İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/546 E. 2025/924 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/546
Karar No
2025/924
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/546 Esas KARAR NO : 2025/924

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2023 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2025 Mahkememizin ..... Esas, ..... Karar 20/12/2023 tarihli kararı ile davanın usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ..... Esas, ..... Karar 16/05/2024 tarihli ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile ortak iş yapmak amacıyla faaliyetinde kullandığı makinaları ve plastik kalıpları Aralık/2020 döneminde davalının adresine taşıdığını, faaliyette kullanılacak makinelerin ve müşteri portföyünün müvekkili tarafından getirilmesi ve üretimden kaynaklanan karın davalı ile müvekkili arasında yarı yarıya bölüşülmesini sağlayacak ortaklık kurulması amacının olduğunu, ortaklığın devamında ise bu şartların yürürlükte olduğu yeni bir şirket kurulması ve .....'ın ya 4.000.000 TL sermaye koyarak ortaklığa devam etmesi ya da müvekkile ait olan makineleri satın almasının amaçlandığını, bu amaçla da yeni şirket olan ......'ın kurulduğunu, ortaklık kapsamında ürünlerin satış ve pazarlamasının yapıldığını, müşteriler de müvekkiline ait olduğundan satış faturalarının da hep müvekkili tarafından kesildiğini, müvekkilinin ortaklık kapsamında üretilen ürünlerin satışı ile yaptığı tahsilatların bir kısmını zaten ortaklık kapsamında davalıya ödediğini, bu faturaların ise buna rağmen davalı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde düzenlendiğini, daha sonra ise davalı şirket yetkilisi ......'ın taahhütlerini yerine getirmediğini, hatta ortaklık faaliyetlerine zarar vermek amacı ile elektrikleri kestiğini ve plaston yetkilerinin içeri girmesini engellediğini, müvekkilinin de zaten kendisine ait olan makineleri ve kalıpları alabilmek için 750.000,00 TL değerinde üç adet çeki verdiğini ve daha sonra makineleri ve kalıpların bir kısmını alarak ortaklıktan ayrıldığını, gerçek bir alacağı yansıtmayan faturalara dayanarak müvekkilinin borcu varmış gibi müvekkili hilafına İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dosyadan haksız tahsilatlar yapıldığını, icra dosyasının halen derdest olduğunu, yine davalının kötü niyetli olarak yapılan ödemeler ile takip tutarı arasındaki farkı kapatabilmek için ise yeniden geriye dönük fatura kestiğini, müvekkilinin hiçbir borcu olmadığının tespiti ile iddia edilen borcun tahsil edilmemiş kısmı bakımından belirsiz menfi tespit, tahsil edilmiş kısmı bakımından ise belirsiz alacak istirdat amacı ile huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, tedbir talep ettiklerini beyanla takibin durdurulmasını, davanın kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, yetkili mahkemenin Söğüt Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın 750.000,00 TL borcu bulunduğunu bilmesine ve tam da bu tutarda borcunu kapatacak miktarda çeki müvekkil şirkete teslim etmesine karşın huzurdaki davayı kötü niyetli şekilde tam aksi yönde beyanlarda bulunduğunu, takip tarihi itibariyle (01.07.2021) müvekkil şirkete 418.917,45-TL borcu olan davacı şirket, ilgili ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra müvekkil şirket ile iletişime geçerek mevcut icra dosyasındaki borcunu ve ayrıca tarafların mutabık kalarak müvekkil şirketten kesmiş olduğu 06.01.2022 tarihli 304.190,82-TL tutarında faturayı da kapsayacak şekilde müvekkil şirkete toplam 750.000,00-TL değerinde 3(üç) adet çek teslim ettiğini, kesilen faturaların teminat niteliğinde kesildiğine ilişkin ispat yükünün davacı şirket üzerinde olduğunu, faturaların teminat niteliğinde kesildiğine ilişkin hiçbir bilgi ve belge veya yazışma bulunmadığını, davacı şirketin muhtelif iddialarda bulunmuş olup hiçbirini ispat edemediğini, beyanla davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davalı tarafından düzenlenen 06/01/2022 tarihli 304.190,82 TL bedelli faturaya karşılık yapılan ödeme yönünden istirdat davası olduğu görüldü. İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı şirketin davacı aleyhinde dayanak 418.917,45 TL alacağın tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, takibin kesinleştiği görülmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ..... Esas, ..... Karar 16/05/2024 tarihli ilamı ile: "...Davacı, davalı tarafından cari hesaba işlenen bahsi geçen 3 adet çekin davalıda olan makineleri geri alabilmek için davalının baskısı ile davalıya vermek zorunda kaldığını, davacının davalıya hem icra takibinde talep edilen 418.917,45-TL cari hesap alacağından, hem de 06/01/2022 tarihli 304.190,82-TL bedelli faturadan dolayı borçlu olmadığını ileri sürmekte olup bahsi geçen çeklerin dava açılmadan önce ödendiği anlaşılmakla, davacının talebinin çek nedeniyle yaptığı ödemelerin iadesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Davacı, dava değerini davalı tarafından sonradan düzenlenen 06/01/2022 tarihli 304.190,82-TL bedelli fatura ile aynı miktarda bildirmiş olup harcı da bu miktarı üzerinden ikmal etmiştir. Ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin davanın kısmi olarak açılmasına engel bulunmadığı dikkate alındığında davaya davalı tarafından düzenlenen 06/01/2022 tarihli 304.190,82-TL bedelli faturaya karşılık yapılan ödeme yönünden istirdat davası olarak devam edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmediğini" bildirmiştir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Genel Muhasebe, Nitelikli Hesaplamalar(Borçlar) Uzmanı, Sektör (Makine Mühendisi) bilirkişi heyeti tarafından alınan 05/03/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda; mali yönden yapılan tetkikte, davacı defterinde davacı, davalı şirketten 304.190,82 TL alacaklı göründüğünü, davalı defterinde ise, davalı takibe konu olan tüm fatura bedelleri ödenmiş durumda olduğunu ancak davalı tarafça cari hesapta görüldüğü üzere, takip ve dava tarihinden sonra 06.01.2022 tarihinde 304.190,82 TL tutarında “nakliye vinç, işletme malz masraf, makine kalıp, onarım, mak kurulum gider yansıtma” açıklaması ile kayıt yapılarak hesap bakiyesinin sıfırlandığını, bu kayda ilişkin faturanın davalı tarafından ibraz edilmediğini, davacı defterlerinde, takibe konu olan faturaların 01.07.2021 olan takip tarihinden sonra, 13.07.2021 tarihinde verilen ve her biri 250.000,00 TL'den 3 adet sırasıyla 30.04.2022, 31.05.2022 ve 30.06.2022 vadeli çek ile ödenmiş olduğunun anlaşıldığını, davacı tarafın kendi defterlerine göre, takibin başlatıldığı 01.07.2021 tarihinde davalı tarafa 441.223,81 TL borçlu durumda olduğunu, yukarıda da ifade edildiği üzere takip tarihinden sonra yapılan üç adet çek verilmek suretiyle takibe konu borcun ödenmiş olduğunu, bu noktada davalı defterinde takip tarihinden sonra 06.01.2022 yılında 304.190,82 TL kayıt yapılmış olduğunu, takip ve dava tarihinden sonra yapılan bu kayda ilişkin faturada ibraz edilmediği dikkate alındığında, bu kaydın hesap bakiyesinin kapatılması amaçlı olarak yapılmış olduğunun anlaşıldığını, bu noktada söz konusu işleme ilişkin fatura ibraz edilmesi halinde, fatura ile birlikte fatura muhteviyatı mal/hizmetin verildiğini ortaya koyan belgelerin de ibrazı gerekeceğini, keza bahse konu kaydın takip ve huzurdaki dava tarihinden sonra yapılmış olması nedeniyle dikkate alınabilecek kayıt olup olmadığının neticesinde dikkate alınmasının veya alınmamasının hukuki nitelik arz etmesi sebebiyle Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu, Nitelikli hesaplamalar yönüyle değerlendirildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın esası, İstanbul ..... İcra Dairesi ..... Esas Sayılı icra dosyası ile talep edilen fatura alacağının ödenip ödenmediğinde toplandığını, davacının davalı tarafa 304.190,82-TL+ 418.917,45-TL- 723.108,27 TL borcuna karşılık 750.000,00 TL lik çek verdiğinin anlaşıldığını, işbu ödemelerin gününde ödendiği göz önüne alındığında davacının davalı tarafa işbu icra dosyası ile talep edilen tutarda borçlu olmadığını bildirmişlerdir. Davalı vekiline 09/07/2025 tarihli celsede 06/01/2022 tarihli KDV dahil 304.190,82 TL'lik faturaya konu mal veya hizmetin teslimine ilişkin yemin teklifinde bulunacaksa yemin metnini sunmak üzere iki haftalık ihtarlı kesin süre verildiği, ihtarlı kesin süre içerisinde davalı vekilinin yemin teklifinde bulunmadığı görüldü. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, istinaf ilamı ve bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, istinaf ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlığın davalı tarafından düzenlenen 06/01/2022 tarihli 304.190,82-TL'lik faturaya karşılık yapılan ödeme yönünden istirdat davası olduğu, bilirkişi raporunda davalı defterinde kayıtlı olan 304.190,82-TL'nin; nakliye, vinç işletme malzeme masraf, makine kalıp, onarım makine kurulum, gidere ilişkin yansıtma olarak düzenlendiğinin bildirildiği, ilgili faturanın icra takibinden sonra davalı tarafından düzenlendiği, davacı tarafından faturanın ticari deftere kaydının yapılmadığı, vergi dairesinden celp edilen BA/BS formlarında da davacının ilgili faturaya ilişkin bildiriminin bulunmadığı, tek taraflı bir şekilde yansıtma olarak düzenlenen fatura içeriği mal veya hizmetin verildiği veya iade edildiğine ilişkin ispat yükünün davalı şirket üzerinde olduğu, bu savunmasını ispatlayamadığı ayrıca ve açıkça yemin deliline dayanıldığı için bu delilin hatırlatıldığı ancak davalı şirket tarafından yemin teklifinde de bulunulmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak grekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kabulü ile; 304.190,82 TL'nin istirdadı ile dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Alınması gerekli 20.779,27 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 179,90 TL peşin harç ve 5.478,49-TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 15.120,88 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç ve 5.478,49 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.838,29 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 21.574,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, AAÜT gereğince hesap edilen 48.670,53 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/10/2025 Katip ..... e-imzalıdır

Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/546, K. 2025/924, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-546-e-2025-924-k-43e2f1abcb75