İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/621 E. 2026/297 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/621
Karar No
2026/297
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/621 KARAR NO : 2026/297

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/08/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından iş güvenliği danışmanlık hizmetine dayalı alacağa ilişkin davalı tarafa karşı ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine TTK 5/A maddesince zorunlu kabul edilen ticari arabuluculuk yoluna gidildiği, ancak söz konusu arabuluculuk sürecinde taraflarca anlaşmaya varılamadığı, bu sebeple işbu itirazın iptali davasını açma gereği hasıl olduğu, davacı şirket ile davalı arasında 12/09/2022 başlangıç tarihli sözleşme kurulduğu, bu sözleşme ile davacı iş güvenliği hizmeti vermeyi, davalı ise bunun karşılığında anlaşmış oldukları ücreti ödemeyi kabul ettiği, bu sözleşmeye istinaden davacı firma davalıya karşı tüm edimlerini yerine getirdiği, fakat davalı, müvekkil şirkete olan toplam 10.340 TL tutarındaki ana borcunu ödemediği, ekte sunulmuş olan sözleşmenin 7.10. Maddesinde ödemelerin fatura beklemeksizin yapılması gerektiği belirtildiği, Yine sözleşmenin 7.8. Maddesinde "7.8. Ödeme aksaklıklarında aylık %05 bileşik vade farkı uygulanacaktır. ----- Hizmet sözleşmesini bu nedenle feshetme ve yıllık sözleşme tutarı, taahhüt indirimlerini ve hediyelerin ücretlerini isteme hakkı saklı olduğu, taraflarınca açılmış olan takipte sözleşmeden belirtilenden daha düşük oranda yıllık avans faizi uygulandığı ve faizlerle birlikte toplam 10.649,98 TL tutarında icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın üç ay üst üste ödeme yapmadığı, sözleşmenin 7.11. Maddesinde "Ödemelerin dönem (12 aylık sözleşme dönemi) içinde üç defa gecikmesi halinde uyarı yapılmaksızın tüm hizmet durdurularak on iki aylık hizmet bedeli mahkeme yolu ile tahsil edileceği, Şeklinde düzenleme olduğu, işbu maddeye dayanılarak davalı tarafa yılın kalan taksitleri de faturalandırılarak sözleşmenin feshedildiği, davalının faaliyet gösterdiği iş kolu tehlike sınıflandırmasında "çok tehlikeli" şirketler sınıfında ve 6331 sayılı kanunumuzun 38. Maddesi gereğince iş güvenliği hizmeti alması zorunlu olduğu, müvekkil şirket ise verilen hizmetin başlangıç tarihinden itibaren --- "---" sistemi üzerinden davalı firmaya personel atamaları yaptığı, işverence de bu hizmet sistem üzerinden onaylandığı, davalı borçlu haksız olarak borca itiraz etmiş olup bu nedenle İİK m.67/2 maddesi gereğince borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi için itirazın haksız olması yeterli olduğu, borçlunun ayrıca kötü niyetli olmasına gerek olmadığı, borcun para alacağı yani, likit olması ve borçlunun borca itirazının haksız olması nedeniyle inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesinin talep edildiği, yukarıda delillerle izah edilen ve mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle davanın kabulüne, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile 10.649,98 TL borca takip tarihinden itibaren işlevecek olan avans faiz ile birlikte takibin devamına, haksız olarak itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar talep ve dava etmiştir. Davaya cevap sunulmadığı anlaşıldı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ----İcra Müd----- Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine itirazın iptali talebene ilişkindir . İcra Dosyası : Davacı tarafından ---İcra dairesinin ------ sayılı dosyası ile 17.04.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı vekili tarafından 12.05.2023 tarihinde itiraz dilekçesi sunulduğu, davalı vekilince başlatılan takibe, borca, tebliğ edilen ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize, borcun bütün ferilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu, akabinde davacı tarafından huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.

