İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/576 E. 2026/143 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/576
Karar No
2026/143
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/576 Esas KARAR NO :2026/143

DAVA:Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ:06/10/2024 KARAR TARİHİ:17/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların Talepleri Davacı vekilinin 06/10/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine ilişkin taşıma bilgileri ... ve ... gönderi numaralı kargoların çarpraz barkodlanması nedeniyle; 07.10.2023 tarihinde müvekkili şirketten, ... adına gönderilmek üzere teslim alınan 07.10.2023 fatura tarihli ve .... fatura numaralı ürüne ait kargonun davalı taraf ... personelinin çapraz barkodlamayla alması ve ... kargosunda kaybolması nedeniyle müvekkili şirketin ürün bedeline ilişkin 45.599,00 TL zararının, ürünün kaybolduğu 07.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ve ferileriyle birlikte davalıdan alınıp müvekkiline verilmesini, davanın kabulünü, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine ilişkin taşıma bilgileri ... ve ... gönderi numaralı kargoların çarpraz barkodlanması nedeniyle, 07.10.2023 tarihinde müvekkil şirketten, ... ... adına gönderilmek üzere teslim alınan 07.10.2023 fatura tarihli ve ... fatura numaralı ürüne ait kargonun davalı taraf ... personelinin çapraz barkodlamayla alması ve ... kargosunda kaybolması nedeniyle müvekkil şirketin ürün bedeline ilişkin 45.599,00 TL maddi zararının, ürünün kaybolduğu 07.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekil şirkete verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin tarihli cevap dilekçesinde özetle: Türkiye'nin en büyük elektronik ticaret sitelerinden biri olan www.... adlı internet sitesi aracılığı ile tüketicilere çeşitli mal ve hizmetler satılmakta olduğunu, bu mal ve hizmetlerin üretici ve/veya tedarikçilerinden temin edilmekte olduğunu, satış için internet sitesine konmakta ve tüketicilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satış sözleşmeleri akdedilerek "..." adı ile bilinen Müvekkil Şirket ... ... A.Ş. tarafından müşterilere teslimatının gerçekleştirilmekte olduğunu, davacının iddiaları üzerine Müvekkili Şirket ve ... sistemleri üzerinden kargo takip kodu vasıtasıyla yapılan araştırmada dava konusu ürünün teslimatçısının Müvekkili değil ... Kargo Servisi A.Ş. olduğunu, ... sistemlerinde dava dilekçesinde belirtilen kargo kodu ile arama yapıldığında teslimatın Müvekkili Şirket değil ... Kargo tarafından sağlandığının tespit edildiğini; Davacının, ... adlı internet sitesi aracılığı ile satış yapmakta olduğunu, davacının satmış olduğu iki adet ürüne ilişkin kargo esnasında yaşandığı iddia edilen karışıklık neticesinde yanlış kişilere yanlış teslimat gerçekleştirilmiş olduğunu ancak müşterilerden birinin yanlış ürünü gerigönderemediğini, bu sebeple doğru ürünü teslim alamamış olan müşteriyle davacı tarafından bedel iadesi yapılmak zorunda kalındığının iddia edilmekte olduğunu; Davacı ile müşteriler arasında akdedilen Mesafeli Satım Sözleşmesi'nin Genel Hükümler Başlıklı 5. Maddesinin 2. Bendi "Ürün sözleşme tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde teslim edilecektir. Ürününün teslim edilmesi anına kadar tüm sorumluluk SATICI'ya aittir." ifadesi yer almakta olduğunu, bu madde ile ürünün tüketiciye teslimatı hususunda sorumluluğun satıcıya yüklendiğini, Müvekkili Şirketin, gönderici/alıcı/adres bilgileri içerir etiketler yapıştırılmış paketleri davacıdan teslim alarak ona göre teslimatını sağlamakla yükümlü olduğunu, kaldı ki, husumet