İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/648 E. 2024/648 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/648
- Karar No
- 2024/648
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/648 Esas - 2024/648 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/648 KARAR NO : 2024/648
DAVA : Ticari Şirkete Kayyım Atanması DAVA TARİHİ : 18/09/2024 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2028
Mahkememizde görülmekte olan ticari şirkete kayyım atanması talepli dava dosyasının yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin en son yapılan genel kurulunun 10.03.2023 tarihinde yapıldığını, söz konusu genel kurulun 2022 mali yılına ilişkin olduğunu, kanunda öngörülen süreden de anlaşılacağı üzere 2023 mali yılı için yapılması gereken genel kurul toplantısı yapılması yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, 2023 Aralık ayında her ne kadar genel kurul için hissedarlar bir araya gelmişse de çıkan anlaşmazlıklar sebebi ile genel kurul tamamlanmadan bir kısım hissedarların genel kurulu terk ettiğini, bakanlık temsilcisi tarafından tutulan tutanağa göre toplantı tamamlanmadan nisabın dağılması sebebi ile genel kurulun iptaline karar verildiğini, sonrasında da hissedarların bir araya gelip yeni bir genel kurul gerçekleştirmediklerini, bunun dışında yönetim kurulu başkanı ve en büyük hissedar ...olmasına karşın, diğer hissedarlardan ...'ın usulsüz işlemlerle yönetim kurulu başkanı olarak kendisini tayin ettirdiğini ve şirketin yönetimini kimseyi bilgilendirmeden usulsüz bir şekilde yürütmeye başladığını, yapılan iş ve işlemlerle şirketi zarara uğrattığını, şirketin karında ve mal varlığında azalmaya sebebiyet verdiğini, kendisine haksız kazanç elde ettiğini, genel kurul yapılmasının önüne geçtiğini ileri sürerek, 4721 sayılı TMK'nın 403. 426/3, ve 427/4 maddeleri uyarınca müvekkili şirketin yasal zorunluluk olan genel kurula götürülmesi için kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. KANITLAR: Ticaret sicil dosyası. Davacı vekili 24/09/2024 tarihinde davasından feragat ettiğini bildirmiştir. GEREKÇE: Dava, anonim şirkete genel kurulun yapılması ve usulsüzlüklerin tespiti bakımından kayyımı atanmasına istemine ilişkindir. Çekişme, davacı şirketin kendi adına açtığı davada kendisine genel kurulun yapılması ve usulsüzlüklerin tespiti bakımından kayyımı atanması isteminin koşullarının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İddia ve tüm kanıtlardan, davacı anonim şirketin yönetim kurulunun mevcut olduğu, davayı açan vekile vekalet veren yönetim kurulu üyesi ile bu vekili azleden ve sonra vekil tayin eden kişinin yönetim kurulu başkanı bulunduğu, her iki yöneticinin şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkisinin olduğu, yönetim kurulunun görevde bulunduğu ve görev süresin henüz dolmadığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 407 ve devamı maddelerinde anonim şirketin bir organı olarak genel kurul düzenlenmiştir. 410 ve devamı maddelerinde de hangi hallerde ve kimin genel kurulu toplantıya çağrı yetkisi bulunduğu yönleri hükme bağlanmıştır. Anılan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, genel kurulu toplantıya çağırmaya izin davası, şirket hasım gösterilerek açılması gerekmektedir. Anonim şirket tüzel tüzel kişisinin kendisini mahkeme kanalıyla toplantıya çağırması düzenlenmemiştir. Öte yandan, 6102 sayılı Kanunda şirketlere yönelik olarak idare ve temsil kayyımlığından açıkça bahsedilmemiştir. Kayyımlık kurumu, TMK'da düzenlenmiştir. Koşulları oluştuğunda 6102 sayılı TTK'nın 1. maddesi hükmü esas alındığında TMK'nın 426 ve devamı maddelerinin de şirketlere uygulanması mümkün olacaktır. Organ boşluğunda temsil kayyımının atanması gündeme gelebilecektir. Her ne kadar davacının tek başına temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesinin şirket adına vekil tayin ettiği vekil vasıtasıyla dava açıldığı, bu vekilin, diğer tek başına temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu tarafından azledilip, yerine yeni vekil tayin edildiği ve bu vekilin feragat dilekçesi verdiği anlaşıldığından ve menfaat çatışması bulunduğundan feragat beyanına itibar edilmemiştir. Somut olayda davacı tüzel kişilik adına hasımsız şekilde genel kurulun yapılması ve usulsüzlüklerin tayini için kayyım atanması talep edildiği, davacı tüzel kişiliğin bu davayı açma ehliyetinin olmadığı, esasen yönetim kurulunun faaliyetine devam ettiği ve organsız olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, davacının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere 02/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.