İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/666 E. 2026/253 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/666
Karar No
2026/253
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/666 Esas KARAR NO : 2026/253 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 14/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait --------- plakalı araç sürücüsünün 29.07.2024 tarihinde seyir halindeyken davalı ------- nezdinde sigortalı --------- plakalı ticari taksi niteliğindeki araç sürücüsü davalı --------- tarafından araca arkadan çarpmak suretiyle hasarlı trafik kazasının ve --------- plakalı araçta değer kaybı meydana geldiğini, bahse konu kazanın meydana gelmesinde --------- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, ---------- plakalı araçta oluşan hasar bedeli 160.901,79 TL'nin müvekkil kasko sigortacısı --------- tarafından ödendiği, araçta oluşan değer kaybının ödenmesi için ---------- başvurulmuş ise de olumsuz ya da olumlu yanıt alınmadığını beyan ederek, HMK 107 uyarınca şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen 29.07.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen -------- plakalı araç, müvekkil şirkete 28/02/2022 - 28/02/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----------- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olup, Davacı yanın müvekkil şirkete yapmış olduğu başvuru neticesinde hasar dosyası açılmış olup davacı yanın aracının Kasko Sigortacısı olan ---------Ş.'ye 99.646,00 TL ve 354,00 TL maddi hasar tazminat ödemesi yapıldığı ve poliçe teminat limiti tüketildiğini, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar -------- ile --------- usulüne uygun tebligat yapılmış, davalılar davaya cevap vermemiştir.Davalı------- 04/02/2025 tarihli celsede alınan beyanında; "Davacı ile anlaştığmıız bir husus yoktur, yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep ederiz, sulh ve arabuluculuk bu aşamada mümkün değildir, ben olay günü -------- plakalı taksiyi kullanıyordum, hızım yaklaşık olarak 50km idi, önümdeki araç ise duruyordu, ben farkına varmadan araca arkadan vurdum, alkollü değildim, yolu kötü etkileyecek herhangi bir yağmur çamur yoktu" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı vekili 06.01.2026 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; Fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL olan dava değerini davalılar -------- ve --------- yönünden 59.300,00-TL'ye arttırdıklarını, davalarının------- ve --------- yönünden 59.300,00- TL olarak kabulüne, kaza tarihi olan 29.07.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, yargılama giderlerleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı --------- vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılmış olan haksız ve mesnetsiz mahiyetteki davanın reddine karar verilmesini, bilirkişilerce yapılan değer kaybı hesaplaması ve kusur dağılımı gerçeği yansıtmadığını, ayrıca alacak kalemlerinin tahsiline karar verilmesi durumunda davacı vekilinin talep etmiş olduğu faiz başlangıç tarihini de kabul etmediklerini, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta kısmi dava açmış olan davacı yan ancak ıslah tarihinden sonrası için faiz talep edebileceğini, itirazlarının kabulü ile zaman aşımı itirazlarımızın kabulünü, davacı tarafından açılan haksız davanın reddini ve yargılama harç ve giderlerinin davacıya tahmilini talep ve beyan etmiştir.

Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, 29.07.2024 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davalı sigorta şirketine sigortalı, davalı -------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı araç ile davacıya ait --------- plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ---------- plakalı araçta değer kaybı alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 1.000,00 TL tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 16.03.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, --------- plakalı araç sürücüsü davalı --------- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/1c ve 84/d maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli kusurlu olduğu, araç maliki davalı ---------- madde 85 gereği araç işleten sıfatıyla sorumlu olduğu, davacıya ait--------- plakalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, --------- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve AYM iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının 150.000,00 TL olabileceği, poliçe teminat limitinin 100.000,00 TL olduğu ve davalı sigorta şirketinin 100.000,00 TL ödeme yapması sebebiyle sorumluluğu kalmadığı, diğer davalıların sorumluluğunun devam ettiği rapor edilmiş olup, davacı tarafça sunulan itirazların irdelenmesi ve varsa maddi hataların giderilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, sunulan ek rapora göre, yeniden yapılan teknik değerleme neticesinde değer kaybının 59.300,00 TL olduğu rapor edilmiştir.Davacı vekili, bilirkişi ek raporu doğrultusunda 06.01.2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılara yönelik değer kaybına ilişkin alacak taleplerini 59.300,00 TL'ye çıkarmıştır.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, artırılan miktarlar mahkememizce makul bulunmuştur. --------- sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir. Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça yasal faiz talebinde bulunulmuş olup, taleple bağlılık ilkesi uyarınca yasal faize hükmetmek gerekmiş, kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, davacının teselsül talebi de dikkate alınarak, netice olarak davalılar --------ve--------- aleyhine açılan davanın kabulü ile toplam 59.300,00 TL'nin 29.07.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta aleyhine açılan davanın (başlangıçta 1.000,00 TL olarak açıldığından ve bu davalı yönünden herhangi bir talep artırımı yapılmadığından vekalet ücreti bu miktar üzerinden hesapolanmıştır), poliçe limitleri tüketildiğinden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar -------- ve---------- aleyhine açılan davanın KABULÜ ile toplam 59.300,00 TL'nin 29.07.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davalı sigorta aleyhine açılan davanın REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.050,78 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ile ıslah harcı olarak alınan 995,62 TL'nin toplamı olan 1.423,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.627,56 TL harcın davalılar-------- ve ---------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 427,60 TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 995,62 TL'nin toplamı olan 1.423,22 TL harç gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.922,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 15.345,22 TL yargılama giderinin davalılar -------- ve ---------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar --------- ve ---------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar -------- ve ---------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı sigorta şirketine verilmesine, 8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine Dair, davacı vekilinin ve davalı ---------- vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi. 14/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/666, K. 2026/253, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-666-e-2026-253-k-0d4271363421