İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/63 E. 2025/713 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/63
Karar No
2025/713
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/63 Esas KARAR NO : 2025/713

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satıma İlişkin Avans Ödemesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/05/2023 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali(Ticari Satıma İlişkin Avans Ödemesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalıdan 2020 yılında yapmış olduğu avans ödemesinden kaynaklanan 50.000,00-Euro tutarında cari hesap alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul ..... İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının 10/10/2022 tarihinde işbu icra takibine; '...İşbu takipte alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcumuz bulunmamaktadır. Borca itiraz ediyoruz. Borca, işletilen ve işleyecek faize, yetkiye ve tüm ferilere itiraz ediyoruz.' şeklindeki beyanı ile itiraz ettiğini ve işbu vaki haksız itiraz ile takibin durduğunu, 21/03/2023 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak davalı ile anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın İcra Müdürlüğünün yetkisine itirazının da hukuken yersiz olduğunu, zira İcra Müdürlüğünün yetkisinin İ.İ.K.'nun 50. maddesinin yollaması ile H.M.K.’nun genel hükümlerine göre belirleneceğini, davalı borçlunun itiraz dilekçesi incelendiği taktirde soyut olarak yetkiye itiraz edildiğinin ve hangi icra müdürlüğü'nün yetkili olduğunun gösterilmediğinin açık olduğunu, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle dosya borcuna itiraz ettiğini, davalının itirazında herhangi bir sebep göstermediğini, davalının itirazının takibi uzatmaya yönelik olduğunu bu hususun da açıkça gösterdiğini, taraf şirketlerin geçmişe dayalı ticari ilişkileri bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten otomasyon hizmetleri aldığını, takibe konu cari hesap alacağının taraflar arasında yapılan görüşmeler üzerine ileride davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılacak olan otomasyon hizmetleri için avans ödemesi olarak 30/09/2020 tarihinde cari hesaba mahsuben davacı şirket tarafından davalı şirketin banka hesabına havale edildiğini, ancak söz konusu miktarın hesabına havale edilmesinden sonra davalı şirket tarafından davacı şirkete hiçbir mal veya hizmet verilmemesi ve avans ödemesinin de iade edilmemesi üzerine davacı/alacaklı tarafından işbu dava konusu icra takibinin açıldığını, bunun yanı sıra tarafların ticari defter kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi ile de ortaya çıkacağı üzere davacının davalıdan icra takibine konu edilen miktarda alacağı bulunduğunu, zira davacı şirket tarafından 30/09/2020 tarihinde davalı şirkete havale edilen avans ödemesinden sonra davalı/borçlu şirket tarafından davacı/alacaklı şirkete kesilen herhangi bir mal veya hizmet faturası bulunmadığını, bu nedenle de davalı şirketin davacı şirkete icra takibine konu alacak tutarında cari hesap borcu bulunduğunu, davalı tarafından dosya borcuna yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu iddia ederek; haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, dava konusu alacağın davalı/borçludan tahsiline, davalı/borçlunun İ.İ.K. 67/2 maddesi gereğince likid olan asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresinin İstanbul / Zeytinburnu ilçesi sınırları içerisinde olduğunu, Zeytinburnu ilçesinin Bakırköy Adliyesi yargı çevresi içerisinde olduğunu, bu nedenle davanın Bakırköy Adliyesinde açılması gerekir iken hatalı olarak İstanbul Adliyesinde açıldığını, davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, açılan davanın zaman aşımına uğradığını, dava konusu edilen bedelin 30.09.2020 tarihinde banka havalesi ile gönderildiğini, davacının ise bu bedeli ilk defa İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Nolu dosyası üzerinden iadesini istediğini, aradan 2 sene geçtikten sonra talep edilen bedelin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, taraflar arasında 2020 yılı sonunda alacak ve borcun olmadığına dair mail yolu ile hesap mutabakatı yapıldığını, taraflar arasında uzun yıllardır süren cari hesap ilişkisi olduğunu, davacının davaya konu ettiği alacağın 30.09.2020 tarihinde "cari hesaba mahsuben" açıklaması ile gönderilmiş 50.000 EURO bedelli para olduğunu, 18.02.2021 tarihinde yani bu paranın gönderilmesi tarihinden 6 ay sonra davacının "....com" mail adresinden müvekkil şirketin "..." adresine ".... 