İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/67 E. 2025/838 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/67
- Karar No
- 2025/838
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/67 KARAR NO : 2025/838
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/01/2021 KARAR TARİHİ : 04/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ----- nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı----maliki olduğu, dava dışı ----- alkollü olarak sevk ve idaresinde olan ----- plakalı araçla 16.03.2018 tarihinde ----- plakalı araç ile çarpışması sonucu ölümlü/yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası hazırlanan kaza tespit tutanağından-----plakalı araç sürücüsünün %100 asli kusurlu olduğunun görüleceğini, meydana gelen olayda sürücü ------ alkollü olarak kullandığı araçla kazaya sebebiyet vermesi ve müvekkili sigorta şirketinin kaza nedeniyle oluşan tazminat bedelini ödemesiyle KTK ve ZMMS Poliçe Genel Şartnamesi gereği sigortalısına rücu hakkı doğduğunu ve sürücünün kusurundan dolayı işleten davalı şirketin de sorumlu olacağını, müvekkilinin kazada ---- vefatı gereği olarak Sigorta Tahkim Komisyonu ----- Sayılı uyuşmazlık Heyeti ilamına dayanak----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasından 346.921,11-TL tazminatı 18.12.2018 tarihinde ödediğini ve sigortalının haklarına halefiyet kazandığını, ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla da ----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası ile ödeme tarihi olan 18.12.2018 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık değişen oranlarda faiz talebiyle takip başlatıldığını, borçlunun itirazı ile takibin durduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme kararı ile ----- davalı şirkete kayyım olarak atandığını, davalı şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiğini, davalı müvekkili şirketin kazanın olduğu tarihte araç üzerinde fiili hakimiyeti ve işleten sıfatı bulunmadığından davada taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkili davalı şirketin uzun dönem araç kiralama ve araç alım satımı dahil olmak üzere birçok konuda uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, dava konusu olaya karışan ---- plakalı aracın müvekkili şirket tarafından kiralanan ----- plakalı aracın kazaya karışması sonrasında tamir süresince kullanıma tahsis edilen ikame araç olduğunu ve KTK'nın 3. maddesine göre müvekkili şirketin işleten sıfatı bulunmadığını, kanun koyucunun araç kiralama firmalarını, kira ilişkisini ve diğer tüm hususları göz önüne alarak 2918 sayılı Kanunun 3. maddesinde uzun dönem araç kiralamalarında işleten sıfatının kiracıya ait olduğunun düzenleme altına alındığını, davacı tarafından aracı fiilen kullanan ----- davalı göstermeksizin davanın sadece müvekkili şirket aleyhine ikame edilmesinin açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacı tarafça-----plakalı aracın sürücüsünün dava konusu kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğundan bahsedilse de bu durumun salt trafik kaza tutanağı ile değerlendirilmesinin mümkün olmayacağını, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davanın araç sürücüsüne ve işleten ----- ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle, 16/03/2018 tarihinde meydana gelen kaza sonucu -----/ hayatını kaybetmesi sonucu ilgilinin yakınlarına sigorta tahkim komisyonu kararı sonucunda ödenen tazminatın rücuen tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali, araç işletenin belirlenmesi, kusur ve tazminat hesabına ilişkin bulunmaktadır. İLK KARAR: Mahkememiz---- Esas,-----karar sayılı ilamında; " Somut olayda davalı şirket tarafından----- firması ile araç kiralama sözleşmesi imzalamış olduğu ve ------ plakalı vasıtanın da bu sözleşme kapsamında kiralamaya konu edildiği, daha sonra 20.02.2018 tarihinde ------ plakalı vasıtanın kazaya karışan ---- vasıta ile ikame araç olarak değiştirmiş olduğu, buna ilişkin davalı şirket ile dava dışı şirket arasında "Araç Yedekleme Teslimat ve İade Formu" düzenlendiği, kazanın bu tarihten sonra 16/03/2018 tarihinde meydana, tarafların faturaları eski araç plakası üzerinden kestikleri, kazaya karışan --- plakalı vasıtanın 6.1.2016 -3.12.2018 tarihleri arasında----- firması tescilli olduğu, tarafların aracın dava dışı şirket tarafından hasarlı olarak satın alınmasına ilişkin 09.05.2018 tarihli Tutanak tuttukları, daha sonra ---- plakalı vasıtanın-----firması unvanı ile tescil edilmiş olduğu, belirtilen hususların birlikte değerlendirilmesinde kazaya karışan ----- plakalı aracın kaza tarihinde işleteninin dava dışı ------ olduğu, bu kapsamda araç sürücüsünün alkollü araç kullanması ve kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmesi durumuna ilişkin olarak kazada zarar görene ödenen tazminatı rücuen tahsiline yönelik olarak davalının taraf sıfatının bulunmadığı değerlendirilmekle diğer hususlarda inceleme ve yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılarak davanın pasif husumet yokluğundan reddine" karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
