İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/610 E. 2025/64 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/610
Karar No
2025/64
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/610 Esas KARAR NO :2025/64

DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:09/10/2024 KARAR TARİHİ:23/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında 18/03/2014 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereği davalı şirkete nakdi, gayrinakdi kredi ve kredi kartı kullanıldırıldığını, davacı banka ile imzalanan kredi sözleşmesi hükümlerinin ihlal edilmesi ve bakiye borcun ödenmemesi üzerine hesap kat edildiğini, davalı şirkete .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 16/10/2015 tarihli borcun ödenmesine ilişkin ihtarı ve kullanılan kredilere ilişkin hesap özetlerini içeren ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamede belirtilen süre içerisinde borç ödenmeyerek alacağın muaccel hale geldiğini, müvekkili bankanın alacağının tahsili amacıyla icra takibine başvurulduğunu, şirket hakkında tasfiye kararı verilmesi nedeniyle takip başlatılamadığını, davalı şirket hakkında 04/04/2018 tarihinde tasfiye kararı verilmiş olduğunu, bu karar 05/01/2017 tarih 9235 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi aracılığıyla ilan edildiğini, TTK 547. maddesinde, "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." müvekkili banka, davalı tasfiye halindeki şirketten alacaklı olup şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olduğunu, davalı şirketin adresi "..." olup yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğunu, kanun kapsamında tasfiye işlemlerinin eksik olması nedeniyle müvekkili bankanın davalı şirketin ihyasını talep etme hakkı olduğunu, davalı Tasfiye Halinde ... .... Bij. Gıda İnş. Teks. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK. 32. Maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. Maddesi kapsamında işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK. 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. Davalı tasfiye memuruna çıkartılan dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya süresi içerisinde cevap vermediği, süresinden sonra sunulan beyan dilekçesinde özetle; Tasfiye kararı ile başvuru arasında dört yıla yakın bir süre geçtiğini ve davacının bu sürede takip yapmadığını, borcu hakkında bu dava ile haberdar olduğunu, emekli maaşı dışında bir geliri olmadığını, borcu ödeme imkanının bulunmadığını davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ile İstanbul Ticaret sicil Müdürlüğüne yazılan yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. Davacı tarafından ihyası talep edilen dava dışı Tasfiye Halinde ... .... Bij. Gıda İnş. Teks. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti'ne kredi kullandırıldığı ve borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ve kat ihtarında belirtilen süre içinde borç ödenmeyerek muaccel hale geldiği. Ancak şirket hakkında tasfiye kararı verilmesi nedeniyle takip başlatılamadığı iddiasına dayalı olarak dava dışı şirketin ihyası talebi ile eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Celp edilen Ticaret Sicil kayıtlarına göre ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... .... Bij. Gıda İnş. Teks. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin tasfiyesinin sona erdiğinin 30/12/2016 tarihinde tescil edildiği görülmüştür. Dava, tasfiye sonucu terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK’nın 547. maddesi; “(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir. Buna göre ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbirdir. Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş şirkete ait mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. Ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir (Erdoğan, Rumeysa: Anonim Şirketlerde Ek Tasfiye, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Sayı 43, 2020, s. 115-144, s. 115, 122). Ek tasfiyede amaç, yapılması gereken bazı tasfiye işlemleri yapılmaksızın tasfiyesi kapatılan ve ticaret sicilinden terkin olunan şirketin, anılan eksik ve yapılması zorunlu tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için tekrar tasfiye aşamasına döndürülmesidir. Niteliği itibariyle geçici bir önlem olan ek tasfiye, yapılması ihmâl edilen tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam edecek olup bu durum TTK’nın 547.maddesinde de açıkça ifade edilmiştir (Tekinalp, Ünal: Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, 4. Bası, İstanbul 2015, s. 207, 208). Bu anlamda ek tasfiye, tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet etmekle şirketin önceki tasfiye işlemlerinin devamıdır. Her ne kadar anonim şirketlere ilişkin düzenlemeler arasında yer alsa da bu kural, tüm sermaye şirketleri ve kooperatiflerde de uygulama alanı bulur. Ayrıca anonim şirketlere ilişkin tasfiye usulü ve tasfiyede şirket organlarının yetkisine ilişkin hükümlerin limited şirketlere de uygulanacağına dair TTK’nın 643. maddesi uyarınca 547. madde düzenlemesi limited şirketlerde de uygulama alanı bulacaktır. Bu aşamada uyuşmazlıkla ilgili olarak terkin edilmiş olan bir şirketin bir davada taraf olarak yer alabilmesi bağlamında ek tasfiyenin rolü üzerinde de durulmalıdır. Yukarıda bahsi geçen kurallar gereğince herhangi bir ticaret şirketinin davada taraf olabilmesi, taraf ve dava ehliyetinin varlığına bağlıdır. Bahsedilen ehliyetler ise hukuken var olan bir tüzel kişiliği gerektirmektedir. Oysaki ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin tüzel kişiliği, terkin işlemiyle birlikte sona erecektir (TTK m. 545). Buradan hareketle tasfiyesi tamamlanmış veya tamamlanmamış, bir şekilde sicilden terkin edilmiş bir şirket ile ilgili veya onun aleyhinde bu gibi ihtiyacın doğması hâlinde şirket hakkında TTK’nın 547. maddesi çerçevesinde ek tasfiye prosedürünün tamamlanması gerekir. Bu tür bir ihtiyaçla ek tasfiye aşamasına döndürülerek ihya edilen şirketin ek tasfiyesi, açılan dava ile ortaya çıkan hukukî ihtilafın giderilmesi amacıyla sınırlı olacaktır. Ek tasfiye için TTK’nın 547. maddesine dayalı olarak açılan ve uygulamada “ihya” davası olarak adlandırılan davada mahkemece, talep kabul edilerek şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyasına karar verilmesi durumunda aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, taraflarca talep edilmese dahi, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verilmelidir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021/10-956 Esas, 2022/1538 Karar.) Somut olayda ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... .... Bij. Gıda İnş. Teks. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti ile davacı arasında düzenlenen kredi sözleşmesinden dolayı hesabın 14/10/2015 tarihi itibari ile kat edildiği, buna rağmen borçlu şirketin 30/12/2016 tarihinde tasfiyesinin sona erdirildiği, yukarıda açıklanan gerekçeler kapsamında TTK 547.maddesindeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı tasfiye memuruna tasfiye kararından önce kefil olarak ya da borçlu şirkete kat ihtarının tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmemiş olup, mevcut delil durumu itibari ile davalı Tasfiye Memuru yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamış, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü ise yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücreti takdir edilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı iken 30/12/2016 tarihinde tasfiyesinin sona erdiğinden bahisle sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... .... Bij. Gıda İnş. Teks. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin davacı tarafça başlatılacak dava ve takip işlemleri ile sınırlı olarak TTK. 547 maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlanıncaya kadar İHYASINA, 2-Şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Siciline tesciline ve ilanına, bu işlemleri yapması için şirketin son yetkilisi ve tasfiye memuru davalı Selami ... (TC. ...)’nın tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine, ilan masraflarının davacı tarafından karşılanmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gerekli 615,40 TL harç peşin alınan 427,60 TL harç bedelinden tahsil edilerek bakiye 187,80 TL harç bedelinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Davacı tarafça yatırılan ve artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin (e duruşma) ile davalı asilin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/610, K. 2025/64, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-610-e-2025-64-k-0e7f44849cef