01.01.2020 - 31.12.2020 Cari Mutabakat (Lütfen Acil Cevap Veriniz)" konu başlığı ile cari mutabakat formu gönderdiğini, davacı tarafın iş bu mail ile 18.02.2021 tarihi itibari ile taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi anlamında herhangi bir alacak ve borcun olmadığını açıkça ikrar ettiğini, mail yazışmalarının kesin delil niteliğinde olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ile davacı şirket yetkilisi olan ... arasında 10 yıldan fazla süregelen ticari dostluk ve buna bağlı olarak da devam eden cari hesap ilişkisi olduğunu, kimi zaman müvekkili şirketin kimi zaman davacı şirketin tek bir telefon ile bir takım işler yaptığını veya para gönderdiğini, sonradan faturalaşması veya muhasebe işlemlerinin gerçekleştirildiğini, taraflar arasında bu hususta yıllardır devam eden ticari bir güvenin söz konusu olduğunu, fakat davacı şirket yetkilisi ...'nin 07.03.2021 tarihinde vefat etmesi üzerine yeni gelen şirket yetkililerinin ... ile müvekkili şirket yetkilisi arasındaki anlaşmaları unuttuğunu ve tüm görüşmelere rağmen haksız ve mesnetsiz şekilde müvekkili şirketten iş bu bedeli talep etmek noktasında ısrar ettiğini ve iş bu davayı açtığını, ayrıca davacı şirket ile bu bedel, hesap mutabatı, ... Beyin vefatı ve hatta başlatılan icra takibi sonrası gibi yıllara yayılan süreçte davacı şirket tarafından başkaca makinalar için fiyat teklifleri istendiğini ve davacı şirkete bu tekliflere karşılık cevaplar verildiğini, yine bu icra takibinden sonra dahi müvekkili şirket tarafından davacı şirkete bir takım hizmetler verildiğini, çalışanlar gönderildiğini, daha önce yapılan makinelerin tamirat, revizyon, bakım gibi işlemlerinin 2023 yılında dahi aksatılmadan yapılmaya devam ettiğini, dolayısı ile hem cari hesap ilişkisi hem de eskiye dayanan ticari güven ve sözlerin gereklerinin yapılmaya devam ettiğini, fakat yeni gelen yöneticilerin güven ve söze dayalı olan bu ilişkiyi anlamamakta ısrar ettiğini, bahsi geçen 50.000 Euro'luk bedelin kapsül patlatma makinasında davacı tarafından sonradan istenen revizyon ve sonrasındaki süreçte yapılacaklar için ödendiğini, muhasebeleştirilerek cari hesabın kapatılmasının tüm bu işlerin bitirilmesinden sonraya bırakıldığını, taraflar arasında 22.04.2019 tarihinde 230.000 EURO +KDV bedel ile kapsül patlatma cihazı otomasyon hattı makinesine dair sözleşme imzalandığını, sonrasında 2020 yılı başında uygulamasına geçildiğini, uygulama sırasında üretilen makinenin davacı şirkete kurulumu yapıldığı sırada, davacı şirketin makinenin kısaltılmasını talep ettiğini, çünkü makinenin davalının yerleştirmek istediği alana sığmadığını, halbuki makinenin boyutları, çalışma prensibi gibi tüm detayların çok zaman önce davacıya bildirildiğini fakat davacının bu ölçülere göre yer tesis etmediğini, bu nedenle makinenin kısaltılması ve sonrasında yapılan ve daha sonra yapılacak revize, arge, malzeme, ekleme, bakım gibi iş ve işlemler ile personelin sonraki gidiş gelişleri için iş bu dava konusu 50.000 EURO'nun ödendiğini, tüm bu nedenler ile 2021 yılındaki hesap mutabakatı değerlendirildiğinde, tarafların eylemlerinin, dava konusu 50.000 EURO yu bahsi edilen makina revizyonu ve sonrasındaki iş ve işlemler için verildiği, bu nedenle davacı şirketin bu miktar bakımından kendini alacaklı olarak görmediği, bu bedelin muhasebesel işlemlerinin tüm bu işlemler bittiğinde yerine getirileceği, her iki tarafın bu bakımdan eylem birliği içerisinde olduğu, bu nedenle davacı şirketin 2021 yılında cari hesap mutabakatı için herhangi bir alacağının olmadığının beyan edildiğini, fakat davacı şirket yöneticisinin 2021 yılında vefat etmesi ile yeni gelen yönetimin cari hesapta bu miktar para bakımından kendini alacaklı olarak görmesi ile bu miktar parayı talep etmek yönünde iradesini değiştirdiğini, fakat müvekkili şirketin 2023 yılına kadar dahi tahsil ettiği 50.000 EURO için hizmet vermeye devam ettiğini, vermiş olduğu bu hizmetler için de ayrıca bir bedel tahsil etmediğinin görüleceğini, bu nedenle müvekkilinin yıllardan bu yana yapmış olduğu arge, revizyon, ekleme, bakım, malzeme masrafları ile tüm bu iş ve işlemler için görevlendirilen personel masrafları bedelinin hesap edilmesi durumunda davacı şirketin herhangi bir alacağının olmadığının görüleceğini, Yargıtay kararlarına göre açıklaması bulunmayan banka ödemelerinin borca mahsuben yapılmış sayılacağından ayrıca davacının davasının reddi gerektiğini savunarak; davanın yetki yönünden reddi ile yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, dava konusu talebin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından davanın İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasında açılmış olduğu; İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/06/2023 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı ile; "... Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davalı vekili cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunarak dosyanın yetkili Bakırköy Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiş olup, işbu davada davacının yerleşim yerinin Beylikdüzü ilçesi, davalı şirket adresinin Zeytinburnu ilçesi olduğu görülmüş olup, tarafların yerleşim yeri adresinin mahkememiz yetki sınırları içerisinde bulunmadığı ve davalı vekili tarafından süresi içerisinde yetki ilk itirazında bulunularak dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiği dikkate alınarak mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu..." gerekçesiyle davanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddi ile, Mahkemenin yetkisizliğine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından İstinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar ve 30/11/2023 Tarihli ilamı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiğinden hükmün 30/11/2023 tarihinde kesinleştiği, dosyanın Mahkememizin ... Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında açık hesap ilişkisinden kaynaklı gönderilen avansın iadesi için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafça mal veya hizmetin verilmemesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 50.000,00-Euro tutarlı avans ödemesi nedeniyle oluştuğu iddia edilen cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, taraflar arasında alacak ve borcun olmadığına dair 2020 yılı sonunda hesap mutabakatı yapılıp yapılmadığı, avans ödemesi olarak yapıldığı iddia edilen 50.000-Euro'nun kapsül patlatma makinesinde davacı tarafından yapılması istenilen revizyon ve sonrasındaki iş ve işlemlere karşılık ödenip ödenmediği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine ticari defter kayıtlarından kaynaklı 50.000,00-Euro alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 08/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 10/10/2022 tarihli dilekçesi ile icra takibine, takip konusu borcun tamamına, yetkiye, vekalet ücretine, faiz oranına, ödeme emrine ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine aynı tarihte icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Marmara Kurumlar ve Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2012-2023 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... Bankası Anonim Şirketinden; 30/09/2020 tarih ve 50.000-Euro bedelli dekontun bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, TARAF ŞİRKETLERİN TİCARİ DEFTER VE KAYITLARI İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, davalı savunması kapsamında taraflar arasında alacak ve borcun olmadığına dair 2020 yılı sonunda hesap mutabakatı yapılıp yapılmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere mali müşavir bilirkişi ile; avans ödemesi olarak yapıldığı iddia edilen 50.000-Euro'nun kapsül patlatma makinesinde davacı tarafından yapılması istenilen revizyon ve sonrasındaki iş ve işlemlere karşılık ödenip ödenmediği hususlarında makine mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından 10/04/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 10/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... davacının 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 447.100,00-TL alacağının bulunduğu, davalının 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 876.105,00-TL borcunun bulunduğu, davalı savunması kapsamında taraflar arasında alacak ve borcun olmadığına dair 2020 yılı sonunda hesap mutabakatı yapılıp yapılmadığı hususu ile ilgili olarak; davalı şirket tarafından dosyaya sunulan mail yazışmaları kapsamında 18/02/2021 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirkete ''... 01/01/2020 - 31/12/2020 CARİ MUTABAKATI'' konulu mail gönderildiği gönderilen mailde davacının davalıdan alacağı/borcu olmadığına ilişkin beyanda bulunduğu, davacı şirket tarafından cevap dilekçesinde yer alan mutabakat mektupları incelendiğinde; ilgili mutabakat mektuplarının .... mail adresi ile Ahmet tarafından onaylandığı şeklinde ibare bulunduğunu görülmekle onay veren mailin davalı şirket tarafından sunulan mail yazışmasında yer alan mail ile aynı olduğu, davacı şirketçe davalı şirkete verilen 50.000,00-EURO avans ödemesinin karşılığı olarak herhangi bir hizmet verilmediği dikkate alındığında davalı şirketin anılan ödemeyi davacıya iade etmesi gerektiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.

Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasındaki mail yazışmaları, tanık beyanları, 10/04/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça açık hesap ilişkisinden kaynaklı gönderilen avansın iadesi için davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 10/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; taraf şirketlerin 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinde bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 447.100,00-TL alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 876.105,00-TL borcunun bulunduğu, davalı şirket tarafından dosyaya sunulan mail yazışmaları kapsamında 18/02/2021 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirkete ''... 01/01/2020 - 31/12/2020 CARİ MUTABAKATI'' konulu mail gönderildiği gönderilen mailde davacının davalıdan alacağı/borcu olmadığına ilişkin beyanda bulunduğu, davacı şirket tarafından cevap dilekçesinde yer alan mutabakat mektupları incelendiğinde; ilgili mutabakat mektuplarının ... mail adresi ile ... tarafından onaylandığı şeklinde ibare bulunduğunu görülmekle onay veren mailin davalı şirket tarafından sunulan mail yazışmasında yer alan mail ile aynı olduğu, davacı şirketçe davalı şirkete verilen 50.000,00-EURO avans ödemesinin karşılığı olarak herhangi bir hizmet verilmediği dikkate alındığında davalı şirketin anılan ödemeyi davacıya iade etmesi gerektiği hususlarının tespit edildiği; davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 01/01/2021-30/06/2021 ve 01/01/2022-31/10/2022 tarihleri arası taraf şirketlerin alacak borç mutabakatını gösterir mutabakat mektuplarının davalı şirket tarafından onaylandığı, her iki taraf ticari defterlerinin 50.000,00-Euro alacak borç yönünden birbirleri ile uyumlu olduğu, her ne kadar davalı tanıkları 50.000,00-Euro'nun kapsül patlatma makinasında davacı tarafından sonradan istenen revizyon için ödendiği yönünde beyanda bulunmuş iseler de; taraflar arasında revizyon ile ilgili herhangi bir sözleşme bulunmaması, daha önce makine için belirlenen bedelin davacı tarafça ödenmiş olması ve davalı ticari defterlerinde 50.000,00-Euro'nun borç olarak kayıtlı bulunması nedeniyle tanık beyanlarına itibar edilmeyerek denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak tarafların ticari defter kayıtları, mutabakat mektupları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı anlaşılmakla; dosya kapsamında yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporundaki taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarındaki tespitler hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınarak; davacının davalıdan 50.000,00-Euro alacaklı olduğu, borcun ödenmediği sonuç ve vicdani kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; 1-İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin 50.000,00 EURO asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa fiili ödeme tarihinde kısa vadeli Euro cinsinden açılmış yabancı paralara uygulanan en yüksek faizin İŞLETİLMESİNE, 2-İİK.nun 67.maddesi gereğince kabul edilen asıl alacak üzerinden (asıl alacak miktarı olan 50.000,00-Euro'nun icra takip tarihi itibariyle geçerli TL karşılığının) %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 60.555,11-TL harçtan peşin alınan 10.706,41-TL ile icra dosyasına yatırılan 4.432,37-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 45.416,33-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 10.706,41-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı ile icra dosyasına yatırılan 4.432,37-TL peşin harç olmak üzere toplam 15.318,68-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 11.380,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 136.106,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı vekilinin e-duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025

Katip ... ¸¸

Hakim .... ¸¸

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/63, K. 2025/713, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-63-e-2025-713-k-54d4d6fdc4c4