İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/526 E. 2025/931 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/526
Karar No
2025/931
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/526 Esas KARAR NO:2025/931

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2024 KARAR TARİHİ : 29/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu ile müvekkilinin uzun süredir ticaret yaptıklarını, ancak son zamanlarda borçlunun müvekkilinden aldığı malların karşılığını ödememeye başladığını, 27.12.2023 tarihinden itibaren müvekkiline olan borcunu ödemediğini, borçlunun borcunu ödemediğinden .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış ve yasal süresi içinde borçlu takibe itiraz ettiğini, bu doğrultuda takibin durdurulduğunu, akabinde 22.02.2024 tarihinde Arabuluculuk Bürosuna Başvuruda bulunulduğunu, Arabuluculuk Başvuru numarasının 2023/... olduğunu, arabulucu ...'ün telekonferans yolu ile görüşmeler yaptığını ancak 18.03.2024 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlediğini, iş bu tutanağın dilekçe ekinde olduğunu, borçlunun kötü niyetli olarak alacağı sürüncemede bırakma saiki ile ödeme emrine itirazı aşağıda belirteceği nedenlerden dolayı iptal edilmesi gerektiğini, oysa davacı müvekkili şirketin ticari defterleri ve davalı-borçlunun ticari defterleri incelendiğinde, davalının müvekkilimizden cari hesaplarında fatura karşılığı mal ve hizmet alıp, bedelini ödemediği açıkça ortaya çıkacağını, bu itibarla davalı-borçlunun işbu icra takibine kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptali için Mahkemeye başvurma zorunluluğunun hâsıl olduğunu bildirip, öncelikle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile .... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı takibin devamına karar verilmesini, davalı borçluya İİK 67/2 maddesi gereğince %20 den az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatının yükletilmesine karar verilmesini, tüm mahkeme harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Mah. ...Sok. No:29 Fatih-İstanbul adresinde ... Gıda unvanlı tekel bayii-bakkaliye işletmesi olduğunu, ... ... Gıda.. Ltd.Şti'nin satış-pazarlama elemanı olduğunu, ... Gıda.. Ltd.Şti'nin ... olarak bilinen viski markasının satış ve pazarlamasını yapan bir firma olduğunu, ... isimli şahsın rutin aralıklarla müvekkili işyerine ürün satmak için geldiğini, fiyatları yüksek olduğu için müvekkilce bu ürünün genellikle tercih edilmediğini, 16.10.2023 pazartesi günü ... Gıda firmasının plasiyerler tarafından alınan siparişleri dağıtmakla sorumlu çalışanının müvekkili işyerine toplam 59.914,57 TL tutarında ve toplam 90 şişe (36 adet 100 cl ve 54 adet 70 cl) teslim etmek üzere geldiğini, söz konusu ürünleri müvekkili işyerine indiren ve müvekkilden imza almak isteyen bu şoföre hitaben müvekkil böyle bir sipariş vermediğini, bir yanlışlık olduğunu, boşuna zahmet edip bu ürünleri indirmemesini çünkü bu ürünleri kabul etmeyeceğini sözlü olarak bildirmesi üzerine bu şahıs ...'ı aradığını, ... müvekkiline hitaben "abi kusura bakma yanlış sipariş geçmişim ürünlar orada kalsın ben hatayı bir iki güne düzelteceğim" demesi üzerine sevkiyattan sorumlu şoför o aşamaya kadar her ne kadar faturaya kaşeyi basmış ise de kaşe üzerine imza almaksızın ...'ın talimatı üzerine malları bırakarak işyerinden ayrıldığını, müvekkilinin 16.10.2023 tarihinde kaşe üzerine imza atmamış olduğu için ... 18.10.2023 tarihinde bu ürünleri geri aldığında herhangi bir belge düzenlemediğini, ancak gerek 16.10.2023 gerekse de 18.10.2023 tarihine ilişkin tüm kamera katıyları mevcut olduğunu, Mahkemeye bu kamera kayıtları flash olarak teslim edileceğini, aradan bir süre geçtikten sonra müvekkilinin bu şahısların çalışmakta oldukları firmayı dolandırdıkları ve bu sebeple işten çıkartıldıkları bilgisine ulaştığını, aradan yaklaşık 3 ay geçtikten sonra 10.02.2024 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasından kendisine gönderilen tebligatı açan müvekkilinin ... Gıda firması tarafından kendisi aleyhine 29.01.2024 tarihinde S9.913,10 TL tutarında cari hesap ekstresi alacağı sebebi ile takip başlatılmış olduğunu öğrendiğini ve kendisi ile hiç bir ilgisi olmayan iş bu takip ve suç teşkil eden olaylar sebebi ile mağdur edilmiş olduğundan iş bu itiraz haricide İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda da bulunduğunu bildirip, davanın öncelikle usulden aksi kabulde ise esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını ve kötü niyetli davacı aleyhine takip tutarının %20 sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının celbi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır. ...Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının celbi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır. ...Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... (T.C. ...) 'ın, 2023 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ilişkin BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... GIDA VE İHTİYAÇ MAD. SAN. VE TAŞ.HİZ.TİC. LTD. ŞTİ. ( VKN:...)'nin 2023 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ilişkin BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Davalı ... için Mahkememizce tacir araştırması yapılmıştır ve yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 19/06/2025 tarihinde Mali Müşavir bilirkişi vasıtasıyla rapor aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, satış sözleşmesinden doğan fatura alacağına dayalı başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki hukukî ilişkinin kaynağı satış sözleşmesidir. Davacı, davalıya sattığı malların bedelinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise sipariş etmediği ürünlerin teslim edildiğini, teslimden sonraki gün ürünleri iade ettiğini ve borcunun bulunmadığını savunmuştur. Davalının dolandırıcılık suçlamasıyla yaptığı şikâyet sonucu başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. Davacı tarafından dosyaya sunulan faturanın incelenmesinde davalının faturanın altında imzasının bulunduğu görülmüş, davalı vekiline verilen süre içinde imzaya ilişkin beyanda bulunulmamış ve imzaya itiraz edilmemiştir. Ürünleri davalıya teslim eden kişinin SGK kayıtlarının incelenmesinde teslim tarihi itibariyle davacının çalışanı olduğu anlaşılmıştır. Davalı her ne kadar dükkânının kamera kayıtlarını mahkememize sunmuş ise de, delilin süresinden sonra sunulması ve davacının muvafakatinin olmaması gözetilerek, kamera kayıtları hükümde esas alınmamıştır. Tarafların ticari defterleri ile BA-BS formlarının incelenmesinde, uyuşmazlık konusu faturanın iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalının uyuşmazlık konusu fatura hakkında BA formu düzenleyerek vergi dairesi bildirdiği anlaşılmıştır. Faturanın altında davalının imzasının bulunması, faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması ve faturayı BA formuyla vergi dairesine bildirmesi gözetilerek davalının yanlış sipariş üzerine ürünleri iade ettiği savunmasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Başka bir ifadeyle taraflar arasında fatura konusu işin gerçek bir ticari ilişkiye dayandığı, davacının ürünleri davalıya teslim ettiği, ancak davalının satış bedelini ödemediği mahkememizce kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, uyuşmazlık konusu faturaya dayalı olarak davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin 59.913,10 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, 2-11.982,62 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.092,66-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 723,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.369,06-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 723,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 264,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.415,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2025

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/526, K. 2025/931, T. 29.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-526-e-2025-931-k-928a357912e9