İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/587 E. 2026/136 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/587
- Karar No
- 2026/136
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/587 Esas KARAR NO : 2026/136 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 11/07/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı banka ile davacı ... Şti arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davacı ... ise sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, anılan kredi sözleşmesindeki ticari kredilerin geri ödemesinin yapılmamasından kaynaklı olarak davacılar aleyhinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hem .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası üzerinden 6 örnek ile hem de İzmir ... İcra Dairesi ... sayılı dosyası üzerinden 7 örnek, dava dışı ... hakkında ise İzmir ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile 7 örnek ile mükerrer olarak ilamsız takip başlatıldığını, İzmir ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında ... Bankası AŞ tarafından E... Şti ile ... aleyhine 297.470,25-TL asıl alacak, 101.734,83-TL işlemiş faiz, 123,90-TL ihtiyati haciz masrafı, 806,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 399.934,98-TL'nin tahsili için 11/09/2019 tarihinde girişilen icra takibine ilişkin olduğunu, ödeme emrinin tebliği üzerine davacı borçluların borca ve ferilerine itirazı ile takip durduğunu, bunun üzerine davalı bankaca itirazın iptali davası açıldığı ve İzmir ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından davanın kısmen kabulüne, İzmir ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibinde davalıların borca itirazının kısmen iptaline, 297.378,11-TL asıl alacak, 96.648,82-TL işlemiş faiz, 123,90-TL ihtiyati haciz masrafı, 606,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 394.756,83-TL alacağın tahsili bakımından takibin devamına, yargılama giderleri, icra inkar tazminatına hükmedildiğini, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan takiplerden işbu takibe konu borca da ilişkin olmak üzere İzmir .... İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyasına 16.05.2023 tarihinde 1.122.714,00-TL ... Adına para yatırıldığını, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılan 1.122,714,00-TL ödeme ile icra dosyasının infaz olduğu ve dosyaya fazla ödenmiş olan 378.662,69-TL.de İzmir .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına aktarıldığı icra dosyalarının incelenmesi neticesinde anlaşılacağını, mahkeme dosyasına sunulan ödeme emirlerinin asıl alacak kısmı incelendiğinde, icra dosyalarında asıl alacak kısmının aynı borca ilişkin olduğu anlaşılacağını, İzmir .... İcra Dairesinin- ... E.Sayılı dosyasında takip talebi incelendiğinde de ''Asıl Borçlu ... Şti. ve diğer kefil ... hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip ve İzmir ... .İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte alacağın tahsilinde tekerrür etmemek kaydıyla'' denmek sureti ile alacağın tahsilinde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan takiplerin tamamının aynı borca ilişkin olarak açıldığını gösterdiğini, uzman raporunda da bu hususun vurgulandığını, incelemesi yapılan ... Şti. Şirketi ile ... bankası arasında iki adet kredi çerçeve sözleşmesi olduğu, İzmir .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyada başlatılan takip dayanağının taraflar arasında 26.09.2013 tarihinde imzalanan 350.000,00-TL limitli kredi sözleşmesine ilişkin olduğu, anılan kredi sözleşmesindeki ticari kredilerin geri ödemesinin yapılmamasından kaynaklı olarak hem .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası üzerinden 6 örnek ile hem de İzmir .... İcra Dairesi ... sayılı dosyası üzerinden 7 örnek ile mükerrer olarak takip başlatıldığı ve .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasına 16.05.2023 tarihinde 1.122.714,00-TL ... Şti. Adına para yatırıldığını, İzmir ... İcra Dairesi'nin 24.05.2023 tarihli davet kağıdında ''23.05.2023 İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan borç ödemesinden tarafınızdan fazla ödenen 378.662,39-TL tutar tarafınıza iade edilecekken alacaklı vekilinin talebi ile bu miktar üzerine haciz tatbik edildiğini ve müdürlüğünün bu dosya borcuna istinaden dosyaya alınmıştır.'' yazdığı ve paranın İzmir .... İcra Dairesi ... sayılı dosyasına aktarıldığını, bu durum tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı alacak için başlatılan İzmir .... İcra Müdürlüğü ... Sayılı takip ile İzmir ... İcra Dairesi ... E. Sayılı takiplerde tahsilatın .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından yapıldığını, diğer takip olan İzmir .... İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası için yalnızca takip masrafları tahsil edebilecekken, .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında fazla ödenen tutar olan 378.662,69-TL'nin tamamının İzmir ... İcra Dairesi ...E sayılı dosyasına aktarılmasını, iki dosya için mükerrer ödeme İzmir ... İcra Dairesi ... E sayılı dosyasına fazladan ödeme yapılmış olduğu tespitini doğurduğunu, bununla birlikte aynı borç için mükerrer olarak başlatılan 3 adet takip olduğundan bu takiplerde tahsilde tekerrüre yol açtığını ve uzman raporunca da tespitli durumda olduğunu, davalı yanca tahsilde tekerrüre yol açılmış olup, müvekkilleri hakkında takibe konu borç ödendiği halde haksız icra takibi ve dolayısıyla icra tehdidi devam ettiğini, yapılan tahsilatlar alacaktan mahsup edilmeyerek, mükerrer tahsilata neden olabilecek şekilde icra takipleri yürütülmeye devam ettiğini, davacı müvekkillerinin davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, zorunlu arabuluculuk başvuru dava şartı yerine getirildiğini, anlaşmama şeklinde sonuçlandığını, hakkında icra takibi yapıldığını ve icra tehdidine maruz kalan davacının gerçekte borçlu bulunmadığının ispatı için menfi tespit davası açtıklarını, davanın kabulüne, İzmir ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyada müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle icra dosyalarının takip bedeli olan miktarlarının %20'sinden az olmamak şartıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada taraf olan davacılar ile dava dışı ...