yokluğuna ilişkin yaptığımız açıklamalardan da görüleceği üzere, davaya konu kayıp ürünlerin taşımacılığını üstlenen şirketin Müvekkili Şirket değil, başka ve alakasız bir şirket olduğunu; görüldüğü üzere Müvekkili Şirket'in dava konusu olayla ilgili hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, Müvekkili Şirket'in taşımacılığını yaptığı kargoya ilişkin bilgi ve belgelerin ise müzekkere cevabı ile dosyaya sunulduğunu; Satıcı Davacı'nın müşterilerle arasında akdedilen mesafeli satış sözleşmesi uyarınca teslime kadar sorumluluğu devam etmekte ve bu sebeple ürünü teslim alamayan müşteriye bedel iadesi yapmış olmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını; söz konusu tazmine ilişkin taleplerin, tarafların tacir sıfatına haiz olması sebebiyle usule uygun yapılması gerektiğini ancak Türk Ticaret Kanunu Madde 18’e göre davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun bir bildirim ulaştırılmadığını; Sonuç olarak, dava konusu uyuşmazlıkta Müvekkili Şirket tarafından taşınan bir ürün bulunmaması, kargo firmasının Müvekkili Şirket olmaması ve hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte taşıyıcı Müvekkili Şirket olsa bile Müvekkil Şirket'in ürünlerin paketlenmesi ve adres/alıcı isimlerinin girilmesi hususunda herhangi bir sorumluluğu olmasından dolayı huzurdaki davanın reddini talep etmiştir. B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen karayolu bilirkişi ... hazırladığı 11.03.2025 tarihli raporda; Davalı Taşıyıcı ...’in teslim almış olduğu 22 adet sevkiyata ait 22 adet koli/paketi alıcılarına teslim ettiğini belgelemesi gerekmekte olduğu; iki adet dışındaki 20 adet sevkiyata yönelik bir itiraz olmadığı için ve itirazların yalnızca iki adet sevkiyata yönelik olduğu, iki adet çapraz sevkiyata konu iki sevkiyattan birisi olan ... gönderi takip numaralı kargonun çözüm üretilerek doğru alıcısına teslim edilmiş olması nedeni ile bu sevkiyatın da tazmine konu olmadığı anlaşılmakta olup; yalnızca ... kargo takip nolu kargonun itiraza ve tazmine konu olduğu, bu nedenle ...’in davaya konu olan ... kargo takip nolu kargonun sevkiyata yönelik akıbet bilgisini ispatı gerektiği kanaatine ulaşıldığı; Diğer yandan Davalı Taşıyıcı ...; ilgili kargoyu kendilerinin sevketmediğini, ilgili sevkiyatın Dava Dışı ... KARGO ile gerçekleştirilmiş olduğunu, bu sevkiyatın ... KARGO ile sevkedildiğini gösteren internet sitesi kargo takip ekranından ulaşmış oldukları kargo teslim bilgisini dosya içeriğine sunduklarını beyan etmekte olup; Davalı ... tarafında dosya içeriğine delil olarak sunulan, DAVA DIŞI ... KARGO firmasına ait internet sitesindeki teslim bilgileri ekran görüntüsü incelendiğinde; uyuşmazlığa konu kargonun yalnızca kargo takip numarasının uyuşmakta olduğu; Diğer sevkiyat bilgilerinin bulunmadığı, Ekran görüntüsünde, ... kargo takip nolu kargonun 09 Ekim 2023 tarihinde teslim edildiği bilgisi bulunmakla beraber, bu bilgi dışında hiçbir sevkiyat detay bilgilerine ulaşılamadığı; İlgili sevkiyatın Dava Dışı ... KARGO ile sevkedildiği konusunda bir tespit yapılamadığından; Dosyaya sunulan ve Davalı Taşıyıcı ...’in taşıması için listelenen 22 adet sevkiyatın alıcılarına ulaştırılması gerektiği yönüyle Davalı Taşıyıcının kusur sorumluluğu ve tazmin sorumluluğu incelemesi aşağıdaki gibi tespit edildiği; Davalı Taşıyıcının, Davacı Gönderen’in hazırlamış olduğu 22 adet sevkiyata ait 22 adet kolinin bulunduğu sevkiyat tablosundaki kargoları altına imza/paraf atılarak sevkiyata kabul edilmiş olması nedeniyle ve farklı koli üzerine farklı bir barkod yapıştırılarak çapraz kargo hatası yapılmış olması