Mali inceleme; Davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; davacının 2023 dönemi envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davacının 2023 döneminde e-defter mükellefi olduğu, 2023dönemi GİB onaylı Ocak ayı açılış ve Aralık ayı kapanış GİB onaylı Yevmiye ve Defteri Kebir beratlarının süresi içerisinde alındığı, davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun yapıldığı görülmüştür. Davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle (17.04.2023) davalıdan ----- Ticari Alacaklar hesabında 10.340,00 TL alacaklı gözüktüğü görülmüştür. Davacı ile davalı arasında 12/09/2022 başlangıç tarihli 12 süreli İş sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine ilişkin sözleşme imzalandığı bu sözleşme kapsamında davacının yukarıda detayları tabloda gösterilen faturaları tanzim ettiği, bu faturalardan 2022/Ekim-2022/Aralık dönemi için düzenlenen 3 adet KDV dahil 940,00 TL tutarındaki toplamda (940,00*3) = 2.820,00 TL tutarındaki faturaların İş Güvenliği/ İşyeri Hekimi Hizmet bedeli için düzenlendiği, Geriye kalan 7.520,00 TL’nin ise davalı tarafın yukarıda detayları gösterilen 2022/Ekim-2022/Aralık dönemi için düzenlenen 3 adet faturaya karşılık üç ay üst üste ödeme yapmaması nedeniyle taraflar arasında imzalı sözleşmenin 7.11. Maddesinde ''Ödemelerin dönem (12 aylık sözleşme dönemi) içinde üç defa gecikmesi halinde uyarı yapılmaksızın tüm hizmet durdurularak on iki aylık hizmet bedeli mahkeme yolu ile tahsil edilecektir.'' Şeklindeki düzenlemeye dayanılarak davalı tarafa fatura edildiği ve sözleşmenin feshedildiği görülmüştür. BA-BS İncelenmesi: Davacı tarafın incelenen 2022 dönemi BS analiz formunda davalı adına satış bildirimine ilişkin bilgi bulunmadığı, 2023 dönemi BS analiz formunda ise 1 adet e-belge karşılığında KDV hariç 6.903,96 TL tutarında satışa ilişkin bir bilgi bulunduğu Davalı tarafın incelenen 2022 dönemi BA analiz formunda davacı adına alış bildirimine ilişkin bilgi bulunmadığı, 2023 dönemi BA analiz formunda ise 1 adet e-belge karşılığında KDV hariç 6.903,96 TL tutarında alışa ilişkin bir bilgi bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan rapordaki tabloda detayları gösterilen faturaların e-arşiv fatura olarak tanzim edildiği, dava dosyasına kazandırılan 2022-2023 dönemi BA/BS analiz formlarının incelenmesi neticesinde davalı tarafından 2022/Ekim2022/Aralık dönemi için düzenlenen aylık KDV dahil 940,00 TL tutarındaki 3 adet faturanın dönemsel olarak KDV hariç 5.000,00 TL altında kalması nedeniyle analiz formuna yansımadığı, 2023 döneminde tanzim edilen KDV dahil 7.520,00 TL (KDV hariç 6.903,96) tutarındaki faturanın tarafların karşılıklı BA-BS analiz formuna yansıdığı tespit edilmiştir. Faiz İncelemesi: Kural olarak TBK 117/gereği; “muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle…” temerrüdün başlayacağı kabul edilir.Somut olayda, davacı tarafından takip öncesinde faiz talebinde bulunulduğu davacı ile davalı arasında 12/09/2022 başlangıç tarihli sözleşmenin 7.10. Maddesinde ödemelerin fatura beklemeksizin yapılması gerektiğinin belirtildiği, yine sözleşmenin 7.8. Maddesinde ''7.8. Ödeme aksaklıklarında aylık %5 bileşik vade farkı uygulanacaktır. '----- Hizmet sözleşmesini bu nedenle fesih etme ve yıllık sözleşme tutarı, taahhüt indirimlerini ve hediyelerin ücretlerini isteme hakkı saklıdır. (Vade farkı işin türüne göre ----- insiyatifinde olmak üzere aylık, iş bitimi, yıl sonu veya sözleşme yenileme dönemlerinde toplu olarak yapılacaktır.)'' dendiği ödeme yapılmaması halinde aylık %5 faiz uygulanacağının belirtildiği, davacı tarafından takipte yıllık avans faizi talep edildiği, bu kapsamda takip öncesi için 355,80 TL faiz hesaplandığı (takipteki talep 309,98 TL) Sektörel İnceleme Ve Değerlendirme: 30-6-2012 tarihli --- sayılı ---- gazetede yayınlanan 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu işverenlere iş sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerini yürütebilmesi için işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı istihdam etmekle yükümlü kılmış olup işverenler bu yükümlülüğü kendi bünyelerinde işyeri hekimi ve işyeri uzmanı istihdam etmek yada bu uzmanalrı bünyesinde istihdam eden OSGB (ortak sağlık ve güvenlik ) şirketlerinden hizmet satın almak suretiyle yerine getirebilirler madde 6 – (1) mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren; a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/16 md.) Belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olmayan ancak 