İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/666 E. 2024/2923 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/666
Karar No
2024/2923
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 29/07/2021 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; davalı kooperatif tarafından 09.07.2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 8 nolu kararında daha önce çıkarılan kesin maliyetlerin kooperatifin değişik ana sözleşmesi 61.maddesine uygun olmadığından bahisle iptal edilmesine ve 2020 yılında çıkarılan kesin maliyetin kabulü ile çıkarılan kesin maliyetin kabulü ile çıkarılan kesin maliyetin 2021 yılına güncellenmesine ve iptal edilen 2015 yılındaki kesin maliyet bedeline göre ödeme yapan ortakların kalan ödemelerinin güncellenmiş çıkan maliyet bedeli üzerinden yapılması, 9.maddesinde ise konut kesin maliyet bedelinden doğan bakiye borçların ödemelerinin güncellenerek ortaklara tebliği ve ortakların senet vermek suretiyle 10 eşit taksitte ödenmesi ve aylık 51,5 faiz uygulanmasına şeklinde karar alındığını, davalı kooperatif tarafından 8. madde ile daha önce çıkarılan kesin maliyetin iptal edilmesinin eşitlik ilmesine ve kazanılmış haklara aykırılık teşkil ettiğini, müvekkillerine gönderilen kesin maliyet evraklarında da açıkça değişen ana sözleşme 61. madde ve devamına göre çıkarılmış kesin maliyet hesabı olduğunun belirtildiğini, buna göre ödeme yapan müvekkillerinin kooperatif ile ilişiğinin kesilmediği gibi tapularının dahi verilmediğini, ayrıca davalı kooperatifin 2015 yılında çıkardığı kesin maliyet bedelini ödeyen bir kısım üyelerin yönetim kurulu kararı ile ilişiğinin kesilmiş olduğu yönünde karar almış olup 2021 yılında yalnızca 123 üye yönünden 8 ve 9. maddede yer alan kararların alındığını, davalı kooperatifin her ne kadar daha önce çıkarılan kesin maliyeti ile 2020 yılında çıkarılan kesin maliyetin kabulüne karar verilmişse de öncelikle 01.03.2020 tarihinde yapıları 2019 yılı genel kurulunda kesin maliyet hesabı çıkarılması için herhangi bir karar alınmamış ve yönetim kuruluna da kesin maliyet hesabı çıkarılması için herhangi bir yetki verilmediğini, yine 2020 tarihli genel kurulda 8.madde ile alıman ve daha önce çıkarılan kesin maliyetlerin iptali yönündeki kararda açıkça daha önce çıkarılan kesin maliyette nasıl bir hesap hatası yapıldığı üyelerin denetimine sunulacak şekilde açıklandıktan sonra iptali talebi ile yeniden kesin maliyet çıkarılması yönünde kerar alınmadan yalnızca değişik 61.maddeye uymadan çıkarıldığından bahisle iptali talebinin hatalı olduğunu, belirtilen nedenler ile öncelikle davalı kooperatifin 09.07.2021 tarihli 2020 yılı genel kurulunda alınan 8 ve 9 nolu kararların icrasının durdurulması için tedbir kararı verilmesini, davalı kooperatifin 09.07.2021 tarihli 2020 yılı genel kurulunda alınan 8 ve 9 nolu kararların iptali ve mümkün olmaması halinde yoklukla malül olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davacılar tarafından iptali istenen ilgili GK'nun 8.maddesi 2020 yılında çıkartılan kesin maliyetinin güncellenmesine yönelik olup, 9.maddenin ise çıkartılan maliyet hesabının ne şekilde ödeneceğinin kararlaştırılmasına yönelik olduğunu, müvekkili kooperatifçe 2020 yılına kadar ana sözleşmede belirtilen şartlara uygun bir maliyet hesabı çıkartılmamış olup, üyelere tebliğ edilmediğini, inşaatların devam elmesi ve geçen zaman dilimi içerisindeki inşaat maliyetlerindeki afaki artış nedeniyle tüm üyelere değişen şartlar doğrultusunda inşaat maliyetlerindeki artış kesin hesap maliyeti çıkararak üyelere tebliğ edilmesi kararının alındığını, yine dava dilekçesinde bir kısım üyelere borç çıkarılmadığı ifadesinin yer almakta olup, bu ifadelenin herhangi bir dayanağının olmadığını, kooperatif uhdesinde yar alan tüm üyelere ana sözleşme gereğince hesaplanan maliyet bedellerinin tebliğ edilmiş olduğunu, davacı yan her ne kadar maliyet hesabına işleyecek faizin %51,5 olduğu, bu faiz oranının afaki olduğunu ileri sürse de iptali istenen GK'un 9.maddesinde aylık faiz oranı aylık %1,5 olup, bu tutarında kanuni faiz oranının iki katını geçmediği için mevzuata uygun olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir DELİLLER Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı kooperatifin sicil dosyası, ana sözleşme örneği ve genel kurul tutanakları ile hazirun listelerinin birer sureti dosya arasına celbedilmiştir. Davalı kooperatife müzekkere yazılarak 09/07/2021 tarihli genel kurul kararlarının bir örneği dosya arsına celbedilmiştir. Kayseri Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı kooperatifin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin gelir-gider tabloları ve bilanço örnekleri dosya arasına celbedilmiştir. Davacılar vekilince dava dilekçesinde alınan genel kurul kararının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş olup, mahkememizce davalı kooperatif yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra 10/09/2021 tarihli müteferrik karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce davalı kooperatife ait ticari defter ve belgeler üzerinde bir mali müşavir bilirkişi ile bir kooperatif uzmanı bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak davaya konu 09/07/2021 tarihli genel kurulda alınan 8 ve 9 nolu kararların iptalinin gerekip gerekmediği hususlarında rapor alınmasına karar verilmiş olup, 14/02/2022 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir. Bilirkişiler ... ile ...'nın 14/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı kooperatife ait envanter, yevmiye defterleri ve defter-i kebirlerin açılış ve kapanış tarihlerinin yasal sürede yapılmış olduğunun tespit edilmiş olduğu, davacılar ... ve ...'un ve davalı kooperatifin 09.07.2021 tarihli genel kurula katılmış olup, 09.07.2021 tarihli genel kurulda alıman kararlardan 8 ve 9 nolu karara muhalefet şerhi koydurmuş oldukları, 29.04.2018 tarihli 2017 yılına ait genel kurulda tutanağın 14 maddeden ibaret olup, bu genel kurulun 10.maddesinde kooperatifçe teslim edilen ve teslim edilecek bloklardaki dairelerin kesin hesaplarının çıkarılarak borcunu kapatan üyelere tapularının verilip kooperatifle ilişkilerinin kesilmesi ve ödeme planının yönetim kurulunca belirlenmesi için yönetim kuruluna yetki verilmesinin görüşülmesi, kooperatifçe teslim edilen ve teslim edilecek bloklardaki dairelerin kesin hesapları teknik komisyon tarafından çıkarıldıktan sonra borcunu kapatan üyelere tapularının verilip kooperatifle ilişkilerinin kesilmesi ve ödeme planının yönetim kurulunca belirlenmesi için yönetim kuruluna yetki verilmesinin oylamaya sunulduğu, yapılan oylamada 4 ret oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildiğinden 2015 yılında yapılan kesin maliyet hesabının kooperatifin değişik ana sözleşmesinin 6l.maddesine uygun hazırlanmadığının kabulü ile iptal edilmesinin gerektiğinin kabul edilmiş olduğu, 01.03.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı genel kurul toplantısında yönetim kuruluna kesin maliyet hesabı çıkarılması için herhangi bir yetki verildiğine rastlanmadığı, yönetim kurulunun 29.04.2018 tarihinde yapılan genel kurul tutanağının 10.maddesinde yönetim kuruluna kesin hesabın yeniden yapılması için yetki verilmiş olduğundan evvelce yapılan 2015 yılına ait kesin maliyet hesabının iptali ile 2020 yılında çıkarıları kesin maliyet hesabı ile ilgili kararın oy çokluğu ile alınmış olduğu nazara alınarak 8 nolu kararın iptalinin gerekmeyeceği,9 nolu karar ise 8 nolu kararda çıkan kesin maliyet hesabındaki borç ve alacaklar ile ilgili ödemeler konusu ile ilgili olup, faiz oranının da aylık %1,5 olarak belirlendiği nazara alınarak 9.maddenin de iptalinin gerekmediği belirlenmiştir. Mahkememizden verilen 10/05/2022 tarih ve ... sayılı kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 21/03/2023 tarih ve ... sayılı kararı ile istinaf Başvurusunun ''...Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya içeriğine ve mevzuata uygun olduğu, mahkemenin kanıtları taktirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, dolayısıyla istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca'' reddine karar verilmiş, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 22/04/2024 tarih ve 2023/2113 Esas 2024/969 Karar sayılı ilamıyla ''...Davacıların dava tarihinden önce kooperatif yönetim kurulu kararıyla üyelikten ihraç edildikleri, ihraç kararının iptali istemiyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas (Eski ... Esas) ve Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyaları ile açılan davaların bulunduğu anlaşılmakla, bu davaların neticelerinin beklenerek, davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı'' gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmekle mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılarak işbu dosya üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davalı kooperatifçe yapılmış 09/07/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 8 ve 9 nolu kararların iptali istemine ilişkindir. Davacı ...'un dava tarihinden önce kooperatif yönetim kurulu kararıyla üyelikten ihraç edildiği, ihraç kararının iptali istemiyle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında dava açıldığı, yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, davacının istinaf yoluna başvurması neticesinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ...E.... K. Sayılı kararı ile İDM kararının kaldırılması ile davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline ilişkin yeniden hüküm tesis edildiği, kararın temyiz edilmemesi neticesinde 05/03/2024 tarihinde kesinleştiği tetkik edilmiştir. Davacı ...'in dava tarihinden önce kooperatif yönetim kurulu kararıyla üyelikten ihraç edildiği, ihraç kararının iptali istemiyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyasında dava açıldığı, yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, davacının istinaf yoluna başvurması neticesinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin .... E. ... K. Sayılı kararı ile İDM kararının kaldırılması ile davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline ilişkin yeniden hüküm tesis edildiği, kararın temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/666 E.2024/2923 K. Sayılı onama ilamı ile 25/09/2024 tarihinde kesinleştiği tetkik edilmiştir. Bu şekilde davacıların davalı kooperatifin ortağı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında, yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Emredici nitelikte olan bu yasal düzenlemenin, davalı kooperatif anasözleşmesinin 36. maddesinde de de aynen tekrarlandığı görülmektedir. Dava açma koşulu olarak aranan muhalefetin, oylama öncesinde gündem ve görüşmelere yönelik düşünce açıklamak ve eleştiriyi getirmek suretiyle değil, oylama sonrasında ve oylama sonucuna yönelik olarak yapılması gereklidir. Ret oyu kullanılmasına rağmen, üyenin muhalefet şerhini oylama sonrasında yazdırmaması halinde, HMK.'nun 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve anasözleşmenin 36. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, HMK.'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği de tartışmasızdır (Yargıtay 23. H.D. 2014/2404 Esas, 2014/5673 Karar). Yine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 29/09/2014 T., E:2014/1847, K:2014/6026 sayılı kararında da da belirtildiği üzere; oylama öncesi yapılan görüşme sırasında sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı yapılması gerekmektedir. Diğer anlatımla, dava açma koşulu olarak aranan muhalefetin, oylama öncesinde gündem ve görüşmelere yönelik düşünce açıklamak ve eleştiri getirmek suretiyle değil, oylama sonrasında ve oylama sonucuna yönelik olarak yapılması gerekmektedir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi hükmü uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar red oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir. Bir üyenin iptal davasının bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması, katılıp da genel kurulda yapılan oylamada red oyu vermemesi, muhalefet şerhini yazdırmaması halinde, HMK'nun 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve davalı kooperatifin anasözleşmesinin 68. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kooperatiflerde genel kurul toplantısına çağrının usulsüz yapılması veya yapılmaması halinin müeyyidesinin bu toplantıda alınan kararların yokluğu mu, yoksa iptal edilebilirliği mi olduğu hususu Türk ve yabancı doktrinde tartışmalı olup, çoğunluk düşüncesi, hukuki işlemlere güvenlik getirme amacı da dikkate alınarak bu nevi sakatlıkların müeyyidesinin iptal edilebilirlik olduğu yönündedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. ve davalı kooperatif anasözleşmesinin 59. maddesi emredici nitelikte ise de, aynı Yasa'nın 53. maddesinde çağrıda usulsüzlük halinin genel kurula bu nedenle katılamayan ortaklara bu toplantıda alınan kararların iptali davası açma hakkı verildiğine göre, kanun koyucunun çağrıda usulsüzlük halinde bunun müeyyidesini butlan olarak kabul etmediği anlaşılmaktadır. Çağrının usulsüzlüğünü iddia eden taraf, genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılık iddialarından birine ya da hepsine dayanması ve iddiasını ispat etmesi zorunludur. Çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da butlanı sonucunu doğurmamaktadır. Diğer yandan, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri halinde, toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa bu durum, kararın batıl sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların batıl olduğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. maddesi, "Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4' ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun'un 51/1. maddesi ise "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur" hükmünü; anasözleşmenin 60. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi ''Toplantının gerçekleştirildiği tarihten 3 ay evvel kooperatife kaydolmuş olan ortakların 1/4'ü, ortak sayısı 5.000’in üzerinde olan kooperatiflerde ortakların 1/50’sinin bulunduğu anlaşılınca başkanlık divanı seçimine geçilir.'' hükmünü; 62. maddenin ilk fıkrası ''Kararlar hazır bulunan ortakların çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde tekrar oylama yapılır. Vekaleten oy kullanılmaz. Ancak birliklere girme veya birlikten ayrılma, anasözleşme değişikliği, dağılma, birleşme ve ayrılma hakkındaki kararlarda hazirun listesini imzalayan ortakların 2/3 nisabı aranır.'' hükmünü; 2. fıkrasının ilk cümlesi ''Ortakların şahsi sorumluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümlükleri hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4’ünün rızası gereklidir.'' hükmünü içermektedir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, batıl olup, bu kararlar baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların batıl olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Bu ilke ve olgular doğrultusunda dosyanın değerlendirilmesi sonucunda; somut olayda davacılar; davalı kooperatifin 09.07.2021 tarihli genel kurulunun 8 nolu gündem maddesi ile daha önce çıkarılan kesin maliyetlerin kooperatifin ana sözleşmesinin değişik 61 nci maddesine uygun olmadığından bahisle iptal edilmesine ve 2020 yılında çıkarılan kesin maliyetin kabulü ile 2021 yılına güncellenmesine ve iptal edilen 2015 yılındaki kesin maliyet bedeline göre ödeme yapan ortakların kalan ödemelerinin güncellenmiş çıkan maliyet bedeli üzerinden yapılmasına, 9 no.lu gündem maddesi ile konut kesin maliyet bedelinden doğan bakiye borçların ödenmesine ilişkin karar alındığını, daha önce çıkarılan kesin maliyetin iptal edilmesinin eşitlik ilkesine ve kazanılmış haklara aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, 09.07.2021 tarihli genel kurul kararının 8 ve 9 no.lu kararların iptaline, mümkün olmaması halinde yoklukla malül olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kooperatifin sicil dosyası, ana sözleşme örneği ve genel kurul tutanakları ile hazirun listeleri, davalı kooperatifin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin gelir-gider tabloları ve bilanço örnekleri dosya arasına celbedilmiştir. Bilirkişiler ... ile ...'nın 14/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı kooperatife ait envanter, yevmiye defterleri ve defter-i kebirlerin açılış ve kapanış tarihlerinin yasal sürede yapılmış olduğunun tespit edilmiş olduğu, davacılar ... ve ...'un ve davalı kooperatifin 09.07.2021 tarihli genel kurula katılmış olup, 09.07.2021 tarihli genel kurulda alınan kararlardan 8 ve 9 nolu karara muhalefet şerhi koydurmuş oldukları, 29.04.2018 tarihli 2017 yılına ait genel kurulda tutanağın 14 maddeden ibaret olup, bu genel kurulun 10.maddesinde kooperatifçe teslim edilen ve teslim edilecek bloklardaki dairelerin kesin hesaplarının çıkarılarak borcunu kapatan üyelere tapularının verilip kooperatifle ilişkilerinin kesilmesi ve ödeme planının yönetim kurulunca belirlenmesi için yönetim kuruluna yetki verilmesinin görüşülmesi, kooperatifçe teslim edilen ve teslim edilecek bloklardaki dairelerin kesin hesapları teknik komisyon tarafından çıkarıldıktan sonra borcunu kapatan üyelere tapularının verilip kooperatifle ilişkilerinin kesilmesi ve ödeme planının yönetim kurulunca belirlenmesi için yönetim kuruluna yetki verilmesinin oylamaya sunulduğu, yapılan oylamada 4 ret oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildiğinden 2015 yılında yapılan kesin maliyet hesabının kooperatifin değişik ana sözleşmesinin 6l.maddesine uygun hazırlanmadığının kabulü ile iptal edilmesinin gerektiğinin kabul edilmiş olduğu, 01.03.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı genel kurul toplantısında yönetim kuruluna kesin maliyet hesabı çıkarılması için herhangi bir yetki verildiğine rastlanmadığı, yönetim kurulunun 29.04.2018 tarihinde yapılan genel kurul tutanağının 10.maddesinde yönetim kuruluna kesin hesabın yeniden yapılması için yetki verilmiş olduğundan evvelce yapılan 2015 yılına ait kesin maliyet hesabının iptali ile 2020 yılında çıkarıları kesin maliyet hesabı ile ilgili kararın oy çokluğu ile alınmış olduğu nazara alınarak 8 nolu kararın iptalinin gerekmeyeceği, 9 nolu karar ise 8 nolu kararda çıkan kesin maliyet hesabındaki borç ve alacaklar ile ilgili ödemeler konusu ile ilgili olup, faiz oranının da aylık %1,5 olarak belirlendiği nazara alınarak 9.maddenin de iptalinin gerekmediği belirlenmiştir. Somut olayda; davacılar davaya konu 09/07/2021 tarihli genel kurulda alınan 8 ve 9 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiş olup, dosya arasında bulunan Kayseri 7. Noterliğinin 09.07.2021 tarih 15628 yevmiye nolu S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatifinin Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın incelenmesinde; Madde 8: Çıkartılan konut kesin maliyet bedelleri hususunun görüşülmesi maddesine geçildiği, ... teklifi yapılan müzakere sonucunda yapı kooperatifleri kanunu ve ana sözleşmesine uygun olmak kaydı ile yönetim kurulu başkanı 2005 yılında çıkartılan konut kesin maliyet bedellerinin kooperatifin değişik ana sözleşmesine 61 maddesine uygun hazırlanmadığı, bu nedenle iptal edilmesini, 2020 yılında çıkartılan konut kesin maliyet bedellerinin kabulü ile 2021 yılına güncellenmesi ve iptal edilen 2015 yılındaki konut kesin maliyet bedellerine göre ödeme yapan ortakların kalan ödemelerin güncellenmiş çıkan maliyet bedeli üzerinden yapılmasını teklif edildiği, yapılan müzakere sonunda başka teklif gelmediğinden verilen teklifin oylamaya sunulduğu, yapılan oylamada teklifin 2 red oya karşı oy çokluğu ile kabul edildiği ... ve ...'in vermiş oldukları teklife daha önce verilen kararlar ile genel kurul ve yönetim kurulu kararı alındığından yeniden kesin maliyet çıkarılmaması sebebiyle yeniden karar alınmasına muhabir oy verdiğini ve muhalefet şerhi koyduğu, bu konuda dava açacağı, muhalefet şerhi konması kararlaştırılmıştır. Bilirkişi heyetince kooperatif merkezinde yapılan incelemelerde 09.07.2021 tarihli genel kurul ile ilgili hazirun cetvelinin incelenmesinde ortak sayısının 123 olduğu, 123 ortaktan 29 ortağın asaleten 12 ortağın da vekaleten olmak üzere 41 ortağın iştirak etmesi ile toplantının yapıldığı, 0322 nolu ... ve 1525 nolu ...'in toplantıya asaleten katıldıkları belirlenmiştir. Yine bu genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde tutanağın 8.maddesinin oylanması sırasında ... ve ... vermiş oldukları teklifi “Daha önce verilen kararlar ile genel kurul ve yönetim kurulu kararı alındığından yeniden kesin maliyet çıkarılmaması sebebiyle yeniden karar alınmasına muhalif oy verdim ve muhalefet şerhi koyuyorum bu konuda dava açacağım” muhalefet şerhi konulmasını talep ettiği belirlenmiştir. Her ne kadar davacılar vekili dava dilekçesinde yönetim kurulunun 2019 yılı genel kurul tutanağında yönetim kuruluna kesin maliyet çıkarılmasına dair yetki verilmediğini belirterek yapılan kesin maliyetin kabulünün haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirtmiş ise de 2019 yılında yapılan 2018 yılına ait genel kurul toplantısında evvelce yapılan kesin