nedeniyle; TTK 875 hükmü de değerlendirildiğinde, ... takip nolu kargoyu alıcısına/göndericisine teslim etmesi bekleneceğinden dolayı Davalı Taşıyıcının Sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, Davaya konu uyuşmazlık TTK 886’ya göre incelendiğinde, Her ne kadar davaya konu kargo alıcısına/göndericisine ulaştırılamamış olsa da somut olayda Davalı Taşıyıcının kasten pervasızca bir fiili ve eylemi tespit edilememiştir.Davaya konu uyuşmazlık TTK 882 Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı ilkesine göre incelendiğinde; sevkiyat esnasında ürün içeriği biliniyor olsa dahi, davalı taşıyıcının ödeyeceği en fazla tazmin tutarının sorumluluk sınırı /SDR tutarı olarak belirlenmiş olduğu; TTK Madde 882’ye göre incelendiğinde; Taşıyıcının sınırlı sorumluluğu: 66,64 SDR x 36,1896 SDR/TRY = 2.411,67 TL olarak hesap edildiği; tazmin ödemesinde tam tazminat uygulamasına hükmetmesi halinde; Davacı gönderenin teslimatı yapılamayan kargo için talep etmiş olduğu tutarın 45.599,00 TL olduğu,” şeklinde mütalaada bulunmuştur. İtirazlar üzerine bilirkişi 26.08.2025 tarihli ek raporda; Davacının, Davalı ... DAĞITIM ile sevkiyata sunduğunu belirtiği; Davalının ise bu kargonun kendileriyle değil Dava Dışı ... KARGO ile sevkedildiğini belirttikleri; Dava Dışı ... KARGO’nun ise müzekkere cevabında hatalı olduğu gerekçesi ile tespitini yapamadıklarını belirtmiş olduğu ... takip nolu kargonun hangi Taşıma Şirketi ile sevk edildiğini tespit edebilmek için davaya konu kargonun ... Platformu olan ...’dan bilgilerin temin edilmesi halinde bu bilgilere ulaşabilmenin mümkün olabileceği..” şeklinde mütalaada bulunmuştur. İtirazlar üzerine bilirkişi 05.01.2026 tarihli ek raporda; Uyuşmazlığa konu kargonun Dava dışı ... KARGO ile sevkedildiği ve alıcısına teslim edildiği; Kargoya vermekte gecikti mi? Kısmında “HAYIR” notu düşüldüğü; Teslimat gecikmesi var mı? Kısmında “HAYIR” notu düşüldüğü görülmekte ve buradan da görüleceği üzere ilgili kargonun alıcısına zamanında ve sorunsuz olarak ... KARGO ile teslim edildiği tespit edilmiştir..” şeklinde mütalaada bulunmuştur. Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporları ile birlikte tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı şirketin dava dışı müşterileri ... ile ...'a iletilmek üzere iki paket hazırladığını, davalı kargo firmasının çapraz barkodlaması sebebiyle ...'e gidecek kargonun ...'a, ...'a gidecek kargonun ise ...'e iletilmek üzere barkodlandığını, ...'in eline ulaşan ürünün kendi ürünü olmadığından iade edildiğini, ...'a ise ürünün ulaşmadığını, ilgili ürünün bedelinn 45.599TL olduğunu beyanla davalı taşıyıcıdan bu bedelin tazminini talep etmiştir. Davalı yan davanın reddini savunmuştur. Ancak dava dışı ...'e gönderilmesi planan fakat alıcısı ... olarak işaretlenen kargonun satıcının talebi ile kargo firması değişikliği yapılarak dava dışı ... kargo şirketi tarafından taşındığı ... Hepsiburadanın müzekkere cevabıyla anlaşılmış olmakla davalının ilgili kargonun taşıyıcısı konumunda bulunmadığı anlaşılmış, paketin yanlış isme çıkarılması eylemi ile kargonun kaybolması neticesi arasında illiyet bağı bulunmadığı değerlendirilerek haksız fiil sorumluluğu için kusura aykırı eylemin haksız sonuca sebep olması gerektiği hususu gözetilerek haksız fiilin şartları oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 778,72TL peşin harçtan düşümü ile artan 46,72TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/576, K. 2026/143, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-21-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-576-e-2026-143-k-3320f6167cdd