ŞTİ., kendileri hakkında yapılan icra takibine itiraz etmiş, itirazın iptali davası ile açılan davalar ile yapılan muhakemede davalarımız kabul edilmiş ve alacaklarının ispat edildiğini, bu davalar sonucunda verilen kararlar kesin hüküm halini aldığından açılan bu dava HMK.md.114/h-ı-i gereğince redde mahkûm olduğunu, bu davanın davacıları aleyhine açılan İzmir .... As. Tic. Mah.'nin ... E. ve ... K. davanın bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ve gerekçeli kararı ile sabit olduğunu, davanın bu nedenlerle reddinin gerektirdiğini, itirazın iptali davaları menfi tespit mahiyetinde olup, müvekkili bankanın alacağı tahkik edilmiş olup kararlar da kesinleştiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ve ... K. sayılı dava yönünden esasa ilişkin itiraz ettiklerini, müvekkili banka yukarıda bahsedilen dava dosyasına fotokopisi sunulan ... Bankası A.Ş. Ticari Kredi Sözleşmesi ile davalı ... A.Ş.'ye ticari kredi kullandırıldığını, ... ŞTİ. ile ...ise kefil olarak bu sözleşmeyi imzaladığını, davalı kredi borçlusu kredi borcunu ödememiş ve kefilleri kendilerine düşen kefalet yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalıya borcunu ödemesi için müvekkili Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından yukarıda bahsedilen dava dosyasına fotokopisi sunulan 30/01/2019 tarihli Beşiktaş .... Noterliğinin ... no’lu ihtarnamesi ile borcunu ödemesi aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, bu ihtarname yukarıda bahsedilen dava dosyasına fotokopisi sunulan “Tebliğ Mazbataları”ndan anlaşılacağı üzere davalılara tebliğ edildiğini, tüm iyi niyetli girişimlere ve telefon görüşmelerine rağmen davalılar borçlarını ödememiş ve müvekkili banka alacağını tahsil amacıyla davalılar hakkında zaruri olarak icra takibi başlattıklarını, İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile müvekkil banka alacağı icra takibine konulduğunu, gönderilen ödeme emri üzerine borçlular “… takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize, açıkça borca, tüm fer'ilerine…” itiraz etmişler ve takibin durdurulmasını istemişler ve icra dairesince de takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili adına zorunlu arabuluculuk müessesesine başvurulduğunu, ancak arabuluculuk toplantıları olumsuz sonuç verdiğini, yapılan yargılama ile borçluların yapmış oldukları itirazın haksız olduğunu, yapılan yargılama ile de dava müvekkili banka lehine sonuçlanmış ve tespit davası mahiyetindeki davanın neticesinde davamız sübuta erdiğini, davacı tarafın bahsettiği tahsilatlar bu dava konusu olan ipoteğin ve açılan icra takiplerinin konusu olmadığını, bilirkişi raporları ve yine mahkemece de yaptırılacak bilirkişi incelemesi karşısında davacı tarafın uzman olmayan, bankacılık bilgilerinden yoksun, amatörce hazırlatılan ve yanlı olarak hukuki açıklamalarda bulunan raporun, bir kıymeti harbiyesi yoktur ve kabul etmediklerini, haksız ve dayanaksız davanın reddine; yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davacılara yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Davacı vekili 09/02/2026 tarihli dilekçesi ile özetle; müvekkillerinin 6100 sayılı HMK’nın 307 ve devamı maddeleri uyarınca, davadan feragat ettiklerini, davadan feragat, kesin hükümden önce her aşamada mümkün olup, feragat beyanı ile birlikte davanın usulden sona erdirilmesini, davadan feragat nedeniyle hukuki sonuç doğurması mümkün olmadığından, feragat iradesi doğrultusunda karar tesis edilmesi gerektiğini, açmış olduğu davadan feragat nedeniyle davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 10/02/2026 tarihli dilekçesi ile özetle; 04/02/2026 tarihli protokol gereği davada yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ve talep etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davadan feragat, 6100 Sayılı HMK nun 307. maddesinde düzenlenmiş olup davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat, davaya son veren hem usul, hem maddi hukuka ilişkin taraf (davacı) işlemlerinden biri olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Feragatin geçerliliği için davalının veya mahkemenin kabul beyanına ihtiyaç yoktur.
Açıklanan nedenlerle, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Feragat muhakemenin ilk celsesinden önce vuku bulduğundan Harçlar Kanunu madde 22 gereğince alınması gerekli harcın 1/3'ü olan 244,00 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 6.741,46 TL'den mahsubu ile 6.009,46 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen taraflara iadesine,
5-Davalının lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin;
Davanın menfi tespit olması, davadaki umumi haklılık duurmu ve davanın feragat ile nihayete ermesi nazara alınarak;
Davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda verilen karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize verilecek dilekçe ile İzmir Bölge adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2026
Katip...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı