İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/639 E. 2025/838 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/639
Karar No
2025/838
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20..... Esas - 20...... T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 20....... KARAR NO : 20......

HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2024 KARAR TARİHİ : 16/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf dava dilekçesinde: davacıya ait ..... plakalı CITROEN marka otomobil ile, davalı sigorta şirketinin sigortalısı ......'ye ait ....... plakalı araç 22.07.2023 tarihinde kazaya karıştığı, gerçekleşen kazada ..... plakalı aracın tam kusurlu olduğu, kazanın park halinde gerçekleştiği, ...... plakalı araçta hasarın meydana geldiği, hasarın tamamının karşılanmadığı, kazadan dolayı mevcut piyasa koşullarına göre daha önceden hasarsız ve tamiratsız olan aracın değer kaybına uğramış olduğu, davacının aracı kullanamamasından dolayı hak mahrumiyetinin meydana geldiği, hasar bedeli, değer kaybı ve araçtan mahrum kalma bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği konuları ileri sürülmüştür. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde: ...... plakalı aracın 100000161384982 poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 22/07/2023 - 22/07/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olduğu, davalı tarafından davacıya ait aracın onarımı için 15/08/2024 tarihinde 26.493,00 TL ve değer kaybına yönelik olarak 12/06/2024 tarihinde davacıya 30.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının tüm zararının giderildiği, tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzili gerektiği, dava yetkili olmayan mahkemede açılmış olup işbu davada yetkili mahkeme, davalı şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davacı tarafın sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığı, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiği, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiği, poliçede sigorta bedeline kdv dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığı, davacının talep etmesi gereken faiz yasal faiz olduğu, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi gerektiği konuları ileri sürülmüştür. Davalı ......'nin usulune uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı ve münkir sayıldığı tespit edilmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: 22/07/2023 tarihinde meydana gelen kazada kazaya karışan araçların kusur oranlarının ne olduğu, ...... plakalı araçta hasarın meydana gelip gelmediği, değer kaybının olup olmadığı, var ise hasar bedeli, değer kaybı bedeli ile araçtan mahrum kalma bedelinin davalılardan talep edilip edilemeyeceği hususundadır. Davaya konu kaza; 22/07/2023 tarihinde .....İli .......İlçesi, ......Mahallesi .....Caddesinde park halinde olan .....plakalı araca seyir halinde olan .....plakalı aracın çarpması ve .......plakalı aracın hasarlanması şeklinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Davanın haksız fiilden kaynaklanması, davacının yerleşim yerinin Sakarya olması nedeniyle HMK'nın 16. maddesi dikkate alınarak yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir. Davaya konu taleplerden değer kaybı ve araçtan mahrum kalma bedelinin belirlenebilir olmaması nedeniyle belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, hasar bedeli talebi bakımından her ne kadar belirsiz alacak davası olarak talep ileri sürülse de hukuki nitelendirmenin hakimin yetkisinde olduğu, hasar bedelinin belirlenebilir olduğu, bu nedenle talebin kısmi dava olarak ele alınacağının tespitine karar verilmiştir. Sigorta Gözetim Merkezine, Emniyet Müdürlüğüne, Sahibinden.com adresine yazılan yazılara cevap olunduğu poliçenin sunulduğu görülmüştür. Palazlar otoya, Karalar Otomotive, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan yazılara cevap olunduğu görülmüştür. Maliklik bilgilerinin alınmıştır. Kazaya ilişkin fotoğraf kayıtlarının, kaza tespit tutanağının sunulduğu, hasar dosyasının sunulduğu, ödemeye ilişkin banka dekontlarının sunulduğu görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesinde, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yine aynı Yasanın 50/1. Maddesinde Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu düzenlenmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; a) Karayolları Trafik Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi ile İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin Anayasaya aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bu maddelerdeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu değer kaybı tazminatı öncelikle Karayolları Trafik Kanununun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenecektir. Bu kanunlarda açıkça düzenlenmiş hususlarda genel şartlar ile kanunun kapsamını daraltan yada genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartlar TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarıldığı için, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile genel şartların hükümleri uygulanacaktır. Anayasa mahkemesinin iptal kararı derdest olan eldeki davada da uygulanması gerekmektedir. Bu durumda; değer kaybının ZMMS Genel Şartlarına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. (Sakarya BAM 3. HD 2021/1231 esas- 2022/757 