İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/536 E. 2024/997 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/536
Karar No
2024/997
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/625 Esas KARAR NO: 2024/1045 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 07/09/2023 KARAR TARİHİ: 19/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket nezdinde olan ------ plakalı aracın --- olduğunu, sürücüsünün ---- olduğunu, --- tarihinde sürücüsünün ---- olduğu ------- plaka sayılı kamyona arkadan çarparak maddi ve bedeni hasara yol açtığını, Meydana gelen zararın davacı şirket nezdinde ödendiğini, destek alacaklıları tarafından açılmış olan ---------sayılı dosyasında %60 kusurlu olduğunu, davacı tarafından sigortalanmış aracın ise %40 kusurlu olduğunun tespit edildiğinin, davacı sigorta şirketi tarafından %100 kusur nisabına göre ödenen tutar davalılar nezdinde sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini, taraflar arasındaki alacağın likit olduğunu, zarar neticesi ödenen tazminat ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, bu nedenle davalının haksız ve mesnetsiz itirazları sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, taraflar arasındaki ilişkinin TTK'da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığını ve bu tür sözleşmelerin mutlak ticari davalardan olduğunu, somut olayda ticari işlerdeki temerrüt faizi oranına hükmedilmesini, bu nedenle alacağı ticari faiz uygulanmasını talep ettiğini, yapılan arabuluculuk sözleşmesinin olumsuz sonuçlandığını, açılan davanın devamı sürecinde davalının malvarlığını azaltma ve elden çıkartma olasılığına karşın mahkemece gösterilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 88.676,88 TL üzerinden devamı ile 07.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsili ile asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA:Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı vekili tarafından, dava dilekçesi ile---- Nezdinde sigortalı ---- sevk ve idaresindeki -------plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde sigortalı araç sürücüsünün %40 oranında kusurlu olduğunu, ancak davacı sigorta şirketi tarafından %100 kusur nisabına göre ödenen tutarlar üzerinden davalılar nezdinde sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğinden davalılar aleyhine-------- dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve ilgili icra dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, delillerin davalı şirkete tebliği sonrasında cevap dilekçesi sunma haklarını saklı tuttuklarını, dava dilekçesinde kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen ---- plakalı araç ile ------- plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla müvekkil şirket nezdinde düzenlenmiş herhangi bir SİGORTA POLİÇESİ bulunmadığını, buna göre davanın müvekkil şirket açısından reddine karar verilmesi gerektiğini, hukuka aykırı bir biçimde açılan bu davanın, davalı şirket yönünden reddine ve yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.Davalılar ----- vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafça belirtilen iddiaların tamamının hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu, davalıların Müteveffa ---- mirasçısı olduklarını, --- tarihinde,----- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ile sürücü --- sevk ve idaresindeki---- sayılı aracın yapmış olduğu ölümlü, maddi ve bedeni hasarlı kaza meydana geldiğini, kazaya karışan ------ plakalı aracın davalı sigorta şirketinden ------- bulunduğu, kazanın poliçe kapsamında olduğu anlaşıldığını, mahkemece dosya kapsamı üzerinde bilirkişi incelemesinde; kusur yönünden değerlendirmenin ceza yargılamasında hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirme ile uyumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin poliçede belirtilen 150.000,00 TL ye kadar olan kısımdan sorumlu olduğunu'' şeklinde tespitte bulunulduğunu, mahkemece; kazada üçüncü kişi yolcu sıfatıyla -----sevk ve idaresindeki araçta bulunan müvekkil ------ yaralandığı ve aldırılan ------ tespit edildiği şekilde kazadan dolayı vücudunda %28,2 oranında maluliyet oluştuğunu, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi bulunan araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde, %60 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, aktüer bilirkişi tarafından yaptırılan incelemede, davacının kazada oluşan maluliyetten dolayı 81.488,53 TL zararının oluştuğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının davasının kısmen kabulüne karar verildiğini, karar gereği hükmedilen maddi tazminat ----- dosya sayılı takiple ---- tahsil edildiğini, dvacı ---- tarafından kusur oranını aşan ödeme nedeniyle iş bu davaya konu -------dosyası ile davalı müvekkiller aleyhine icra takibi başlatılmış, yapılan kötü niyetli haksız takibe tarafımızca itiraz edildiğini, kazaya ilişkin bilirkişi raporunda '''sürücü ---- yönetimindeki------- seyrederken yeterince dikkatli ve tedbirli olmadığı'' şeklinde yapılan tespitler de dikkate alındığında; sürücünün kastının veya ağır kusurunun bulunmadığı, rücu hakkını doğuracak sınırlı sayılı diğer hallerin de kazada gerçeklemediğini, sigortacının sigortalıya rücu hakkı doğmadığını, bedeni zarar ve işgücü kaybı sebebiyle müvekkili ----yapılan ödemenin,------teminatı kapmasında yapılan tazminat niteliğinde olduğunu, alacaktan fazlası ödenmediğini ve sebepsiz zenginleşmeye şartları oluşmadığını, davacı şirket nezdinde kazaya karışan diğer sigortalı ------- sigorta alacağına ilişkin yapılan ödemeden dolayı, rücu edilemeyecek sigortalı müvekkilinin müteselsil sorumlu olduğu kanaatiyle icra takibine girişildiğini, kusur oranında sorumlu olunan miktarı talebinin yöneltilmesi gereken taraf ilgili