Her ne kadar dosya mahkememize tevzi edilmiş ise de yargılama kapsamının mahkememiz görev alanına girmediği, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu değerlendirilmiştir. 4- Dosya içeriğinde bulunan araç ruhsat kaydına ilişkin evrakın incelenmesinde kullanım amacı bölümünde "HUSUSİ" ibaresinin yazılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bir aracın ticari kullanıma özgü olduğunun kabulü için "ticari" amacın ruhsata işli olması gerekmektedir. 5- Ayrıntılı gerekçeleri yukarıda açıklandığı davacıya ait aracın ruhsat kaydının hususi olduğu, bu durumda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olacağı değerlendirildiğinden mahkememizin görevsizliğine ve İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-. Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c,115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2- HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR Nöbetçi TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına, Dair; Davalı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren İki Hafta İçinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 16/10/2024 Katip ... ¸e-imza
Hakim... ¸e-imza