karar,benzer yönde Yargıtay 17. HD'nin 2016/16876 E - 2017/12161 K sayılı, 27/12/2017 tarihli ve 2015/5301 E - 2017/11098 K sayılı, 28/11/2017 tarihli, YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/17525 esas- 2017/9448 kararları). Haksız fiil sorumluluğu içerisinde yer alan değer kaybı zararları tarafların kusur oranlarına göre belirlenecek olup makine mühendisi bilirkişi tarafından kusur oranının ve zarar miktarının doğru bir şekilde tespiti gerekir. Tarafların iddia ve savunmaları ile temin edilen deliller kapsamında yürütülen yargılama neticesinde meydana gelen kazada tarafların kusurları yönünden değerlendirme yapılmıştır. Dosyada ekli trafik polis memurlarınca düzenlenen kaza tespit tutanağında .........plakalı aracın KTK'nın 52/1 b maddesini ihlal ettiği, diğer aracın kusurunun olmadığı belirtilmiştir. Dava konusu hakkında rapor tanzim etmek üzere dosya trafik alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi Ünal Uysal 13/07/2025 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde .......plakalı araç sürücüsünün asli (%100) kusurlu olduğu, ......plakalı araç sürücüsüNÜN herhangi bir kusurunun olmadığını mütalaa etmiştir. Somut olayda; Meydana gelen kazanın park halinde olan .......plakalı araca seyir halinde olan .......plakalı aracın çarpması şeklinde gerçekleştiği tespit edilmekle ......plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı KTK'nın 84/ı(park edilmiş araçlara çarpma) ve 52/1-b maddeleri uyarınca %100 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının ise kural ihlali yapmadığı anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurunun olmadığı sonucuna varılmıştır. Kusurun değerlendirilmesine yönelik 13/07/2025 tarihli bilirkişi raporlarındaki kusur oranlarına yönelik değerlendirmenin mahkememizce uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı dava dilekçesinde hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve araçtan mahrum kalma bedelini talep etmiştir. Hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan hasar bedeli talebi kısmi dava olarak değerlendirilmiş, diğer taleplerin başlangıçta belirlenebilir olmadığından belirsiz alacak davası olarak görülmüştür. Kaza nedeniyle ......plakalı aracın arka çamurluk, arka tampon, sol ön çamurluk, sol arka kapı, sol ön kapı kısımlarından hasar aldığı, hasarın onarım için gerekli olan işçilik ve yedek parça bedelinin toplamının KDV dahil 17.958,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacıya hasar bedeli ödemesi olarak 26.493,00 TL ödendiği, hasar bedeli bakımından eksik ödemenin olmadığı anlaşılmakla hasar bedeli talebinin reddine karar verilmiştir. Davaya konu ......plakalı aracın kaza öncesi piyasa rayiç değerinin 550.000,00 TL olduğu, onarılmış rayiç değerinin 522.500,00 TL olduğu, 27.500,00 TL değer kaybının oluştuğu, davalı sigorta şirketince daha önceden 30.000,00 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığı anlaşılmakla davacının değer kaybı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile uyumlu bir şekilde hesaplama yapıldığından 13/07/2025 tarihli bilirkişi raporundaki değer kaybına ilişkin değerlendirmelere itibar edilmiş, aksi yönde yapılan itirazlar yerinde görülmemiştir. Davaya konu .....plakalı aracın hasarlı bölgeleri için yapılacak onarım ve boya işleri için 10 iş gününün geçeceği, davacının talep edebileceği araçtan mahrum kalma bedelinin 5.000,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle araçtan mahrum kalma bedeli talebinin davalı sigorta şirketi dışındaki davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir. Sonuç olarak, davacının davalılardan tahsilini istediği hasar bedeli ve değer kaybı bedeli talebinin reddine, araçtan mahrum kalma talebinin davalı sigorta şirketi dışındaki davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir. Talep artırım dilekçesi davalı sigorta şirketine tebliğ edilmemiş olsa da davalı sigorta şirketine yönelik talebin artırılmadığı, aleyhine hüküm verilmediği dikkate alınarak usulü eksiklik olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, -5.000,00 TL araçtan mahrum kalma bedelinin kaza tarihi olan 22/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ......'den tahsili ile davacıya verilmesine, -Hasar bedeli ve değer kaybı bedeli talebinin reddine 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80-TL'nin davalı davalı Seda Cebeci'den tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ......'den tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı Sigorta Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından;427,60- TL başvurma harcı, 427,60- TL peşin harç ve 83,68-TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 938,88-TL harcın davalı .....'den tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.036,50-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.036,50-TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranı (%96.15 kabul oranı ) dikkate alınarak 10.611,59-TL'lik kısmının davalı Seda Cebeci'den tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili yüzünde, diğer davalılar yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025

Katip E-imzalıdır.

Hakim E-imzalıdır.

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/639, K. 2025/838, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-639-e-2025-838-k-62963d18ac0d