diğer sigortacı olması gerektiğini, davalı müvekkillerine karşı açılan dava hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkememizce ------ sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 88.676,88 TL alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalılarca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce bilirkişiden rapor aldırılmış olup özetle;---- maliki olduğu aracın -----sigortalı olduğu, --- kaza tarihinde poliçe teminat limitinin araç başına maddi ----ölüm ve sakatlanma teminatının kişi başına --- olduğu, ---- plakalı aracın sürücüsü --------tarihinde meydana gelen kazada % 60 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle kusur oranına isabet eden takipte talep edilen 74.250,00 TL tutarı kusur oranı nispetinde davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edilebileceği yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Dava, ------ sigortalı olan aracın karıştığı kazada üçüncü kişilere tazminat ödeyen davacı sigortacının, kusuruyla kazaya neden olan sürücünün mirasçılarından ve karşı aracın zorunlu trafik sigortacısından rücuen tazminat alacağına ilişkindir.----- sayılı dosyasında ------alınan raporda davacının maluliyet oranını % 28,2 olarak tespit ettiği, mahkemece alınan kusur raporunda davacının içinde bulunduğu aracı kullanan babası ---- % 60 oranında, karşı araç sürücüsü -------- % 40 oranında kusurlu olduğunu tespit ettiği, davacının maluliyet oranına göre talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 203.727,23 TL olarak hesaplandığı, ancak mahkemenin davacının babası ----- % 60 oranında kusuruna isabet eden 122.238,72 TL'lik kısım düşüldükten sonra davalının sigortalısının % 40 kusuruna isabet eden 81.488,53 TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verdiği, istinaf incelemesinde-------- Mahkemesince davacının kaza sırasında araçta yolcu olduğu, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, birden fazla kişinin sorumluluğunun bulunduğu hallerde KTK 88/1 maddesi gereğince müteselsil sorumlu oldukları ve zararın tamamı tahsil edilinceye kadar sorumluluklarının devam edeceği, kusur oranlarının rücu ilişkisinde dikkate alınabileceği kanaatiyle davalı sigorta şirketinin kişi başı bedensel zarar halinde 150.000 TL poliçe limitiyle davacıya karşı sorumlu olduğu, kanaatiyle mahkemenin hesaplanan tazminattan kusur indirimi yapmasının hatalı olduğuna, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak, ıslah ile arttırılan davanın kabulüne karar verilmiş ve karar 28/05/2014 tarihinde kesinleşmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 88. maddesine göre; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur." Müteselsil sorumlulukta TBK’nın 163. maddesi uyarınca zarar görenin borçluya başvurma hakkı vardır; dilerse sorumlulardan birine, dilerse hepsine veya bir kısmına karşı dava açabilir. Müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan her biri davacıya karşı borcun tamamından sorumlu olur. Yine TBK'nın 167/2 maddesi uyarınca müteselsil borçluların iç ilişkide rücu talebi ise borçluların kusuru nispetinde olacaktır. Sigortacının rücu hakkı, zarar sigortalarında geçerli olan halefiyet ilkesinden kaynaklanır. Halefiyet ilkesi gereğince sigortacı ödediği tazminat dolayısıyla sigortalının haklarına sahip olur ve üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya dava açabilir. Kanun koyucu halefiyet ilkesini Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinde, "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlemiştir. Bu ilkenin bir sonucu olarak sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettirenin yerine geçer, onun halefi olur. Böylece, zarara neden olan kişilere karşı sigorta ettirenin açabileceği tüm davaları sigortacı açar, meydana gelen zararın tazminine ilişkin talep haklarını kullanır. Ancak, sigortacı, zararın tamamını karşılamamışsa sigortalının ödenmeyen kısma ilişkin talep hakları sona ermez.(TTK.m.1472/2) bu durumda sigortacı, tazmin ettiği zarar ölçüsünde sigortalının halefi olur ve zarardan sorumlu olan kişilere rücu hakkını kullanır. Sigorta şirketleri de zararın tamamını karşılayıp, ödediği miktarları birbirine rücu etme hakkına sahiptir.Somut uyuşmazlıkta davacı şirketçe ----plakalı kamyon ile davalıların mirasçısı müteveffa --- adına kayıtlı, müteveffa---- kullandığı ve davalı sigorta şirketinde--- poliçesi ile sigortalı bulunan ----plakalı aracın karıştığı kazada, ----- plakalı aracın sürücüsü ------%60 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle kusur oranına isabet eden takipte talep edilen 74.250,00 TL tutarı ve ödeme tarihi olan 07/02/2019 tarihinden takip tarihi olan 08/04/2021 tarihine kadar 14.426,88 TL işlemiş yasal faizi davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edilebileceği zira davalıların zarar gören 3. kişi sıfatıyla tazminat alacaklısı olmakla birlikte aynı zamanda müteveffanın mirasçısı sıfatıyla zarar nedeniyle borçlu oldukları kanaatiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, Davalıların --------dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, İcra inkar tazminatı talebinin reddine, Karar harcı olan 6.057,51 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.071,00 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 4.986,51 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 1.340,85 TL harç masrafının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 4.494,00 TL yargılama gideri masrafının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.680,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluklarında, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/536, K. 2024/997, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-536-e-2024-997-k-cbc1037ebef6