İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/598 E. 2025/183 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/598
- Karar No
- 2025/183
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/359 Esas KARAR NO : 2025/182
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2023 KARAR TARİHİ : 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafa, aralarındaki ticarete binaen bedeli en fazla ...-TL olan senetler imzalayıp verdiğini, borca karşılık da kendine ait olan pazar yerini verip senetlerini eksiksiz olarak iade aldığını, senetleri eksiksiz olarak iade almış olmasına rağmen ...-TL bedelli senedin nasıl ortaya çıktığını anlamadığını, ya iade ettiği senetlerden birisinin sahte olduğunu, bu senedi önüne rakamla 1 ve yazı ile de on ibaresi ekleyip ...-TL bedelli hale getirdiğini, ya da adına yeniden senet düzenlendiğini, ancak takibe konu olan senedin aslında ...-TL bedelli olduğunu ve zamanında iade etmediğini, senetteki tarihlerin de sonradan doldurulduğu, çünkü düzenleme ve vade tarihleri 2017, 2018 yılları olarak yazılmış ise de o tarihlerde davalı ile hiçbir alışverişi olmadığını, o tarihlerde ...'ya dahi gitmediğini, yurt dışına şoförlük yaptığından dolayı o tarihlerde ...'ya gitmediğini, emniyet giriş-çıkışları ile sabit olduğunu, belki de senedin sözde düzenlendiği tarihte bile ya yurt dışında ya da mersinde olduğunu, senedin kendisinin olduğu kabul edilse dahi hem vade ve düzenleme tarihinin sonradan eklenmesi hem de senede sonradan rakam ve yazı ile eklemesi yapılması itibari ile hükümsüz olduğunu, davaya konu Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı dosyasında mevcut senedin ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dava konusu 1 adet senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin davacı-borçluya karşı Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü icra dosyası ile başlatıldığını, davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususlar, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup, bu beyanlara itibar edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davalı - alacaklı ile davacı borçlu arasında ... tarihli düzenlenen senet açıkça göstermektedir ki aralarında ...-TL bedelli bir borç ilişkisi bulunduğunu, çek veya senedin bedelsiz olduğu iddia edilmesi sureti ile açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düştüğünü, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kambiyo senedi çek nedenli borçlu olunmadığı iddiasına ilişkindir. Önemle söylemek gerekir ki; Dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspat yükü ise,bir olayın gerçekleşmiş olup olmadığının anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden yargıcın aleyhte bir kararıyla karşılaşmak tehlikesidir(YILMAZ,Ejder; İspat Yükü, 1980, s. 3). Kendisine ispat yükü düşen taraf için ispat yükü bir yükümlülük değil(mükellefiyet), yüktür(külfettir). İspat konusu, 6100 sayılı kanunun ise 187 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İspat konusunda yapılan bu genel açıklamalardan tekrar sonra dosyaya dönüldüğünde; Hukukumuzda, senet delilinin uygulanma alanı oldukça geniştir çünkü hukukumuzda, hukuki işlemler için "senetle ispat" kuralı mevcuttur. Esasen, "senetle ispat kuralı" kavramı yerine "kesin delille ispat" kuralı denilmesi daha doğrudur. Çünkü, senetle ispatı zorunlu olan bir hukuki işlem, diğer kesin delillerle de (ikrar, yemin, kesin hüküm) ispat edilebilir. Senetle ispat zorunluluğu, "tanıkla ispat yasağı" olarak da ifade edilmesine rağmen, bunun da esasen "takdiri delille ispat yasağı" olarak belirtilmesi daha uygundur. Senetle ispat kuralı, kendisini iki temel durumda gösterir. Bunlardan birincisi olarak; Belli bir meblağı aşan hukuki kural olarak yalnız senetle ispat olunur. Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri kanunla belirlenen miktarı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir Senetle ispat kuralının kendisini gösterdiği ikinci durum ise, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler kanunda belirtilen miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz olmasıdır. Somut dava da, esasen senetle ispat kuralına tabidir. Davacı taraf aşamalarda senetten dolayı borçlu olmadığını ileri sürmüştür ve iddiasını kesin delille ispat külfeti altındadır. Delillerinde, tanık delili mevcuttur ancak açık bir muvafakat olmadığından tanık dinlenmesi usulen mümkün değildir. Ödemeyi ispat külfeti de bunu ileri süren üzerindedir. Takip alacaklısına ödemeyi gösterir bir delil de dosyada yoktur. İş bu dosyada da davacı taraf, davalının hakkı olmadığı halde takip yaptığını, borcun yasal unsurlarının olmadığını, borcun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüş ise de değinildiği üzere bu iddiaların da kesin delille ispatlanması gerekir. Senetle ispat kuralının istisnasını oluşturan bir hukuki durum da somut olayda mevcut değildir. Davacı taraf, bu haliyle, dosya kapsamına göre iddiasını ispat edememiştir. İspat yükü altında bulunan tarafın başvurabileceği delillerden biri de yemin delilidir. Ancak davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmamıştır. Davalı tarafça talep edilen tazminatın yasal şartları oluştuğundan davalının talebinin kabulü gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı, kesin delille ispat kuralı, yukarıdaki açıklamalar ışığında, takibin haksızlığı ispatlamadığından, davacının diğer alacak talepleri de bu temele dayandığından bir bütün olarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile ... TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL maktu harçtan davacının yatırdığı ... TL peşin harçtan eksik ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk gideri olan ... TL’nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Artan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı verilen karar dava değeri itibari ile kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır