İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/652 E. 2025/879 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/652
Karar No
2025/879
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/652 KARAR NO : 2025/879

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete, davacı firmanın------adresinde bulunan ofis binasında mobilya dekorasyon ve imalatı yapmak üzere ödemeler yaptıkları ve cari hesaba borç kaydettikleri, davalı şirketin gerekli imalat ve teslimatları yapmadığı gibi kendisine yapılan ödemeleri de iade etmediği, bunun üzerine ----- İcra Dairesi’nin --- Sayılı dosyası ile ödenen paranın tahsilini teminen icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin itirazı sonucu takibin durdurulduğu, davalı şirketin itirazının haksız olduğu, bu durumun davacı şirketin kayıtlarında sabit olduğu beyanıyla, davalı şirketin -----İcra Daire’sinin ------ Sayılı dosyasına yaptığı borca itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı şirkete dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

DELİLLER: -----İcra Dairesi’nin ------ Esas sayılı dosyası, ticaret sicil müdürlüğünden şirketlerin kayıtları, vergi dairesinden 2022 yılına ilişkin BA /BS formaları dosya içerisine celp edilmiş, Ticari defterlerin Türk Ticaret Kanunu’na ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter ticaret sicil tasdiklerinin bulunup bulunmadığı, iddia olunan alacağın faturanın kayıtlı olup olmadığı, alacak-borç ilişkisinin tespiti ile uyuşmazlık konusu hakkında rapor hazırlaması yönünde dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 01/09/2025 tarihli raporunda özetle; Davacı şirketin 2022 yılı yevmiye defteri, büyük defter ve yardımcı hesap kayıtlarına yönelik yapılan incelemede, davacı şirketin davalı şirket ile olan ticari münasebet kayıtlarını ------- İçi Satıcılar hesabı altında takip ettiği görülmüştür. Defter kayıtları esas alındığında; Davacı şirket tarafından 24.11.2022 tarihinde 40.000,00-TL, Davacı şirket tarafından 29.12.2022 tarihinde 180.000,00-TL, toplam 220.000,00-TL tutarlarında havale gönderildiği ve bu işlemlerin ticari defter kayıtlarına işlenmiş olduğu tespit edildiği görülmüştür. Raporun sonuç kısmında, davalı şirketin incelemeye katılmadığı, defter ibraz etmediği, bu sebepten ötürü davalı şirketin ticari defter kayıtlarında inceleme ve değerlendirme yapılamadığı, tarafların, BA/BS beyan formları incelendiğinde tarafların birbirlerine düzenlediği fatura mevcut olmadığı, takip tarihi itibariyle davacı şirketin, davalı şirketten takip tarihi itibariyle kaydı olarak 220.000,00-TL olduğu, 24.11.2022 tarihli 40.000,00-TL tutarındaki ödemenin üçüncü kişiye gönderildiği; dolayısıyla bu tutarın davalı şirketten talep edilip edilemeyeceği hususu, olayın hukuki mahiyetine ilişkin olup, takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı şirketin icra takip dosyasında takip öncesi işlemiş faiz talep etmediği, itirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde; davacı şirketin davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz miktarının tutarının infaz aşamasında icra dairesince hesap edilebileceği mütala olunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ---- İcra Dairesinin -------Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz nedeni ile açılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının yaptığı ödemelere karşılık davalının imalat ve teslimat yapıp yapmadığı, yapmaması halinde davacıya yapılan ödemeleri iade edip etmediği noktalarında toplanmıştır.------. İcra Dairesinin ------ Esas Sayılı dosyasının incelenmesiyle, dosyamız davacısı ile, davalı borçlu aleyhine 220.000,00-TL asıl alacak üzerinden icra takibinde bulunduğu görülmüştür. Dava, ----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz nedeni ile açılan itirazın iptali davası olduğu, davalıların tarafından meydana gelen hasardan dolayı sorumlu olup olmadığı, kusur oranı ve meydana gelen hasarın miktarı noktalarında toplanmıştır. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,------ İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2022 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, Davalı şirketin incelemeye katılmadığı, defter ibraz etmediği, bu sebepten ötürü davalı şirketin ticari defter kayıtlarında inceleme ve değerlendirme yapılamadığı. Tarafların, BA/BS beyan formları incelendiğinde tarafların birbirlerine düzenlediği fatura mevcut olmadığı, Takip tarihi itibariyle Davacı şirketin, Davalı şirketten takip tarihi itibariyle kaydi olarak 220.000,00-TL olduğu, 24.11.2022 tarihli 40.000,00-TL tutarındaki ödemenin üçüncü kişiye gönderildiği; dolayısıyla bu tutarın davalı şirketten talep edilemeyeceği usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile tespit edilmekle davacının 180.000 TL'yi davalıya gönderdiğinin sabit olduğu bu bedelin iadesi talebin de haklı olduğu, davacının dava dışı üçüncü kişiye yaptığı ödemenin ispata muhtaç olduğu görülmüştür. Kural olarak ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse son çare olarak yemin deliline başvurulması gerekmektedir. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap layihasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı görüldüğünden davacı tarafa yemin delili hatırlatılamamış, Hal böyle olunca 40.000 TL yönünden ispat külfeti üzerinde davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle): Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1-)Davalının ----. İcra Müdürlüğünün ------Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 180.000 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-)Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 12.295,8 TL harçtan, peşin yatırılan 2.657,05 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 9.638,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-) Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 2.657,05 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-) Davacı tarafından yapılan, 812 TL tebligat ve müzekkere masrafı ile 6.000,00 TL bilirkişi masrafı toplamı 6.812,00 TL yargılama giderinin kabul ve redde göre hesap olunan 5.573,45 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-)Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davacı vekili için tayin olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davalı vekili için tayin olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-)Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul ve red oranına göre hesap olunan 2.945,45 TL'sinin davalıdan, 654,55 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-)Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/652, K. 2025/879, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-652-e-2025-879-k-58112fe49fad