hesapların ana sözleşmenin 61.maddesine uygun hazırlanmadığı belirtilerek yönetim kuruluna 2018 yılı genel kurulunda yetki verildiği belirlenmiştir. Bu durumda yönetim kurulunun 29.04.2018 tarihinde yapılan genel kurul tutanağının 10. maddesinde yönetim kuruluna kesin hesabın yeniden yapılması için yetki verilmiş olduğundan evvelce yapılan 2015 yılına ait kesin maliyet hesabının iptali ile 2020 yılında çıkarılan kesin maliyet hesabı ile ilgili kararın oy çokluğu ile alınmış olduğu nazara alınarak 8 nolu kararın iptalini gerektirecek bir durum olmadığı kanaatine varılmıştır. Madde 9: Konut kesin maliyet bedelinden doğan bakiye borç alacaklarını değişik ana sözleşme 63. madde hükümleri gereğince ödeme tahsilat vadelerinin görüşülmesi maddesine geçildiği, yapılan müzakere sonucunda yapı kooperatifleri kanunu, kooperatif ana sözleşmesi ve ilgili mevzuatlara uygun olmak kaydı ile yönetim kurulu üyesi ...'nin vermiş olduğu teklifte inşaatlarda artan maliyetler dikkate alınarak ana sözleşme 61/b maddesine göre 2021 yılında güncellenerek ortaklara bakiye borç alacaklarının tebliğ edilmesi, ortaklara tebliğ tarihinden itibaren izleyen ayın son günü muaccel olması, ortakların doğan bakiye borçlarını kooperatife senet vermek kaydı ile 10 eşit taksitte ödeyebilmesi ve senet vermeyen ortakların borçlarını tamamının tebliğ tarihinden itibaren izleyen ayın son günü muaccel hale gelmesi, muaccel hale gelmesinden sonra borcun tamamını aylık %1,5 gecikme faizi uygulanması ve senet veren ortakların iki taksit üst üste ödememeleri halinde kalan borçlarının tamamının muaccel olması ve aylık %1,5 gecikme faizi uygulanmasını teklif ettiği, yapılan müzakere sonunda teklifin oylamaya sunulduğu, yapılan oylamada teklifin 11 red oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildiği, ... ve ...'in vermiş oldukları teklif ile daha önce verilen kararlar ile genel kurul ve yönetim kurulu kararı alındığından yeniden kesin maliyet çıkarılmaması sebebiyle yeniden karar alınmasına muhalif oy verdiği ve muhalefet şerhi koyduğu, bu konuda dava açacağı, muhalefet şerhi konmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde 9.maddede aylık %51,5 oranında faiz talep edildiği belirtilmiş ise de genel kurul tutanağımın incelenmesinde faizin aylık %1,5 olarak belirlendiği tespit edilmiştir. Davaya konu genel kurulun 9. maddesi ile ilgili olarak 8.madde uyarınca çıkarılacak kesin maliyet hesabındaki borç ve alacaklılar için bakiye borçların nasıl ödeneceğine dair alınmış karar olup, 8.maddeye göre alınmış bir karar olduğundan 9 nolu kararın iptalinin de gerekmediği kanaatine varılarak davacılar vekilince davaya konu 09/07/2021 tarihli genel kurulun 8 ve 9 numaralı kararlarının iptal şartları oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/3-12 Esas 2013/1012 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere aynı hukuki sebebe dayanarak dava açan davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunması, davalı vekilince her davacı yönünden ayrı ayrı mesai harcanmaması ve aynı/tek hukuki sebeple davacıların davasının reddine karar verilmiş olması gözetilerek, davacılar aleyhine tek vekalet ücretine hükmedilmiştir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin.... E....... Sayılı ilamı da aynı yöndedir.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE, 2-Her bir davacı yönünden ayrı ayrı 427,60-TL karar ve ilam harcının alınması gerektiği ve dava açılırken sadece davacı ...'dan 59,30-TL peşin harç alındığı anlaşılmakla, davacı ... tarafından açılan dava yönünden alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından dava başında yatırılan 59,30-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30‬-TL karar ve ilam harcının davacı ...'den alınarak, diğer davacı ... tarafından açılan dava yönünden ise alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcı ve 427,60-TL başvurma harcının davacı ... ...'den ayrı ayrı alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/11/2024 Başkan ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Katip ... ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/666, K. 2024/2923, T. 29.04.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-666-e-2024-2923-k-b4602555ae8f