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri işverenleri veya işveren vekili tarafından Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilirler. (1) (2) b) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekân ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçlarını karşılar. c) İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerini yürütenler arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlar. ç) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirir. d) Çalışanların sağlık ve güvenliğini etkilediği bilinen veya etkilemesi muhtemel konular hakkında; görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşları, başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanları ve bunların işverenlerini bilgilendirir. (2) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları; iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de alabilir. (3) Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir. (4) (Ek: 10/9/2014-6552/16 md.) Birinci fıkranın (a) bendine göre yapılacak görevlendirme süresinin belirlenmesinde 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamındaki öğrenci statüsünde olan çırak ve stajyerler, çalışan sayısının toplamına dâhil edilmez.Davacı ... 6331 sayılı kanuna göre iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri vermek üzere kurulmuş uzman bir firma olup bu hizmetlerle ilgili yükümlülüğü bulunan şirketlere işyerinin tehlike sınıfına göre yasada belirlenmiş sürelerde çalışmak ve istihdam etmek suretiyle isg uzmanı ve işyeri hekimi sağlamaktadır.Bu bağlamda Davacı ... ile davalı ... arasında 12-2-2022 tarihli bir hizmet sözleşmesi imzalanmış olup bu sözleşmeye göre belirli bir ücret karşılığında davacı firma davalıya iş güvenliği hizmeti sağlamayı taahhüt etmiştir. Taraflar arasındaki çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının İSG –KÂTİP sistemi üzerinden ------ sayılı ve 13-09-2022 tarihli sözleşme yapıldığı ve davalı firmada görev yapmak üzere iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yerine getirmek üzere uzman personel atandığı görülmüştür. Dava konusu ihtilaf davalı ...nin sözleşme kapsamında almış olduğu iş güvenliği hizmetlerinin bedelini ödememesidir. Davalı firma çok tehlikeli şirketler sınıfında yer almakta olup 6331 sayılı kanunun 38. Maddesine göre iş güvenliği hizmeti almakla yükümlüdür. Dosya kapsamında tarafların sunduğu belgelerin incelenmesinden davalı ----- firmasının bu hizmeti aldığı bu sayede devletin kendisine yüklemiş olduğu yasal yükümlülüğü yerine getirdiği ancak verilen bu hizmet karşılılığında sözleşmeyle belirlenmiş hizmet bedelini alamadığı anlaşılmış olup davacı ----- güvenliğinin davalıya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiği ve bedelini tahsil edemediği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava itirazın iptali talebine ilişkindir. davacının incelenen ticari defterleri T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafın kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı,Davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle (17.04.2023) davalıdan ---- Şüpheli Ticari Alacaklar hesabında 10.340,00 TL alacaklı gözüktüğü,Davacı ...nin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye bağlı olarak verilen iş güvenliği hizmetleri ile ilgili tahakkuk etmiş ödenmeyen faturalar karşılığında ---. İcra dairesinin -----sayılı dosyasında takibe konu olan asıl alacak ve faizi davalıdan talep edebileceği icra inkar tazminatının şartlarının oluştuğu değerlendirilmekle davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile 1----- İcra Müdürlüğünün --- esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine davalının itirazının iptali takibin 10.649,98 TL üzerinden DEVAMINA, 2- 10.649,98 TL nin %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (10.649,98 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 727,50 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 855,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 127,07 TL harcın karar kesinleştirdikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan 855,20 TL dava açma masrafı ve 14.240,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 15.095,02 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri 10.649,98 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.649,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibarıyla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/621, K. 2026/297, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-621-e-2026-297-k-4aa40964ba65