BAM KARARI: ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesinin 19/12/2023 Tarih, ---- Esas, ----- sayılı ilamında: "Davacı sigorta şirketinin, ZMSS poliçesi nedeniyle dava dışı 3'üncü kişiye ödediği tazminatı, sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürdüğü ZMSS poliçesi akdettiği davalı ------ rücuen tahsilini talep ettiği, böylece adı geçen davalı şirketin, ZMSS poliçesinin tarafı olması nedeniyle pasif husumet ehliyetinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, tarafların ileri sürdükleri kanıtlar değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılarak yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. Mahkememizce BAM kararı tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya Makine Mühendisi, Nöroloji uzmanı ve bir sigortacı/hukukcu bilirkişi heyetine tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 22/09/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle: "Mağdur-----plakalı otomobilin sola dönüş öncesinde sinyal verip vermediği bilinmediği için kusur yönünden alternatifli değerlendirme yapıldığı; Alternatif –---- plakalı otomobilin sola dönüş öncesinde sinyal vermiş olması halinde dava dışı sürücü ------ yasal sınır 0,50 promilin üzerinde 0,60 promil alkollü olduğu halde araç kullandığı; idaresindeki------ plakalı otomobil ile seyrederken hızını yol ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı; öndeki araçlarla emniyetli takip mesafesini korumadığı; sola dönüş sinyali verdikten sonra soldaki sokağa girmek için dönüşe başlayan --- plakalı otomobilin sol yan kısmına şiddetli çarparak ön yolcu koltuğunda oturan yolcu ---- EX olmasına neden olduğu için KTK 48 – 52/b – 56/c ve KTY 97 – 101/b - 107 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Sürüc----idaresindeki ------ plakalı otomobili ile sola dönüş sinyali verdikten sonra soldaki sokağa girmek için dönüşe başladığı ancak arkadan gelen ve kontrolsüz seyreden ----- plakalı otomobilin çarpması sonucu kazaya karıştığı için ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığı; Müteveffa yolcu--- içinde bulunduğu-----plakalı otomobilin kullanımına herhangi bir müdahalesi olmadığı ve emniyet kemeri takıp takmadığı konusunda tespit olmadığı için ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde kusurunun veya müterafik kusurunun olmadığı; Davalı -----kaza anında ----- plakalı otomobilin sahibi olduğu ancak KTK 3 gereğince işleteni olmadığı için KTK 85/1-5 maddesi gereğince hukuki sorumluluğunun olmadığı; Alternatif – 2 ---- plakalı otomobilin sola dönüş öncesinde sinyal vermemiş olması halinde dava dışı sürücü ----- yasal sınır 0,50 promilin üzerinde 0,60 promil alkollü olduğu halde araç kullandığı; idaresindeki ------ plakalı otomobil ile seyrederken hızını yol ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı; öndeki araçlarla emniyetli takip mesafesini korumadığı; sinyal vermeden soldaki sokağa girmek için dönüşe başlayan ----- plakalı otomobilin sol yan kısmına şiddetli çarparak ön yolcu koltuğunda oturan yolcu -----EX olmasına neden olduğu için KTK 48 – 52/b – 56/c ve KTY 97 – 101/b - 107 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde asli ve %85 kusurlu olduğu; Sürücü----/ idaresindeki----- plakalı otomobili ile sola dönüş sinyali vermeden soldaki sokağa girmek için dönüşe başladığı ve arkadan gelen, kontrolsüz seyreden ------ plakalı otomobilin çarpması sonucu kazaya karıştığı için KTK 53/b/1 ve KTY 102/b/1 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde alt düzeyde tali ve %15 kusurlu olduğu; Müteveffa yolcu--- içinde bulunduğu ----- plakalı otomobilin kullanımına herhangi bir müdahalesi olmadığı ve emniyet kemeri takıp takmadığı konusunda tespit olmadığı için ölümlü, yaralanmalı, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde kusurunun veya müterafik kusurunun olmadığı; davalı ----- kaza anında ----- plakalı otomobilin sahibi olduğu ancak KTK 3 gereğince işleteni olmadığı için KTK 85/1-5 maddesi gereğince hukuki sorumluluğunun olmadığı; Nörolojık acıdan 0.60 promil alkollü kazada kusur oranları değişse de kazanın salt alkol etkisiyle oluşmadığı kanaatıne varıldığı, sigorta şirketi tarafından kazada vefat eden dava dışı hak sahiplerine yapılan 349.921,11 TL tazminat ödemesinin gerçek zarar içinde kaldığının hesaplandığı, Poliçe genel şartlar B.4.c maddesi uyarınca alkol nedeni ile rücu edildiği, Kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelmediği tespit edilmekle davacı sigorta şirketinin rücu hakkına dayanan tazminat alacağının şartları oluşmadığı, " tespitinde bulunmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Bilirkişi raporu gerekçeli ve denetlemeye açık hazırlanmış olup mahkememizce hükme esas alınmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Dava, ZMMS sigortacısının, kazanın teminat dışı haller içerisinde gerçekleştiğini belirterek hasar bedelini ödememesi üzerine sigortalının açtığı tazminat davasıdır. Uyuşmazlık kazanın Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Genel Şartları B.4 maddesi kapsamında teminat harici halde gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (YHGK 23.10.2002 gün ve -----. sayılı ilamları). Dosya kapsamından, 12/12/2016 tarihinde davalı adına tescilli, dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki davacı sigorta şirketi nezdinde Zmms ile sigortalı ----- plakalı araç ile seyri esnasında gerçekleşen tek taraflı trafik kazası neticesinde, cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talep edildiği, trafik kazası tespit tutanağına göre sürücünün 0,60 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.Davaya konu kazanın sürücünün alkollü olması nedeniyle münhasıran alkole bağlı meydana gelip gelmediğinin tespiti açısından Yargıtay'ın yukarıda belirtilen içtihatları doğrultusunda Mahkememizce içerisinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin saptanması karşısında davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 7.121,56-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 6.476,16 -TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 417.013,63 TL üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti tutarı) 66.722,18 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine, 7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.